İhtiyacım Var Sana
Gözümü açtığımda mis gibi kokular geliyordu içerden.Heyecanla kalktım ve üzerimdeki salaş tişört ile koşarak mutfağa gittim.
"Yaaa ne yapıyorsun sen?"dedim merakla.Mükemmel kokuyordu!
"Omlet ama sucuklu ve peynirli birazda baharat var tabi."dediğinde dudaklarımı ısırdım karnında açtı zaten...
"Biliyorsun bu işi!"dedim gülerek o arada bende masaya yardım ettim ve oturup afiyetle yemek yedik.
"Daha iyi misin?"
"Vücudum ağrıyor ama dünkinden iyiyim.Misler gibi uyku çektim."
"Benim için pekde öyle olmadı.Koltuk sert geldi."
"Ah eve gidiyorum bugün merak etme."
"Hayır!O anlamda dememiştim istediğin kadar kal yalnız olmak hoşuma gitmiyor zaten."dedi hemen.
"Olsun yinede rahatsız etmeyeyim seni."
"Lütfen bir gün daha kal bari şuniki günü normal geçireyim evde canlı olsun."dedi gülümseyerek.
"Aslında eğer tüm yemeklerde bu kadar yetenekliysen neden olmasın?" dedim gülerek.
"Sende her zaman bu kadar mükemmelsen neden olmasın?"dediğinde gülümsedim akşama doğru biz daha koltuğa film izlemek için oturamadan benim telefonum çaldı.Numara kime aitti bilmiyordum ve açmadım.Ama ısrarla defalarca arayınca açıverdim dayanamayıp.
"Kimsiniz ya siz!"dedim sinirle.Aras'da yanımdaydı.
"Nerdesin?" sesi gelince kim olduğunu anladım.Bu Çağrı'ydı.Ama sesi pekde iyi gelmiyordu.
"Evde değilim ne oldu?"
"Nerdesin?"dedi tekrar.
"Arkadaşımdayım."
"Hangi arkadaş?Konum at."
"Ne oluyor?"dediğimde Aras bana bakıyordu merekla
"Konum at seni alacağım."
"Neden ama? "Dedim inatla.
"Soru sorma bana kiminlesin?"
"Aras'layım sizin takımdaki Aras."dediğimde derin bir nefes verme sesi geldi kulağıma telefondan.Sonra telefon yüzüme kapandı.Ben öfkeyle telefonu kenara koyduğumda Aras meraklı gözlerle baktı bana.
"Ne oldu?"
"Çağrı geliyor."
"Ne işi varmış seninle?"dedi Aras sinirlenmiş gibi.
"Bilmiyorum ama sesi pekde iyi gelmiyordu."
"Gidecek misin yani?"
"Mecbur...Ama söz sana olan borcumu ödeyeceğim."
"Sorun değil , bu arada üzerindekilerle git sen kıyafetlerini sonra getiririm."
"Tamam, sağol "dedim ve birkaç dakika sonra kapı çaldı.
Aras arkamdaydı ve Çağrı'da öfkeli gözlerle bir bana bir Aras'a bakıyordu.
"Dua et Aras bu kız burda."dedi öfkeli sesiyle ve beni çekiştirerek evden çıkardı.Ben Aras'a görüşürüz diyemeden kendimi onun arabasında buldum.
"Ne oluyor Çağrı?"dedim yüksek sesle.
"Bana sesini yükseltme."dedi sakın kalmaya çalışarak.
"O zaman ne olduğunu anlat."dedim hemen.
"Olanlar için evine geliyorum!Evde değil Aras'da olduğunu öğreniyorum!Birde üzerine adını bile duymak istemediğin çocuğun kıyafetleri üzerinde!"diye bağırdı bana öfkeyle.
"Bana bağırma!"dedim ona bağırarak.
"O zaman sende beni sinirlendirecek şeyler yapma!"
"Ne yaptım ya ben!Sahibim misin benim ne bu tavırların!"dedim öfkeyle.
"Sahibinim!"dedi benim inadıma ,sonra derin bir nefes aldı ve sıktığı avucunu açtı.
"Sana bağırmayacağım şimdi düzgünce konuşalım."dediğinde sınırlı olsamda kabul ettim.Bu tavırları sinirlenmeleri beni sinirlendiriyorud çünkü benden nefret eden birinin aynı zamanda beni kıskandığını düşünmeye başlıyordum!Birde sahibinim filan diyordu!
"Neden evde değilsin?"dedi bastır bastıra.
"Çünkü yolda kusarken Aras beni buldu.Ayrıca bundan sanane?"
"Aras seni buldu diye evine gidip onunla yat-"
derken sözünü böldüm.
"Eğer o cümlenin sonunu getirirsen bu arabada hiç iyi şeyler olmaz yani kullandığın kelimelere ve karşındakinin düşüncelerine dikkat et.Ayrıca sırf birinin kıyafetini giyiyorum diye onunla yattığımı söyleyemezsin!" dedim sinirle.Tekrar derin bir nefes aldı.Sonra kavgamız boyunca dikkatimi yeni çeken bir şey farkettim.Çok kötü görünüyordu.Çok yorgun ,bitkin ,uykusunu alamamış..
"Derin bir nefes aldı ve gözlerini kapatıp başını arkaya yaslayarak sakinleşmeye çalıştı."
"Tamam ,hata yaptım.Seni evine bırakayım."dedi ve sustu.
"Neden geldin?Şimdi neden vazgeçiyorsun?"dedim sakinleşip.
"Konuşmanın zamanı olduğunu sanmıyorum ,yanlış kişiye gelmişim."dediğinde içten içe çok kırıldım.Ama belli atmeden devam ettim.
"Anlat hadi dinliyorum."
"Birşey oldu kafam susmayınca birileriyle konuşmak istedim ve aklıma ilk sen geldin .Evine geldiğinde de Aras ile olduğunu öğrendim ve karşımdada onun en sevdiği tişörtüyle oturuyorsun..."dedi sakince.Yorgun gözleri ev dağınık saçları dikkatimi çok çekiyordu o an.
"Peki burda seni kızdıran konu ne?Aras'ın kıyafetlerini giyip Aras'ın evinde olmam mı?Yoksa bana ihtiyacın olduğunu kabullenemeyip ,bana ihtiyacın olduğunda evimde olmamam mı?"
"Bilmiyorum !Bilmiyorum tamam mı?Aklım yeterince darma dumanken seni başkasının evinde böyle bulmak istemiyorum dur belkide, belkide gerçekten bir arkadaşa ihtiyacım vardır!" dediğinde ikimizde sustuk ve bir süre öylece baktık boşluk hissiyle...
"Yine bağırdım..."dedi özür diler gibi.
"Sorun değil..."dedim ama dolan gözlerimin ardından.Ben alışkındım zaten annemin babamın ölümünden sonra bana patlamalarına ,sınıftakilerin yüksek sesine alışıktım zaten.Bu yüzden bu kadar güçsüzdüm ki ben.Belki on sekiz yaşındaydım ama benim ruhum gerçekten 8 yaşımda takılı kalmıştı.Nasıl onun numarası 6 ise benimde hayat numaram sekizdi işte.
Arabayı evime sürdü ve evimin önünde parketmeden durdu.
"Görüşürüz."dedi ama onu öyle geri göndermek istemedim.Arabadan indim ve o benim içeri girmemi beklerken kapısına ilerleyip kapısını açtım.
"Gel hadi."dedim gözlerine bakmadan.Hayır diyemeden kalkıp beni takip etti.İkimizde odama girdiğimizde ben üzerime düzgün şeyler giyerek Aras'ın kıyafetlerini kirliye attım.Sonra yatağımda oturan arasın yanına oturup ayaklarımı uzattım.
"Ne oldu sanada bu haldesin."
"Uyuyamıyorum..."
"Neden?"dedim merakla.
"Sürekli onları görüyorum...Annem ve babam kabuslarıma giriyor..."
"Onlar-" derken durdum ve devamını getiremedim.
"Onlar öldü.Ben arabada onları oyalarken kaza yaptık.Ben sağ çıktım sadece...Onlar ben ilk çıkarıldıkdan saniyeler sonra arabanın içinde yandı." dedi titreyen sesiyle.
"Ben bilmiyordum."dedi ve gözlerine baktım.Acısını saklamaya çalışan bir gülümseme vardı yüzünde.
"Bugün annem geldi kabusumda.Tekrar gördüm o yanan arabayı..."dediğinde gözlerim doldu.Benim babamla onun ailesi aynı kaderi yaşamıştı.Sanki bana beni anlatıyor gibi hissettim o an.Gözlerini benden kaçırmaya başladı önümde paramparça bir Çağrı vardı.Gözlerinin dolduğunu gördüm...O an hiç durmadım ve ona sarıldım.Buz gibi bedenim saniyesinde sımsıcak olmuştu.Hiç düşünmeden bana sarıldı.Kalbi o kadar hızlı atıyordu ki çok rahat bir şekilde hissediyordum.
"Biraz uyumaya ne dersin?Çok kötü durumdasın..."
"Uyuyamam."dedi birden.
"Neden?"
"Onları görmek istemiyorum...O halde görmek istemiyorum."dediğinde gözlerinin içine baktım ondan önce ağlayacaktım şimdi!
"Ben yanındayım uyu hadi..."dediğimde başını bacağıma koydu.Bende o uyuyana kadar saçlarıyla oynadım.Sonra beni yanına çekip büyük uzun kollarını belime sarıp başını boynuma gömdü.
Hayatımda ilk kez bir insanla bu kadar yakındım ve karnımda garip bir ağrı vardı...Uykuya dalmadan önce uykulu sesini duydum.
"Herşey için teşekkürler."dedi, soluklarını boynumda , sıcaklığınıda bedenimde hissettim ve bu sıcaklık benide yakmadan geri çekilmeliydim.Ama ben bunu bile bile o gün ateşe attım kendimi.
Bazen ateş diğerlerinden çok daha iyidir çünkü...Kalp bir kere ateşlerde yanmadan aşkıda tadamaz zaten ,sevgiyide ,hüznüde..Tıpkı kırılan bir kalbin keskinleşmesi gibi.Belkide kalbin keskini daha iyidir ve bu yüzden daha çok kırılması gerekir.Belki bugün çok ağladın belkide çok üzüldün...Ama şükret , şuan bu hayatta olduğuna nefes aldığına şükret, ardında bıraktıklarına dön bak de ki ;
Ben zorlu bir bir hayat yaşıyor olabilirim ama yaşıyorum toprağın altında değilim ,ben bir hastalıkdan ölmedim ,ben savaşda hayatımı kaybetmedim, ben enkazda susuz günler geçirip mücadeleler verdikden sonra ölmedim.Ben ölenler için yaşıyorum bu hayatı.Ben ölenin arkasından ağlamak yerine dik durup gülümsemeliyim ,bu zor şartlarda yaşadığım için gülümsemeli onlar için devam etmeliyim ben pes etmek diye birşeyi bilmemeliyim...
Gerektiğinde yaralanmalı gecenin körüne kadar ağlamalı ,elimi kolumu kaybetmeli ,hasta olmalıyım ama ben devam etmeliyim.Gerekirse aşıkda olmalıyım sonra o aşkıda bitirmeliyim duvarlarımı indirmeli bazende sınırlarımı çekmeliyim.
Ama şu an bildiğim tek birşey var.
Hayat ailen ödlüğünde bitmiyor.Ve senin gibi insanlar var.Bende benim gibi olan insanı bugün gerçekten tanıdım işte.
Ben Çağrı'yı bugün tanıdım...
Kalpsizin biri dediğim Çağrı'nında bir kalbi varmış.Anlatamadığı bir geçmişi varmış.
