TURNUVALARDAN ÖNCE
(Ülkü)
Gözlerimi açar açmaz saate baktım.Ahhh!Alarmı kurmayı unutmuştum!Zile on dakika vardı.Ve ben giyinsem bile yetişemezdim o an neden bilmem ama ilk cözüm olarak aklıma Çağrı geldi.Sonra inat ettim ,ondan yardım istemeyip yola çıktım ben durakda telaşla otobüsü beklerken motorlu biri önüme durdu.
"Atla hadi ."dedi soğuk ve duygusuz sesi.
"Başka kim olabilirdi ki!Tabiki Çağrı Bey!"
"Sağol gelir birazdan otobüs."dedim inatla.
"Emin misin?"
"Değilim!"dedim açıkça.
"Eğer bir dakika içinde binmezsen gideceğim."dediğinde koşarak arkasına bindim.Neyseki hızlı motor sürmek beni korkutuyordu eğer korkacak olsaydım şuan ağlıyor bile olabilirdim, o kadar hızlı sürüyordu yani.Zil çaldığı anda kenimi sınıfın içine attım.
"Yetiştim!"dedim bir anlık sevinçle.
Herkes sevincime gülerken müdür yardımcısı girdi sınıfa.
"Çocuklar dersiniz malesef boş geçecek ya sınıfta kalır test cözersiniz yada spor salonuna iner basketbol takımının antremanını izlersiniz."dediğinde herkes spor salonunu seçti ben daha ağzım açamadan sonrada hurra diye aşağı spor salonuna indiler.Bende resim defterimi ve kalemimi alarak spor salonuna ilerledim o sırada tanımadığım bir çocuk yanıma gelid.Üzerinde takım forması vardı.Doğruya onu daha önce görmüştüm maçlarda.
"Merhaba!"dedi güler yüzle.
"Merhaba."dedim hafif tebessümle.
"Şeyi soracaktım da..."dedi eli ensesindeydi biraz stresli gibiydi.
"Duyduğuma göre takımdakilerin resmini çiziyormuşsun.Benide çizer misin?Beni hiç çizmedinde..."dedi birden.Resimlerimi beğenmesi hoşuma gitmişti.
"Haa!Tabiki!"dedim heyecanla.
"Bu arada adım Aras.Ya sen ressam kız?"
"Bende Ülkü çok memnun oldum."dedim güler yüzle.Sonra sohbet ederek salona ilerledik.Koç onları çağırıncada bana el sallayarak gitti.Sonra antremana başladılar.Ben antreman boyunca çizim kötü olmasın diye her dakika dönüp ona baktım.Resim bittikten sonrada defterimi kenara koydum ve izlemeye başladım.Oda baya yetenekliydi ama takımdaki sadece bir kişi ile konuşuyordu nedense.Antreman bittiği anda herkes soyunma odasına giderken koşarak yanıma geldi.
"Kusura bakma yerli geldim ama çok merak ediyorum."dedi ve hızlıca yanıma oturdu.Resmi açıp ona uzattığımda gözleri fal taşı gibi açılmış şekilde bana baktı.
"Bu çok iyiymiş..."dedi güler yüzle ama birazda şaşkınca.
"İstersen alabilirsin."dedim.
"Hayır sende kalsın tekrar memnun oldum.Artık sana borçluyum yani birşeye ihtiyacın olursa bana gel."deyip gitti...Vay be...Centilmen buna denirdi işte!
(Yazar Anlatımıyla)
Ülkü Aras ile konuşuyordu konuşmasınada onları gören Çağrı'yı farketmemişti...Aras ile Ülkü antreman sağsına geldiğinde Çağrı atış yapmak üzereydi onları görünce topu tuttu ve anlamsızca o ikiliye baktı.Sonra banane diyerek antremanına odaklandı ama antreman boyunca Aras sürekli Ülkü'ye ,Ülkü'de Aras'a bakınca iyice sinirlendi.Topu o kadar sıkı tutuyordu ki patlayacaktı yakında.Tam Ülkü'nün yanına ilerlerken Aras'ın Ülkü'nün dibinde olduğunu gördü.Elindeki ceketi sinirle sıkdı ama sonra hiçbirşey olmamış gibi arkadaşlarının yanına gitti.Okul biter bitmez de takım arkadaşlarıyla sokakda maç yapmaya gittiler.Maç esnasında Çağrı sert oynuyordu ve en son karşı takımdaki çocuğun yere kapaklanmasına neden oldu.
"Koluna dikkat etsene kardeşim!Maçı sen bizi sakatla diye yapmıyoruz."dedive küfretti yerden kalkarken çocuk.Çağrı çocuğun koluna ayağıyla bilerek bastı.
"Ne demiştin?Tekrar etsene?"dedi sert sesiyle.Çocuk kolunu kurtarmaya çalışsada başarısız oluyordu ve arkadaşları Çağrı'yı gelip çekti.
"Çağrı!Dur artık!"dedi arkadaşı Kağan.
"Ne var!"dedi Çağrı öfkeyle.
"Geldiğimizden beri çok sinirlisin biraz sakinleş artık!"dediğinde Çağrı sakinleşmeyi denemedi bile.Kağan Çağrı'nın arkasından koştu.
"Bir kafeye gidelim, konuşalım."dedi Kağan .Çağrı ile kafeye geldiklerinde Çağrı oturmuşdu ama tek kelime dahi etmiyordu.
"Ne oluyor sana?Antremandan beri çok sinirlisin ,dalıp gidiyorsun ama ağzını bile açmıyorsun ya biz tutmasak bileğini ezerdin çocuğun.Ya şikayetçi olsa senden?"
"Umrumda değil."dedi Çağrı .
"Ne oldu bari anlatda rahatla."
"Yok birşey."
"Yokmuş birşey ha?Bende yedim abi ."dedi Kağan gülerek.
"Yok işte."
"Bir dakika ya...Sen..."dedi Kağan gülerek.
"Ne ben?"dedi Çağrı çatık kaşlarıyla.
"Bana bak sen senden küçük kıza mı tutuldun yoksa? "Dedi Kağan merakla.
"Kim o ya?"dedi Çağrı .
"Kim olabilir tabiki Ülkü."
"Hayır, daha on sekiz yaşına yeni girmiş bir kız ve ben asla."
"Ha o yüzden mi Aras'a dik dik bakıyorsun."
"Aras'a sinir olduğum için öyle bakıyorum Ülkü ile arasın bir alakası yok."dedi ve çantasını koluna takıp vakit kaybetmeden evine doğru yola çıktı.Evde rahat yatağında uzanırken sesli biçimde kendi kendine konuştu.
Salak kız , Aras onu kullanıp atacaktır.
(Ülkü)
Sabaha gözlerimi açar açmaz kedimi okulda buldum.İlk teneffüs Beyza yanıma geldi.
"Nasılsın Ülkücük?"
"İyidir sen?"
"Bende iyiyim.Çağrı Bey ile aralar nasıl?"
"Yanıma sırf bunun için geldin demi."deyince Beyza kabullenip gülerek kafa salladı.
"Artık annem Çağrı Bey ile sevgili olduğumu düşüyor..."dedim oflar gibi.
"Ne!Annen mı!Nergis Teyze Çağrı'yı nerden biliyor?"
"Çağrı bilmediğim bir nedenden bizim eve geldi yanımda yattı ve beni öptü bunlarada annem şahit oldu."Beyza ağzı açık bana baktı.
"Oldu olacak birde evlenseydin kızım!Altüstü birgün konuşmadık be!"dedi gülerek.
"Hem nerenden öptü o seni bakayım?"dedi Beyza kıskanır gibi.
"Yanağından neremden öpsün başka."
"Ne bileyim dudağına kayar filan..."dediğinde ben tam Beyza'ya vuracakken Beyza'nın arkasındaki erkek onu çekti.Ne oluyordu?Yoksa Beyza sonunda aradığı mükemmel erkeği mi buldu?
"Sen kims-"derken Beyza çocuğu görünce iyice katı davrandı.
"Sen kimsin be elalemin kızını ensesinden tutup kedi gibi çekiyorsun deve!"dediğinde gülmemek için zor durdum.
"Birincisi benim bir adım var.Kağan.İkincisi ben deve değilim sen cücesin."dedi çocuk başını eğmiş Beyza'ya bakarken.Ben o ikisine dalmışken biri dirseğini omzuma yasladı ve bu biri oldukça ağırdı.
"Deve cüce ilişkişi aman ne komik."dedi Çağrı suratsızca.
"Onu tanıyorsan çok geç olmadan Beyza'nın yanından al."dediğinde Beyza çokdan Kağan isimli çocuğu pataklamaya başlamıştı.Yani en azından denemişti...
"Neden?"
"İzle ve gör ,Beyza ona vuramadığı için sinir krizi geçirecek."dedim gülerek.
"Umrumda değil hadi gidelim."deyip beni çekmeye çalışınca duvara tutundum.
"Nereye?"dedim ama umrunda olmadan beni çekti.Beni belimden iterken nereye yönlendirirse oraya gittim.Beni bodrum kata neden indirdiğini bilmiyordum ama niyeti her neyse iyi olduğunu sanmıyordum.
"Aras ile aranızda ne var?"
"Sanane?"
"Bana karşı çıkarsan evine gelir ve orda kalırım."
"Hayır!"dedim hemen.
"İnan bana bununlada kalmam ."dedi birşey ima eder gibi ama anlamadım.Sonra bana iyice yaklaştı.
"Ee anlat bakalım."dedi.
"Bu mesafede nasıl anlatayım?"
"Bu mesafede ne var ki daha yakında olabilirim.Anlat sen."dedi.
KURAL 1:Bir sonraki hamleni asla belli etme.
Beklemediği bir anda karnına yumruğu koyup kaçmaya başladım.Ben kızlar lavabosuna girer girmez kapıda durdu ve yüzüme hafif bir gülüşle baktı.Komiğine gitmişti sanırım.
"Kızım sen 8 yaşında çocuk musun?Ne bu kaçıp lavaboya saklanmalar?"
"Sekiz yaşındayım napcan?"dedim atar yapar gibi.
"Manyaksın lan sen."
"Manyaksam manyağım sana mı sorcaktım manyak olurken."
"Bana soracaktın Ülkü!Allahım sana geliyorum bu inat ne ya?"deyip kolumu yakaladı birden.
"Hoppa!Yakalandık ufaklık."dedi gülerek ister istemez bende gülmüştüm sonra birbirimize güldüğümüzü farkedince hemen sustuk.
"Öhm!O çocuğun Beyza ile derdi ne birde sen niye beni bir bırakmadın?"
"Sana demiştim dedikoduları kaldır diye?Şimdi daha beter yaptın o Aras ile konuşarak artık herkes o salakla senin için kavga ettiğimi filan konuşuyor."
"Benim için kavga etmeyin o zaman."dediğimde Çağrı sert ifadesiyle bana baktı.
"Uğruna kavgalar edeceğim son insan bile değilsin bücür."
"Bücür mü?"dedim çatık kaşlarla.
"Ha bücür ne yaparsın?Ayağıma vurup kaçar mısın yoksa daha etkili olsun diye bacak aramam mı vurursun?deyince biraz kızardım ama gizlemeyide başardım çok şükür.Sonra Beyza'yı o Kağan isimli çocukdan kaçarken gördüm.
"Ülkücük yardım etsene!"dedi koşarken.Ben Çağrı'ya yardım et anlamında bakarken Çağrı güldü.
"Onları kendi haline bırakırsak yakınlaşırlar gibime geliyor bence kendi hallerine bırakalım."dedi birden.
"Beyza ona yüz vermez."dedim sırıtarak.
"Neden?"
"Aradığı tip o çünkü."
"Yani Kağan'a bilerek mi böyle sert davranıyor diyorsun?"
"Evet bundan eminim.Ama o çocuğa söyleme."
"Ona ben karar veririm." dedi ve kolunu omzuma doladı.Beyza ve Kağan'ın komik hallerini izlemeye daldık sonrada.
