Beyza karşımızdaki sandalyede ağzı açık kitlenmiş şekilde oturuyordu.Kağan kolonya ile onu kendine getirmeyi deniyordu ben ve Çağrı ise oturmuş durumu nasıl açıklayabileceğimizi düşünüyorduk.Biz daha kendi aramızda bu konuyu konuşmamışken birde Beyza'ya durmu özetlemek vardı.Beyza kendine gelince gülümseyerek ona baktım.Beyza ise deli gibi sırıttı.
"Oldu olacak evlenseydin benden habersiz!"diye bağırdı Beyza ve kolonyayı masaya sertçe koydu.
"Şu Çağrı bile Kağan'a haber vermiş sen bana vermemişsin!"diye haykırdı.
"Beyza aslında-"
"Sus!Çağrı anlatır nasıl olsa!"dedi ve susturdu beni parmağıyla.
"Söyle ki biraz yanlış anlaşıldı.Öpüşmedik."dedi birden.
"Nasıl yani?"dedi Beyza merakla.
"Öpüşmek karşılıklı olur.Biz öpüşmedik ben onu öptüm."dedi dürüstçe.Beyza hızlıca kulağıma fısıldadı.
"Ulan salak daha ne istiyorsun öpseydin ya sende!"dedi sessizce bağırır gibi.
"Hah!Dinliyorum."dedi sonra Çağrı'ya bakıp.
"Sonra o kaçtı ben kovaladım.Kütüphaneye kayıt yaptırdım sayesinde gecenin tümünü onu uyandırmadan kütüphanede geçirdik.Sonra ise ben her konuyu açtığımda kaçtı.Ve bu konu hakkında doğru düzgün konuşamadık."dedi.
"Sen baya aşıksın yani..."dedi Beyza sorar gibi.
"Baya aşığım."dedi Çağrı net ve kadifemsi sesiyle.
"Sıra sende eski kankam."deyince şaşkınca ve gülerek ona baktım.
"Eski ha!Sende Kağan ile olanları anlatmıyorsun!"dedim hemen.Kağan lafa atladı.
"Bende kalıyor ve aynı yatakda yatıyoruz bu kadar."dediğinde masaya elimi vurarak ayağa kalktım.
"Aynı yatakda yatıyorsunuz ha!"dedim bağırarak.
"Evet!"dedi Beyza istemsizce gülerek.Sonra hülmeye başladım bende istemsizce.
"Sakince konuşalım."dedim ve ikimizde oturduk.
"Ben sana anlatamatın çünkü-"dedim.
"Çünkü biz daha aramızda konuşmamışken sana anlatması zordu."dedi Çağrı beynimi okur gibi.
"Ayrıca-"
"Ayrıca kafası karışık çünkü biri onu öptü ama kendi başkasından hoşlanıyor."deyip kalktı masadan.Neden böyle demişti anlayamadım.Beyza'da bende şaşkın bir şekilde Kağan'a baktık.
"Siz konuyu konuşun ben hallederim."dedi ve gitti.
"Başkasından mı hoşlanıyorsun?"dedi Beyza sakince.
"H-hayır!Neden böyle yaptı anlayamadım."dedim telaşla.
"Sanırım senin Aras'a aşık olduğunu düşünmüş."
"İyide-"
"İyidesi yok be Ülküm kıskanmış işte sen Aras ile yakın olunca."dediğinde sustum.Çağrı son günlerde fazla düşünceliydi zaten birazda morali bozuktu.
"Neyse şuan kapat konuyu bunu Çağrı ile konuşman gerek."Dedi.
"Tamam."diyerek kafa salladım.
"Seni gerçekten seviyor belliki öpmüş sonuçta."dedi gülümseyerek.
"Ben ne yapacağımı şaşırdım kafam karışıkdı zaten kaçtım gittim..."
"Oda peşinden gelmiş seni uyandırmamak için tüm geceyi seninle kütüphanede geçirmiş.Seni ikna etmiş sonra."
"Evet ama yüzüne bakamıyorum utanıyorum.Hayatımdaki bir ilki onunla yaşayacağımı sanmıyordum açıkçası."
"İlkler unutulmaz Ülküm yıllar geçer tekrar hatırlatır sana kendini."dedi Beyza.Haklıydı unutamayacağımı ikimizde biliyorduk.
"Ne hissettin peki?"dedi merakla.
"Doğruyu söylemek gerekirse kötü değildi.Ama kafam çok karışıktı ve ben telaşlandım."Beyza gülümseyerek arkasına yaslandı.
"Sen aşık olmuş olabilir misin?"dedi birden.
"Ne?Hayır!"diye bağırdım telaşla.
"Kötü değildi ,heyecanlandın ,telaşlandın,kafan karıştı..."dedi gülerek.
"Offf! Evet iyiydi..."dedim itiraf ederek.
"Rahatsız filanda olmamışsın.Yani telaşlanmasan sende karşılık verirsin herhalde."dedi gülerek.
"Sus ya!"dedim ve uzanıp koluna vurdum hafifçe.
"Neyse sen Çağrı ile konuş bahçede ben Kağan ile film seçeceğim."dedi.Ben bahçeye çıktığımda onlar konuşuyordu konuşmalarını bitirmelerini bekledim.
(Çağrı)
Bir anlık sinirle laf ettim ve masadan kalktım.Her dkaika aklımde gördüğüm rüya ve Aras ile yamınlığı vardı.Ben gittikden bir iki dkaika sonra Kağan geldi.
"Sakinleştin mi?"dedi merakla.
"Evet gayet sakinim."dedim derin bir nefes alıp.
"Hiç öyle görünmüyorsun."dedi ve yanıma oturdu.
"Niye taktın ki kafayı Ülkü ile Aras'a?"dedi merakla.
"Gereğinden fazla yakınlar çünkü.Rahatsız oluyorum."dedim açıkça.
"Bu yüzden mi sürekli dalıp gidiyorsun?"
"Rüyamda gördüm ikisini.Fazla yakınlardı, çok fazla."dedim sinirlenip dişlerimi sıkarak.
"Bunu Ülkü'ye söyledin mi?"
"Rüyayı bilmiyor ama rahatsız olduğumu defalarca kez söyledim.Arkadaşız diyor yakınız diyor başka birşey demiyor.Kafayı yiyeceğim.Çok saf."dedim
"Ülkü geliyor siz konuşun."dedi Kağan ve gitti.
(Ülkü)
Kağan yanımdan hafif bir tebessüm ile geçip gitti.Ben ilerleyip Çağrı'nın yanına oturdum.Bir iki dakika birbirimize bile bakmadık ve öylece sustuk.
"Aras'dan hoşlanmıyorum."dedim duramayıp.
"O yüzden mi rüyamda bile yakınsınız?"dedi kısık sesle.Rüya mı?
"Rüyadan bahsetmemiştin."
"Önemsiz zaten."dedi ama bu kadar kafa yorduğuna göre önemliydi.
"Bu kadar taktığına göre senin için önemli.Ayrıca rüyada bende varsam bilmeye hakkım yok mu?"dedim merakla.
"Aras ile sevgiliydiniz dipdibeydiniz ve sen..."
"Ben?"
"Sen onu yanağındanda olsa öptün."dedi sinirle.Avcunu sıktığını farkettim ve niye yaptığımı bilmeden bir şey yaptım.Avcunu tutup açtım ve elini tuttum.Avcunu sıktığı için elinde tırnağının izi çıkıyordu.İlk tuttuğum eline sonra gözlerinden görebildiğim bir mutlulukla bana baktı.
"Ben onu rüyada yaptım sen ise beni gerçekte öptün arada dağlar kadar fark var."dedim ona bakarak.
"Yinede çok rahatsız edici.Gerçekde de yakınsın zaten ilerde öyle olsun istemiyorum."
"Bak biz arkadaşız ben arkadaşlarımla samimiyimdir."dedim.
"Ama temas sevmemene rağmen sana dokunuyor sarılıyor.Ben sen rahatsız olma benden korkma diye uzak duruyorum.Temas bağımlısı biri için uzak durmak ne kadar zor bilmiyorsun."dedi.Birşey diyemezdim doğruydu.Onun temas bağımlısı olduğunu biliyordum her dakika yakındı bana sadece rahatsız olduğum için uzak duruyordu.Ama biraz alışmıştım bu haline.
"Bundan sonra senden uzak durmayacağım haberin olsun."dedi net bir şekilde.
"O ne demek?"
"Aşırı olmadığı sürece ne istersem onu yapacağım demek."dediğinde olabilecekleri düşündüm ve yutkundum.Ayrıca aşırı derken?Hapı yuttuk arkadaşım...
"Asıl konuya gelelim."dediğinde biraz gerildim ama bu sefer kaçmadım.
"Seni öptüm ,pişman değilim, yine olsa yine yaparım.Yine olacakda."dedi.
"Sen rahatsız mısın bilmiyorum ve bunu dile getirmezsen anlayamam."
"Rahatsız hissetmedim ama kafam karışık ve ne yapacağımı bilemedim.Yüzüne bile bakamıyorum!"dedim utançla.
"Seni öpen benim senin utanmana gerek yok."Dedi sakince.
"Bilmiyorum çok utanç verici."
"Eğer karşılık verirsen utanmana hak veririm ama şuan utanma benden."dedi sonra kalktı benide tutup kaldırdı ve filme oturup birşeyler atıştırdık.Ben koltuğun sonunda oturuyordum.Oda yanımdaydı.Yani koltuğun kol koyulan bölümü ile onun arasında kalmıştım.Beyza ile Kağan ise koktuğun diğer ucunda uzanarak filme bakıyorlardı.Onlar örtü aldılar ve bizede verdiler.Çağrı örtüyü açıp üzerimize örttü.Tek kolu omzuma dolanmışken bacaklarımı tutup bacaklarının üzerine koydu boşta ki elinide bacağımın üzerine koydu.Ben geri çekilecekken eblimden tutup iyice çekti beni.Tamam pes!Bu kadar temas bağımlısı olduğunu bilmiyordum.Bu aşırıya kaçmıyor muydu yani?Filmi o şekilde izledik ve Biz kalktığımızda Beyza ile Kağan sarılarak uyuya kalmıştı.
"Uyandırma hiç zaten burda yatacaklardı."dedi Çağrı.
"Tamam."dedim ve onu takip edip odaya çıktım.Ben
uzandım ama ona sırtımı döndüm.biraz yaklaştı ve saçlarımla oynamaya başladı.Saçlarımla oynamayı seviyordu .Uzamıştı saçlarım zaten rahat rahat oynuyordu.O saçlarımla oynarken uyuya kaldım.
Sabah gözlerimi araladığımda hala uyuyordu.Bu seferde ben onu izleyip şaşırmaya karar verdim.Uzun bir süre uyanmadı yüzünün her zerresini ezberlemiştim bakarak.Keskin çene hatları ,normalden biraz daha uzamış saçları ,çoğu zaman uykulu olan kara gözleri ,hafif dolgun dudakları...
Yavaşça gözlerini araladı ve kendine gelip gözlerini gözlerimden çekmeden yüzünü yüzüme yaklaştırdı.Sıcak nefesini hissediyordum.Dudağının sağ tarafı hafif yukarı kıvrıldı.Tek taraflı gülse bile gülmese bile hafif belirgin bir gamzesi vardı.Ona çok yakışıyordu.Gözlerini hiç ayırmadı uzun bir süre.
"Daha ne kadar bakışacağız böyle?"dedi sırıtarak
"Bilmem."dediğimde yaklaştı ve yanağımdan öptü birden.
"Ne yapıyorsun?"dedim telaşla ama birazda gülerek.
"Demiştim aşırı olmadığı sürece ne istersem yapacağım."
"Bunlarda aşırı değil mi?"
"Hayır bunlar ufacık."dedi eliyle göstererek.Sonra ben kalkacakken durdurdu beni.
"Birazdaha uzansak."dedi ve esnedi.
"Olmaz kahvaltı hazırlayacağım.Ayrıca artık okulu ekmeyi bırakmalıyız."
"Yoo sen derslerine giriyorsun."dedi birden.
"Nasıl?"dedim merakla.
"Hepimiz dersteyiz."
"Anlamıyorum seni."dedim gülerek.
"Tüm devamsızlıkları sildirdim.Ama istersen gideriz."
"Gitmek zorundayız.Birazdaha büyük olsanda aynı sınıfta olsak."dedi.
"Ha bu halimi sevmiyorsun yani."
"Hayır!O anlamda demedim sınıfımda olmanı çok isterdim."dedi.
"Şaka şaka."dedim gülerek.
"Öyle birşey olamaz."dedim ona bakarak.
"O zaman tenefüsleri benimle geçir."
"Benimde arkadaşlarım var biliyorsun değil mi?"
"Olsun sen benimle gez ressam kız."dedi gülerek.
"Vaybe bunu bayadır duymuyordum."dedim ona bakarak.
"Benim resmimide çizsene."dedi gülümseyerek.
"Olur."dedim o arada yanında duran defter dikkatimi çekti.Yanına gidip tam defteri alacakken çekti defteri.
"Bakacaktım."dedim bu hareketine anlam veremeyerek.
Özel biraz.dedi ve defteri çekmecesine koyup kapattı çekmeceyi.
Ne bu kadar özel olan?dedim ama cevap vermeden konuyu dağıttı.
Ne güzel izliyordun beni öyle!dedi ayağa kalkarak.O an gerçekten özel olabileceğini düşündüm ve takmadım.Yinede deftere bakma fikri aklımda dolanıyordu...
