İçeriğe geç

Forma Numarası 6

Bölüm 14 · 5 dk okuma

Forma Numarası 6

Bölüm 14

Benim Suçum

(Çağrı)

Ben arkamı dönmüş giderken ses geldi telaşla arkamı döndüğümda yerde öylece yattığını gördüm.Telaşla koştum ve çatayı kenara fırltarak basını yerden kaldırdım.Biraz dürttüm onu.

"Ülkü!"dedim telaşla.Uyanmıyordu.

"Ülkü aç gözünü hadi!"dedim dahada endişeli bir şekilde.Uyanmadığını görünce ellerimi dizlerinin altına ve sıtına koyarak kucakladım onu kapıyı çektiğim gibi ve ana yola kadar hızlıca götürdüm ana yolda gelen ilk taksiyi durdurdum ve hastaneye sürmesini söyledim.

"Sikeyim...Hepsi benim suçum."

Onu yolda dürtsemde uyanmıyordu saçlarını yüzünün önünden çektim .Gözleri yavaşça açılırken endişeyle baktım gözlerine.Bembeyaz olmuştu yüzü.Pembe dudakları mosmor kesilmişti.Neyi olduğundan da emin olamadığım için birşeyde yapamıyordum.

"Su!Abi su ver!"dedim abi hemen yandaki suyu uzattı açıp Ülkü'yü dikleştirdim.

"İç hadi bundan biraz."dediğimde zarzor içti.

"Dinlen şimdi."dediğimde konuşmaya çalıştı.

"Ge-rek yok gitmeye..."

"Sana dinlen dedim kafanı koy ve dinlen ."dediğimde dikelmeye çalıştı.

"Ülkü uzan bak bembeyaz olmuşsun."dediğimde kafası tekrar düştü.Onu yakalayıp tekrar dürttüm.

"Ülkü!Ülkü uyan!"dediğimde uyanmadı hastaneye gelmiştik ben onu kucağıma aldığım gibi benden alıp sedyeye bindirdiler.Ben para vereyim taksiye derken abi ittirdi elimi.

"Git arkadaşına bak gerek yok."dediğinde başımla onaylayıp koşarak gittim.Beni dışarda tutuyorlardı sürekli koridorda yürürken hemşire çıktı.

"Merak etmeyin birşeyi yok tansiyonu düşmüş zaten hastaymışda.Biz serum takacağız ama izin vermiyor ."deyince hemşireyi hızlıca takip ettim ve Ülkü'nün olduğu yatağın başına geldim.Ülkü serum taktırmamak için direniyordu.

"Başka birşeyle olmaz mı?"

"Hayır."dediğinde Ülkü'ye doğru eğildim.

"Elimi tutmak ister misin çünkü bundan kaçışın yok."dediğimde mecbur kabul etti ve parmaklarını parmaklarıma geçirdi.Eli çokda küçük değildi ama elim onunkine göre çok büyük kalıyordu.O yüzünü acıyla buruştururken benim canım acımıştı.Elimi çok sıkmıştı.

"Bitti."dedim saçını kulağının arkasına koyarak.Sonra

elini çekmeye çalıştı.Ben her ne kadar elini çekmesini istemesemde çekmesine izin verdim.Onun bir sevgilisi vardı nede olsa...Biraz üşüyor gibiydi üzerimdeki ceketi çıkardım ve ona giydirip üzerini örttüm.Bana baktı yorgun gözlerle.

"Kısa kolluyla üşüyeceksin."dedi.

"Bana şuan sıcak bile.Sen dinlen beni düşünme."dediğimde gözlerini kapatıp dinlenmeye çalıştı.Ben fiğer hastalara bakarken elimi saran küçük bir el hissederekelime baktım.Uykulu ve yorgun gözüyla bana bakıyordu.Elimide tutuyordu.Kendimi garip hissediyordum.Oturduğum koltukda biraz dikleştim.Baş parmağım tenini okşarken uyuya kaldı.Tam olmasada yüzüne renk gelmişti.Elimdeki sıcaklık ilkdi ve umarım son olmazdı.Her zaman buz gibi ve büyük ellere sahip olan ellerim ısınmıştı.Dakikalar sonra uyandı ve daha iyi bir şekilde bana baktı.

"Sana yük oldum özür dilerim..."dedi.Yüzüm düştü o an.

"Yük mü oldun?"dedim kaşlarımı çatarak.

"Birdaha böyle birşey söyleme."

"Doğruyu söyledim ama..."dedi yorgunca.

"Bu doğru değildi.Ne kadar korktum biliyor musun sana birşey oldu diye?"dedim elini okşamaya devam ederken.Sonra sevgilisi olduğu yine aklıma dank etti.Sevgilisinin Aras olduğuda...Ama ben elimi çekmeden o çekti.

"İstersen sevgiline haber ver merak etmiştir."dedim kendimi tutamayarak.

"Bunu daha ne kadar devam ettireceksin?"dedi .

"Neyi?"dedim.

"En ufak şeyde bile sevgilimden bahsetmeyi."dedi ,sevgilim demişti.Açıkça kabul ediyordu.

"Ben öyle birşey yapmıyorum sadece seni şuana kadar merak etmesi gerekdi bence."

"Öyle birşeye gerek olduğunu sanmıyorum.İkimizin ilişkisine karışmasan mı?"dediğinde sinirlenmeye başlamışım ama derin bir nefes aldım şuan istediğim son şey onunla tekrar kavga etmekdi.

"Birdaha karışmam.Çok meraklı değilim ikinize."dedim.

"Emin misin?Aras'la kavga eden sendin."dediğinde sakinliğim sona ermişti.

"Beni ispiyonlayanda sendin."dedim istemsizce.

"İsteyerek yapmadım!"

"Şuan seninle kavga etmek istemiyorum."dedim ve kalkarak çıktım odadan.Bahçede biraz dolaşıp hava aldım sonra yukarı çıktım.Odaya girdiğimde yatak boştu.Etrafı ise bir hemşire topluyordu.

"Burdaki kız nerede?"dedim merakla.

"Bana burayı toplamamı söylediklerine göre gitmiş olmalı neden sordunuz?"

"Nasıl?"dedim ve telaşla arkamı dönüp koridora baktım.Neden gitmişti?Bana haber bile vermeden hemde.Koridorda koşarak onu aradım ama yoktu sonra orda çalışan ve kayıtları yapan adama yöneldim.Ve çıkış yapmış mı diye baktırdım.Evet gitmişti...Ben sakin kalmaya ve onunla kavga etmemeye çalışırken haber bile vermeden çekip gitmişti.Benim yaptığımı bana yapıyordu.Ama nedenimiz farklıydı.Kağan'dan Beyza'nın numarasını aldım ve Ülkü'nün numarasını alıp onunda aramasını söyledim.O aradağındada bakmamıştı .Ben evine taksiyle gelmiştim ve gelene kadarda defalarca kez aramıştım hiçbirini açmamıştı...Birşey olduğundan korkmaya başlamıştım.Evinin önünde indim ve kapıyı defalarca kez çaldım ses yoktu.Evde olmadığı kesindi.Evinin etrafında yakın bir yerde oturuyordur düşüncesiyle etrafa baktım, yoktu.

Elime telefonumu aldım.Ve yine aradım.Açtı.Sonunda açtı.

"Çağrı!"dedi telaşlı sesi.Tek bir kelimesi beni korkutmuştu.Sesindeki o panik, korku heryerden belliydi.

"Ne oldu?"dedim hemen.

"Çağrı bir adam beni takip ediyor."dedi kısık sesle.Sesi gidip geliyordu.

"Nerdesin?Yakında restoran falan yok mu?"dedim hemen.

"Yok!Taksiciye beni herhangi sessiz sakin bir yerde indirmesini söylemişim.Buralarda kimse yok!"Dedi telaşla.

"Hava kararıyor ama sokak lambasıda yok..."dedi çaresiz sesiyle.

"Panik yapmamaya çalış etrafına çok bakınmaki senin gideceğin yerden emin olduğunu düşünsün.Şimdi bana etrafını anlat."

"Tabela yok ki.Etraf terkedilmiş gibi az önce bir adam gördüm ama oda alkollüydü.Yardım isteyemezdim."

"Peki başka birşey?Herhangi bir yazı?"dedim hızlıca.

"Yok..."dedi.

"Biraz daha devam et adam hala geliyor mu?"

"Evet dahada hızlı yürüyor.Etrafta kesici bir alet taş yada tahta sopa gibi birşey var mı?"

"Hayır .Heryer çok pis ama hiç öyle birşey yok!Hah!Bir yazı var..."dedi ve durakladı seside gelmedi tam.

"Son durak!Son durak yazıyor!"dedi hemen.

"Çağrı!Çağ-rı geli-" Derken sesi kesildi.Birkaç saniye sonra duyduğum tek şey bağırış sesiydi.Sonra sesler uzaklaştı...Telefonu düşürmüş olmalıydı...

"Siktir!"dedim bağırarak.Telefonu kapattım hızlıca düşünmeye başladım.Orayı biliyorum!Bıraka bıraka oraya mı bırakmıştı taksici...Koşarak ana yola çıktım ve taksiyi durdurdum.Cebimden ikiyüz lira çıkardığım gibi durak önüne koydum.Oraya vardığım anda indim ve koşarak aradım onu sokaklarda.

"Ülkü!"diye seslendim ama duyan yoktu.Sonra yerdeki telefonu gördüm.Telefonu hemen aldım.Ve etrafta koşuşturmaya devam ettim.Sonra koşarak bana gelen Ülkü'yü gördüm arkasındaki adam beni gördüğü gibi kaçmaya başladı.Ben koşarak Ülkü'ye sarıldım ve ona baktım.Hiçbirşeyi yoktu neyseki...

"Hıçkırıklarla ağlıyordu."Korkuyla bana sarıldı.

"İyisin..."dedim derin bir nefes alıp.

"Çok korktum..."dedi ağlayarak.

"Biliyorum..."

(Ülkü)

Çağrı'yı görünce rahatlamıştım.Şimdi hüngür hüngür ağlayarak ona sarılıyordum.Elimi tuttu ve beni o karanlık sokalardna çıkardı.Sonra bana hiçbir şey demeden kendi evine getirdi beni.Anahtarını kenara koydu ve bana döndü.

"Ağlıyorsun diye kızmayacağımı sanma!Bana haber vermeden çıktın üzerine taksiyle bilmediğin bir yere gittin!Bir adam seni takip etti!Sana neler yapabilirdi biliyor musun!"dedi yüksek sesle.

"Ya birşey olsaydı sana!Ne yapacaktım ben Ülkü!Adam ya..."dedi ama devamını getiremedi.

"Ne kadar korktum biliyor musun?Telefonda gelen tek ses senin bağırma sesindi Ülkü!"Diyecek birşey bulamıyroum artık!dedi sinirle .

"Özür dilerim..."dedim ağlayarak.

"Özür dileme!Eğer sana birşey olsaydı kim özür dileyecekti?Ben ne yapacaktım peki?"dedi ve yukarı odasına çıktı.Bende arkasından gittim.Ve kapı acık olunca direk odaya girdim.

"Özür dilerim.."dedim yine.Ayağa kalktı ve birden sarıldı bana.Sıkıca sarmıştı tüm bedenimi.

"Ağlamanı istemiyorum ama sana birşey olmasınıda hiç istemiyorum."dediğinde hala ağlıyordum.Ellerini yüzüme koydu ve parmağıyla göz yaşımı sildi.

"İyi geliyor biliyorum ama seni ağlarken görünce çok yanıyor canım."dedi gözlerime gözlerini dikerek.

O kara gözlerini çekmiyordu benden.

"Birdaha bana haber vermeden kaçma bana aynı şeyleri yaşatmak istedin çokda güzel yaşattın hemde fazlasıyla yani birdaha yapma."dedi bana sarılarak ben ne tepki vereceğimi bilemiyordum.

"Duşa girecek misin?İyi gelir."

dedi .

"Eve gitsem ben."

"Bugün yanımda kal sonrasına bakarız."dedi bana bakarak.

"Ben kalmadan daha iyi gideyim deyip kapıya ilerlerken elini omzuma koydu."

"Yemem seni."

Olsun gerek yok.

"Daha yeni neler yaşadın seni yalnız bırakamam."dedi ciddi bir sesle.

"Gerek yoktu."dedim ama gitmiyorsun der gibi bir bakış attı.

O bakışlar varya o bakışlar...

O nadiren gördüğüm gülüşler...

Bölüm sonu

1 yorum