Kuzey gözlerime bakıp, pişmanlıkla
"Kahretsin,ben ne yaptım"dedi
Bana doğru elini uzattığın da hemen kendimi geri çektim
"DOKUNMA BANA!"dedim
"Afra'm, herşeyim lütfen dinle ,bir kere dinle"
"Neyi dinleyeyim Kuzey beni bir kere bile dinlemedin bu kadar mı basitti en başından beri beni silmek? Bu kadar mı kolaydı?"
"Haklısın Afra'm, hep olduğu gibi haklısın Afra'm"dedi
"Sus Kuzey seni dinlemek istemiyorum"dedim
Sesim titremeden ve kendinden emin çıkıyordu ancak ruhumdaki depremleri bir tek ben hissediyordum .
Kapıya doğru bir adım atmıştımki Kuzey bir anda Elimi tuttu ve beni kendine çekti
"Afra'm, gitme" dedi
Gidince kolay kolay affetmeyeceğimi Kuzey de biliyordu.
Elimi çekmeye çalıştım ama elimi kurtaramadım beni saran kolları ise kaybetmekten korkarcasına sıkıca sarılıydı
"Bırak beni Kuzey!"dedim
Yumruklarım art arda göğsüne iniyordu ama beni bırakmıyordu,
"Önce dinle" dedi
"Kuzey beni bırak!" Dedim ve bir kez daha göğüs kafesine yumruğumu geçirdim
Ve kırgın gözlerimi başımı kaldırıp gözlerine sabitledim
"Beni hemen bırakmazsan bir daha yüzüne bile bakmam Kuzey"
Sözlerim sanki onda şok etkisi yaratmıştı şaşkınlıkla bana baktı ve elimi bıraktı ,kolları ise artık beni sarımıyordu. Yüzüne baktım ve
"Bir kaç gün yanıma gelme Kuzey "dedim kısık bir sesle
Hızlı adımlarla dışarı çıktığımda Kuzey'in en yakın koruması olan Aras'a baktım
"Sare'yi eve mi gönderdiniz ?"
"Evet , Afra hanım" dedi
Daha fazla konuşma gereği duymadım biz konuşurken korumalarımı aramış olmalılar ki tüm korumalarım kapıda hazır bir şekilde duruyordu.
Kapıdan çıktığım gibi ilerleyip kimsenin beklemediği bir anda Turan'ın çenesine bir yumruk geçirdim.
"Beni koruman gerekiyordu!"dedim
Turan tek bir kelime bile etmedi,ardından yavaşça konuşup
"Haklısınız efendim" dedi
Korumalara döndüm Turan'a bile bu kadar sinirli olduğum için hepsi korkudan titriyordu . En yakınıma vurmam hepsini soka sokmuştu
"Herkes araçlara!"dediğimde tektek araçlara bindiler
Benim aracımda sadece Turan vardı şoför olarak kimseye güvenmediğim için sadece onunla yolculuk yapıyordum. Turan'a dönüp
"Bakırköy'e "dedim
Turan bana bakıp
" çok kırgın mısınız bana" dediğinde kararsız kaldım
"Hayır,Turan"dedim
Yanımızda kimse olmadığı için daha rahat konuşuyorduk, Turan en yakın korumam aynı zamanda çocukluk arkadaşım olduğu için bendeki yeri apayrıydı, az önceki tokat için pişman olmaya başlamıştım
"Çok acıdı mı?"dedim , pişmanlık sesime yansırken
"Hak ettim Afra"dedi
"Hayır hak etmedin,senin elinde olan bir şey değildi ,Kuzey'in gözü dönmüştü her şekilde bana ulaşırdı"dedim
Kuzey'i hatırlamak bile kötü hissettirmişti , Turan da bunu fark ettiği yol boyunca başka hiçbir şey konuşmadık.
Köşke geldiğimde sabahtan beri dik duran omuzlarım yavaşça çöktü,merdivenleri yavaşça çıkıp en üst kattaki odama geldim.
"Bana inanmadı beni dinlemedi ve şimdi de onu dinlememi istiyor"
"Nasıl yaparım , nasıl!"
Yaşlar gözlerimden bir bir süzülürken sinirden odadaki her şeyi yere atıyordum,elim kuzeyin fotoğrafında durdu atacaktım ama atamadım
"Allah'ın cezası! Adi piç! nasıl yaptın! Nasıl !"
Kimsenin göz yaşına bile acımayan, işgence görse bile ağlamayan ben şu an ağlıyorum hemde Kuzey yüzünden ,benim Kuzey'im yüzünden .
" Nasıl yaptı ?nasıl onu aldattığıma inandı ?"dedim
Kaç saatten beri ağladığımı bilmiyorum ama en sonunda yorgunluktan gözlerim kapanmaya başlıyordu.
......................................................
Bir haftadan beri evden çıkmamıştım ama bugün şirkete gitmem gerekiyordu , yurt dışından gelecek olan İtalyan Mafyası Matteo'yu karşılamam gerekecekti ülkenin en büyük turizm sektörünün kurucusu olarak bunu yapmamız normal karşılanacaktı.
Beni asıl endişelendiren ise güvenlikten sorumlu kişiydi Kuzey Yarkın, benim Kuzey'im.
Kuzey'i aklımdan çıkarmam gerekiyordu onunla görüşmek istemiyorum,bugün nasıl olacak hiç bir fikrim yok ama bir şekilde bunu başarmalıyım çünkü biliyorum ki tüm yer altı bizim ayrılığımızı kolluyordu .
Bugün mantıklı hareket edecektim. Gece mavisi mini elbiseyi giyip saçlarımı bukle bukle omuzlarımdan serbest bıraktım, pırlanta kolyelerimi de takınca tek eksiğim topuklu ayakkabılarımdı ,onlar benim silahımdı, topuklu ayakkabılarımı da giyince merdivenlerden yavaşça indim .
Bahçeye çıktığımda Turan'a
"Kuzey'e hediyemi ulaştırdın mı?"dedim
"Şimdiye eline ulaşmıştır Afra hanım"dedi ve ekledi
"Yaptığınız bütün yer altını karıştıracak"dedi
Derin bir nefes aldım ve kararlılıkla başımı salladım bugün ortalık karışacaktı , yer altında namımı bilmeyen yoktu masaya kendimi kabul ettirmek hiç kolay olmamıştı fakat bugün hepsi gerçek gücümü görecekti.
Turan'a başımla işaret verdim
"Nişancılar hazır mı "dedim
"Emrinizi bekliyorlar efendim"
"Güzel" dedim ve mutlulukla gülümsedim
Bugün ortalık çok karışacaktı Kuzey aramızdaki sessiz mesafenin fırtınası ile yüzleşecekti . Turan'a bakıp
"Nişancıya söyle emrimle tam kalbinden vursun"dedim
İşte savaş tam şimdi başlıyordu.
~Bölüm sonu~

