Gözlerimi açtığımda nerde olduğumu anlayamıyordum en son bölge liderleri ile masada toplantı yapıyordum ve ......
Kahretsin Kuzey'in oyununa gelmiştim bunun bedelini ona ödeteceğim adi piç insan kaçırmak da ne demek, sinirden yerimde çırpınırken duyduğum adım sesi ile duraksadım gözlerim kapalı olsada onun deniz kokusundan kim olduğunu anlayabiliyordum gözlerimi çözünce gördüklerim karşısında yutkundum bu kadar ileri gitmemişti değil mi? Bunu yapmamıştı değil mi?
Karşımda en yakın dostum Sare duruyordu ama boynunda bir bıçak vardı çırpınamıyordu bile kahretsin .... kahretsin Kuzey gözlerime bakıp
"Seçim senin Afra'm karar ver beni aldattığın piçi mi öldüreyim ,yoksa bu kızı mı?"
İçimdeki öfkeye dayanamıyordum, Kuzey ağzımı açınca;
"Kuzey böyle yapma seni aldatmadım !"
dedim, Ama Kuzey sanki midesini bulandıran biriymişim gibi baktı o an fark ettim ki Ziya'nın sözü kadar değerim bile yoktu .
İKİHAFTA ÖNCE
Sabah gözlerimi yine sevgilimin kollarında açmıştım,yer altındaki en karanlık liderler olabilirdik fakat birbirimize öyle bir aşkla bağlıydık ki düşmanlarımız dahi kıskanıyordu.
Esneyerek Kuzey'in yeşil gözlerine baktım;
"Hmmmm, günaydın" dedim
Kuzey gülerek elini yüzüme koydu ve
"Günaydın,sevgilim" dedi
Kıkırdarım ve
"Hadi Kuzey,kalk kahvaltı yapalım, geç kaldık "derim
Ayağa kalktığımda belimden tuttu ve nefesini boynumda hissettiğimde soluğum kesildi , Kuzey uykulu sesi ile ;
"Biraz daha kalsak ne olur " dedi
"Mızmızlanma canım" derim
Ve kıkırdayarak kapıyı açıp çıkarım kahvaltı masasına indiğimde tam da istediğim gibi yıl dönümümüze özel bir masa hazırlanmıştı,her ne kadar sadece sevgili olsakta birlikteliğimiz gençlik yıllarımıza dayanıyordu.
Ben düşüncelere dalmışken aniden kuzey belimden tutup beni kendine çekince sırtım sert ve kaslı göğsü ile çarpıştı nefesim kesildi;
"Demek hala unutmadın "dedi
"Nasıl unuturum Kuzey,sen yıllar önce bu gün bana ilk defa aşkını haykırdın" derim
Ardından masaya geçtik ,kahvaltımız sakin geçmişti , yemekten sonra odama çıkıp siyah sırtı straplez önü dökümlü bir elbise giydim bacağındaki derin yırtmaç ise yüksek topuklularımı dahada ön plana çıkarıyordu , yıldız parçam olan tül eldivenlerimi de takınca odamdan çıktım
Kuzey de benimle aynı anda odadan çıkmıştı siyah takımının içinde adeta nefesimi kesiyordu
"Nefes alamıyorum"dedim
"Asıl bunu benim söylemem gerek "dedi
Gülümserim ve koluna girerim yavaşça merdivenleri ineriz bahçedeki korumaları geçip önceden hazırlanmış zırhlı araca bindik yol sakin geçti Kuzey ile şirketlerimiz yan yanaydı ben ülkenin en büyük turizm sektörünün sahibiyken Kuzey ise ülkenin en büyük koruma ve güvenlik şirketlerinden birinin sahibiydi.
Arabadan beraber indiğimizde gazeteciler hemen etrafımızı sarmaya çalıştı ama güvenlikler izin vermedi şirket binasının kapısında Kuzey alnıma bir öpücük kondurdu ve
"Dikkat et"dedi
"Sende dikkat et "dedim ve ayrıldık
İçeriye yanımdaki korumalar ile geçip kendi odama girerim korumalarım kapımda beklerken dosyaları hallederim her ne kadar bir turizm sektörü gibi görünsek de bu sadece işin aydınlık tarafıydı ,aynı zamanda Kuzey ile birlikte yer altında en çok sözü geçen mafya liderleriydik.
Akşam olduğunda ofisten çıktım ama içimde bir sıkıntı vardı. Normalde beni on kere arayan Kuzey bugün hiç aramıştı.Tam o anda telefonuma kuzeyden mesaj geldi;
"Hemen odama gel!"
Bu mesajı gördüğümde çok tedirgin oludum çünkü Kuzey bana hiç bağırmazdı ama bu mesaj adeta onun kızgınlığı ile kavruluyordu.
Hızla Kuzey'in şirketine gittim ve odasına çıktım ,odadan içeri girdiğimde zorla yutkundum çünkü Kuzey odanın ortasında volta atıyordu ve tüm oda birbirine girmişti,korku ile konuşurum;
"Kuzey ne oldu canım " derim
Kuzey aramızdaki mesafeyi birkaç adımda kapatır başımı kaldırıp yüzüne bakarım ve telefonunu gösterir;
"Bunlar ne Afra !"dedi
Fotoğraflara bakarım fotoğraflarda yüzü görünmeyen bir kişi ile sanki öpüşüyormuş gibi görünüyorumdur, Kuzey'e şaşkınlıkla bakarım
"Bunlarda ne Kuzey?"
"Bunu benim sormam gerekmez mi Afra ? O adamla ne işin var? Kahretsin nasıl yaparsın bunu ?!"dedi
"Ben öyle bir şey yapmadım seni seviyorum ben !"
"Bunlar ne o zaman Afra!?"
"Kuzey sakin ol,demekki biri aramızı bozmaya çalışıyor" derim
Kuzey masanın üstündeki vazoyu alır ve yere atar
"Her şey açık Afra!" Der
Kırgınlıkla bakarım gözlerine ,bana nasıl inanmaz ;
"Kuzey"
"Sus Afra , daha neyi açıklayacaksın Ziya bu fotoğrafları atmasa bilmeyecektim bile"dedu
Kalbim o kadar kırılır ki sesim çatlak çıkar;
"Bana İnanmıyor musun?"
"Git Afra, kalbini kıracağım git!"
O an o kadar yalnız hissederim ki hiç birşey demeden sert adımlarla koridoru geçerim korumalar ile arabama binip İstanbul'un Asya yakasında bulunan villama doğru yola çıkarım
Bana inanmayan o iken , sözleri çok keskindi nasıl beni dinlemezdi? Hiç mi beni tanımadı?
GÜNÜMÜZ
Kuzey'in tekrar bağırması ile gerçeğe dönerim ve bağırarak
"Hiç mi değerim yok gözünde ? Bunca yıldır sevgiliyiz hiç mi tanımadın beni ? Ziya'yı bile dinledin ama beni dinlemedin!"
Kırgın bir sesle kelimeler dudaklarımdan dökülür ,
"Kuzey seni hiç aldatmadım "derim
Gözlerimden bir damla yaş süzülür. Normalde hiç ağlamayan ben şu an ağlıyordum.
Kuzey bana bakar o an tüm öfkesi kırılır ve bana doğru bir adım atar ,ardından üzgün gözlerle bakar .
"Özür dilerim, ben ne yapıyorum ...siktir" der panikle
Sanki siniri olanları görmesini engellemiştir gözünün bu kadar dönmesine şaşırır, hızlı adımlarla yanıma gelir ve beni komple çözer ve göz yaşlarımı siler ,
"Kahretsin , ben ne yaptım"
~ Bölüm sonu~


