İçeriğe geç

First Love (HyunLix omegaverse)

Bölüm 29 · 20 dk okuma

First Love (HyunLix omegaverse)

Bölüm 29

Yeterince derine alırsam

İyi Okumalar 🔥

________________

H: "Felix?"

Küçük beden yaptığı şeyin heyecanıyla boynuna kadar kızarmıştı. Jisung'un aklına uyarak hareket etmek ne kadar doğruydu bilmiyordu ama cesaretini kırmak istemiyordu.

F: "Sen bana zarar vermekten korkuyorsun ben de seni kelepçeledim işte"

Hyunjin dudakları kulaklarına varacak kadar gülmüştü. Normalde aşırı erotik olan bu cümle onun ağzından fazlasıyla tatlı çıkmıştı.

Kelepçelenen ellerini sert bir şekilde ayırdığında gülümsemesi öylece yüzünde donup kalmıştı. Kelepçeleri sex oyuncağı sanmıştı ama kırılmayacak kadar sertlerdi. Bunu anlamak ise onu şaşırtmıştı.

H: "Siktir... Felix bunlar gerçek kelepçe mi?"

Sarışın olan alt dudağını ısırarak sanki bu yaramazlığı o yapmamış gibi başını onaylar anlamda sallamıştı.

H: "Sen bunları nereden buldun?"

F: "Yaaah! Konumuz bu mu?"

Felix gergin bir şekilde bağırdığında Hyunjin gülmemek için dudaklarını birbirine bastırdı. Aslında Felix'in kimden yardım aldığını tahmin edebiliyordu.

H: "Konumuz ne peki Felix?"

F: "Sen beni mühürlemekten korktuğun için seni kelepçelemek zorunda kaldım!"

H: "Güzelim seni mühürlemekten değil, sana zarar ver-"

F: "Neyse be işte aynı şey!"

Hyunjin, küçüğünün fazlasıyla gergin olduğunu anladığı için daha fazla onun üzerine gitmemeye çalıştı.

H: "Tamam o zaman bebeğim, beni kelepçelemen neyi çözecek? Sonraki planın ne?"

Felix derin bir nefes alarak bakışlarını önüne doğru indirdi ve ellerini birbirine birleştirerek parmaklarıyla oynamaya başladı.

Kafasında canlandırdığında planı çok iyiydi. Ama şimdi böyle yapınca çok utanmıştı.

F: "Şimdi senin beni mühürlemeni sağlayacağım"

Fısıldayarak konuştuğunda, delta keyifli bir şekilde sırıtarak sırtını yatağın başlığına daha rahat yasladı ve bacaklarını yatağa uzattı.

H: "Öyle mi? Nasıl olacakmış o?"

F: "Planım işe yararsa olacak"

H: "Peki planın ne küçük yaramaz?"

F: "Kucağına gelmek.."

Delta duyduğu fısıltıyla sırtını yatağın başlığına daha sert bastırarak bacaklarını hafifçe araladı. Bu planın işe yaramayacağını biliyordu.

Felix onu ne kadar kışkırtmaya çalışsa da kendisini kontrollü tutmaya çalışacak ve ona dokunmayacaktı. Ama biraz yakınlaşmanın zararı olmazdı. Hem küçüğünün de utangaçlığını atmasını istiyordu.

H: "Gel o zaman kucağıma"

Omega ellerini yüzüne doğru sallayarak kızarmış yanaklarını normale çevirmeye çalışıyordu lakin Hyunjin onu daha da utandırmaya başlamıştı.

Plan basitti. Hyunjin'i bağlayacak onu istediği kıvama getirecekti. Sonra kontrolden çıkan deltanın onu mühürlemesini sağlayacaktı. Ama şu an utançtan bir şey yapamıyordu.

H: "Madem bağladın beni o kadar, utanmaya yer yok artık kiraz çiçeği. Gel kucağıma bakalım planın neymiş"

Felix, yanaklarını şişirerek derin bir nefes almış ve az önce yatağa kelepçelediği deltasına doğru küçük adımlar atmaya başlamıştı.

Artık yapmıştı bir kere kelepçelemişti deltasını. Bu şans bir kez daha ayağına gelmezdi. Her ne kadar utansa da yapmak zorundaydı.

Yatağın tam önünde durarak sırtını yatak başlığına yaslayıp, sırıtarak ona bakan deltasına baktı. Hyunjin, Felix'in ne kadar utandığını biliyordu. O yüzden emindi onun erotik bir şey yapamayacağına.

F: "Bakma bana"

H: "Gözlerimi de bağla güzelim"

Felix, Hyunjin'in dalga geçtiğini anladığında kaşlarını çatmıştı. Kimse onun cesaretini sorgulayamazdı.

Delta'nın keyifli sırıtmasına karşılık olarak yan bir şekilde sırıtarak hızlıca yatağa çıkmış ve deltasının dizlerinin üzerine oturmuştu.

H: "Orası kucağım değil yalnız"

Omegasını hırslandırdığının farkında olan Hyunjin ise planına tam gaz devam ediyordu. Kendi kazdığı tuzağa düşeceğinden habersiz bir şekilde.

Felix ise içinden kendisine cesaret verici sözler kurarak Hyunjin'in bacaklarının üzerinde kıpırdanarak tam kucağına oturmuş ve anında utanç yüzünden alnını onun göğsüne bastırmıştı.

F: "Sus! Konuşma Hyunjin!"

Delta, küçüğünün bu haline kıkır kıkır gülerek başını göğsüne bastıran bedeni öpmek için başını eğmiş ve saçlarının arasına öpücük kondurmuştu.

H: "Hadi aç şu kelepçeyi sarılayım sana bir tanem"

Felix hemen başını hayır anlamında iki yana sallamıştı. Bugün o planı gerçekteştirmeden durmayacaktı.

F: "Ellerini çözersem beni durdurursun. Durmamalıyız! Bugün mühürleneceğiz"

Omegasının iddialı sözleri deltayı korkutmuyordu. Sevgilisinin kalçaları şu an kasıklarını ezse bile gayet kontrolünü elinde tutmayı başarıyordu.

H: "Öyle bir şey olmayacak güzelim. Başka zaman"

Aynı sözleri duymaktan bıkan Felix dişlerini sert bir şekilde sıkarak kızarmış yanaklarını umursamadan başını kaldırdı ve küçük ellerini deltasının göğsüne bastırdı.

F: "Göreceksin! Bugün mühürleneceğiz"

Küçüğünün o çilli ve pembiş, yumuşacık yanaklarına bakarak gülüyordu Hyunjin. Lakin kasıklarının üzerindeki dolgun kalçalar sağa sola yavaşça hareket etmeye başladığında sırıtması öylece suratında donup kalmıştı.

Aletini hafif ezerek okşayan bu hareket, deltanın parmak uçlarına kadar uyuşmasına neden olmuştu. Felix'ten ne kadar çok etkilendiğini hesaba katamamıştı.

Ne yaptığından tamamen habersiz olan omega ise ellerini daha sert bastırdı deltasının göğsüne ve kalçasını daireler çiziyormuş gibi kıpırdatmaya devam etti.

Hyunjin sessizleştiğine göre işe yarıyordu planı ama başını kaldırıp onun yüzüne bakamıyordu. Alt taraflarının kontrolü onda olmayan delta ise omegasını durdurmak için ellerini öne doğru atmaya çalıştı ama çok güzel bir şekilde kelepçelenmişti.

H: "Felix dur"

Sarışın beden hemen başını hayır anlamında salladı. Hyunjin'in derinleşen sesini duyduktan sonra hiç durası yoktu.

Sevgilisinin göğsünden destek alarak onun iki yanına bastırdığı dizleri üzerinde hafif doğrularak kalçasını sert bir şekilde deltanın kasıklarına vurarak oturdu.

H: "Siktir"

Hyunjin başını yatağın başlığına sert bir şekilde vurarak dudakları arasından küfür savurmuştu. Alt taraflarında durum vahimleşmeye başlıyordu.

Felix, bu sefer kıpırdattığı kalçasına baskı yapan sertliği hissettiğinde sesli bir şekilde yutkundu. Ertesi gün kesinlikle Hyunjin'in yüzüne bakamayacaktı. Ki şu an da bakamıyordu.

H: "Ellerimi çöz Felix"

F: "Çözersem durduracaksın beni"

Küçük beden başını kaldırarak heyecandan titreyen gözleriyle Hyunjin'e baktı. Delta'nın kulakları hissettiği temas ve kendini kastığı için kıpkırmızı olmuştu.

Hyunjin tam inkar etmek için dudaklarını aralayacaktı ki şişmiş aletini ezen yumuşak kalça tekrar oyuncu bir şekilde kıpırdamaya başlamıştı.

Felix, kalçasına baskı yapan büyüklüğün giderek daha da büyüdüğünü ve sertleştiğini hissediyordu. Kasıklarındaki tatlı sızı yüzünden dudaklarının arasından küçük bir mırıldanma çıktı.

İlk başladığında utanmıştı ama şu an kalçasını ezen sertliği hissetmek tüm vücudunu sevişme isteğiyle doldurmuştu.

Alt tarafının kontrolünü tamamen kaybeden delta ise kucağında ince belini kıvıran kırmızı yanaklı omegasını izliyordu alt dudağını ısırarak.

Felix her seferinde dudaklarının arasından tatlı mırıltılar çıkardığında Hyunjin'in vücudu bir o kadar çok tepki veriyordu.

F: "Çok.. sıcak"

Kızgınlıktan daha yeni çıkan omega, deltasını o kadar çok istiyordu ki vücudu kızgınlıktaymış gibi yanmaya başlamıştı bile.

Onu rahatsız eden sıcaklık yüzünden sinirli bir şekilde hareketlerini durdurarak elini mavi kazağının eteklerine attı ve tek seferde üzerinden çıkararak yere fırlattı.

Hyunjin ise karşısındaki manzarayı ağzı açık bir şekilde izliyordu. Bakışları ilk önce Felix'in kıvrılan beline kaymıştı. Omega, istekle deltasının aletine sürtündüğü için beli de hareket ediyordu ve bu görüntü tapılacak kadar mükemmeldi.

Sonra bakışları ince bel hattı boyunca yukarılara çıktı. Pembe göğüs uçları pamuk şeker gibi gözüküyordu. Köprücük kemikleri ise tam öpülesiydi.

F: "Mmhh"

Felix kasılan deliğinde hissettiği sert baskıyla mırıldanarak gözlerini sıkıca kapattı. Farkında değildi ki çıplak üstünü süzen delta daha da sertleşmişti.

H: "Çıldıracağım Felix biraz yaklaş bana"

Omega gözlerini kırpıştırarak deltasına baktı. Ona güvenmeye korkuyordu. Onu kandırıp durdurmasını istemiyordu.

F: "Durduracaksın beni hayır"

Hyunjin başını sert bir şekilde yatak başlığına vurarak alt dudağını dişiyle ısırdı. Çıldırmak üzereydi. Felix çıplak bir şekilde mırıldanarak aletinin üzerinde kıvranıyordu ve o güzel vücudu öpemiyordu.

H: "Öpeceğim Felix. Gel hadi yaklaş bana güzelim"

Küçük beden istekle kendisini daha sert bir şekilde büyüklüğe bastırarak derin bir nefes aldı. Şimdiden yorulmuştu, nasıl devam edecekti bilmiyordu.

Birazcık deltasının göğsünde dinlenmekten zarar gelmezdi. Hyunjin'in göğsüne sokularak yaklaştığında deltası buna izin vermeyerek başını eğmiş ve hemen küçüğünün boynuna sesli bir öpücük kondurmuştu.

Sonunda Hyunjin'in dokunuşlarına kavuşan Felix ise huzurla gözlerini kapattı. Boynunda hissettiği dudaklar sayesinde yavaşça tatlı feromonlarını havaya bırakmaya başladı.

Büyük beden deminden beri öpemediği dakikaların acısını çıkarmak adına dudaklarını hafif aralayarak pürüzsüz teni dudaklarının arasına alıyor, emercesine öpüyordu.

Dolgun dudaklarını, yaramaz omegasının mühür yerine bastırdığında Felix de kalçasını altındaki şişliğe bastırmıştı otomatik olarak.

Mühürlenmek içgüdüsüyle yanıp tutuşuyordu ve sevgilisinin dudaklarını mühür yerinde hissetmek onu daha da kavurmuştu.

Hyunjin, dilini tatlı tende gezindirerek sevgilisinin boynunun biraz daha aşağı kısımlarına indi ve oralara da öpücük bıraktı.

Bembeyaz tenin her noktasına öpücükler bırakıyordu. Lakin kolları kavada bağlı olduğu için başını daha fazla indirememişti. Zar zor yetişerek öptüğü köprücük kemiklerinden uzaklaşarak küçüğüne baktı.

Felix ise aşk sarhoşu olmuş bir şekilde mırıldanarak deltasının öpücüklerini kabul ediyordu.

H: "Dizlerinin üzerinde doğrul güzelim"

Sevgilisinin sözünü ikiletmeden hemen ellerini onun omuzlarına bastırarak oradan destek almış ve dizlerinin üzerinde doğrulmuştu.

Bu hareket sayesinde Felix, Hyunjin'den daha uzun oluyordu ve Hyunjin için onun gövdesine ulaşmak daha da kolaylaşıyordu.

İştahla alt dudağını yalayan beden öne doğru atılarak pembe göğüs ucunu dudakları arasına aldı. Lakin buna hazır olmayan küçük beden hissettiği sıcaklıkla hemen deltasından uzaklaşarak sert bir şekilde onun kucağına geri oturmuştu.

Felix'in bu hareketi yüzünden iki taraf da kısıkça inlemişti. İkisi de deminden beridir Felix'in hareketleri yüzünden zor durumdalardı.

H: "Yaklaş bana bebeğim. Kaçma lütfen"

Hyunjin istekle konuştuğunda Felix, başını hayır anlamında sallamıştı. Göğsünde hissettiği küçücük dokunuş bile dizlerinin titremesine neden olmuştu.

Delta istediğine ulaşamadığı için kelepçeyle tutulu olan ellerini sıkarak sert bir şekilde yumruk yaptı. Güzeli gözünün önündeydi ama o, ne dokunabiliyordu ne de öpebiliyordu.

H: "Çöz beni Felix. Sana istediğini vereceğim"

F: "Kandırıyorsun beni"

Küçük olan hala güvenmiyordu deltasına. Eğer onun ellerini çözerse bu anı durduracağını sanıyordu. Ama delta çoktan kontrolünü kaybetmişti bile.

H: "Sen nasıl mühürleyeceksin bizi güzelim. Çöz beni."

Felix derin bir nefes alarak başını önüne eğdi ve olabildiğince kısık ses tonuyla konuşmaya başladı.

F: "Seni yeterince derine alırsam birleşme olur. Böylece mühürlemek zorunda kalırsın"

Hyunjin şaşkın bir şekilde gözlerini sonuna kadar açtı. Küçüğünün bu kadar planlı ve hazır geldiğini hesaplamamıştı.

H: "Kim öğretti sana bunları?"

Felix yakalanmak üzere olduğunu farkettiği için hemen başını kaldırarak büyüğüne yaklaşmış ve onun dudaklarına bastırmıştı dudaklarını.

Sonunda omegasının sıcaklığına kavuşan delta ise sorusunu boş vererek dudaklarını aralamış ve dolgun alt dudağı kendi dudaklarının arasına alarak sesli bir şekilde emmeye başlamıştı.

Felix, dudaklarının üzerinde hissettiği hareketlerle kendisini biraz daha bastırdı altındaki şişliğe.

Kasıkları sızlıyordu, kaçlası durmadan kasılıyordu istekle. Sözlerde cesurdu ama bundan sonrasını nasıl yapacağını bilmiyordu.

Onu istekle öpen deltasından sesli bir şekilde uzaklaşarak onun dudaklarını havada bırakarak uzaklaştı.

Heyecandan titreyen eli kendi pantolonunun fermuarına gittiğinde Hyunjin'in de bakışları oraya kaymıştı.

H: "Tamamen çıplak kalırsan Felix, bu işin geri dönüşü olmaz"

Felix duyduklarıyla Hyunjin'in gözünün içine bakarak önce pantolonunun düğmesini, sonra fermuarını açtı.

Dizleri üzerinde doğrularak elini kıyafetinin beline sardı. Yanakları, kulakları, boynu, tüm yüzü domates gibi kızarmıştı lakin durdurmadı hareketlerini.

Üzerindeki tüm parçaları önce dizlerine kadar sıyırdı sonra teker teker ayaklarını çıkarak elinde kalan kıyafetleri zemine bıraktı.

Hyunjin, karşısında çırılçıplak kalan beden yüzünden kendi tırnaklarını etine geçirecek kadar sert sıktı elini ve alt tarafındaki yangın yüzünden bacaklarını birbirine bastırdı.

H: "Nerede şu siktiğimin kelepçesinin anahtarı. Çöz beni Felix. Sana istediğini vereceğim"

Küçük olan inatçı bir şekilde başını hayır anlamında sallayarak tir tir titreyen ellerini deltasının pantolonuna uzattı.

O kadar emindi ki kendi zihninde, eğer Hyunjin'in elleri çözülürse, onu durduracak ve devam etmesine izin vermeyecekti.

Pantolonun altından kendini belli eden şişliğe bakarak sesli bir şekilde yutkundu ve deltasının pantolonunun düğmesini ve fermuarını açarak yavaşça indirdi.

Önce Hyunjin'in dizlerine kadar sonra ise bacaklarından sıyırıp çıkararak kendi kıyafetlerinin yanına göndermişti.

Bakışları, önce ona bakan Hyunjin'e sonra ise karnına kadar uzanan aletine baktı. O kadar kalın gözüküyordu ki Felix bir kendi koluna bir de deltasının aletine bakmıştı. Belki de başından büyük işlere kalkışmamalıydı.

Sesli bir şekilde yutkunarak Hyunjin'in kucağına geri oturdu. Ne yapacağını, nasıl yapacağını bilmiyordu ama bunu Hyunjin'e belli etmek de istemiyordu.

Delta ise bunun farkındaydı zaten. Kuçağında oturan bedene doğru eğilerek alnını onun alnına yasladı.

H: "Ellerimi çöz Felix, seni durdurmayacağım. Bana izin ver ben devam ettireyim"

Küçük olan önce bir duraksadı. Deltasına bırakmak istiyordu ama aynı zamanda korkuyordu. Hyunjin ile mühürlenmek ve ondan bir daha asla ayrılmamak istiyordu.

Başını inatla hayır anlamında sallayarak dizleri üzerinde doğruldu ve kalçasını Hyunjin'in penisine konumlandırmaya çalıştı.

Sarışınının ne yapmaya çalıştığını anlayan Hyunjin hemen gözlerini sonuna kadar açarak başını salladı.

H: "Dur güzelim sakın. Öyle canın yanar. Yapamazsın böyle. Çöz beni Felix"

F: "N-nasıl yapacağım?"

Hyunjin tekrar refleks olarak ellerini Felix'e uzatmak istediğinde onu tutan kelepçeye küfürler savurmuştu.

Omega, deltayı dinlemeden kalçasını penise doğru indirdiğinde, kalın başı deliğine temas eder etmez dizlerinin titrediğini hissediyordu.

İstekle kasılan deliğini ne kadar sert penise bastırmaya çalışsa da yeterince bastıramıyordu.

Hyunjin aletinin başına temas eden ıslaklığı ve sıcaklığı hissettiğinde ellerini sert bir şekilde ayırmaya çalıştı. O kelepçeyi paramparça etmek istiyordu.

H: "Önce deliğini genişletmen gerekiyor bebeğim. Böyle olmaz. Çok küçüksün"

Her ne kadar içinde alevler kopsa da omegasına karşı sakin konuşmaya çalışıyordu. Şu an penisinin başını okşayan delik ne kadar onu delirtse de sakin kalmaya çalışıyordu.

Felix anladığını belli ederek başını deltasının göğsüne yaslayarak kalçasını geriye doğru itti ve kendi elini arkasına doğru uzattı.

Normalde olsa bunu yapmaya asla cesaret edemezdi ama şu an büyüğünü içine almak için yanıp kavruluyordu. Hemen onu hissetmek istiyordu.

Küçük elini kalçasına doğru uzatarak işaret parmağını yavaşça deliğine doğru bastırdı. Parmağının küçücük kısmı içine girdiğinde istekle inleyerek yanağını deltasının göğsüne bastırdı.

F: "Yeter mi?"

Hyunjin gözlerini kapatarak derin bir nefes aldı. Patlamak üzereydi. Göğsü sanki parçalara ayrılıyordu. Felix'e ne dokunuyor, ne de yardım edebiliyordu.

Omegası o kadar masum ve saftı ki daha neyi nasıl yapacağını bilmiyordu ve bu onu daha da çıldırtıyordu.

H: "Felix çöz ellerimi"

Küçük beden başını hayır anlamında sallayarak parmağını biraz daha kıpırdattı. O kadar garip hissediyordu ki, kasıkları daha da yanıyordu.

Hyunjin ise dişlerini kırılacak kadar sıkarak öylece kendisini "genişlettiğini" sanan bebeğine bakıyordu. Elleri ise durmadan kıpırdıyor o lanet kelepçelerden kurtulmaya çalışıyordu.

F: "Seni istiyorum Hyunjin lütfen.."

Hyunjin duyduğu mırıldanmayla ellerini sert bir şekilde iki yana ayırdı kelepçenin demirini kırmak için lakin işe yaramamıştı. Bu da onu daha da kızdırıyordu.

H: "Çöz siktiğimin kelepçesini! Sinirleniyorum!"

Küçük olan duyduğu sesle irkilerek başını kaldırdı ve dolu gözleriyle deltasına baktı. Tüm suç onundu ama yine de bağırıyordu.

Daha öncesinde Felix ondan mühür istemişti ama Hyunjin ona bunu vermemişti. Şimdi de kendi yanlışı yüzünden bağırıyordu.

F: "Deltam beni tatmin bile edemiyor"

Felix, dudaklarını büzerek konuştuğunda Hyunjin öylece duraksadı. Çünkü eğer o saniyelik duraksamayı yapmazsa kontrol tamamen gidecekti.

Birkaç saniyelik duraksamanın ardından gözlerinin kısa bir anlığına yeşile dönmesine izin verdi. Felix, eşinin yeşil gözlerine dalıp giderken aniden duyduğu kırılma sesiyle bakışlarını yukarı kaldırdı.

Ama o, daha Hyunjin'in eline bakamadan, gözleri normale dönen beden kollarını omegasının ince beline sararak onu yatakta altına almıştı bile.

Neye uğradığını şaşıran beden kırpıştırdığı gözleriyle deltasına bakarken, Hyunjin küfürler savurarak üzerindeki kazağı çıkarıp atmıştı.

İki kolunun bileğine de sarılı olan kelepçelerin kenarından kısa demirler sarkıyordu onu kırdığı için...

H: "Delirttin beni. Sana yeminim olsun Felix tatmin olmanın ne olduğunu şimdi öğreteceğim sana"

Omega sesli bir şekilde yutkunduğunda delta onun üzerine doğru eğilerek önce kıpırdayan adem elmasına küçük sulu bir öpücük kondurdu.

Sonra ise öpücüklerini az önce dokunamadığı göğüslere indirdi. Felix, göğsünde hissettiği sıcak dokunuşla yataktan destek alarak kalkmaya çalıştı lakin Hyunjin ondan hızlı davranmıştı.

Uzun parmaklarını omegasının boynuna sararak onu yatağa sabitledi ve pembe göğüs ucunu dudaklarının arasına alarak şapırtılı bir şekilde emmeye başladı.

F: "Hyunjin.. mmmhh"

Küçük olan göğsünde hissettiği zevkle öylece mırıldanıyordu. Hyunjin'in dili zevkten dikleşmiş göğüs ucunda geziyor, alt taraflarının biraz daha ıslanmasına neden oluyordu.

Delta o kadar aceleci davranıyordu ki, omega nefes bile alamıyordu. Diğer göğüs ucunu da dudakları arasında emdiğinde, küçük beden biraz daha kıvrandı.

Kasıkları patlamak üzereydi. Hemen boşalmak istiyordu.

F: "Hyunjin içime gir, mühürlenelim"

Felix istekle kalçasını yatakta kaldırarak çıplak kasıklarını deltasının şişliğine bastırmıştı. Hyunjin alt tarafında hissettiği dokunuşlarla dişlerini sıkarak elini sevgilisinin zarif boynundan uzaklaştırdı ve orayı hafif sıktığı için birkaç öpücük bıraktı.

H: "Acele etme güzelim. Bu gece fazlasıyla yorulacaksın"

Felix, boynundaki öpücükleri aldırmadan mızmızlanıyordu. Bir an önce mühürlenmek istiyordu. Deltasının fikrini değişmesinden korkuyordu.

Felix tekrar kalçasını kaldırarak aletini Hyunjin'in sert aletine sürttüğünde, büyük beden dudakları arasından küfürler savurdu.

Elinden geldiğince kontrollü davranmak, ön sevişmeyi uzun tutarak küçüğünün canını yakmamak istiyordu. Ama anlaşılan omegası fazla sabırsızdı.

H: "Sen istedin bunu. Artık durmak yok"

Hyunjin elini aşağı doğru indirerek parmaklarını Felix'in ıslanmış deliğinin etrafında gezindirdi. O kadar çok ıslanmıştı ki kayganlaştırıcıya bile gerek yoktu.

Küçük beden her ne kadar deliğinin etrafını okşayan parmaklar yüzünden gerilse de bunu belli etmemeye çalışıyordu.

H: "Sen o küçük parmaklarınla kendini genişlettiğini mi zannediyorsun?"

Felix bu soruyu tam olarak anlamamıştı. Lakin Hyunjin işaret parmağını yavaşça kaygan delikten içeri gönderdiğinde daha yeni anlıyordu.

Omega içine giren uzun ve kemikli parmak yüzünden olduğu yerde kıvranarak kollarını üzerindeki deltanın boynuna sardı.

Hyunjin ise deminden beri onu çıldırtan sevgilisinin içinde parmağını ileri geri hareket ettirdikten sonra diğerini de dar delikten içeri gönderdi yavaşça.

F: "Hyunjin.. mhh"

Felix, Hyunjin'in boynuna sarılı olan kollarını sıktığında eş zamanlı bir şekilde kendisini de kasıyordu. Deliğinde gezinen iki parmak onu epey zorlamıştı.

H: "Çok darsın Felix"

Bu darlığın içinde kendisini hayal etmesi bile erkekliğinin şişmesine yetiyordu. Felix onu fazlasıyla tehlikeli bir şekilde etkiliyordu.

Altındaki beden deliğini kasmayı yavaş yavaş bıraktığında Hyunjin, parmaklarının hareketini biraz daha hızlandırdı.

Hızla daracık delikte ileri geri hareket ediyor, parmaklarını makas gibi açarak orayı kendisi için biraz daha genişletiyordu.

F: "Hyunjin.. mmhh kasıklarım"

Küçük olan içinde hızla hareket eden parmaklar yüzünden zar zor konuşmuştu. Ama büyüğü onu anlamıştı bile. Sevgilisi rahatlamak istiyordu ve birazdan ona bunu verecekti.

Hyunjin sesli bir şekilde parmaklarını dar delikten çıkararak ıslanmış elini kendi aletine sardı ve alnını küçüğünün alnına bastırarak onun bakışlarını kendi üzerine çekti.

Önce küçücük buruna sonra ise zevkten kıpkırmızı olan dudaklara birkaç öpücük bıraktı. Sanki az önce parmaklarıyla küçüğünü kıvrandıran o değilmiş gibi şefkatle öptü onu.

Bir taraftan da ıslanmış parmaklarıyla kendi aletini çekiyor, Felix'in kaygan sıvının penisine bulaşmasına neden oluyordu.

H: "Canın çok yanarsa duracağım güzelim"

Hissettiği yumuşak öpücükler sayesinde mayışan beden parmaklarıyla Hyunjin'in ensesindeki siyah tutamlarını okşayarak başını salladı.

H: "Bacaklarını belime sar bakayım çiçeğim"

Felix hemen incecik bacaklarını sıkıca deltasının beline sarmıştı. Böylece havada kalan kalçasını deltasına rahatça sunuyordu.

Hyunjin yeterince çekiştirdiği aletini eliyle tutarak yavaşça onun için kasılan deliğe bastırdı. Bakışları her saniye Felix'in yüzündeydi. Canı yanarsa veya korkarsa hemen durmaya hazırdı.

Omega ise kalçasına temas eden alete kendisini itmeye çalışıyordu. Hyunjin küçüğü için dikkatli davranıyordu ama Felix fazla sabırsızdı.

Delta yavaşça kendisini, aletini konumlandırdığı deliğe ittiğinde, Felix duraksamıştı. Deliğini fazlasıyla genişleten büyüklük canını yakmaya başlamıştı bile.

Elleriyle sıkıca deltasının omzuna tutunarak kendisini kastı. Hyunjin için yeterince dar olan delik bu hareketten sonra daha da darlaşmıştı.

Sakin kalmak adına gözlerini kapatarak hızlı nefesler aldı ve alnını altındaki bedenin alnına daha sert yasladı. Daha aletinin başını bile sokamamıştı.

H: "Kasma kendini güzelim"

F: "A-acıyor ama"

H: "Azıcık dayan geçecek söz veriyorum"

Küçük olan dudaklarını büzerek başını onaylar anlamda sallamıştı. Hyunjin de hemen büzülü dudaklara hızlı bir öpücük kondurdu.

F: "Sarıl bana"

Omega, rahatlamak adına deltasını kendisine doğru çektiğinde Hyunjin ona ayak uydurarak küçüğünün göğsüne abandı ve onun sarılmasına izin verdi.

Bu hareketle kendisini daha rahat hisseden beden kasılmayı da bırkamıştı. Hyunjin yavaşça kendisini biraz daha sıcacık deliğe ittiğinde Felix tırnaklarını deltasının boynuna geçirdi.

F: "Ahhhh Hyunjin"

Çığlık atarcasına inlemişti. İçine giren büyüklük, her hareketinde daha da derine iniyor ve duvarlarını ezerek zevkten kıvranmasına neden oluyordu.

Hyunjin ise hareketlerini olduğu kadarıyla yavaş tutmaya çalışarak küçüğünün içinde hareket ediyordu. Aletini sımsıkı saran darlık onu delirtse de kontrolü bırakmaması gerektiğini biliyordu.

Yavaşça kendisini biraz daha ileri ittiğinde, Felix deltasının beline sarılı olan bacaklarını sıkarak yatakta belini yay gibi germişti. Bu harekrtiyle deltasını biraz daha derinine aldığı için dudakları arasından küçük bir çığlık kaçtı.

F: "Ahhhh mmhh Hyun..jin"

H: "Hareket etme güzelim"

Hyunjin, altında inleyen bedenin alnına küçük bir öpücük kondurarak sakinleşmesini bekledi. Ne kadar aletinin başını küçüğünün en derinlerine bastırmak istese de, onun canını yakmamak için kendisini dizginliyordu.

F; "Hyunjin.. devam et"

Büyüğü durduğu için mızmızlanan beden kaşlarını çatarak konuşmuştu. Canı yanıyordu ama hissettiği zevk o kadar baskındı ki tatlı canının yanması umrunda değildi.

Hyunjin, omegasının bu haline gülümseyerek onun için durmadan kasılan deliğe biraz daha itti kendisini.

Her hareketinde yatakta kıvranan bedeni izliyor, onun tatlı mırıltılarının kulağını okşamasına izin veriyordu.

Küçüğünün yeterince kıvama geldiğini anladığında tamamen kendisini omegasının içine gömmüştü.

Aletinin başı yumuşacık duvarı ezdiğinde gözlerini kapatarak kısıkça inledi delta. Omega ise içini ezen büyüklükle durmadan sesli bir şekilde inliyordu.

F: "Hyunjin hareket et lütfen mmmhh"

Hyunjin'in penisi zevk noktasını eziyordu ve kıpırdamadan öylece durduğu için tüm vücudu titriyordu küçük olanın. İstekle kalçasını oynattığında delta memnun bir şekilde sırıttı.

Kendisini neredeyse tamamen geriye doğru çekerek sert bir şekilde omeganın içine gömüldüğünde, Felix boğazı yırtılacak kadar sert bir şekilde çığlık atmıştı.

Zevk tüm omurgası boyunca vücuduna yayılıyordu, saç tellerine kadar titriyordu.

Zevkten titreyen ellerini deltasının saçlarının arasına gömerek oraya sıkıca tutundu. Tutunmazsa zevkten bayılıp düşecek gibiydi.

F: "Hızlı.."

Omega mırıldanarak konuştuğunda delta sırıtarak başını salladı. Onun canını yakmamak için kendisini kasıyordu ama omegası sürekli daha fazlasını istiyordu.

Hyunjin kaçlasını ileri doğru iterek kasıklarını Felix'in kalçasına biraz daha bastırdı ve mümkünmüş gibi daha sert bir şekilde ezdi penisine temas eden yumuşaklığı.

F: "mmhhh"

Hyunjin tek eliyle yataktan destek alırken diğer elini Felix'in belinin altından geçirerek incecik beli koluyla sıkıca sardı. Birazdan yapacağı hareketler sevgilisinin belini incitmesin diye önlemini alıyordu.

H: "Deltan şimdi seni istediğin gibi tatmin edecek sevgilim. Hazır mısın?"

Felix ellerini, Hyunjin'in siyah tutamlarına daha sıkı sararak başını onaylar anlamda salladı. O kadar derin nefesler alıyordu ki göğsü hızla kalkıp iniyordu.

Hyunjin eğilerek önce inlemekten kurumuş dudaklara küçük bir öpücük bıraktı. Sonra ise küçüğünün hızla inip kalkan göğsüne dudaklarını bastırdı.

Felix, tam eğilip dudaklarını sevgilisinin dudaklarına uzatacaktı ki içinde hissettiği baskıyla derin bir şekilde inledi.

Delta, üstten gözlerini dahi kırpmadan omegasının altında inleyişini izleyerek hızla ileri geri hareketler yapıyordu.

Küçük olan ilk kez hissettiği bu zevk yüzünden gözlerini dahi açık tutamazken, büyüğü onun bu erotik görüntüsünü gözlerini dahi kırpmadan izliyordu.

Felix, deliğinin içinde duvalarına sürtünerek kayan penisi o kadar net bir şekilde hissediyordu ki kendisini patlamak üzereymiş gibi sanıyordu.

Büyük alet iç duvarlarını okşayarak en derinine iniyor, oradaki tatlı noktayı ezerek tekrar uzaklaşıyordu.

Hyunjin ise aletinin başında hissettiği yumuşaklıkla her seferinde daha da hırslanarak hareketlerini daha da hızlandırıyordu.

Alnındaki damarlar yüzeye çıkmış, yüzünde boncuk boncuk terler oluşmuştu. Ama yorulmaya dair en ufak tepki bile yoktu. Aksine daha da hızlanarak küçüğünü tutmasına rağmen onun yatakta sallanmasını sağlıyordu.

F: "Hyunjin, Ahhh bo-boşalmak"

Omega ne kadar konuşmaya çalışsa sürekli içini ezen alet yüzünden bir türlü kelimeleri toparlayamıyordu. Delta ise omegasının ne demeye çalıştığını çok iyi biliyordu.

Kendisini dar delikte tamamen geri çekerek nefes nefese bir şekilde tekrar aletini dibine kadar omegasının içine gönderdiğinde altındaki beden titreyerek tüm sıvısını karnına bırakmıştı.

Hyunjin, iki kolunu da ince bele sararak küçüğünü kendisine doğru çekti ve yatakta yerleri değiştirerek kendisi alta geçti ve omegasını kucağına oturttu.

Pozisyon yüzünden penis daha da derinlerine girdiğinde Felix içinde kalan sıvıyı son damlasına kadar dışarı bırakmıştı.

Yorgunluktan vücudu kapanmak üzere olsa da kollarını kucağında oturduğu deltasının boynuna sararak sıkıca tutundu ona.

F: "Mühür, mühürleneceğiz Hyunjin"

Hyunjin bu halde bile mühürü düşünen bebeğinin burnuna küçük bir öpücük bırakarak kucağındaki bedeni hafif havalndırdı ve sert bir şekilde kucağına oturttu.

İçine girdiği sıcaklık yetmezmiş gibi bir de yumuşacık dolgun kalçalar hayalarını ezdiğinde büyük beden başını geriye doğru atarak derince inledi.

Bu ona yeterli gelmemiş olacak ki, kucağındaki küçük bedeni birkaç kez daha havaya kaldırarka sert bir şekilde kucağına oturttu.

Sona yaklaştığının farkında olduğu için Felix'i tamamen kaldırarak içinden çıktı ve sert erkekliğinin üzerine geri oturtarak tüm sıvılarını küçüğünün en derinlerine bıraktı.

Hissettiği zevkle mırıldanarak deltasının göğsüne sokuldu Felix. Hyunjin'in sıcacık sıvılarının içine akışını çok net bir şekilde hissediyordu.

Bayılmak üzere olsa da kendisini ayık tutmaya çalışarak yanağını deltasının omzuna bastırdı ve mühür yerini deltasına sundu.

F: "Mühür.."

Hyunjin artık hayır diyemeyeceğini biliyordu. Ne kadar Felix'in canını yakmak istemese de onu mühürlemek zorundaydı.

Önce dolgun dudaklarını omegasının zarif boynuna bastırarak mühür yerine öpücük bıraktı. Sonra ise gözlerinin yeşile dönmesine izin vererek delta dişlerini ortaya çıkardı.

Azı dişleri sivri bir şekilde uzadığında, burnunu kiraz çiçeği kokan boyuna bastırarak kokusunu içine çekti ve kendi okyanus feromonlarının etrafa yayılmasına izin verdi.

Okyanusun ortasında, kiraz çiçekleri açmış gibiydi...

Dişlerini olabildiğince kontrollü bir şekilde omegasının boynuna geçirdi. Felix, hissettiği sızı yüzünden kısık bir şekilde inleyerek Hyunjin'in omuzlarına tutundu sıkıca.

Canı çok yanıyordu ama deltası durmasın diye belli etmemeye çalışıyordu. Hyunjin dişlerini yeterince derine sapladığında mühürün oluşması için zaman tanıdı.

Yavaş yavaş kalbinin ritmi hızlanmaya, vücutları ısınmaya başlamıştı. Ardından ise ikisi de birbirlerinin kurtlarını kendi kalplarınde hissetmişlerdi.

Felix'in gözleri de mühür sayesinde sarıya döndüğünde Hyunjin dişlerini kanattığı tenden uzaklaştırarak oraya zarif bir öpücük kondurdu.

H: "Çok acıttım dimi?"

Felix hemen başını hayır anlamında salladı ama boynunun hareketi yüzünden hemen acı saplanmıştı başına.

Deltasının dikkatini dağıtmak adına onun dudaklarına uzanarak hemen dolgun alt dudağı kendi dudaklarının arasına aldı.

Hesaba katmadığı bir şey vardı, o da Hyunjin'in gözlerinin hala yeşilin en koyu tonu olmasıydı.

Küçük olan masumca büyüğünün alt dudağını emdiğinde içinde hissettiği baskıyla duraksadı.

Hyunjin'in aleti hala içindeydi ve bu öpücükle tekrar sertleşmeye, içinde büyümeye başlamıştı.

Sesli bir şekilde yutkunarak deltasının dudaklarından uzaklaşarak onun yeşile dönmüş gözlerine baktı. Kontrolün Hyunjin'de olduğunu biliyordu ama yeşil gözler delta duygularının ortaya çıkmasının habercisiydi.

Hyunjin öylece kıpırdamadan duruyordu. Anlaşılan içindeki vahşi duyguların sessizleşmesini bekliyordu.

Felix gülümseyerek minicik ellerini Hyunjin'in yanaklarına bastırarak orayı okşadı.

F: "Senden korkmuyorum Hyunjin. Ben deltamdan korkmuyorum. Asla bana zarar vermezsin"

Hyunjin duyduklarıyla tuttuğu nefesini vererek alnını omegasının alnına yasladı. Dünya tersine dönse bile küçük çiçeğine asla ama asla zarar vermezdi.

H: "Devam edelim mi omegam? Ben sana doyamadım"

_______________

Tamam siz kendi halinizde devam edin. Yazara bu kadar yeter. Yazar sizin yerinize bayıldı.

Kalbim götümde atıyor. Smut yazmak çok zor.

Bölüm sonu

4 yorum