İyi Okumalar 🦋
________________
~hyunjin~
F: "Ya şimdi şu an gözümün içine bakarak beni sevmediğini söyle. Ya da gerçek duygularına karşı çıkmayı bırak ve beni öp!"
Dudaklarımın yan bir şekilde kıvrılmasına engel olamamıştım duyduklarımdan sonra. Felix beni yakalamıştı. Onu hissettiğimin farkındaydı ve acısını kullanarak beni buraya kadar getirmişti.
Şu an ne uyduracak bahanem, ne de onu inandıracak yalanım vardı. Ama anlatacağım gerçekler benden uzaklaşmasını sağlayacaktı. Buna emindim.
H: "Ben bir katilim Felix"
Artık hiçbir şeyi uzatmadan öylece söylemiştim. Bunu çoktan yapmalı ve yalanlar uydurmak yerine ona gerçeği söylemeliydim. Ama onun benden korkarak, nefret ederek uzaklaşması en büyük kabusumdu.
Felix benim çocukluğumun en masum anısıydı. Onu asla kaybetmek, hele ki bu şekilde kaybetmek istemiyordum.
Dudaklarımdan çıkan kelimeler onu duraksatmıştı. Gözleri kararsızlıkla titrediğinde histerik bir şekilde gülümsedim. Burunlarımız birbirine çarpacak kadar yakındık birbirimize.
Kıyafetimin eteğine sarılan ellerinin boşaldığını hissediyordum. Korktuğum başıma gelmişti işte. Beni canavar olarka görmeyen tek kişi, ilk aşkım da artık benden korkuyordu.
F: "Kandırıyorsun yine beni. Senden uzak durmam için beni korkutuyorsun"
Kıyafetime tutunan elleri tekrar sıkılaşmıştı. O parlak gözlerinin içinde bana ait olan korkuyu görmek canımı yakıyordu. En çok da bu söylediklerimin yalan olmadığı.
H: "Kandırmıyorum seni Felix. Ben kendi babamın katiliyim"
Anında omegamın göğsü hızla kalkıp inmeye başlamıştı. Kalbinin ne denli korkuyla çırpındığının farkındaydım.
F: "Yalan söylüyorsun!"
Başımı usulca hayır anlamında sallayarak ellerimi, kıyafetime tutunan küçük ellerin, ince bileklerine sardım.
Felix'in bileklerini hafif sıkarak onun sert tutuşlarını kendimden uzaklaştırdım ve bir adım daha yaklaşarak biraz daha eğildim yüzüne doğru.
H: "Yalan söylemiyorum Felix. O gece ben kendi babamı öldürdüm. Sana ulaşmak istedim ama iki sene boyunca çocuk ceza kurumunda tutuldum. Serbest bırakıldığımda ise senden uzak durmaya çalıştım. Seni de.."
Küçücük ellerini yanaklarıma yasladığında cümlemi tamamlayamadım. Öylece yutkunarak duraksadım.
Dolu gözleri cam misali parlıyordu ve gözlerinde bana karşı korku olmaması gerçeği beni nedensizce mutlu ediyordu. Oysa ki amacım onu kendimden korkutup, uzaklaştırmak değil miydi?
F: "Yine beni kandırıyorsun Hyunjin. Birini öldürdüysen iki sene ceza almazsın. Meşru müdafaa olmuştur. Adım gibi eminim. Babanın nasıl birisi olduğunu biliyorum. Lütfen daha fazla beni yalanlarla kandırma. Senelerdir senin yanında olmak için çabalıyorum Hyunjin. Bırak yanında olayım"
Beni çok iyi tanıyor olması olayları daha da zorlaştırıyordu. Devam etmek istiyordum ama yanağımdaki sıcacık ve yumuşak dokunuşlar tüm kalbimi eritiyordu. Çoğu zaman kontrol etmekte zorlandığım kurdumun şu an kediden bir farkı yoktu.
F: "Sen kaçtıkça ben seni kovalayacağım Hyunjin. Ya bana gerçekleri anlat, ya da ben seni kovalamaya devam edeyim"
Gözlerim istemsizce yaşarmaya başladığında bakışlarımı gözlerinden kaçırdım. Belki de Felix çocukluğumda beni bulmasaydı ben herkesin korktuğu o delta olacaktım.
Bugün kurdumu azıcık bile kontrol edebiliyorsam bunun nedeni Felix'in kalbime yerleştirdiği sevgiydi. Onun yanında olmak belki de beni daha iyi yapacaktı.
Ama aynı zamanda korkum da onun yanında olmaktı. Onu azıcık incitmek bile beni it gibi korkutuyordu.
F: "Bırak eskisi gibi olalım. Bırak kalbimizdeki aşkımız tekrar filizlensin Hyunjin. Katil olman bile umrumda değil."
Sol gözünden bir damla yaş çilli yanağından usulca süzüldüğünde bakışlarım o damlacığa kaydı. Karar veremiyordum.
Ona teslim olmakla.. ondan kaçmak arasındaki o ince çizgideydim.
F: "Hem bana söz vermiştin unuttun mu? Hep yanımda olacağına dair söz vermiştin. Mühürlü eşler olacağımıza dair söz vermiştin!"
Sitem eder bir şekilde kaşlarını çatarak konuştuğunda istemsizce saniyelik olarak dudaklarım kıvrılmıştı.
Bazen büyüdüğüne inanamıyordum. O tatlı mimikleri bana küçük sarı kafa omegamı hatırlatıyordu.
F: "Ne o yoksa koskoca delta verdiği sözü tutamayacak mı!?"
Beni kışkırtmak istediğinin farkındaydım. Bu sefer gülüşümü ondan saklamayarak dudaklarımı iyice kıvırdım. Artık ondan kaçış yolum yoktu.
Onu o kadar çok seviyordum ki senelerdir tek bir detayını bile unutmadım. Ona o kadar çok aşığım ki seneler sonra ilk kez karşıma çıktığında kurdum ona daha da çok bağlandı. O kadar çok ki.. aramızda mühür olmamasına rağmen onu tüm kalbimle hissediyordum.
F: "Ha tutamayacaksan sözlerini, söyle de biz de deltayı gözümüzde o kadar da büyütme-"
Kalbimdeki duygulara teslim olarak kurnaz cümlesini tamamlamasına izin vermeden elimi çilli yanağına yaslayarak onu kendime doğru çektim ve az önce saniyelik olarak dokunduğum dudaklara, dudaklarımı bastırdım.
Dudaklarımla, dolgun dudaklarını ezdiğim beden anın şokuyla titrediğinde diğer elimi de sıkıca onun beline sararak kiçücük vücudunu biraz daha kendime doğru çektim.
Uzun parmaklarım bel kıvrımını sıkıca kavrarken dudaklarımı biraz daha bastırdım sıcacık dudaklarına.
Kalbimden başlayarka tüm vücuduma yayılan sıcaklık, senelerdir kalbime gömdüğüm duyguların tekrar vücudumu ele geçirmesini sağlıyordu.
Ve ben bu sefer bu duygulardan korkmayacaktım..
Dudaklarımı yavaşça aralayarak omegamın heyecandan titreyen alt dudağını kendi dudaklarımın arasına alarak yavaşça emdim.
Uzun süre birlikte olmamıza rağmen ona asla bu kadar yakın davranmamıştım. Ve bu öpücüğü ona daha önce vermediğim için çok pişmandım.
Elleri kıpırdanarak boynuma sarılmaya çalıştığında biraz daha eğilerek ona kolaylık sağladım ve dudaklarımın arasındaki alt dudağı emmeye devam ettim.
Omegamın ince beline sarılı olan elim sayesinde tüm vücudunun yandığının ve titrediğinin farkındaydım. Öyle ki yer yer üst dudağımda olan dudakları kıpırdıyor, sonra heyecanla duraksıyordu.
Sesli bir şekilde alt dudağından uzaklaşarak üst dudağını dudaklarımın arasına aldığımda bu sefer kendisi göğsüme biraz daha sokuldu.
Alt dudağımı onun küçük dudaklarının arasında hissettiğimde içinde büyüyen isteği bastıramayarak bu sefer biraz sert bir şekilde emdim üst dudağını.
Öpüşme seslerimiz boş ormanda yankılanırken elimin altında titreyen bedeni daha fazla nefessiz bırakmamak adına son kez üst dudağını sesli bir şekilde emerek uzaklaştım.
Artık ondan uzak durmam imkansızdı..
Küçük omegam göğsünü şişirerek gözleri kapalı bir şekilde nefes almaya çalışırken alnımı onun alnına yasladım sırıtarak.
Emerek kızarttığım dudaklarını aralayarka derin nefesler alıyordu. Hala gözlerini açmadığı için bu fırsatı değerlendirerek onu uzunca süzdüm. Lakin ona açıklama borçlu olduğum için sessizliğimi uzun süre koruyamadım.
H: "O gece babam her zamanki gibi sinir krizi geçiriyordu. Alt kattan sesler duyduğumda aşağı inmedim. Her zamanki kavgaları zannettim. Lakin aniden bağırışmalar durduğunda odamdan çıkarak mutfağa geçtim.."
Konuşmaya başladığım için titrek bir şekilde kirpiklerinin altında bana baktı. Kızaran yanakları onu ısırmak istememe neden oluyordu. Karşıma geçip beni öpmeye çalışan oyken şimdi kendisi utanıyordu.
Bu anıları anlatmak benim için zordu ama Felix'e anlatmak zor değil de üzerimdeki ağırlığı alıyordu sanki.
H: "Mutfakta annemi kanlar içinde yatarken buldum. Babam ise elindeki bıçakla öylece dikiliyordu. İkisi de bana iyi davranmamışlardı ama annemi öyle görmek.. babam üzerime koştuğunda beni de öldürmeye çalışacağını biliyordum"
Anlattıklarım yüzünden dudaklarını büzdüğünde kendi dudaklarımı sıkıca birbirine bastırdım. Önce her şeyi anlatmalıydım ama o böyle bakarken onu daha çok öpmek istiyordum.
H: "O an seni düşündüm. Ölmekten korkmadım Felix. Sensiz kalmaktan, senin yanında olamamaktan korktum. O gün ilk kez kurdum aldı kontrolü. Kendisini korudu sadece senin için. Senin yanında olabilmek için. Evdeki kamera kayıtlarına bakıldığında her şey ortadaydı. İki sene boyunca psikiyatri hastanesinde tutuldum"
Boynuma sarılı olan kolları oradan kalkarak minik elleri tekrar yanağıma yaslandığında dolu gözlerimi kırpıltırarak gülümsemeye çalıştım.
F: "Hepsi geçti Hyunjin. Ben senin hep yanında olacağım. Seni asla bırakmayacağım. Ben senin ailen, her şeyin olacağım"
İki kolumu da beline sararak onu sıkıca kollarımın arasına çekerek göğsüme bastırdım ve sarıldım. Zaman kaybetmeden burnumu sarı, yumuşacık saçlarının arasına daldırarak kokusunu ciğerlerime çektim. Kaç senedir hasretiyle kavruluyordum bu kokunun..
H: "Sen zaten benim her şeyimsin Felix. Ama ya sana da zarar verirsem.."
F: "Bana asla zarar vermezsin Hyunjin. Sevgi zarar vermez, iyileştirir"
__________________
Şükürler olsun..
Sizi kavuşturacağız diye götümüzü yırttık burada beeee
