İçeriğe geç

FINDIK GÜZELİ-Yarı texting

Bölüm 39 · 5 dk okuma

FINDIK GÜZELİ-Yarı texting

Bölüm 39

OLMAZ

Kahkahalarımı zor zapdedip "olum fotoğrafta çok iyi çıkmışsın lan." Dedim. Selin'le karşılıklı fotoğrafa bakıp gülüyorduk. Recep yanımızda somurtmuş bize bakıyordu. Recep'i cimciklediğim sırada Selin fotoğrafı çekmişti.

Recep'in ağzı 2 metre açık ve gözleri karaya vurmuş hamsi gibi pörtlemişti. 2 saattir buna gülüyorduk.

Recep, "off Zeyno nasıl cimciklediysen artık sırtım çok acıyor. Koptu yaa." Dedi mızmızlanarak. Hemen Selin gülmesini durdurdu ve "çok mu acıdı canın?"Diye sordu.

Recep, Selin'in sorusundan sonra yüzündeki hoşnutsuzluk ifadesini sildi ve "sen sordun ya geçti şimdi." Dedi ve aptal bir sırıtış koydu yüzüne. Selin, Recep'in bu dediklerine şaşırdı. Birkaç saniye sonra kızardı.

"Öggg kusacağım şuraya.Recep bu lafları nerden öğrenmiş ya. Bunların zamanı geçti bi kere abiiii."

"Az önce Recep Selin'e mi yavşadı iç ses?"

"Ne yavşaması direk kıza ışınlandı la."

"He yaa."

O sırada arkadan Atlas abi, Selin'i çağırdı. Selin, yiğit amcanın arabasına bindi. Ben ve Recep ise bizim arabaya bindik. Sıradaki durağımız Mavi Göldü. Oraya doğru yola çıktık. Kısa bir süre sonra vardık.

(Mavi Göl)

Arabadan indik. Eda teyzeler etraflarına bakmaya başladı. Eda teyze "ne kadar güzel bir yer? Şu suyun rengine bakın." Dedi. Diğerleri de beğeni dolu nidalar çıkardılar. Burada da birkaç fotoğraf çekindik ve geri arabaya bindik. Diğer durağımız travertenlerdi.

(Göksu Travertenleri)

Arabalardan indik. Saat daha erken olduğu için kimse yoktu. Merdivenlerden inmeye başladık. Gelmişken ayaklarımızı suya sokmamak olmazdı. Yolun yarısında ayakkabılarımızı çıkardık ve paçalarımızı sıyırdık. Ben elimle elbisemi yere değmesin diye tutuyordum.

Yer hafifçe kaygandı. Atlas abi, Eda teyzenin koluna abimde annemin koluna girmişti. Düşmemeleri için yavaşça yürüyorlardı.

Selin, ben, Kıvanç ve Recep onların önüne geçtik. Babam ve Yiğit amca en arkadan geliyordu. Bir anda ayağım kaydı. Yakınımda Selin olduğu için onu tuttum ve çektim. Selin, benim ani çekmemle sarsıldı.

Dengesini biraz olsun düzeltti. Düşmeyeceğiz diye sevinmişken Selin, bana doğru kaydı. Ben de kendi dengemi sağlayamadım ve geriye doğru düşmeye başladım.

"Aayyy!!"

"Aaaa!!"

Selin'le aynı anda çığlık attık. Aha güzelim kalçam gidiyor derken arkadan biri tuttu beni. Sırtım sert bir şeye yaslıydı. Selin'e baktığımda o da düşmemişti. Onu da biri arkadan tutmuştu. Kulağımın arkasında sıcak bir nefes hissettim. "Daha dikkatli ol Zeynep." Dedi, Kıvanç.

Hemen yaslandığım yerden kalktım ve "sağ ol." Dedim. Kızarmış yanaklarımı görmesin diye sanki az önce düşecek ben değilmişim gibi hızla aşağı indim. Kıvanç arkamdan "yavaş gider misin? Bak bu sefer gerçekten düşeceksin. Bu sefer seni tutamam." Dedi ve peşinden gelmeye başladı.

Hızlıca ayaklarımı suya soktum. Arkamdan hızla kıvançta ayaklarını soktu. Hızlıca geldiği için etrafa su saçıldı. Birkaç su damlası elbiseme geldi. Kızgın bir yüzle Kıvanç'a baktım. Kıvanç bu halime kahkaha attı.

"Çok mu komik?" Diye sordum.

Kıvanç kahkahalarının arasından "Evet." Dedi.

"Ben şimdi gülmeyi gösteririm." Dedim ve ayağımla suyu Kıvanç'a doğru sıçrattım. Su damlacıkları Kıvanç'ın eşofmanına damladı. Kıvanç kahkahasını sonlandırdı. Bu sefer ben gülmeye başladım.

"Son gülen iyi gülermiş." Dedim. Kıvanç, şimdi bitin sen der gibi bana baktı. Bir şey yapacağını anladım ve suyun içinde kaçmaya başladım. Arkamdan Kıvançta gelmeye başladı. Travertenin en köşesine sıkışmıştım. Hemen arkamı döndüm.

İleriye atılıp kaçamadan Kıvanç geldi. Tatlı olduğunu düşündüğüm bakışlarla Kıvanç'a baktım. Kıvanç yavaş adımlarla bana yaklaşıyordu. Ben de geriye adımlamaya başladım. O geldikçe ben geri gidiyordum.

Kıvanç bana yaklaşmak için ayağını kaldırdı. Ben de geriye doğru adım atacakken ayağım boşluğa geldi. Panikle çırpınmaya başladım ve refleksle gözlerimi kapattım. Kıvanç aceleyle öne atıldı ve beni belimden yakaladı.

Gözlerimi yavaşça açtım. Kıvanç'ın yeşillerinlerindeki korkuyu direk gördüm. Bana öyle bakıyorduki sanki bana bir şey olsa dünyayı yıkacakmış gibi. Kalbim adrenalinden kaynaklanlı çok hızlı atıyordu. Ya da ben öyle düşünüyordum.

Bedenim aşağı doğru eğikti ve saçlarım aşağı sallanıyordu. Kıvanç, beni kendine çekerek doğrulttu. Kısık sesle "teşekkür ederim Kıvanç. Tutmasaydın beni aşağıdaki dereyi boylamıştım şuan." Dedim ve dereye çatık kaşlarla baktım.

Kıvanç, "ya tutamasaydım ne olurdu? Ya zamanında yetişmeseydim. Sana bir şey olsaydı?" Dedi, çatık kaşlarla. Kıvanç benim için edişelenmiş miydi? Gözlerim canlandı ve heyecanlandım. Ağzımdan istemsizce bu soru çıktı.

"S-sen benim için endişelendim mi?"

"Yani evet, hayır. Yani Selime teyzeye ne derdim? Sonuçta benim yüzümden düşebilirdin. Onun için yani." Dedi.

Hayal kırıklığıyla Kıvanç'a baktım. Salak Zeynep, sen de neler düşünüyorsun ya. Seni mi önemsesin. Kendi kendime kızdım. Hâlâ Kıvanç'ın kollarındaydım. Annemlerin yanına gitmek için kollarından çıkmaya çalıştım.

Kıvanç izin vermedi. Hatta daha da kendine yaklaştırdı. Kol kasları belirginleşti. Benden baya güçlü olduğu için gidemiyordum. Kıvanç'a şaşkınlıkla baktım ve debelenmeye devam ettim.

"Yanlış bir şey mi söyledim Zeynep?" Dedi şüphelenmiş bakışlarla.

"Yoo ne alakası var? Annemlerin yanına gideceğim bırakır mısın?"

"Olmaz."

Kıvanç'ın yüzüne şok olmuş bir şekilde baktım.

"Ben yanlış mı duydum?"

Kıvanç gözlerini benden kaçırdı. Ne diyeceğini bilmiyor gibiydi. Bir elini kaldırdı ve ensesini kaşımaya başladı.

"Doğru duydun olmaz çünkü.." Kıvanç devamını getiremeden arkadan Recep bağırarak "lannn bensiz su savaşı yaparsınız ha? Alın sizeee!!" Dedi ve koşarak gelmeye başladı.

Ahh tam sırası mıydı Recep gelmenin? Acaba Kıvanç ne diyecekti? Offf ama ben sıkıntıdan patlarım. Bu sefer gitmem için kollarını açtı Kıvanç. Aceleyle Kıvançtan uzaklaştım.

Recep, yanımıza su sıçrata sıçrata geldi. Arkasından da kızarmış yanaklarla Selin. Kim bilir kıza neler söylemişti de bu hale getirmişti. Recep, beklenmedik bir anda elini suyun üstüne koyarak benim ve Kıvanç'ın tarafına su sıçrattı.

"Yaa ne yapıyorsun portakal kafaaa. Bunu sen istedin." Diye bağırdım. Bu sefer ben de Recep'e karşılık verdim ve su sıçratmaya başladım. Benim peşime Kıvançta su sıçrattı Recep'e.

Recep, 2 kişiye tek kişi olduğunu fark edince telaşla geriye çekildi. Arkasını döndü ve Selin'i görümce, "Selin yardım et. Bunlar beni hep ıslayacak." Dedi.

Selin hemen Recep'e yardımcı oldu. Şimdi 2 ye 2 olmuştuk. Recep, Selin'e gözleriyle beni işaret etti. Ne olduğunu anlayamadan ikisi de bana su sıçratmaya başladılar. Ellerimi yüzüme siper etmek için kaldırdım. Bu yüzden su sıçratamadım Selin ve Recep'e. Bu halime Recep kocaman kahkaha attı.

"Yaa ama niye bana yaa. Kıvanç'a yapın." Dedim. Kısa bir süre sonra yüzüme gelen sular kesildi. Ne olduğunu anlamak için elimi yüzümden çektim. Karşıma direk Kıvanç'ın omuzları çıktı.Ben ıslanmayayım diye önüme geçmişti.

Kıvanç kafasını arkaya çev

irdi ve "Artık ben ıslanıyorum. İstediğiniz olduğumu Zeynep hanım." Dedi ve göz kırptı.

~Bölüm sonu~

Bölüm sonu

3 yorum