İçeriğe geç

FINDIK GÜZELİ-Yarı texting

Bölüm 20 · 3 dk okuma

FINDIK GÜZELİ-Yarı texting

Bölüm 20

YENGE BULMACA

Yemekten sonra Recep'e mesaj attım ve bize gelmesini söyledim. Şuan ellerimizde çay, dışarda evin yanındaki çardakta oturuyorduk.

Ayağımın dibinde, Afacan sütlü ekmek yiyordu. Sohbet bulamadığız için etrafta çay höpürtüsü, çekirdek çitleme sesi ve arada geçen araba sesi duyuluyordu.

Bir süre sonra Recep "karşı eve birileri mi taşındı? Araba var evin önünde." Dedi. "Haa ben sana söylemeyi unuttum ya. Karşı eve birileri taşındı." Dedim ve tanışma hikayemizi kısaca anlattım.

"Kızz bunlar zengin o zaman. Baksana altındaki arabaya. Son model." Dedi.

"Ee yaniii"

"Var mıdır ki onlarda, benle yaşıt bi kız? Sap kaldım sap gideceğim bu gidişlee. Ooooff Zeyno" Dedi Recep.

"Bilmem, şuana kadar bizle yaşıt bir kız görmedim. Üzülme be portakal kafa,ben de sapım. Ama sana yakışır bir sevgili bana ise yenge bulacağım. Sen hiç merak etme o iş bende. Hatta şimdi aramaya başlıyorum." Dedim kararlı bir şekilde.

Hemen telefonumu çıkardım ve instagrama girdim. Orda, takipleştiğim kızlara bakmaya başladım.

"Bak şu Hatice var nasıl? Ama bizden 3 yaş büyük. Eli yüzü düzgün. İyi kızdır." Dedim ve Hatice'nin fotoğrafını Recep'e gösterdim.

"İyi de bu üniversiteyi Adana da okuyor. Ben uzak mesafe ilişkisi istemiyorum. Zor bee." Dedi Recep.

"Lan mal. Sanki bunu yaşamışsın gibi konuşma. Senin hiç sevgilin olmadıki. Denemeden öğrenmezsin zor olup olmadığını."

"Off üşenmiyorum uğraşmaya. Hadi başkasına geç."

Recep'e gözlerimi devirdim ve başka bakmaya başladım.

"Şu var ya 10. Sınıflı Defne. Bu nasıl? Minyon tipli bir kız ama senle yakışır."

"Yok bee Zeynoo. Bu, ben her şeyi biliyorum havalarında olan ama hiçbir şey bilmeyen kız değil mi?"

Başımla onayladım ve başkasına geçtim.

"Elif var 12. Sınıflardan. Babası zengin bi de Allah var kız çok güzel. Bi ben değil ama" Dedim, kendimi överek.

"İşin içine kendini de katmasan şaşırırdım Zeyno yaa. Ve cevabım hayır. Çünkü kız pickme ve parasıyla çok hava arıyor. Tatilde, çarşıda gördüm. Dilencinin, para topladığı karton kutusuna basıp bi de ııyyy iğrenç şeyler dedi ve gitti. Zaten kızı sevmiyordum. Bu olaydan sonra nefret etmeye başladım." Dedi Recep.

"Neee bak sen yelloza. Asıl o iğrenç ve pisliğin teki. Dolayacaksın eline saçını, döveceksin bi güzel sonra görecek pislik kimmiş. Önceden söyleseydin bu olayı, hiç göstermezdim sana bunu." Dedim ve diğer kızlara bakmaya başladım.

"Bizim, çarşıdaki mahalleden Halime var. Bizimle yaşıt. Sporcu. Bak fotoğraflarına." Dedim ve fotoğrafları gösterdim.

Çoğu fotoğrafında kısa kollu giyinmişti ve kol kasları baya vardı. Recep yutkundu ve içine kaçmış sesiyle "en ufak bir hata yapsam bu beni hastanelik yapar. Yok yok kalsın." Dedi. Bu haline kocaman kahkaha attım.

"Meryem var. Uzun boylu, gözlüklü bir kız. 10. Sınıf. Okulun kütüphanesinde görmüşsündür illa. Çok zeki. Belki sevgili olursan seni de çalıştırır. İyi bir üniversiteyi kazanırsın."

"Mantıklı ama kız ders çalışmaktan bana vakit ayıramaz ki. Ben mi derslerin mi desem direk derslerini seçer. Onun için direk eliyorum." Dedi Recep.

2-3 tane daha kız gösterdim ama herbirine bir neden buldu ve istemedi.

"Oooff Recep yeteerr. Bi beğenmedin. Hiç yardımcı olmuyorsun bana amaaa. Böyle yaparsan sana nasıl yardımcı olabilirim."

"Yaa Zeynoo. Ben böyle, seç beğen al gibi olmasını istemiyorum. Ben aşık olmak istiyorum. İlk ona tutulmak, hissetmediğim duyguları ona bakınca hissetmek istiyorum. Onu görmek için her türlü şeyi yapmak, o güldüğü zaman dünyaların benim olmasını istiyorum. Çok şey mi istiyorum Zeynoo." Dedi ve kafasını, omzuma yasladı.

"Ahh lann, benim portakallı kekim. Ben de bu duyguları hissetmek istiyorum ama olmadı. Allah inşallah ilerde verir."

Dedim ve saçlarını sevmeye başladım.

~Bölüm sonu~

Bölüm sonu

2 yorum