İçeriğe geç

FINDIK GÜZELİ-Yarı texting

Bölüm 13 · 3 dk okuma

FINDIK GÜZELİ-Yarı texting

Bölüm 13

KÜÇÜK HANIMEFENDİ

Odaya girdiğimizde, odanın bir duvarının yarısı kitaplıktı. Yatak, komidin ve çalışma masası da vardı. Kıvanç "ilk önce ben perdeleri takayım. Sen de kitapları yerleştir. Sonra da yorgana nevresimi geçiririz." Dedi

Kitap kolileri pencerenin önündeydi. Onları almak için oraya gittim. Pencereden karşıya baktığımda "Aa senle odalarımız karşılıklı. Tabi aramızda yol var ama." Dedim.

Başını sadece sallamakla yetindi. Kitapları dizmeye başladım ama en üst rafa uzanamıyordum. Ayak parmaklarımın üstüne basarak uzanmaya çalıştım.

Kitabı da parmaklarımın ucuna alıp rafa ittirmeye çalıştım. O sırada kulağımın arkasında bir nefes hissettim. "Ne o? Boyun yetmiyor mu küçük hanımefendi." Dedi Kıvanç.

İşime o kadar odaklanmıştım ki hangi ara arkama geçtiğini duymamıştım. Sol elini benim ile dolap arasına koydu. Sağ elini de,benim elimde olan kitaba uzanıp rafa yerleştirdi. Bunu yaparken omuzlarım onun göğsüne biraz sürttü.

Zorla yutkundum ve "birazcık daha uzansam yetişiyordu bir kere." Dedim . Ağzının içimden hımmm sesi çıkardı ve geri çekildi. Geri çekilmesiyle omuzlarım sanki boşluğa düşmüş gibi hissettim.

Arkamı döndüğümde perde takılmıştı. "Hadi nevresimleri geçirelim." Dedi Kıvanç. Yorganının nevresimini geçirdik. Sıra yastıklardaydı. Sağ omzum, yastık darbesiyle ileriye düştü.

"Sen,bana yastıkla mı vurdun?" Dedim ve meydan okurcasına kaşımı kaldırdım. Sinsi bir gülüşle kafasını salladı ve aynı anda yastıkları çarpıştırdık.

Olanca gücümle Kıvanç'ın kafasına vurdum. "Heeyyy bu ağır oldu ama." Diye isyan etti. Kahkaha attım ve bu sefer koluna vurmaya başladım. "Bunu başlatmadan önce düşünecektin." Dedim.

Kıvanç, canımı acıtmamak için yavaş vuruyordu. Bense ona hiç acımayıp vuruyordum. Ben durmaya çalıştım ama Kıvanç durmayınca yastığını tuttum ve kendime çektim.

Kıvançta kendine çektiği için yastık çatıracak ortadan ikiye ayrıldı. Yorganın içindeki bütün yünler havaya uçuşup yere düştü. Şok olmuş bir şekilde "al işte ne yaptın. Her yer yün oldu. Eda teyze görmesin burayı." Dedim.

"Annem görmeden toplarız." Dedi. "O zaman biraz daha eğlenebiliriz." Dedim ve yerde olan yünleri kucaklayıp havaya attım. Bir süre bunu tekrar tekrar yaptım. Kıvanç, camın önünde olan masaya yaslanmış, benim bu halime gülüyordu.

Benim her yerim yün olmuştu ama Kıvanç'ın olmamıştı. Aklımdan geçen hınzır düşünceleri devreye soktum. Biraz yün aldım ve Kıvanç'a koşmaya başladım.

Koşmaz olaydım. Yerde duran birkaç yünlere basıp ayağım kaydı. Geriye düşmeye başladım. Refleks olarak gözlerimi kapattım ve düşmeyi bekledim.

Ama sıcak kollar beni sardı ve düşmemi engelledi. Gözlerimi açtım ve tam dibimde olan Kıvançla karşılaştım.

"Aklından kötülük geçerse olacağı bu. Allah çarptı işte."

"Vallaha öyle iç ses."

Kıvanç'ın ılık nefesi, tenimi gıdıklamasıyla iç sesle oyalanmadan Kıvanç'ın gözlerine baktım. Buram buram kokan parfümü, içimi şenlendirdi. Gözlerim saçlarına kaydı. Saçlarında beyaz yünler vardı.

Hiç düşünmeden, elimi saçlarına götürdüm. Saçları, göründüğü gibi yumuşacıktı. Birkaç yünü alıp yere attım. Bu an bitmesin diye diğer yünleri yavaşlıkla aldım. Saçlarının parmaklarımı gıdıklaması çok hoştu.

Son yünü alırken, saçını hafifçe okşadım. Bu hareketi yaptıktan sonra Kıvanç yutkundu. Gözlerimi geri gözlerine çevirdim. Gözleri canlanmıştı.Sanki ormanlarında yangın vardı. Yeşilleri alev alev yanıyordu.

Bu sefer o elini kaldırdı ve saçlarıma uzattı. Parmakları, saçlarıma değince istemsizce gözlerimi kapattım. Yünleri saçlarımdan arındırırken içimde bir şeyler ısındı.

Sonunda gözlerimi açtım. Kıvanç direk "Neden koştun? Seni tutamayıp düşebilirdin ve bir yerini incitebilirdin." Dedi.

"Saçlarına yünleri atacaktım ve çok komik gözükecektin." Dedim masum düşündüğüm bakışları atarak. Kaşlarını kaldırdı ve " ama atamadın." Dedi. Kafamı hayır anlamında salladım ve "yanına gelip atmadım ama dolaylı yoldan saçların yün oldu." Dedim az önce Kıvanç'ın saçlarından aldığım yünleri işaret ederek.

Kafasını aşağı yukarı sallayarak güldü ve "haklısın. Hadi annem görmeden toplayalım." Dedi. Yerdeki yünleri kucakladık ve tam yeni kılıfına koyacaktık kı aniden kapı açıldı.

Kapı eşiğinde annem ve Eda teyze ağızları şaşkınlıktan açılmış bir şekilde yere bakıyordu.

~Bölüm sonu~

Lütfen kalbe basmayı unutmayalım. Seviliyorsunuz ben kaçaaarrr🫶🏼

Bölüm sonu

2 yorum