İçeriğe geç

FINDIK GÜZELİ-Yarı texting

Bölüm 12 · 3 dk okuma

FINDIK GÜZELİ-Yarı texting

Bölüm 12

ÇOK GÜZEL GÜLÜYORSUN

Üst üste olan kolilerden birisini almak için kolilerin yanına gittim. O sırada Kıvanç "en üsteki çok ağır. Sen alttakini al. Hem parmağın sakat senin. İstersen sen hiç taşıma. Biz taşırız" dedi.

"Aaa olur mu öyle şey. Hem parmağım kopmadı ya. Önemli değil. Acımıyorda taşırım taşırım." Dedim ve üsteki koliyi aldım. Kıvanç'ın dediği kadar varmış yaa. Koli çook ağırdı.

Ama geri bırakıp Kıvanç'ın ağzına düşmemek içim hiç istifimi bozmadım. Ona döndüm ve gülümseyip "bak hiç ağır değilmiş. Çok hafifi yav." Dedim .

Yavaş yavaş adım atmaya başladım. Her adımımda dizlerim daha çok kırılıyor ve aşağı sarkıyordum. Kıvanç arkamdan kıkırdadı ve "ben de deneyeyim hafif mi değil mi diye." Dedi ve elimden koliyi aldı.

Koliyi tutunca kol kasları baya gerildi. Onunda biraz zorlandığı belliydi. Alayla, "Baya hafifmiş ama yinede ben eve kadar götüreyim." Dedi ve eve yürümeye başladı. Arkasından bağırarak "ben onu tek elimle götürürüm ne var onda. Ben götürürdüm de sen çok ısrar edince bıraktım yoksa." Dedim

Arkasını dönmeden "tabi tabi yapardın." Dedi. Daha hafif bir koli alıp Kıvanç'ın peşinden gittim.

Çoğu koliler eve götürülmüş geriye 3 koli kalmıştı. Diğerleri benden önce kolilerini alıp gitmişti. Geriye kalan 3 koliye baktım ve gidip gel olmasın diye tek seferde götürürüm diye düşündüm.

Üçünü üst üste koydum ve kaldırdım. Çok ağır olmamışlardı ama bu seferde önümü göremiyordum. Bir şekilde etrafa çarpmadan evin kapısına kadar geldim.

Kıvanç orda yere kolisini bırakmış ayakta bekliyordu. 3 koli taşımak beni çok yormuştu. Hemen kolileri yere bıraktım. Bırakmamla beraber Kıvançtan boğuk bir ah sesi çıktı.

Hemen Kıvanç'ın baktığı yere baktım. Bir de ne göreyim. Kolileri Kıvanç'ın sol ayağının üzerine bırakmışım. "Ayy çok özür dilerim. Hemen alıyorum kolileri." Dedim

Kolileri alıp başka yere koydum ve Kıvanç'a baktım. Kaşlarını çattığı için çok komik gözüküyordu. İstemeden ağzımdan kışkırttılar kaçtı. "Sen gülüyor musun?" Diye sordu

"Yooo ne alakası var." Dedim ve gözlerimi etrafta gezdirmeye başladımz Bana bakıp kaşlarını, öyle mi dermiş gibi kaldırdı. Yine yüzü komik olmuştu. Kıkırtılarımı tutmak için dilimi ısırmaya başladım.

Benden bir şey alamayacağını gören Kıvanç arkasını döndü ve sol ayağını kaldırarak zıplayarak yürümeye başladı. Bu sefer gülmemi tutamadım ve kahkaha attım.

Benim kahkahamı duyan Kıvanç hemen arkasını döndü ve gözleri gülüşüme takıldı. "Ne bakıyorsun öyle. Yüz ifaden çok komikti. Sen de görsen gülerdin." Dedim kahkahalarımın arasından.

Gözleri hala gülüşümdeydi. Bir süre sonra bana, kısa bir tebessüm etti ve "çok güzel gülüyorsun." Dedi.

Kurduğu cümleden sonra gülüşüm durdu. Kalp atışlarım hızlanmaya başladı. Dudağımın kenarını ısırdım. Kızarmış yanaklarımı saklamak için hemen burdan gitmeliydim.

Sessizce teşekkür ettim ve hızlıca annemleri yanına gittim. "Evettt hanımlar kolileri taşıma işi bitti." Dedim

"Ne çabuk bitirdiniz kuzum." Dedi annem.

"Tabii ne sandın anneciğim. Senin bu güçlü, hızlı ve güzel kızın diğerlerinden daha çok çalıştı. Son seferde 3 koliyi aynı anda taşıdım. Onun için çabucak bitti."

Odaya gelmiş olan Kıvanç "pekte mütevazisin bakıyorum. Sanki biz hiç yardım etmedik." Dedi.

Ona dönüp "tamam sizde bir iki şey yaptınız ama benim kadar olamazsınız." Dedim. Annem ve Eda teyze gülmeye başladı.

"O zaman bu hızlılığını eşya yerleştirirken de bekliyorum. Evin tümünün bitmesi için odaları 2 şer kişi yerleştirsin. Oğlum, sen Zeynep'le odanı yerleştir. Biz Selimeyle mutfağı, abin ile babanda oturma odasını yerleştirirler. Sonra biz babanla yatak odamızı yerleştiririz." dedi.

Kıvanç başıyla onayladı ve onu takip etmem için el işareti yaptı. Ayağının sızısı geçmiş o

lmalı ki sekerek gitmiyordu.

~Bölüm sonu~

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.