İçeriğe geç

Fesupanallah

Bölüm 9 · 5 dk okuma

Fesupanallah

Bölüm 9

Korkarım vallah

.

.

.

Dudaklarının arsındaki zehir parçasının bitmesiyle eli yine cebindeki pakete gitmişti aptal kıvırcığın. Paketi aldığı gibi hayat suyuna ulaşmak için daldırmıştı bu kez parmaklarını içine fakat paketin yüzüne dahi bakmadığı için incinmiş parmakları incir ağacında çiçek aradığı gibi paketin içinde yeni bir dal arıyordu. En sonunda gözlerini sapsarı güneşin yer edindiği denizleri kıskandıran masmavi gökyüzünden çekebilmeyi akıl edebilmişti. Zihnini karıştıran kişiyi onu anımsatan şeylerle düşünmek daha cazip gelmişti saçı kıvırcık olana. Kahverengi irisleri sonunda boş pakete ilişince ise salaklığına sövüp sinirle paketi buruşmuş ve hemen ilerisindeki çöp kovasına fırlatmıştı. Dönüp de çöpe girip girmediğine bakmasa da çöp kovası boş bir tenekeden olduğu için paketi attığı gibi çıkan tok sesten isabetli bir atış yaptığını anlamıştı.

Kapı pervazında sessizce onu izleyen Semih ise çocuğun sigarası bitince salak salak boş paketi aramasından beridir sessizce gülüyordu. Bir başkası olsa çoktan kendisini farketmişti lakin Barış, zihnini meşgul eden şeyleri düşündüğü için etrafından bir hayli bağımsızlaşmıştı. Buruşturduğu paketi gelişigüzel atmasına rağmen başarılı bir şekilde çöp kovasına sokmayı başardığında ise Semih bir hayli şaşırmış ve karşısındaki çocuğun kendini farketmeyecek kadar dalgın olduğunu anlamıştı. Bir süre daha kıvırcığın gökyüzünü izlemesini izledikten sonra sıkılmış olacak ki Sigarasından son kez bir nefes alıp çimene ilerlemeden önceki beton zemine atmış ardından söndürmek için üzerine basarak ezmişti. Barışın yanına gidecem diye Almanya'yı yakmak istemezdi. (KARAGÜMRÜK YANIYOR POLİS BENİ ARIYOR)

Aklına gelen fikirle gülümseyerek alkış yapmaya başladı sarışın oğlan. Kıvırcığa doğru ilerlerken sırıtıp alkışlıyordu. Kıvırcık ile yakınında

yükselen alkış sesiyle daldığı yerden çıkmış kafası karışmış bir şekilde attafına bakındı. Arkasına dönmesiyle gülümseyip ona bakarak alkış yapan bir sarı kafa görmenin bekledikleri arasında olduğu söylenemezdi. Afallamış bir şekilde karşısındaki sarışına bakıyor onun burada ne aradığını anlamaya çalışıyordu. Sarışın ise karşısındaki kıvırcığın gerçekten aptal aptal kendisine bakmasıyla daha çok sırıtmaya başlamıştı. En sonunda kıvırcığın dibine yanaşmış gözleri istemsizce kıvırcığın avuç içlerine kaymıştı. Ellerinin kanadığını gördüğü için aklı zaten oradaydı ve bu konu hakkında ufak bir müdahalesi de olacaktı. Kıvırcık çocuk ise hala öküzün trene baktığı gibi sarışına bakmaktaydı ki arkadaşlarının değimiyle "hayvanat" olduğu için bu normal kaçıyordu. Sarışın çocuk sonuçta bakışlarını çocuğun ellerinden çekebilmiş yüzüne bakmak için bakışlarını yukarı çıkarmıştı ki halihazırda kendisine bakan bir barış görmeyi beklemiyordu. Derince yutkunup kurumuş solgun dudaklarını diliyle ıslatarak kendisini yapacağı alaylı konuşmaya hazırladı. Bakışları zaten sarışının yüzünde olan barış ise çocuğun yutkunmasıyla hareket eden adem elmasında ve diliyle ıslattığı için parlak bir görünümün almış dudaklarında esir kalmıştı.

Semih : "Basketbolcu olmayı düşünür müsün Barış abi?"

Barış : " Ha?"

Gözleri dudaklarında olan Semihin ne dediğini anlayamayacak kadar pelteleşmişti kıvırcığın beyni. Zira verdiği aptalca tepkiden de anlaşılıyordu bu evrende olmadığı. Sarışın çocuk ise onun bu aptal haliyle ne kadar sevimli olduğunu düşünüyordu. Kahverengi gözleri kendisinin ne demeye çalıştığını anlamak istercesine büyümüş ve algılarını açmak için bir kaç kez kırpıştırmıştı. Bu şapşal hali ise onu bir hayli sevimli yapıyordu işte. Çocuğa tekrar anlatmak için gülümseyerek yinelemişti sorusunu sarışın.

Semih : Futbolu bırakmayı düşünürsen Basketbola yönelebilirsin diyorum Barış abicim

Barış : Son zamanlarda niye herkes benim futbolu bırakmam üzerine teoriler üretiyor ya? Ne o rakip mi eksiltmek istiyorsunuz Semih bey.

Semih : Benim dışımda başkası da mı başka meslek önerisinde bulundu? Ayrıca 3 Ağustosta yenilince üzülmeni istemediğim için demiştim seninde hayal gücün ne kadar genişmiş...

Barış : Hakan abi oyuncu olmam gerektiğini söylemişti fakat dalga geçiyormuş... Ayrıca hayal gücü geniş olan sensin anlaşılan. Ne o yenebileceğinizi falan mı düşünüyorsunuz yoksa Avrupa'nın fatihi Şanlı Galatasaray varken? (AVRUPA FATİHİYMİŞ GALATASARAY, GALATASARAYLIYMIŞ BÜTÜN OĞLANLARR)

Semih : Görücez bakalım Avrupa Fatihi mi kazanıyor Boğazın efendisi mi Hayvanat barış bey...

Barış : Görüşelim bakalım kadife bilekli genç Semih... Bu arada sen ne arıyorsun burada?

Semih :Bilmem sen ne arıyorsun?

Barış : Soruya Soruyla karşılık verme çocuk.

Semih : Soruya soruyla karşılık vermiyorum Barış abi cevap sana sorduğum sorunun cevabın da gizli...

Barış: Ne diyorsun oğlum zaten kafam allak bullak bir halt anlamıyorum bir de bilmece gibi konuşuyorsun.

Semih : Diyorum ki senin peşinden geldim. Sen ne yapıyorsan onu yapıyorum yani. Sen sigara içtin bende içtim sen uzaklara daldın düşündün benimde uzağımda sen vardın biraz seni izledim düşündüm helal et yani.

Barış : Beni mi takip ettin? Beni niye takip ettin? Beni ne zaman takip ettin?

Semih : Türkçe sınavında mıyım Barış abi 5N1K sorularına döndü bunlar

Barış : Ne diyosun yine Semih

Semih : Of aramızdaki jenarasyon farkı koktu buralar

Barış :Bu kötü bir şey mi peki?

Semih : Farklı jenarasyonlarda olmamız mı?

Barış :Evet bu kötü bir şey mi?

Semih : Hayır, aksine farklı zamanların algılarını da tanıyorum sayende.

Barış : Nasıl yani?

Semih : Yani şöyle.. Bir olay olduğunda senin kuşağının nasıl bir tepki vericeğini de az çok çözmüş oluyorum bu sayede kültürleniyorum.

Barış : O zaman kültürlenmek için benimle daha çok takılmalısın sarı.

Semih : Takılırız takılmasına da o ellerinin hali ne Barış?

Barış : Barış?

Semih : Evet Barış. Ayrıca konuyu değiştirmeye çalışma Barış abi mimiklerinden anlaşılıyor.

Barış : Niye abiye döndün peki şimdi.

Semih : Gerçekten rahatsız olduğunu düşündüğüm için döndüm Barış abi.

Barış : Hayır neden olayım saçmalama bana senden küçük kuzenim bile abi demiyor asıl sizin demeniz tuaf kaçıyor.

Semih : Neden demiyorlar peki?

Barış : Biraz onlara ayak uydurup çocuk ruhlu olduğum için sanırım...

Semih barışın utana utana bunu söylemesine kıkırdamadan edememişti. Bazen yaşına rağmen çocuk gibi oluyordu karşısındaki adam ama onu da böyle sevmişlerdi. Ellerine ne yaptığını anlatmayacağını anlamıştı sarı çocuk bu yüzden daha fazla üsteleyip kıvırcığı sıkmak istemiyordu. Sessizce bir iki adım gerilemiş ve elini pantalonunun cebine sokmuştu. Pantalonunun cebinde minik kilitli buzdolabı poşeti vardı. Poşetin içinde iki adet steril temizleme mendili ve iki adet Spidermanlı yara bandı vardı. Gülerek bakmıştı elindeki malzemelere. Karşısındaki kıvırcık çocuk ise hiçbir şey demeden dikkatle kendinden küçüğü izliyordu. Her bir halini aklına kazımak istercesine izliyordu adeta sanki elinden kaçıp gidicekmişcesine...

_________________________________________________________________________

Arkadaşlar herkese merebe tekrardan biraz kısa bir bölüm oldu sanırım ama olur oyle seyler arada...

Neyse neyse bu bölüm full barsem sundum size umarım beklentilerinizi karşılıyordur. Betimleme yapıp uzatmayı biraz sevdiğim için ağır ilerliyoruz baya ama konu çok ve ben detaylı anlatmayı seviyorum ne yapabilirim? Daha bir günü bitirip maça çıkamadılar ama yapcak bisi yok..

Öyle istw askolar. Gönderi olarak attım ama görmeyenler falan olmuştur Wattyden gelen ask karılarım tesekkür ederim ve hepiniz HOŞGELDİ.

Nur sizi seviyor kaçov.

Bölüm sonu

8 yorum