İçeriğe geç

Fesupanallah

Bölüm 7 · 7 dk okuma

Fesupanallah

Bölüm 7

Böyle gidecek

Bir süre birlikte ilerleyen takım, odalarına bile çıkmadan kendilerini doğrudan otelin restorant kısmında bulmuşlardı. Barışın girdiği gibi çalışanlara el kol yaparak takım arkadaşlarını göstermesiyle bir kaç garson hemen masaları birleştirip takım için büyük bir masa oluşturmuşlardı. Bütün bu hazırlığın iki dakika içerisinde hiç bir diyalog olmadan hazır olmasının sebebi ise, barışın sürekli bu kısımda takılması ve her geldiğinde sebebini kimseye söylemediği bir şekilde yüklü miktarda bahşiş bırakması rol oynuyordu.

Olaydan haberleri olmayan takım üyeleri ise hala şaşkınca iki el kolla masayı hazırlatan barışa bakıyorlardı. Bakışların üzerinde olduğunu hisseden barış, omuzlarını silkerek yanındaki sarışını koluna takmış ve hazırlanan masaya doğru sürüklemiş ortalarda bir yerlere yan yana oturmuşlardı. Sarışın ise kıvırcığın kendisini sürüklemesine izin vermiş ona zorluk çıkarmamıştı. Hoş zorluk çıkarsa bile Barış her türlü Semihi o masaya götürürdü. Sarışın çocuğun bir şey yemediğini bildiği için restoranta gelmek istemiş, çocuğun hep birlikte olursak yiyeceğini düşünmüştü. Bir süre sonra takım arkadaşları da kendilerine gelmiş ve ikiliye eşlik etmek için masaya geçmişlerdi. Barış yanındaki sandalyenin çekilmesine tepki bile vermezken. Semihin bakışları Barışın yanına kurulmuş keremdeydi. Keremin üstündeki tek bakış ise tabii ki Semihe ait değildi. Altay sinirle kısa çocuğu izlemiş, Barış Alperin yanına kurulduğunda ise göz devirmişti. Kısa bir süre masada oturanlara göz gezdiren bakan Altay, kendisi gibi Kerem ve Barışı izleyen Semihin yanının boş olduğunu görünce direk oraya ilerlemişti. Bilerek sesli bir şekilde sandalyeyi geri çekip hem barışın hem de keremin dikkatini çekmeyi başarmıştı. Sandalyenin kulak tırmalayıcı sesiyle yüzünü buruşturan semihi görünce gülümsemiş ve sarışından özür dileyip izin istemişti.

Altay : Özür dilerim Semihim... Yanlışlıkla oldu kaldıramadım bir an sandalyeyi yanına oturmamda bir sakınca var mı?

Semih : Yok tabii ki önemli değil otur lütfen.

İkilin sohbetini dinleyen Barış ve Kerem ikilisinin ise kaşlarını çatarak birbirlerine bakması kaçınılmaz bir son olmuştu. İkisi de derin bir of çekmişti. Barış bir şey dememek, sohbete karışmamak istese de istemsizce mırıldan masına engel olamamıştı.

Barış : Allah boy vermiş gerisini koyvermiş

Semih : Efendim barış abi bir şey mi dedin?

Barış : Hay abini! Yok Semihim Altaya diyordum maşallah diye keremin hakkını da almış herhalde boy konusunda ondan böyleler.

Altay : Aynen Barış aynen işim gücüm yok sevgilinin boyunu çalıcam

Kerem : Ne sevgilisi be ne saçmalıyorsun?

Semih : Ee arkadaştan öteyiz dediniz ya sabah siz sevgili değil misiniz?

Barış : Hayır yavrum ben baksam bu çakma Harry potter kılıklı Kereme mi bakarım?

Altay : Madem sevgili değilsiniz ne oluyorsunuz o halde?

Kerem : Barış benim Çikom, kardeşim, abim gibi ailemin parçası o benim

Barış : Aslanım benim! Canım kardeşim gel sarılıyım!

Barış Keremin dolu gözlerle kendisini anlatmasına çok mutlu olmuş yine sevesi gelmişti keratayı. Sandalyesinden kalkmadan dolu gözlerle kendisine bakan keremi sarmış, saçlarına minik bir öpücük kondurmuştu. Barışta çok seviyordu biricik çikosunu. O sırada ikiliyi izleyen Semih ve Altay dolu gözlerle birbirlerine bakmış, ardından tekrar ikiliyi izlemeye koyulmışlardı. İkisininde rahatladığı ortadaydı. Semih bu ikiliyi çok tatlı bulmuş olacakki Altayın da kendisi gibi düşünüp düşünmediğini merak ediyordu.

Semih: Şunlara bak çok tatlı değiller mi? Ağlıycam

Altay : Evet... Evet öyleler... Hayvanat barışın içinden bile pamuk gibi birisi çıkabiliyormuş demek.

Semih : AYY alıcaksın bunları koyucaksın önüne yemek yerine bunları yiyeceksin. Altay ikimiz bunları iki gün yeriz bu barış baya götürür bizi.

Semihin masum masum Altaya bakarak ortaya attığı fikirle Altay gülmeden edememişti. Semih ise kendisine gülen Altaya karşın bozulduğunu belli etmek istercesine dudaklarını büzmüş kollarını göğsünde bağlamıştı. Semihin tribi ise sadece Altayın daha sesli kahkaha atmasına ve yavaşça elini onun omzuna vurmasına neden olmuştu. Altayın sesli kahkahası ise Kerem ve Barışın Sevgi patlamasının son bulup bu sefer izleyen tarafın onlar olmasını sağlamıştı.

Semih : Heyy ne gülüyorsun ben gayet ciddiyim!

Altay cevap vermeden önce takımın nabzını ölçmek için etrafına bakınmış, Kerem ve Barış dışında herkesin kendi halinde yemek yediğini görünce aklına gelen fikirle sırıtmıştı. Semihin davranışlarının yarattığı ortamdan yararlanarak karşısında sinirden köpürmek üzere olan Barışı ve ne yaptığını harfi harfine ezberlemek istercesine kendisini izleyen Keremi çıtırdan kıskandırmak için mükemmeldi. Yanındaki sarışın çocuğun da bu konuyla ilgili bir karın ağrısı olduğu belliydi. Kişi kendinden bilir işiydi neticede. Altay, kendi kendine oluşturduğu planı yürürlüğe koymuş sesini hafiften yükseltip onları izleyenlerinde duyabileceği kıvama getirmişti.

Altay : Eğer tatlı olanları yiyeceksek önce masaya seni koymamız gerekir Semihim. Zira şuan senden tatlısını göremiyorum

Altay cümlesini sarışına göz kırpıp çaktırmadan arkasındakileri işaret ederek bitirmişti. Semih Altayın yapmaya çalıştığını anlamış ve yanaklarının kızarması için utanç verici şeyler düşünmeye başlamıştı. Semihin bu ilginç taktiği işe yaramış olacakki Barışta çocuğun yüzünü görüp çatık kaşlara sarışına bakmaya başlamıştı. Kerem ise bakışlarını hiç Semihten yana çevirmemişti bile kitlenmiş bir şekilde Altay'a bakıyor ciddi olup olmadığını anlamaya çalışıyordu.

Semih : Beni utandırıyorsun!

Altay : Utanınca daha sevimli oluyorsun...

Altayın apaçık bir şekilde Semihe yürümesiyle Barış sinirden ellerini yumruk yapmış tırnaklarını yine avuçlarına batırıyordu. An itibariyle Altayın Semihten hoşlandığını düşünen Kerem ise gözlerinin dolmasına engel olamamış kimsenin farketmemesi için hızla kalkıp lavaboya gitmişti. Masadaki herkes bir şey demeden kalkıp giden Keremin arkasından bakakalmış kimse hiçbir şey anlamadığı için bir şey diyememişlerdi. Keremin dolan gözlerini kimse farkedememişti lakin Uzun boylu kıvırcığın gözünden Keremle ilgili hiçbir şey kaçmazdı. Dolan gözlerinin en başından beri farkındaydı uzun boylu çocuk. Keremin arkasından gidecekti elbette fakat şimdi giderse herkes her şeyi anlardı. Keremin hemen geri dönmeyeceğini bilerek biraz zaman geçmesini beklemiş ardından yanındaki Semihe dönüp lavaboya gitmesi gerektiğini söylemiş ve takıma iletmesini istememişti. Semihin onaylamasıyla arkasına bile bakmadan lavaboya ilerlemişti. Altay ortadan kaybolunca takımdan sorular gecikmemişti. İlk soru tabii ki de Altayın takım arkadaşı İsmail Yüksekten gelmişti.

İsmail : Semih, Altay nereye gitti?

Barış : Semih nerden bilsin İsmail!

Semih : Lavaboya gittiğini söyledi İsmail abi.

İsmail : Gördün mü Barış nereden biliyormuş?

Barış cevap vermeyip sinirle masadan kalmış hava almaya çıkıcağına dair kısa bir bahane mırıldanmıştı. Ne dedikleri ya da ne düşündükleri umrunda değildi sadece nefes almak istiyordu kıvırcık çocuk. Kendini Otelin arka tarafındaki bahçeye atmıştı. Bu tarafa genelde kimse uğramazdı çünkü ön tarafa karşın arka taraf oldukça karanlık ve sade bir dekorasyona sahipti. Temiz havaya çıktığı gibi cebinden sabah semihin odasından ceplediği paketi çıkardı ve içinden bir dal alıp dudaklarının arasına bıraktı. Avuç içleri kan olduğu için sigaranın beyaz kısmında da kan lekeleri oluşmuştu fakat Barış şuan bunu umursayacak en son kişiydi. Cebinden aslan motifli çakmağını çıkarıp dudakları arasındaki zehir parçasını yakması çokda uzun sürmemişti. Biraz önce ciğerlerine çektiği temiz havayı şimdi sinirlerini yatıştırmak uğruna zehirliyor, kısa süreli ruhunu iyileştirmek için bedenini ömürlük yok ediyordu. Dudaklarının arası ne zaman boş kalsa vakit kaybetmeden yenisini yakıp, ciğerlerine temiz hava çekmeyi reddediyordu. Şuan Tek reddettiği şey temiz hava da değildi kıvırcık çocuğun. Zihninde dudaklarının arasındaki sigaraya rağmen iç çatışma dönmeye devam ediyor, kıvırcık ise kabullenemiyor kabullenmek istemiyordu. Kabullenmese bile içten içe düşüncelerin doğru olduğunun farkındaydı. Bir yandan da bu yüzden içiyordu çocuk. Ne yapacağını, nasıl davranacağını bilmiyordu. Onun değimiyle adeta iki ucu bokluk değnek gibiydi içinde bulunduğu durum. Bir yandan sarışın çocuğun kimi zaman bıcır bıcır kimi zaman ise dünyanın en dertli kişisiymişcesine davranışlarını anlamak istiyor geçmişinde yaşadığı zorlukları sevgisiyle yok edip yerine güzel anılar yerleştirmek istiyordu. Fakat diğer tarafı ise bunun yanlış bir tutum olduğunu, çocuğun yönelimini bile bilmediğini ve henüz bu tür duygular için fazlasıyla erken olduğunu söylüyordu. Kendisi homofobik falan değildi ama karşısındakini bilemezdi ve daha önce hiç bir erkek sevgilisi olmamıştı. Kısacası nasıl ilerlemesi gerektiğini asla bilmiyordu ve bu konuda ona yardım edebilecek kimse yoktu. Kereme henüz anlatamazdı. Hislerinin kalıcı ya da kısa zamanlı olduğunu daha kavrayamamıştı. Yaşadığı içsel çatışma onun düşündüğünden de uzun olmalıydı ki içinde kaç dal olduğunu bilmediği pakette kalan son sigarayı da şimdi yakıyordu. Derince bir nefes aldı sanki zihninin olumsuz tarafını içtiği zehirle yok etmek istercesine. Odağını bozmamak için olabildiğince az göz kırpıyor bu da gözlerinin kan çanağına dönmesine sebep oluyordu lakin kıvırcık bunun farkında bile değildi tıpkı masadan ayrıldığı gibi onun peşinden çıkmış uzakta kendisi gibi sigarasını tüttürerek gözlerini kıvırcık çocuktan ayırmayan sarışın gibi...

_________________________________________________________________________

Yazdığım içsel çatışmalar, düşünceler fazla uzun oluyor ve sizi sıkıyor olabilir farkındayım fakat seviyorum sanırım onlarla birlikte bende düşünüyorum kendimi onların yerine koyup ben ne bok yerdim lan diye düşünüp öyle yazıyorum bu yüzden kısaltamam.

Yazdığım bölümleri genelde tekrar okumuyorum bu yüzden klavyeden kaynaklı yazım hataları olması da muhtemel bu konu hakkında özür diliyorum tekrar okursam utanır ve muhtemelen yayınlayamam

Son olarak sizlerimi sevdiğimi her daim bilin oy verin ya da vermeyin yorum yapın da yapmayın her biriniz çok kıymetli olduğunuzu ve en azından birinin sizi sevdiğini ve hayatın yaşamaya değer olduğunu asla unutmayın

Bu yüzden kendinize dikkat edin canlarım iyi akşamlar diliyorum hepinize ❤️

BEN BU BÖLÜMÜ DÜN 8 DE YAYIMLADIM AMA YAYIMLANMAMIŞ YENİ FARKEDİGPEIÖ

Bölüm sonu

3 yorum

  • NURR NOLURRRR YENİ BÖLÜM HEMEN GELSİN DEVAMINI ASIRI MERAK EDİYORUM YAZDIKLARINDA SIKMIYOR AMA NOLURR YENİ BÖLÜMÜNÜ ERKEN ATT YOKSA CATLICAM