Hakan: "Semih senin burada ne işin var? Merte bir şey mi oldu iyi mi?"
(kendimi sey gibi hissettim hani Bi şey vardı ya sen mi öldürdün diyodu kadın da ben öldür diyodu reklam sonra ben öldürmedim diyordu ama öldürdü sanıyorlardı başta onun gibi KSKFKFKSKSLSLS of anlayın beni iste)
Yanlarına yaklaşınca Hakanın gözlerindeki pırıltıların şaşkınlıktan çok endişeyle dolu olduğunu görmüştü altın üçlü. Kerem olayları kafasında tartıp ne döndüğünü az çok anlamış, Barış ve Semih ise bomboş bir şekilde Hakan abilerine bakıyordu.
Hakan : " Oğlum bir şey söylesene! Çok mu kötü yoksa durumu..."
Hakanın bağırmasıyla transtan çıkmış Semih, Hakanın dolan gözlerini ve ağladı ağlayacak hallerini görünce afallamıştı.
Semih : "Abi? Ne Merti ne abisi? Mert abi ne alaka benim gelmem ile?"
Semih hala olayı anlayamıyordu. Mert abisi en son odasında dinleniyordu ve gayet iyiydi. Hakan ise kaşlarını çatmış bir şekilde Semihe bakıyordu. Kafası karışmıştı. Sarı Çocuk neden anlamazdan geliyordu ki?
Hakan : "Nasıl ne alaka oğlum? Sen Mertin yanından gelmiyor musun? Sana sormıyacaz da kime soracaz? İyi misin sen! "
Semih : " Abi Ne Mertin yanından gelmesi? Mert abi en son gayet keyifli bir şekilde dinleniyordu odasında."
Hakan : " Nasıl yani? Mert hastanede değil miydi? E Montella bana dedi ki gece Mert kötüleşmiş seni aramış sen de alıp hastaneye götürmüşsün. Hastanedeydiniz birlikte siz! Hatta biz takımla ziyarete gelicektik hastaneye! Lan oğlum! O zaman sen neredeydin niye gelinmiyor bu antrenmana!"
Kerem kafasında dönen senaryonun gerçek olduğu için içinden üstlerine sövüyor, Semih olayın şokunu hala atlatamamış üstüne bir de Montellanın profesyonel yalanları eklenince Tabiri caizse mal gibi hakana bakakalmış, Barış ise sinirden gülerek anlındaki damarların belirginleşmesine neden olmuştu. Barışın gülmesiyle bu sefer diğer üçlünün bakışları kıvırcığa dönmüş anlamazca ona bakıyorlardı.
Barış : " Ne bakıyorsunuz amk! Elin ecnebisi geliyor hepimizi ayakta uyutuyor ve biz hiçbir şey yapamıyoruz! Neden gelmedi antrenmana biliyor musun Hakan abi? Çünkü o Mozarella kılıklı Semihi de antrenman 11 de diye kandırmış! Çocukta erkene çektikleri halde bana haber veren olmadı yokluğumu bile farkında değiller diye üzülmekle meşguldü! Seni de Mert fenalaştı diye kandırmış! Şimdi ayıktın mı olayı Hakancım? "
Hakan : " Af buyur kardeşim? Montella neden böyle bir şey yapsın ki?"
Semih, Takım kaptanları ve aynı zamanda abileri olarak saygı duydukları kişinin kendilerine inanmak yerine" Montella neden böyle bir şey yapsın ki"demesine fena halde kırılmış yine o güzel mavilerini doldurmuştu. Semihin gözlerinin dolduğunu farkeden Kerem, telaşla sarışını kolunun altına almış kafasının omzuna yalanmasını sağlayıp saçlarını okşamaya başlamıştı. Semih ise dayanamayıp kendisini salmış dolu gözlerinden yanaklarına yaşların süzülmesine izin vermişti.
(Yazar Notu : benimde ağlayasım geldi arkadaslar bölüm sonu paylaştığım playlistimi dinlemeye tam Burda başladım arkadan anlamazdın çalıyor. Anlamazdın kodumun malı...)
Barış sinirli bir şekilde Hakana bakarken Semihin kesik ve sessiz hıçkırık lafını duymasıyla kafasını Keremin koynuna kafasını yaslamış sessiz sessiz ağlayan semihe ve onun saçlarını okşayarak sakinleştirmeye çalışan Kereme çevirmişti. Kerem Barışa sorun yok sana güveniyorum der gibi bakmış kafasıyla Hakanı işaret etmişti. Barış son kez Semihe bakmış ve ellerini yumruk yaparak Hakana doğru ilerlemişti. Hakan, Semih ve Keremin önünde olan Barışın kalıplı cüssesinden dolayı Semihin ağladığını görmemişti.
Barış : " Kim yaptı o zaman abi? Bu çocuk şizofren mi kendi kendine kurup oynasın! Ne hale geldi haline bak! Genç yetenekleri en iyi senin anlaman gerek miyor mu abi sen bizim kaptanımızsın bizi bir arada tutmalısın ama sen gel gör ki en gencimizi, en tazemizi ona inanmayarak üzen de yine sensin! "
Hakan karşısındaki kıvırcık gence hiç bir şey diyememiş sadece yutkunmakla yetinmişti. Bu sıra da Barışın kendilerini izleyen takım arkadaşlarını görmek için kenara çekilmesiyle Hakanın gözü Keremin koynunda ağlayan Semih'e ilişmişti. İçine öküz oturan Hakan pişmanlıkla dolarken bir yandan da kendine sövmeye başlamıştı. Bu seferde arkasında Barışı bırakmış hızlı adımlarla Sarışın çocuğa doğru ilerlemeye başlamıştı. Semih ağlarken eliyle yüzünü kapattığı için gelen Hakanı görmemişti bile. Hakan Keremden izin istermişcesine önce ona bakmış, keremin onay vermesiyle çocuğun yüzünün üstünde olan ellerini tutmuş ve onları yüzünden çekmişti. Sarışın çocuğun ağlamaktan kan çanağına dönmüş gözlerini ve kızarmış burnunu görünce kendi gözlerinin de dolmasına engel olamamıştı.
Hakan : " Semihim? Özür dilerim kardeşim düşünmeden söyledim onları tabii ki sana inanıyorum. Montelladan kimmişkine! Affedebilirmisin bu eşşek abini? Ağlama kurban olduğum bak beni de ağlatacaksın..."
Semih hiç bir şey diyememiş burnunu çekip gözlerini kırpıştırmış ve onunla aynı boya gelebilmek için eğilmiş hakan abisinin boynuna sarılmıştı. Hakan ise boynuna sarılan kollara sımsıkı sarılmış, çocuğun dalin kokan saçlarından öpmüştü. Barış Keremin yanına gelmiş, kolunu çocuğun omzuna atmış çikosunun saçlarını karıştırmadan da edememişti. Kerem saçlarını karıştıran Barışı bile umursamadan sırıtarak bir yandan ağlayan bir yandan gülümseyen ikiliyi izliyordu. Barış çocuğun kendisini umursamadığını farkettiğinde sitemle yanındakine itafen konuşmuştu.
Barış : " Keremimo! Sarı Semihle Captain Hakanı görünce unuttun beni ama olmaz böyle! Çikoluğun ilk kuralına ihanet ediyorsun şuan bunun ağır yaptırımları var mahkeme talep ediyorum!"
Kerem : " Barış sus. Depresif çocuğum, günışığım mutlu oluyor şuan onu izliyorum! Ayy bu arada helalin var He aferin iki konuştun hemen nakavt ettin kaptan beyimizi! Acaba bir ara benim File bekçimle de mi konuşsan?"
Barış :" Ne diyim çocuğa peki Keremimo? Kerem Filesine bekçi arıyormuş bir bakarmısın başka filenin bekçisi değilsen diyim mi? Dur bak İsmoyla konuşuyorlar belki o da meşin yuvarlak arıyordur kendine!"
Kerem :" Vazgeçtim Barış sen konuşma! İki dakika da beni de top yaptın! Sen aşık olunca düşüceksin elime ama o zaman görücem ben seni!"
Barış :" Ayıp ettin beni kayıp ettin ama çikom aşkolsun! Sana iyilik yapmaya çalışıyorum ama Barış kimki? Hep yanlış anla zaten sevmiyorsun sen beni... "
Kerem :" Birde bayıl istersen Barış? Trip modununu niye açtın sen yine bir sürü işimiz var hadi! Çek şu elini de saçlarımdan! Oha Altay buraya mı bakıyor? Dur lan ya da çekme okşa mokşa bişiler yap daha çok baksın"
Barış : " Hah mükemmel bir Maltayı kıskandırma operasyonumuz eksikti hayatımızda çok şükür bismillah"
Kerem : " Barış Kırk yılın başı bir şey istedim ya! Nolur yapsan sanki hem sevenleri kavuşturmak sevapmış sende kavuşursun sevdiğine! "
Barış : " Zaten yapcaktım salak! Çikomu da mutlu edemiyorsam vay benim halime! Ee ne yapcam şimdi ben?"
Kerem : " Oyy Çikosu Kurban! Bak şimdi sen ne biliyim saçımı falan okşa öp falan yap işte bir şeyler! Ha birde ben gözümü kapatınca sen bakıyorlar mı diye bak çaktırmadan tamam mı?"
Barış :" Tamam tamam kapat sen ben anladım"
Kerem gözlerini kapatmış içinden dua ediyordu. Barış ise Keremin saçlarını okşuyor bir yandan da saçlarına öpücük bırakıyordu. O sıra da Hakanla Sarılmayı çoktan bitirmiş Semih, hakanın kendisini Merihin yanına çekiştirmesiyle yanlarına gitmiş olanları Merih abisine de anlatmışlar şimdi ise sohbet ediyorlardı. Semihin fiziken Merih ve Hakanın yanında olsa bile bakışlarını Keremle tuaf bir yakınlık içerisinde olan Barıştan çekemiyordu. Sarışın çocuk ne kadar itiraf edemese de kıvırcığın kendisinin konuşmasına gerek bile kalmadan Hakan abiyle konuşup halletmesi ve onu koruması onun çok hoşuna gitmiş ve kendini özel hissettirmişti. Şimdi ise kıvırcığın Kerem abisinin saçlarını öpüyor olması onda barış acaba herkese mi aynı? Sorusunu uyandırmış istemsizce üzülmüştü.
Barış bir yandan Keremin saçlarını severken bir yandan da dik bakışlarla Altaya bakmaya başlamıştı. Bakışları zaten ikilide olan Altay ise Barışın kendisine bakmasına rağmen bakışlarını çekmemiş sanki meydan okurcasına ona bakmayı sürdürmüştü. Bir süre bakışmaya devam eden ikili, barışın kereme sarılması ve yanağına öpücük kondurması ve ardından sırıtarak altaya geri bakmasıyla son bulmuştu. Altay sinirden tırnaklarını avucuna batırmış elini yumruk yapmıştı ama o öpücük onun için son damlaydı. Altay, barışın hemen ardından yine kendisine bakmasıyla duruma el atabileceği konuyu bulmuş hemen fırsatı değerlendirmişti.
Altay : NE BAKIYON LAN! TOP VAR KALE VAR BİZ VARIZ NE BAKIYON!
_________________________________________________________________________
Çıtırdan bir şeyleri açıklığa kavuşturup temeli attık gibi ha?
My Playlist 1
https://open.spotify.com/playlist/49PFi7MEWyarU4AVpYF95L?si=0FdtVvK3TlOh_giYVzmh6A
Spotify dinlediğiniz için teşekkürler! Ciddiyim falan filan



