İçeriğe geç

FEDAİLER (Tutulma)

Bölüm 3 · 10 dk okuma

FEDAİLER (Tutulma)

Bölüm 3

Seçilmiş Kan

- Adını yazıp karşısına kalıp kalmayacağını bildir. Arel ve Marsel'in belgeyi doldurmasının ardından sıra Kayra'ya geldi. Karşısındaki orta yaşlı ve kısa boylu kadının komutu ile kalemi masadan alarak adını yazdı. Ardından isminin yanına "kalıyorum" kararını bildirdikten sonra kalabalığın arasında kendisini bekleyen Arel ve Marsel'in yanına gitti. Sessizce yan yana dizilmiş sıraların bitmesini beklerken gözü biraz ileride kuşkulu gözler ile etrafı izleyen Karen'e çarptı. Yanında dikilen Talya neşe ile bir şeyler anlatıyordu fakat Karen onu dinlemiyordu. Kayra onunda burada kalıyor olmasına fazlası ile sevinerek yanına doğru ilerlemeye başladı. - Nereye? Arel, arkasından haykırmıştı ama Kayra oralı olmamıştı. İnsanların arasından güçlükle sıyrılarak Karen'in yanına ulaştığında rahat görünmeye çalışarak sordu. - Sende mi kalıyorsun? Talya, şaşkınlık ile Kayra'yı izlerken Karen derin düşüncelerinden sıyrılarak zar zor gülümsedi. Her ne kadar kimseyle yakın bağlar kurmak istemiyor olsa da buna ihtiyacının olduğunu da biliyordu. Ayrıca Talya ve Kayra'nın nazik ve anlayışlı tavırları karşısında surat yapamıyor ve kendisini cevap vermek zorunda hissediyordu. - Öyle olması gerekti. Talya bu konu hakkında benden daha bilgili bir o kadar da ikna edici doğrusu. Bana başka seçenek hakkı bırakmadı. Karen halinden memnunmuş gibi davranmaya çalışıyordu. Eğer burada kalmaya karar verdiyse buna mecburdu. Kayra, aldığı cevaptan sonra Talya'ya başı ile selam vererek yönünü tekrar masum ve ürkek bakışlar ile kendisini izleyen Karen'e döndü. - Sevindim. - Sende kalmaya karar verdin sanırım ama arkadaşını göremedim. Karen konunun kapanmış olmasından dolayı büyük bir gerginlik yaşayarak yeniden konu açma mecburiyetinde hissetmişti kendisini. Hayatı boyunca insanlarla ilişkilerinde rahat olamamıştı ve bunun cezasını şimdi çekiyordu. Kayra onun kimi kast ettiğini anlayarak hemen cevap verdi. - Arel mi? O da burada. Ardından yönünü Arel'e dönerek eli ile işaret yaptı. Arel ve Marsel neler olduğunu anlamadan yanlarına doğru yaklaşırken Kayra sözüne devam etti. - Biz onunla asla ayrılmayız. Arel şımarık bir tavır ile kolunu Kayra'nın omuzuna atarken Marsel şaşkın şaşkın etrafını izliyordu. Karen onların bu samimiyetine içten bir tebessüm ettikten sonra açılan kapı sesi ile herkes yönünü içeri girdikleri kapıya çevirdi. Devasa kapılar hizmetliler tarafından oldukça zor bir şekilde açıldıktan sonra geniş salonun içine fazlasıyla kalabalık bir insan topluluğu girmeye başladı. Hepsinin üzerinde tek tip kıyafet vardı ve kendilerinden oldukça emin görünüyorlardı. Her hallerinden burada öğrenci oldukları anlaşılıyordu. Siyah ceket ve siyah pantolon ile hepsi bir hayli havalı görünüyordu. Kendileri gecenin bir vakti saldırıya uğradıkları için çoğunun üzerinde ayıcıklı pijamaları vardı. Bu yüzden kendilerini diğer öğrencilerin yanında biraz ezik hissetmeden edememişlerdi. - Bunlar üst sınıflar mı? - Hayır. Kayra kalabalığı yararak diğerlerine üstünlük taslayan gruba bakarken sordu sorusunu. Talya gözlerini kalabalıktan ayırmadan karşılık verdi. Herkes şaşkınlık ile onun sözüne devam etmesini beklerken sessizliğini daha fazla uzatmadan devam etti. - Bunlar seçilmiş kan. - Seçilmiş kan mı? O da ne? Arel çatık kaşlar ve şaşkınlık ile sormuştu sorusunu. Bu garip telaffuzlara alışabileceğini pek sanmıyordu. Marsel ilgi ile içeri giren topluluğu izlerken olan biteni yeni anlamış ve Talya'dan önce davranarak cevaplamıştı. - Bu topluluk kurulduğundan beri üyesi olan ailelerin çocukları. Marsel'in cümlesi ile hepsi birden bakışlarını yeni gelen öğrencilere çevirmişlerdi. Fazlası ile güçlü ve havalı duruyorlardı fakat diğerlerine attıkları bakışlar ve insanlara karşı sergiledikleri tavırlara bakılırsa kibirli ve zorba oldukları aşikârdı. Marsel bu topluluğa öğrenci olarak seçilmeyi hep çok istemişti fakat aklını karıştıran daha doğrusu onu tedirgin eden bir husus vardı. O da seçilmiş kanların zorbalıklarına maruz kalmaktı. - Neden bu kadar vahşi davranıyorlar? Kimseyi tanımıyorlar bile ama herkesi itip kakıyorlar. Karen hayret içerisinde sormuştu sorusunu. Yeni gelen öğrencilerin kaba tavırları onu fazlası ile rahatsız etmişti. Ona göre insanların sebepsiz yere sırf eğlence için birbirine kötü davranması inanılır gibi değildi. Talya öfke dolu bakışlarla kalabalığı yarıp ön saflara doğru ilerleyen öğrencileri izlemeye devam ederken karşılık verdi. - Üstünlük taslıyorlar. - Neden ki aynı şartlara sahip değil miyiz? Bizden farklı ayrıcalıkları mı var? Kayra gördüğü manzaradan hiç memnun kalmamış ve kollarını göğsünde birleştirerek sormuştu. Hayatı boyunca etrafında her zaman üstünlük taslayan insanlar olmuştu fakat bunlarınki biraz fazlaydı. Bu üstünlük taslamaktan öte zorbalık ve aşağılamaya giriyordu. - Hayır, manastırın her öğrencisi eşit muamele görür. Eğitmenler bu konuda çok titizdirler. - Eee! Bunların karın ağrısı ne o zaman? Arel ellerini pantolonunun cebine koyarak öfke ile konuşmuştu. Kibirli insanlardan oldum olası nefret ettiği için bu grubu şimdiden sevmemişti. - Seçilmiş kan oldukları için kendilerini üstün görüyorlar. Haksızda sayılmazlar. Düşünsenize bütün akrabaları bu topluluğun üyelerinden. - Bu onlara zorbalık hakkı vermez. Karen, Marsel'in cansız çıkan bir ses ile kurduğu cümleye sert bir şekilde çıkışmıştı. Öfkesi Marsel'in bu durumu hemen kanıksamış olmasından kaynaklanıyordu. Marsel aldığı sert tepki ile şaşkınlıkla Karen'e bakarken Talya konuştu. - Haklısın Karen, fakat bunu onlara anlatamazsın. Zorbalıklarla dolu bir yıl bizi bekliyor. - Herkes beni dinlesin! Karen, Talya'nın hüzün içinde söylediği cümleye karşılık veremeden salonda tok ve gür bir ses yankılanmıştı. Herkes uğultuyu biranda kesip başını sesin geldiği yöne çevirdiğinde ihtiyar Belen ile karşılaşmıştı. Belen yerden yaklaşık bir metre yüksekliğindeki zeminin üzerinde yanında diğer liderler ile birlikte dikiliyordu. Herkes merak ile konuşmasını beklerken Belen sakin bir şekilde konuşmaya devam etti. - Dersleriniz pazartesi günü başlıyor. Her gün bir liderin gözetimi altında gerekli dersleri göreceksiniz. Yani haftada sadece dört gün. Ders programları yarın solda görmüş olduğunuz duvara asılacaktır. Belen'in sol tarafı işaret ederek kurduğu cümle ile herkes bakışını o tarafa yöneltmişti. Bütün bu anlatılanlar şimdilik kafa karıştırıcı duruyordu. Elbette buradaki düzene alışacaklardı fakat bu biraz zaman alacağa benziyordu. - Şimdilik bu kadar bilgiye sahip olmanız yeterli. Birazdan görevli eğitmenleriniz size manastırın içini tanıtacak. Beklemede kalın. - Sanki beklemekten başka bir şey yapabiliyoruz? Belen'in son cümlesinden sonra Arel öfke ile homurdanmıştı. Talya onun bu tepkisine kısık bir sesle kıkırdarken Kayra merak ile konuştu. - Sadece dört gün mü eğitim göreceğiz? Peki ya diğer günler ne olacak? - Pazartesi, salı, çarşamba ve perşembe günleri dört dersin eğitimleri verilir. Cuma günü izin günüdür. İsteyenler kasabaya inip vakit geçirebilir. Cumartesi günü ise serbest gündür herkes manastırda kafasına göre takılır. Pazar günleri ise çalışma günüdür. Herkes hafta içi gördüğü dört dersin tekrarlarını yapar. Hepsi Talya'nın konuşmasını ilgi ile dinlemişti. Talya onlar için bulunmaz bir nimetten farksızdı. Birçok konuda bilgi sahibi olması kafalarındaki soru işaretlerini silip atıyordu. - Ne kadar çok şey biliyorsun. Marsel imrenerek konuşmuştu. Babası bu topluluğun bir üyesi olmasına rağmen o her şeyden bir haberdi. Hiçbir konu hakkında bir bilgisi yoktu. Talya aldığı iltifat ile kocaman sırıtarak cevap verdi. - Ablam sağ olsun, bana bildiği her şeyi anlatırdı. - Ablanda mı öğrenciydi? Kayra merak ile sormuştu. Herkesin bir tanıdığı bu topluluğun üyesiydi. Galiba Karen, Arel ve kendisi dışında herkes bu grubun varlığından haberdardı. - Evet on yıl önce seçilmişti. - Benim babamda topluluğun üyelerinden ama bana hiçbir şey anlatmazdı. Sanki devlet sırrı! - Emin ol bu yaşadıklarımız devlet sırrından daha garip Marsel. - O da doğru. Marsel'in sitem dolu cümlesine Arel keyif ile karşılık vermişti. - Çekil ayağımın altından böcek! Marsel'in cevabı hepsini biraz olsun neşelendirirken duydukları ses ile hepsi yönünü Marsel'in arkasına çevirdi. Marsel'de şaşkınlık ve korku ile arkasını döndüğünde bir çift sert bakan siyah gözle karşılaşmıştı. Siyah saçlarının ucu kırmızıya boyanmış, uzun boylu ve oldukça atletik yapılı kız yanında iki arkadaşı ile birlikte tam önlerinde dikiliyordu. Talya gördüğü üç sima ile tedirgin bir şekilde yerinde kımıldanmaya başlamıştı. Bunları çok iyi tanıyordu. Çocukken kasabada geçen günlerinde biriken en kötü anıları bu üç kişi yüzünden olmuştu. - Kusura bakmayın, sizi fark etmedim. Özür dilerim. Marsel ürkek bir tavır ile Arel'in yanına geçerek konuşmuştu. Kırmızı saçlı kız tehditkar ve alay dolu bakışlar ile onu baştan aşağı süzdükten sonra bir adım atıp yanına yaklaşarak konuştu. - Geç kaldın böcek, çoktan baktım kusura. Marsel duyduğu cümle ile zorlukla yutkunurken Arel sert ve öfkeli bakışlar ile kızı izliyordu. Küçük burnu zayıf ve biçimli yüzünde oldukça estetik görünüyordu. Bronz teni yüzünün güzelliğini daha çok ortaya çıkartmıştı. Fakat kibirli ve zorba kişiliği bütün çekiciliğini silip atıyordu. Olan biteni kızın yanındaki kısa saçlı diğer kız ifadesiz bir şekilde izlerken saçları omuzlarından aşağı sarkan genç adam yüzünde kocaman bir tebessüm ile izliyordu. Karen ortada hiçbir şey yokken Marsel'e bulaşmalarına anlam veremeyerek şaşkın bakışlarını üçlünün üzerine dikmişken, Talya diğerlerine görünmemek için Karen'in arkasına sinmişti. - Özür diledi çocuk işte daha ne uzatıyorsun? Arel daha fazla dayanamayarak araya girmişti. Marsel sıkıntı içerisinde bu durumdan nasıl kurtulacağını düşünürken Arel'in araya girmesi uzun süredir tuttuğu nefesini yeniden almasını sağlamıştı. Kırmızı saçlı kız aldığı sert tepki ile dik bakışlarını Arel'e çevirmişti. Düşük kaşları ve havaya dikilen siyah saçları ile oldukça serseri bir görünüme sahipti. Kemikli yüz hatları kasılıp gözleri kısılmıştı. Arel'in tehditkar bakışları ve sert tepkisi onu epey afallatmıştı. Arel bunu kızın çekik gözlerinin yuvarlaklaşması ve bronz teninin kızarmasından hemen anlamıştı. - Sana fikrini soran olmadı sert çocuk. Araya kaynak yapanları hiç sevmem. Kız kendisini hemen toparlayarak yönünü Arel'e çevirmiş ve kibir ile konuşmuştu. Kayra, Arel'in daha ilk günden bir kavgaya karışmış olmasından dolayı burun kemerini sıkarken diğerleri onları tedirginlik ile izliyordu. Arel aldığı tepki ile dudağının tek tarafını kıvırıp kibirli bir şekilde gülümsedikten sonra yüzünü, kızın yüzüne yaklaştırarak karşılık verdi. - Bunu öğrendiğim iyi oldu, bundan sonra araya bol bol kaynak yaparım. Arel cümlesinin ardından kızın kırmızı saçlarını parmaklarının arasına alarak ekledi. - Kızıl şeytan. Kız duyduğu hitap şekli ile öfkeden deliye dönerken Arel keyif ile yüzünde beliren kasılmaları izliyordu. Her ne kadar karşısındaki zorba kadar olmasa da kendisi de epey sinir bozucu bir insandı. Kırmızı saçlı kız sert bir hareket ile saçını Arel'in parmaklarının arasından çekerek yüzünü, Onun yüzüne biraz daha yaklaştırıp öfke ile konuştu. - Dikkat et sert çocuk, kaynak yapayım derken ezilme. - Herkes buraya toplansın. Arel, duyduğu tehdit cümlesine soğuk bir tebessüm ile karşılık verirken eğitmenlerden birisi gür bir sesle haykırmıştı. Kırmızı saçlı kız duyduğu ikaz ile tehditkâr bakışlarını Arel'den çekip arkadaşlarını da yanına alarak uzaklaştı. Marsel onların gidişi ile derin bir nefes alarak mırıltı ile konuştu. - Ucuz kurtulduk. - Kim bunlar? Karen'in sorusu ile herkes yönünü yine Talya'ya çevirmişti. Neticede bilmediği hiçbir şey yoktu. Üçlünün gidişi ile Talya olan biteni izlediği yerden yani Karen'in arkasından çıkarak sıkıntı dolu bakışlarını uzaklaşan üçlüden ayırmadan cevap verdi. - Aden ve saz arkadaşları. Talya'nın cevabı ile herkes birbirine anlamsız bakışlar atmaya başlamıştı. Bu cümle anlayabilecekleri türden değildi. Talya yüzlerindeki anlamsız ifadeyi gördüğünde daha açıklayıcı olmaya karar vererek tekrar konuştu. - Saçlarının ucu kırmızı olan kız Aden, tam bir zorbadır. Onun için seçilmiş kana mensup olmak bile bir şey ifade etmez. Yanındaki ikili dışında herkesi rencide edebilir. Talya'nın tiksinti dolu cümleleri ile hepsi gözlerini Aden'e dikmişti. Kalabalığın arasında put gibi duruyor ve karşısında neşe içerisinde bir şeyler anlatan uzun saçlı genç adamı dinliyordu. - Onun yanındaki kısa saçlı kız Zeren, uzun saçlı çocuğun adı ise Taycu. Üçü de tam bir nefret yuvasıdır. Gözlerine batmakla iyi yapmadın Arel, eğer Aden'i biraz olsun tanıyorsam sana kafayı takmıştır. Arel keskin bakışlar ile Aden'i izlerken duyduğu cümleye gülmeden edememişti. Ona göre Talya'nın korkusu boştu. Sinirli ve kibirli kızın birinden korkacak değildi. - İşte bu güzel bir haber Talya, çünkü ben de ona kafayı taktım. Arel bakışlarını Aden'den çekmeden konuşmuştu. Normalde böylesine ufak çaplı olaylarda takılı kalmazdı fakat bu sefer kafayı fena takmıştı. Aden ilgisiz bir şekilde Taycu'yu dinlerken gözleri bir anda Arel'in gözleri ile çakışmıştı. Talya onu gerçekten de iyi tanıyordu çünkü Arel'i çoktan aklının bir köşesine yazmıştı. - Hayır efendim takmadın! Bundan sonrada takmayacaksın! Kayra, Arel'in cümlesi ile hemen araya girmişti. Arel'in bu sefer başını belaya sokmasına izin vermeyecekti fakat söz konusu Arel olduğunda elinden bir şey gelmiyordu. Hayatı her zaman Arel'in arkasını toplamakla geçmişti. Bu durumdan şikayetçi değildi fakat Arel'in başını belaya sokmasından deli gibi korkuyordu. - O söylediğin şey için artık çok geç dostum. - Duymuyor musunuz beni? Herkes buraya toplansın! Arel gözlerini Aden'in gözlerinden ayırmadan vermişti cevabını. Ardından eğitmenin tekrar yankılanan cümlesi ile kalabalığın arasına doğru ilerlemeye başladı. - Hata yapıyor Kayra, inan bana Aden'i tanımıyor. Talya uzaklaşan Arel ve Marsel'i izlerken kısık bir ses ile konuşmuştu. Kayra başına ağrılar saplanıyormuş gibi yüzünü buruştururken başını iki yana sallayarak karşılık verdi. - Emin ol o da, Arel'i tanımıyor. Bu çocuk beni deli edecek. Kayra yıkılmış bir vaziyette mırıldandıktan sonra diğerlerinin peşinden ilerlemeye başladı. Arel ile uğraşmak beş yaşında bir çocukla uğraşmaktan daha zordu. Fakat onu kendisine dost edinmişti bir kere bu yüzden elinden bir şey gelmezdi. __________________ Şimdiye kadar ki bütün karakterlerin karakter kartı instagram profilimde mevcuttur. Merak edenler ve görmek isteyenler profilimde öne çıkanlardan görebilir. @27zeyno72

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.