İçeriğe geç

Fallacia

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Fallacia

Bölüm 1

"Stray Kids" ya da Özgürlük - 1B

Selam. Ben Seungmin. Okulun o sevilmeyen, pısırık çocukların bile ağzına makara malzemesi ettiği o çocuk var ya? İşte o benim.

​Okul genelindeki sevilmeyişimin yanı sıra, sırf hayatı bana dar etmek ve benimle uğraşmak için bir araya gelmiş özel bir grup vardı. Kendilerine, hatırladığım kadarıyla, "Stray Kids" diyorlardı.

​Aralarında yaşça en büyükleri Bang Chan’dı. Yani en azından kendisini öyle tanımlıyordu. Grubun tartışmasız liderliğini üstlenmişti; fakat tuhaf bir şekilde beni aralarında en az zorbalayan, hatta yeri geldiğinde koruyup kollayan o çelişkili adamdı. Ayrıca çok güzel bir sesi vardı. Şarkıcıydı diye biliyorum, tabii yasaklanmadan önce.

​Diğeri Minho… Serin bir rüzgar gibi soğuk ve mesafeli bir herif. Ne söyleyeceği, ne yapacağı hiçbir zaman kestirilemezdi. Ağzına geleni hiç çekinmeden söyler, ardından sanki çok büyük bir iş başarmış gibi katı bir özgüvenle ortalıkta salınırdı. Birileri şu adama, yaptığının özgüven değil; geçmişte bastırdığı kırgınlıkların ve çatlakların dışa vurumu olduğunu hatırlatabilir mi acaba?

​Changbin diye birini daha hatırlıyorum. Geniş omuzları ve kaslı cüssesiyle ilk görüşte ürküten biriydi. Spor salonu onun tek tutkusuydu… Tabii spor yapmak yasaklanmadan önce.

​Hyunjin’in adını ise koridorlarda sürekli duyuyordum. Okulun en yakışıklı herifi olduğu söylenirdi ki yalan da değil; adeta heykeli dikilecek cinsten bir adamdı. Ama kulaktan kulağa yayılan fısıltılara göre gizli tuttuğu bir sevgilisi vardı…

​Bir de Han Jisung adında gitarcı bir çocuk vardı. Okul grubunda yer alır, sahneye çıktığında solo gitarıyla ortalığı kasıp kavururdu. Bir kere onu canlı izlemeye gitmiştim; parmaklarının teller üzerindeki akışı gerçekten hayranlık uyandırıcıydı. Eh, tabii zamanla gitar çalmak da dahil olmak üzere pek çok şey yasaklandı.

​Felix’i ise dün gibi hatırlıyorum. Omuzlarına dökülen sarı saçları ve yüzünü süsleyen çilleriyle bambaşka bir havası vardı. Onunla oturup iki çift laf edebilmeyi çok isterdim… Keşke beni de aralarına kabul etselerdi de birlikte takılabilseydik. Kafa yapımızın ve hayata bakışımızın birbirine ne kadar benzediğinden adım gibi eminim.

​Ve… J-Jeongin? Hah, evet. Jeongin… Aralarındaki en küçükleri oydu. Sürekli çocukça isteklerde bulunur, istediği bir şey gerçekleşmediğinde gözyaşlarına boğulurdu. Hatta kulaktan kulağa yayılan garip bir söylentiye göre Changbin ona aşıktı; fakat bu mesele yüzünden geçmişte başı ciddi anlamda derde girmiş ve dava edilmişti.

​Ne oldu? Yüzümdeki ifadeden garip bir şeyler sezmiş gibisin. Evet, burada neredeyse her şey sınırlandırılmış ve yasaklanmış durumda. En azından bizim yaşadığımız bu topraklarda… Biz bir zamanlar StaKid ülkesinde, özgürce nefes alan insanlardık. Ama artık burası karanlık bir Krallık haline geldi. Cumhuriyet, gözlerimizin önünde ellerimizin arasından kayıp gitti…

Yapacak bir şey yok elbette. Sonuçta zamanında karşı çıkmamıştık, her bir protestoda korkup geri çekilmiştik. Ah ah.. Şimdi ki aklım olsaydı, ben hiç oradan geri çekilir miydim? Eşcinsellerin özgür olduğu, spor yapmanın, gitar çalmanın özgür olduğu ülkeyi yalan değil, çok özledim. Çünkü şuan sadece Krallık için çalışıyoruz, sadece.

Pekâlâ, bildiğim kadarıyla gruptaki herkesin cinsel yönelimi heteroluğu bırak, karşı cinsten hoşlanan bir yönelim olduğunu bile sanmıyorum. Bence hepsi erkeklerden hoşlanıyor, hatta manitacılık dahi var fakat Sansür Uygulaması denilen saçma bir dernek yüzünden söylediğimiz her söz her şekilde kayıt ediliyor, eğer söylediğin şey Krallık'a karşıt değilse fakat yine de öyle anlaşılabilecek bir şey ise bile anında içeri alınıyordun. Aman tanrım, böyle söyleyince de çok garip oluyor ya..

Bebetolarım bu bölüm aslında nasıl bir şey yazacağım hakkında bilgi vermek içindi. Öyle çok bir olayı olmayacak bu bölümün. Fic Chanmin üzerine olacağı için Emir Can İğrek'ten "Müzik Kutusu" öneriyoruumm 🤌

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.