(İstanbul'un kalbinde yükselen devasa Kadir Holding plazası. 30. katın VIP CEO odasında Kadir Bey'in ani kararıyla CEO'luk koltuğuna Umut yerine üvey kardeşi Furkan'ın getirilmesi, binada adeta deprem etkisi yaratmıştır)
(Furkan, 1.77 boylarındaki hafif kaslı cüssesini ortaya çıkaran fit kesim lacivert takımıyla devasa masanın arkasındaki deri koltukta oturmaktadır. Esmer teni, heyecanla hafifçe kızaran yanakları ve utangaç duruşuna rağmen CEO olmanın getirdiği o ağır sorumluluğu taşımaya çalışmaktadır. Ancak elleri masanın altında titremektedir)
Furkan: (Kendi kendine fısıldayarak)
Annem Nevin bunu benim için istedi... Başarmak zorundayım. Umut'un o nefret dolu bakışlarına katlanmak zorunda olsam bile...
(Tam o sırada ahşap devasa kapı sertçe açılır. İçeriye 1.87 boylarında, beyaz tenli, masmavi gözleri öfkeyle parıldayan, geniş omuzları ve kaslı fiziğiyle siyah takım elbisesini adeta patlatacak gibi duran Umut girer. Bakışlarındaki baskın aura odadaki tüm havayı emer)
Umut: (Masanın etrafından ağır ve tehlikeli adımlarla dolanır. Mavi gözlerini Furkan'ın esmer yüzüne kilitler, hırıltılı ve alaycı bir sesle konuşur)
Demek yeni CEO'muz sensin... Nevin üvey annemin Kadir Bey'in yatağındaki fısıltıları sonunda işe yaramış esmer şeker. Koltuk yakışmış ama altından kayıp gitmesi çok sürmez.
Furkan: (Hızla ayağa kalkar, esmer yüzü utangaçlıktan ve sinirden alev alev yanarak fısıldar)
Ağzını topla Umut! Annem hakkında düzgün konuş! Kadir Bey bu şirket için en doğru kararı verdi. Kabullenmekte zorlanıyorsan kapı orada!
Umut: (Alaycı bir tebessümle Furkan'ın üzerine doğru koca bir adım atar. Aralarındaki mesafeyi tamamen sıfırlayarak Furkan'ı deri koltuğu ile kendi devasa cüssesi arasına hapseder. Masanın altından elini uzatıp Furkan'ın ince belini sertçe kavrar ve kendini Furkan'ın esmer göğsüne bastırır)
Furkan: (Nefesi kesilir, gözleri kocaman açılır. İlk defa aralarında böyle bir fiziksel temas olmaktadır)
U-umut... Ne yapıyorsun? Bırak beni!
Umut: (Eğilip yakıcı nefesini Furkan'ın dudaklarına milimler kala bırakır, hırıltıyla fısıldar)
Ben hiçbir şeyi kabullenmem esmer şeker... Hele babamın başkalarının enkazı üzerine kurduğu bu krallığı senin gibi tatlı, tecrübesiz bir çocuğa bırakmasını hiç kabullenmem. O koltuğa oturdun diye patronum olduğunu sanma. Çünkü bu odada da, senin üzerinde de tüm kuralları ben koyarım...
(Umut, elini Furkan'ın belinden yukarı, gömleğinin altından sıcak sırtına doğru kaydırırken Furkan'ın bacaklarının bağı çözülür. İçindeki o tuhaf çekim ve utangaçlık karşısında gözlerini kapatıp hafifçe yutkunur)
(Tam o sırada koridordan adımlar gelir. Furkan panikle Umut'u göğsünden iter! Umut son anda geri çekilip elleri cebinde durur. İçeriye kıvırcık sarı saçları, elinde pembe puff'ıyla Ada girer. Dumanı doğrudan odaya saçarak sırıtır)
Ada: (Puff'ından koca bir nefes çeker, etrafa tatlı bir çilek kokusu yayılırken etraftaki gerilimi sadece sıradan bir üvey kardeş kavgası sanıp neşeyle içeri yürür)
Ayyy selam! Oooo bakıyorum da şirketin en çıtır yakışıklısı da buradaymış! Furkan'cım valla o lacivert takımın içinde kucağa alınmalık duruyorsun haberin olsun, insanı günaha sokarsın sen! Yine mi kavga ediyorsunuz siz, Umut ne dikiliyorsun çocuğun tepesinde?
Furkan: (Hızla kravatını düzeltir, utançtan kıpkırmızı kesilerek masadaki evrakları karıştırır)
Y-yok bir şey Ada! Şirket bütçesini tartışıyorduk sadece!
Ada: (Hiçbir şeyden habersiz, şakacı tavrıyla pembe puff'ından duman saçar. Furkan'ın dibine kadar girip kalçasına şakayla hafifçe vurur)
Aman iyi be, hemen resmiyet yapın! Furkan'cım yanakların alev alıyor valla, Umut seni yine çok sıkıştırmış herhalde. Kıyamam sana, gel iki seveyim seni de moralin yerine gelsin!
(Ada tamamen masumca takılıp Furkan'ı sarmalamak üzereyken, Umut'un mavi gözleri kıskançlıktan ve sahiplenme hırsından alev alev yanar. Tek bir sert hamleyle Ada'nın kolunu yakalar ve Furkan'dan sökercesine geri çeker)
Umut: (Gözleri kararmış halde, çenesini sıkarak)
Ada! İş konuşuyoruz dedik sana. Rahat bırak Furkan'ı, ellerini de milletin üzerinde gezdirip durma!
Ada: (Gözlerini devirip puff'ından duman saçar)
Ayyy tamam be! Ne kıskanç üvey kardeş çıktın sen de! İki elleyp seveyim dedim çocuk ziyan olmasın diye, sanki Furkan'ı elinden alıyorum! Neyse ben kaçtım, aşağıda Güneş beni bekler!
(Ada kıkırdayarak odadan çıkıp koridorda kaybolduğu an, Furkan derin bir nefes verip masaya tutunur. Ama Umut anında arkasından yürür, kapıyı sessizce kapatıp VIP elektronik kilit düğmesine basar. Kilit mekanizması 'klik' diye oturur)
Furkan: (Kilit sesini duyunca panikle arkasına döner)
Umut yapma! Delirdin mi sen? Kapıyı neden kilitliyorsun, birisi fark ederse mahvoluruz!
Umut: (Siyah ceketini yavaşça çıkarıp masanın üzerine atar. Kaslı göğsünü sıkan gömleğinin üst düğmelerini tek tek çözerken Furkan'ın üzerine devasa bir adım atar)
Ada'nın sana dokunması... Şakayla bile olsa sana öyle laflar etmesi beni deli ediyor esmer. Kimsenin elini bile sürmesine izin vermeyeceğim sana.
Furkan: (Geriye doğru adımlasa da kalçası devasa CEO masasına çarpar, sıkışır. Esmer teni sıcaktan alev alev yanarken gözlerini Umut'un kaslı bedeninden kaçırmaya çalışır)
Biz üvey kardeşiz Umut... Saçmalama! Hem burada yakalanırsak skandal çıkar!
Umut: (Aralarındaki mesafeyi tamamen kapatır. Devasa ellerinden birini Furkan'ın ince beline kilitlerken, diğer elini Furkan'ın çenesine bastırıp başını yukarı kaldırır. Mavi gözleri tamamen karanlık ve baskın bir arzuyla dolmuştur)
Yakalanmayacağız... Ama bu koltuğa oturup bana patronculuk oynamanın bedelini ödeyeceksin esmer şeker. Kimin gerçek patron olduğunu şimdi bu masanın üzerinde sana kendi ellerimle öğreteceğim.
(Umut, Furkan'ın çenesini sertçe kavrayıp dudaklarını hırsla ve tamamen domine eden bir açlıkla öpmeye başlar. İlk temasla birlikte Furkan'ın vücudundan şiddetli bir elektrik akımı geçer. Umut'un bu baskın, emredici ve durdurulamaz öpücükleri karşısında Furkan utançtan titrer ama elinde olmadan dudaklarını aralar. İki beden masanın kenarında birbirine tamamen kenetlenir)
(Umut, kontrolü tamamen eline alarak elini Furkan'ın lacivert ceketinin içine kaydırır, ceketi tek hamlede sıyırıp yere atar. Ardından Furkan'ın beyaz gömleğinin düğmelerini hırsla çözer. Sert, kaslı ellerini Furkan'ın pürüzsüz esmer göğsünde, karın kaslarında ve bel kavisinde baskıyla gezdirirken Furkan hırıltılı bir nefes koyuverir)
Furkan: (Kesik nefesler arasında, tutkudan gözleri buğulanarak)
U-umut... Ah... Biri duyacak, yapma...
Umut: (Furkan'ı belinden tutup tek hamlede devasa CEO masasının üzerine kaldırıp oturtur. Bacaklarının arasına girerek Furkan'ın esmer boynuna gömülür. Islak ve sert öpücüklerini Furkan'ın boynuna, adem elmasına ve köprücük kemiklerine bastırıp ısırarak emmeye başlar)
Bana itaat edeceksin esmer... Bu odada da, bu masanın üzerinde de patronun ben olduğumu kabul edeceksin. Sesini çıkar ve iniltilerini yut.
(Furkan, Umut'un saçlarına parmaklarını dolayarak başını geriye atar. Umut'un dişlerini boynunda hissettiği an dudaklarını hırsla ısırıp iniltisini bastırmaya çalışır. Vücudunu Umut'un kaslı, sıcak bedenine teslim ederken utangaçlığı tamamen Umut'un baskınlığının altında erip gider. Umut, Furkan'ın gömleğini omuzlarından tamamen düşürür; elleri Furkan'ın belini sıkıca kavrayıp onu kendine daha da çekerken, kilitli kapının arkasında yakıcı, tehlikeli ve tamamen domine edilmiş ilk geceleri başlar)
(Tüm bu gizli ve tehlikeli anlar yaşanırken, şirketin alt katındaki veri merkezinde gotik tarzıyla Güneş ve stilist Efsa ekran başındadır. Güneş klavyeyi döverken Sadri Bey'in şüpheli hesap hareketlerini yakalar)
Güneş: (Çekik gözlerini kısar)
Sadri bir şeyler çeviriyor... Ama yukarıdakilerin dünyadan haberi yok.
(Plazanın dışındaki lüks aracın arka koltuğunda ise omuzlarına dökülen hafif dalgalı, iddialı kızıl saçlarıyla Damla durmaktadır. Kızıl buklelerini geriye atıp telefonla Sadri'yi arar)
Damla: (Sinsi bir tebessümle)
Umut ve Furkan yukarıda yeni başlayan o hırslarıyla ve birbirleriyle boğuşadursunlar... Siz şirketin hisselerini sızdırmaya devam edin Sadri. Bu işin sonunda şirketi başlarına yıkacağım.