İçeriğe geç

Evrenimiz

Bölüm 1 · 1 dk okuma

Evrenimiz

Bölüm 1

Evren

Evren toz ve gazlar, yıldızlar, gezegenler, galaksiler, karadelikler ve adeta sonsuz boşluğuyla insan hayallerinin ötesinde olağanüstü bir oluşum. Ancak, en az evrenin kendisi kadar etkileyici olan, insanın bu olağanüstü sistem karşısında “ezilmeden” anlamaya çalışma çabası. İnsanın fiziksel olarak ulaşması mümkün olmayan uzaklık ve zamanların bilgisine bilimsel yöntemlerle erişilebilmesi uzay çalışmaları konusunda enhayranlık uyandıran gelişmelerin başında geliyor. Teknolojik gelişmeler sayesinde derin uzayda gözlemlere dayalı hesaplamalar, simulasyon ve modellemelerle evrenin geçmişine dair çıkarımlar yapabilecek ve geleceğe ilişkin fikir yürütülebilecek bir noktaya gelebildik. Bu bilgilerden yola çıkarak gökcisimlerinin oluşumlarına, yerlerinin saptanmasına, haritalanmasına ve hatta göremediğimiz karanlık maddelere kadar birçok araştırma yürütülüyor.Roen Kelly’nin, Avrupa Uzay Ajansı (ESA) Planck misyonu için hazırladığı, evrenin madde-enerji dağılımını gösteren infografik.

Yaklaşık 30 yıl öncesine kadar gökbilimciler, tüm evrenin, ağaçları, kayaları, insanı da meydana getiren “baryonik” maddeden, yani “normal” maddeden, meydana geldiğini düşünüyorlardı. Artık evrenin belirlenemeyen bir madde; elektron, proton, nötronlardan farklı, başka bir madde ile dolu olduğu biliniyor.

2010 yılında NASA’nın, Wilkinson Mikrodalga Düzensizlik Sondası (Wilkinson Microwave Anisotropy Probe) ve daha sonra Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) Planck uydu teleskobuyla yapılan gözlemlerle desteklenen verilere göre, evrenin yalnızca yüzde 4,9’u atomlardan oluşan yıldızlar, gezegenler, asteroid, kuyrukluyıldızlar ve diğer gökcisimlerini meydan getiren normal maddeden oluşur. Evrenin yüzde 26,8’i, varlığını bildiğimiz fakat gözlemleyemediğimiz “karanlık madde”den ve yüzde 68,3’ü de evrenin ivmelenerek genişlemesinde etkili olan “karanlık enerji”den oluşur. Aslında evrenin yaklaşık yüzde 95’ini oluşturan karanlık madde ve karanlık enerjinin ne olduğuyla ilgili bilimsel veriler son derece kısıtlıdır. Bilimsel veriler bu madde ve enerjinin neden oluştuğu, nasıl bir sistem olduğunu açıklamakta yetersiz kaldığından normal maddeden farkını ortaya koymak için açıklanamayan anlamında “karanlık” olarak nitelendirilir.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.