Selamlarrr ✨
İyi okumalarr
*
Yazar' dan
Arabasının koltuğuna yaslı şekilde otururken elinde çevirdiği telefona bakındı..kalbi öyle bir maratondaydıki heyecanın ve öfkenin verdiği ritimle ölecek gibiydi. Aylar önce onu terk eden kadının evinden çıktı az önce..onu gördüğü ilk dakikadan son saniyeye kadar burnunda tüttüğü kokusu yeşil gözleri uzun siyah saçları uzun zaman sonra kara'larının gördüğü manzaraya hasret kalmıştı..
Aslında Zeynebin anlattığı kadarıyla biliyordu herşeyi kim olduğunu nereden geldiğini neler yaşadığını Zeynep ne kadar isterse o kadar bilmişti. Ondan uzaklaştığı gece elleri arasından kayıp gittiğini anlamıştı ama çok geçti herşey için, sonrada bir yılın ardından karakolda görmüşlerdi birbirlerini. Zeynep ondan gittiğinden beri doğru dürüst Türkiye'ye adım atmamış onu aramıştı ama bulamayacağını anlığı zamanda gitmenin en iyisi olduğunu sanmıştı sonra bu şehire ayak bastı burada onun olduğunu bile bile yanına yaklaştı onu herşeye rağmen korkutmadan yaklaşmak istedi.. çünkü Zeynep onu gözünde hayla ilk günkü gibiydi.. yaşadığı hayatı az çok bildiğinden açıklaması olduğunu düşünüyordu bunca zaman ama şu an kalbinin yandığı yer kül ediyordu onu. Kırgındı kızgındı..o kendisi için neler hissedip düşünürken karşısındaki canı bildiği kadının yaptığı ağrına gidiyordu.
Hiç mi hatrı yoktu yaşanan saatlerin kıymeti yokmuydu ona karşı oluşan duyguların. Oysa ki Yüzbaşı onu seviştiği geceden bu yana hayatının merkezi haline çevirmişti. Onu uzun zamandır tanımıyordu ama seviyordu onu..
Herşeyin bir açıklaması vardı ama acı tatlı herşey gün yüzüne çıkacaktı bunun İçinde onunla konuşması gerekiyordu.. mutfakta sorduğu sorulara cevap alamamıştı ama yakında alacağının sözünü vermişti çoktan..
Zeynep'ten
Yeşillerim güneşin ışığı ile aralanırken belimde oluşan acı ile kaşlarım çatıldı..üşütmüştüm sanırım derin bir nefes alıp gözlerimi yan tarafımda olan küçük bedene çevirdiğimde gülümsemeye çalıştım.
Parmaklarım yumuşacık olan yanağında dolaşırken eğilip anlına dudaklarımı bastırdım.. dün gece geç uyududuğundan erken kalkamadı bebeğim yoksa sabah inletirdi anlamını bilmediğim kelimeleri ile...
Yamaç için odadaki banyodan ılık su hazırlarken kıyafetlerini çıkardım dolaptan, bu sıradada kendisi çoktan uyanmıştı.. gülümseyerek yerinden alıp banyoya ilerkerken uyku tulumunu çıkardım.. suyu sevmiyordu bunu geç olsada öğrenmiştim ama yıkanması gerekiyordu.. güç bela banyosunu yapıp üzerini giydirdiğimde derin bir nefes aldım..ne zormuş anne olmak..her yönden her taraftan zorlanıyorum korkuyorum...
Onu giydirip üzerimi değiştirdiğimde karnını doyurup aşşağı inmeye karar verdim.
Saate baktığımda on olduğunu gördüm yamacı kucağıma alıp göğsüme yatırıp karnını doyurduktan sonra altını temizleyip aşşağıya doğru ilerledim..saat ondu normalden Sarp dokuzda kahvaltı için gelirdi odaya.. kucağımda mızmızlanan Yamacın sırtını okşarken kulaklarıma dolan ses ile kolumu kucağımdaki küçük bedene sardım.
" Zeynep."
Sağ tarafıma sesin geldiği yöne doğru döndüğümde karşımdaki gördüğüm insanlar bana bu hayatı mecbur yaşatan insanlardı, hayatımı mahfeden insanlardı, oğlumu babasız beni de huzurum dan mahrum bırakanlardı .
" Gel karıcığım"
Sarpın söylediği midemi bulandırırken hayatımı zehir eden üçlüye baktım Sarp yaptği şeyleri ı es geçmiş gibiydi. Serkan gözlerini kaçırırken aralarında daki kadın boş gözlerle bakıyordu..
Bazılarımız merhameti hak etmez bazılarımız acı çektirmeyi seven bazılarımız ise her şeyi yapar ama kabullenmez yapmadım der insanlık dielnir . Karşımdaki üçlüde bunlardandı ..
Merhameti hak etmeyen Sarp , yaptığı tüm iğrenç linkleri kabullenmeyen Serkan ve acı çektirmeyi özellikle de bana çektiren annem ...
Yıllar önce...
Yazardan
"Anne nereye gidiyoruz"
" Biraz sessiz ol Zeynep geldik "
Genç kadın tuttuğu eli hızla sürükleyerek peşinden getirtirirken bileğinin acısını yok saymaya çalıştı..
Zeynep lise son öğrencisi bıcır bıcır kız hayatındaki güzellikleri keşf eden ailesine rağmen mutlu olmaya çalışan kız.
Uyuşturucu bağımlısı annesi kızının da kendi izinden gelmesini istiyor ona göre hayatını şekillendiriyordu.
Bugün o büyük gündü Zeynebin annesi Zehra hanım için.
Kızını artık istediği kişiyle buluşmaya götürüyor du .
Hiç birşey den haberi olmayan Zeynep ise okul sonrası eve gelmiş annesinin zoruyla mini kırmızı eteği ve siyah gömleğini giyip evden aceleyle çıkartılmış şimdi ise bileğindeki acıyı düşünen Zeynep merak ediyor du ..
" Anne bir şey söyle ya '
" Geldik Zeynep geldik hayatımızı kurtarma geldik "
Büyük siyah kapı açıldığında kalbî ağzında atan sadece Zehra hanım değildi.. içeride kaç koruma olduğunu bilmeyen Zeynep bu halde olduğu içinde bu kadar lüks bir eve geldiği içinde heycanlıydı..
Zehra hanım yanındaki korkak adımlarla yürüyen kızına bakıp sinirle konuştu..
" Zeynep kendine gel bak burası çalışacağımız yer rahat ol güzel kızım benim".
" Anne bizim çalışmaya ihtiyaçımız yok!"
Zeynep hemen söylediğini yutmak istiyor du annesinin son bakışı onu korkuturken iyi şeyler olmayacağını hissetmişti . Evin kapısına geldiklerinde ikiside heyecanlıydı Zehra hanım kızının burda yanında olmasından onu istediği gibi eğitmek ten , Zeynep ise annesinin bu kadar mutlu olduğundan aslında korkmuş tu çünkü ne zaman annesi mutlu olsa bir şey oluyor du hayatında..
Kapıyı çalıp beklediklerinde kolunu annesinin elinden çekti . Kapıyı birsen hanım açtığında karşısında ki genç kızı görünce dudakları kıvrılmıştı.. içeri davet edip salona yönlendirdiğinde Zeynep annesinin gözlerindeki ışıltıyı fark etmişti ama anlamlandıramıyordu.
" Hoşgeldiniz"
Arkadaki sesle Zeynep oturduğu koltuktan omuz üstü baktığında annesi çoktan ayaklanmıştı .
Genç adam dolanıp karşısındaki kızın karşısında durunca Zeynep'te annesi gibi ayağa kalkıp dudaklarına yalancı bir gülümseme sergiledi..
" Kızım Zeynep"
" Memnun oldum Zeynep bende Sarp "
Herşeyden habersiz Zeynep o eli sıkmış gülümsemiş ti halbuki o gülümseme hayatının bir döneminin en son mutlu gülümsemesi olucaktı..
" Ooo kimler gelmiş kimler"
Kapıdan gelen adam adımlarını hızlandırarak Zehra hanımın yanına gelmişti..
" Zehra bu güzellik kim"
" Kızım"
Göğsünü gere gere söylediği şeyle kızın yanaklarının ısındığını fark etmişti..
Genç adam elini uzatıp kendini tanıttırken oldukça memnun görünüyodu..
" Ben Serkan siz "
" Zeynep bende "
" Artık tanıştıysak güzle bir yemek yiyelim hanımlar "
Sarpın söylemiyle üçlü yan yanaydı...
**
Şimdiki Zaman .
O üçlü gene yan yanaydı yavaş adımlarla yanlarına gittiğim de ifadesiz dim her ne kadar üçünün yüzünede tükürmek istesem de oğlum için dayanmak zorundaydım ..
" Bir hoşgeldin yokmu kızım"
Anne demeyi istemediğim kişi konuşunca bakmaya tenezzül etmeden kucağındaki oğlumla mutfağa doğru ilerledim göz yaşım bile akmıyordu artık eskiden çok ağlardım neden yaptı nasıl bir anne kızına bunu yapabilir dedim ama hiç anlayamadım ..
Mutfak kapısını kapatıp yaslanırken derin bir nefes aldım ciğerlerime.. yeşillerim buluştuğu kara gözler ile parıldarken yanağına dudaklarımı bastırdım..
Biriciğim.. oğlum benim.
Oğlumun da benim gibi bir hayat yaşamasını istemiyorum, benim düştüğüm kör kuyulara düşmesini yaptığım yanlışları yapmasını istemiyorum bunun içinde elimden ne gelirse yapacaktım..
İçeriden sesler gelince Yamaçı tek koluma alıp tezgaha doğru yöneldim dolaptan bir bardak çıkarıp su doldurup dudaklarım arasına aldığımda gözlerim önüne gelen saçlarımı kulağımın arkasına sıkıştırdım..mutfak ta oyalandığım kadar oyalanmalıydım onların yüzünü görmeye tahammülüm yoktu .fakat bir süre sonra burada durmaktan sıkılmıştım. Kapıya yönelip kolunu sessizce indirdim. Kafamı salon tarafına döndürdüğümde kapının kapalı olduğunu fark ettim.
Ben burdayken kapıyı kapatmışlardı bir şey ler çevirdikleri belliydi . Yavaş adımlarla salon kapısına yaklaştım ama ses gelmiyor du. Kim bilir ne peşindeydiler derin bir iç çekip bahçeye ilerlediğimde salıncağa oturdum...ruhum tekrar bir düşünceye dalarken dudaklarım siyah saçları buldu.. " Babanı tanımanı çok istiyorum biliyormusun. " dudaklarım arasından dökülen kelimeler ile gözlerim etrafta gezindi.
" Ann." Güzel oğlum benim.. saçlarına dudaklarımı bastırıp yavaşça saklanırken gülümsedim..
" Zeynep." Kulaklarımın duyduğu söz ile bıkkınca nefes verdim.. gözlerimi ona ne kadar deydirmek istemesemde ona doğru baktım uzunca..
" Bu akşam yemeğe çıkalım ikimiz.." buraya geldiğine göre diğerleri gitmişti çok şükür ki ayrıca bu yemek işi nereden çıkmıştı umarım iş yemeği falan değildir çünkü saatlerce bir masada süs bebeği gibi durmak berbat bir şey..
" Başka zaman olsa bugün kendimi kötü hissediyorum malum olanlar.." yanıma yaklaştıkça kucağımdaki bebeğimi dahada sardım..
" Bu akşam diyorsam bu akşam çıkacağız yedi buçukta hazır ol.." sözümün bir anlamının olmayacağını hatırladım şimdi Sarp ne derse o olacaktı değil mi..derin bir nefes aldığımda gözlerim bir kaç saniye kapandı merak etme Zeynep bir gün bitecek bu esaret..kendimi teselli ettikten sonra yavaşça kafamı sallayıp ayaklandım...
Kısa süre sonra yemek için hazırlanırken saçlarımı yukarıda toparladım.. Yamacı doyurup kucağıma almamla kapının sesini duymuştum.
" Gelebilirmiyim." Sapın sesi kulaklarımı doldurduğunda dudaklarımı araladım.
" Gel."
İçeri geçmesi ile pahalı parfüm kokusu burnuma dolmuştu ah şu sıktığı parfüm için ne kavga etmiştik. Zorla koklattırıp begendirmişti..
" Hazırsan çıkalım." Ayağa kalkıp dolaptan Yamaç için kıyafet aldığımda dudaklarımı araladım. " Yamacın üzerini giyindirip geliyorum."
" Bu gece onu evde bırak ikimiz olacağız." Derince yutkunduğumda anlam verememiştim ama belkide en iyisi buydu hem Yamaç kalabalık ortamlara alışık değildi. Kafamı salladığımda kucağımdaki oğlumun saçlarına dudaklarımı bastırdım..
Çantamı alırken birlikte aşağıya inmiştik Yamacı son kez öpüp Sevda ablaya bıraktığımda parmaklarım arasında parmaklarını hissetmiştim..nedenini bilmiyorum ama içimde kötü bir his vardı.. sessiz kalarak evden çıktığımızda temkinli olmaya çalıştım elimden geldiğince.
******
Yaklaşık yarım saat sonra lüks bir restoranda geldiğimiz de arabadan inip restoranda doğru ilerlemiştik yavaşça.. Umarım Serkan yada annem burada değildir..
Ortalarda olan bizim için ayrılmış masaya geldiğimizde sandaliyemi çekmişti.. yavaşça oturduğum sıra oda her zamanki gibi karşımdaki yerini almıştı.. şu anda bile sıkıldığımı hissediyorum şimdi saçma sapan yapmacıklı haller mutluymuş gibi görünmemiz yoruyordu beni. Yanımıza gelen garson ile siparişleri verdiğimizde arakma yaslandım.
" Sadece çorba içmek istediğine eminmisin. Hayatım" Sorusu ile dudaklarımı araladım...
" Evet." Oda kendine karides sipariş ettiğinde gözlerim masadaki çiçekleri buldu.. beyaz laleler..
Dakikalar sonra sesini duyduğumda gözlerim onu buldu..
" Zeynep evliyiz biliyorsun evliliğinde belli kuralları vardır."
Nerden çıkmıştı bu şimdi.
" Ne Kuralı Sarp " Şaşkın sesimle konuşurken içimden lütfen saçma sapan bir şey istemeyeceğini diledim..
" Aylar oldu hatta yıllar sana dokunmayalı, aramızdaki şeyler bizim evli olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor ne yaşasakta yaşayalım ikimiz her zaman olduğu gibi yan yana olacağız buna alışmış gibisin bazı şeylerin değiştirne vakti geldiğini düşünüyorum.."
Duyduğum cümleler beni afallatırken elim ayağım titremeye başlamıştı. Ben sarpa Sevgi yada bir şey vermek istemiyordum bu evlilik te aşk evliliği değildi tamamen Sarpın takıntısı ve benim mecbur kalmam la alakalıydı hoş sarp yüzünden mecbur kalmıştım gene.
Yaşadıklarım belkide yaşayacaklarım bana ağır gelirken onun bana dokunmasını beni bitirirdi. Dudaklarımdan saniyelik dökülen kelime ile derince yutkundum..
" İstemiyorum"
Ağzımdan çıkan şey onu afallatkıştı neden şaşırdığınıda anlayamıyorum...bir kaç dakika gözlerime baktığında yanımıza gelen garsonla bir şey diyememişti .
Genç kız bardaklarımıza içki doldururken çoktan bardağını kafasına diken sarp ikinciyi içmek için hazırdı.
Buda bu gecenin pek iyi geçmeyeceğini gösteriyor beni dahada telaşlandırıyordu ..
" Ne demek istemiyorum"
" Bizim evliliğimiz aşk evliliği değil , senin tehditlerin üzerine kurulan "
Sözümü kesenen şey ise Sarpın arkasındaki gördüğüm kara gözler.. gözlerimi şaşkınlıkla kaçırdığımda onun bakışlarını üzerimde hissediyordum. Kalbimin ritmini değiştiğini hissederken.Boğazımı temizleyip gergin olan vücudumu rahatlatmak için önündeki içki bardağını kafama diktim.
Lakin içer içmez pişman olmuştum benim küçük bebeğim vardı onun sağlığı için benim içmemem gerekirken ben içmiştim gözlerimi bir kaç saniye kapatırken derin bir nefes aldım içime.. ruhum sıkışıyordu ama bunun Kara gözler ile bir alakası yoktu sadece yorgunluktan yalnızlıktandı hayatımı istediğim gibi yaşayamamdandı ayaklarım üzerinde korkusuzca duramamadandı...
Üst üste yaptığım hatalar bana kayıp yaşatacaktı ve o kayıp yamaç olmasını istemiyorum biri gitti diğerini de kaybedemezdim .
Bı an elimin üstüne örtülen şeyle irkilip korkmuştum.. parmaklarım üzerindeki eline bakarken sesi kulaklarımı doldurmuştu
" Lan yıllar geçti üzerinden ben değiştim sen değiştin hayatımız değişti ben sana bir adım atarken senden gelen tekbir adım yok sorun ne diyorum elde edilir bir konu bulamıyorum Zeynep.."
Elde edilemeyen konumu?
Ben kendimi bildim bileli tanıyorum Sarpı ben iyi şeylerin olacağını hissetsem hayatım bu kadar kötü olmazdı ama maalesefki konuda hayattaki şansızlığımda Sarptı.. yeşillerimi kaldırıp Kara gözler ile buluşturduğumda oradaki duyguların içinde kayboldum..bir yandan o kara gözlerin içinde huzur bulmak istiyorum bir yandanda hayatımın ikinci korkulu gecesine engel olmak için bir şeyler yapmalıydım.. Parmaklarımı eli arasından çektiğimde gözlerim önüne gelen saçlarımı kulağımın arkasına sıkıştırdım..
" Hatırlıyormusun o geceyi senden kaçıp gitmek istedim kaçmıştımda ama o zaman yaptıklarınla ben kendi isteğimle zorla geldim yanına sırf insanlada dokunma diye..ben o gece giderken korkuyordum evet ama içimde tarif edilemez bir his vardı özgürlük.. o hissi Bir daha tatmadım.. benim sana söyleyeceğim tek şey var oda beni özgürlüğüme bırak kalbimde sana karşı olan tek şey nefret denedim yemin ederim ki seni sevmeyi en baştan denedim ama kalbim ruhum kabullenmiyor seni..Bırak beni ikimizde huzur bulalım..." Yeşillerim korkuyla ona bakarken yanıltmamıştı beni..
" Olmaz Zeynep! Bu düşünceleri sil at kafandan! Anlamıyorsan ben sana tekrar tekrar anlatırım!" Yüksek sesi ile gözlerim bir kaç saniye öfke ile kapandı.. Ayağa kalkıp gitmek istedim ama bunada izin vermemişti sonrası zaten büyük kaostu.. yeşillerim kara gözleri bulurken onun Sarpa sert bir yumruk yedirmesi ile anlayabilmiştim olanı bir kaç adım geriye giderken derince yutkundum...
Yamanı Sarpın üzerinden almaya çalışan görevliler ile gözlerim dolmuştu..benim yüzümden onun başının derde girmesini istemiyorum ona karşı içimde olan özlemi hisleri..bir kenara bırakıp dudaklarımı araladım ayırmaya çalışırken..
" Dur..dur lütfen." Ağzının içinde saydırdığı şeyleri duyamıyordum ama boğazıma bir yumru oturmuştu sebepsizce..
" Yaman.." dur lütfen.. saniyeler sonra yeşillerim kanlar içindeki Sarpı gördüğümde derince yutkundum.. Sarpa acımıyordum sadece karşımdaki, kokusuna hasret kaldığım adama bir şey olmasını istemediğimden akan yaşlarım..









