İçeriğe geç

EVLİ.ASKER ( Düzenleniyor)

Bölüm 33 · 5 dk okuma

EVLİ.ASKER ( Düzenleniyor)

Bölüm 33

Saklananlar part 2

Kalbimin sesi beynimi inletiyor gibi korkuyla doktorun söyleyeceklerini bekliyorum.

Eğerki bir şey olursa kaldıramazdım yıkılırım..

" Buraya geldiğinde ağır yaralıydı iç kanama şüphesi vardı. kurşun karnına ve omzunun girmiş omzuna giren kurşun kemiği zedelemiş baya bunun için fizik tedaviye başlaması gerek hastaneden çıktığında . Karnına giren boşluğa geldiğinden kontrol altına aldık. Durumu şu anlık stabil birazdan normal odaya alacağız geçmiş olsun."

Doktorun uzun konuşmasından sonra yüreğimdeki sızı dinmişti az önce korluyla akan yaşlarım şimdi mutluluktan akıyordu. Derin bir nefes alıp oğlumum saçlarına dudaklarımı bastırdım.

" Geçmiş olsun Zeynep." Selimin sesiyle gülümsedim

" sağol Selim."

Geri kalan askerlerdende teker teker geçmiş olsun dileklerimi aldığımda yamanı görme umuduyla doktorun yanına geldim.

" Doktor bey Yamanı görebilirmiyim." Elindeki dosyaları danışman masasına bıraktığında sesini tekrar duydum.

" Aslında şu anlık fazla sık boğaz etmek olmaz bir yarım saat daha bekleyin öyle görmeniz daha iyi olur." Dediğinde yüzüm düşsede beklemektek başka bir şey yoktu. Ona sarılıp kokusunu içime çekmek istiyorum.

Odasını öğrendiğimde odanın önünde beklemeye başladım. Yanımda Selim de vardı diğerleri daha sonra gelip göreceklerini söyleyip gittiler.

Zaman çok yavaş geçiyordu sanki görmek için yanıp tutuşsamda dakikaları saydım. Yamaç huysuzlandığında Selime birazdan geleceğimi söyleyip hastanede olan emzirme odasına yürüdüm. Oğlumuzun altını değiştirip emizdirmeye başladım.

On beş dakika kadar içerdeydik yamacın uykusu kaçtığından bir şeyler söyleyip Kocamın boyunma taktığı kolyeyle ilgileniyordu. Belkide Yamam uyanmıştır umuduyla odadan çıktım.

Odanın önüne geldiğimde kapı aralıktı yaklaştığımda Selimin sesini duydum.

"Kadın sabahtan beri ağlıyor gidipte tersleme ."

Yaman hayla kızgınmıydı bana kendimi nasıl affettirmeliydim ki.. göz pınarlarımın ıslandığını hissetmiştim. Yamanın ne söyleyeceğini merak ediyorum.

" Nasıl terslerim burnumda tütüyor. "

Dudaklarım kıvrıldığında kalbim sevinçten hızlanıyordu. Geldiğimi belli etmek için kapıyı çalıp öyle içeri girdim . İki adamında gözleri beni bulunca Selim oturuduğu yerden kalktı

" Hasta ziyaretinin kısası makbuldür geçmiş olsun tekrar bir şey olursa ben aşşağıdayım." Dedikten sonra odadan çıkmıştı parmaklarımı daha çok yamaca bastırdım yerde olan bakışlarımı kaldırıp bir çift kada gözlere deydirttim.

"Oğlumu getir."

Sert sesiyle ona doğru yürüdüm yamacı ona uzattığımda minik oğlum kollarını çoktan ona uzatmıştı bile. Yan taraftaki koltuğa oturduğumda çantamı ve kanguruyu arkama koydum ve onları izledim.

" Gel bakalım baba'na .. nasıl özledim seni bir bilsen."

Yamacın yanaklarından saçlarından öptüğünde gülümsedim. Kafasını babasının göğsüne koyunca içim ısındı..

Acaba nasıl hissediyordu ona sarılmak istiyorum..öpmek istiyorum.

" Nasılsın." Diye sordum kafasını bana çevirdiğinde uzun uzun baktı . Elimi kaldırıp serumlu elinin üzerine koydum.

" Özûr dilerim sevgilim..seni çok özledim" dediğimde hazır olan yaşlarım aktı. Elimin tersiyle yanağıma gelen ıslaklıkları sildim.

" Akıtma incilerini." Elleri saçlarıma deyince ayağa kalkıp kollarımı boynuna sardım. Kolunu belimde hissedince yanındaki boşluğa oturdum. Şimdi bedenlerimiz birbirine deyiyordu. Geri çekilip yüz yüze gelmemizi sağladım.

Elimi kaldırıp yüzüne koydum parmaklarım tenini okşarken dudaklarımı dudaklarına bastırdım. Onları hissetmeye tatmaya çok ihtiyacım var.. dudakları kımıldamıyordu. Sadece değiyordu. Yüzümü geri çektiğimde belimdeki baskıyla yüzünü boynuma gömdü.

Dudaklarım heycandan kıvrılırken elimi omzundaki yaraya koydum orayı okşarken kafamdaki binlerce sorudan bir tanesini sordum.

" Çok acıdımı. Neden kendine bakmıyorsun ki aklım çıktı sana bir şey olacak diye." Sitemlerim sadece onu güldürmüştü.

Yorgunlukla babasının kollarında uyuyan oğlum gibi bende uyumak istiyorum yanında.

" Bunları boş ver.. Sana hayla kızgınım ama kokuna ihtiyacım var cennet bahçem."

" Cennet bahçenin kokuna ihtiyacı var."

Yüzünü boynumdan aldığında ellerimi bedenine sardım kafamı yaralı olmayan omzuna yasladığımda kokusu burnuma dolmuştu sevinçle gözlerim kapanırken kurumuş dudaklarımı ıslatıp araladım.

" Doktor omzunun zedelendiğini hastaneden çıktığında fizik tedavi uygulaman gerektiğini söyledi."

Bir şey demedi ama ben tekrar konuştum bir şey diyene kadar..

"Evlenmeden önce karşılaştık hiç bir niyetim yoktu. Markette karşılaştık poşetler çok olduğu için eve kadar yardım etti. Eve geldiğimizde Esra evdeydi sonrasını anlatmaya gerek yok. O günde bir an eve geldi ve içeri aldım ama sadece arkadaş olarak yemin ediyorum hiç bit niyetim yoktu."

Oğlumun gözleri kapalıydı. Huzurda uyumuştu. Ama hayla bir şey söylemedi nefesini duyuyordum sadece.

Ben söyledim ınanmıyordu. Bir şeylerden şüpheleniyordu. Buda inanılmaz acı veriyordu bana. Bedenimi onadan çektim. Sırtım ona dönüktü yatakta.

Kaç dakika geçti bilmiyorum ama bu sesizlik canımı sıkıyordu ona döndüğümde boşluğa bakar gibiydi oysa Selime ne kadar özlediğini söylüyordu hiç özlememişmiydi. Belkide arastan sonra sevgisi azalmıştı . Böyle bir şey olması dehşetti.

" Bir şey demiyecekmisin."

" Sana inanmak istiyorum.."

Sana inanmak istiyorum benim onu aldattığımı sanıyordu. Bana inanmıyor .bana inanmıyor! Bu... bu beni boşluğa sürüklüyordu. Kendime gelmeye çalıştım. Düşündükleri doğru değildi.

" Bana inanmıyormusun.. benim seni.. seni aldattığımı sanıyorsun!."

Ayağa kalktım hırsla. Ona dönüp içimdekikerini akıttım gitmeden önce.

" Seni seviyorum deliler gibi güveniyorum kendimden çok ama sen beni nasıl itham ediyorsun! Sana yemin ederim yamacın üzerine yemin ederimki bir şey yok."

" Adamın biri evimde ve Karımla arkadaş üstelik karım ona bekar olduğunu söylemiş."

Aman Allahım söyeldiklerimin hiç birine inanmıyordu. Sarsıldım böyle olacağını bilsem ölûrdümde demezdim. Her şeye rağmen bana inanmıyordu. Gözlerinde öfke vardı. Galiba bu durumu ayrı kalmadan çözemeyiz çünkü konuştukça ileri gidiyoruz.

" Allah benim belamı versin ne diyeyim." Diyip çantamı alıp arkamı döndüm hızla odadan çıktığımda ağladım hava almaya ihtiyacım var sakinleşmeye..

Hastaneden çıktığımda yürüdüm nereye olduğunu bilmeden hastahane dışına çıkıp caddenin karşısındaki parka girdim. Ellerimle yüzümü kapatıp ağacın dibine çöktüm..

Ailem bana inanmıyor sevdiğim adam bana inanmıyor ama yemin ederim ki bir şey yapmadım sadece.. sadece normal yaşamak istemiştim. Diğerleri gibi arkadaş olmayı bir şeyler yapmayı istemiştim ama bu bile bana fazlaydı bana.

Hava yavaş yavaş aydınlanıyordu. Kafamı hıçkırıklar ardında kendime çektiğim dizlerimin üzerine yaslayıp kollarımı bacaklarıma sardım.

Aynı şeyleri yaşıyordum Sarp ne yaptıysa Yamanda yapacak ilk önce saf sevgi sonra inanmamak sonra..şiddet. kaderim bumu yada yanında olduklarım hep böylemi. Ama bir kere o hataya düştüm bir daha tekrarlayamam.

Ya şimdi ya hiç ya kaçıp gitmek yada kalıp sürünmek..

Ama ben bir kere kaldım sonuç belli ikinci olamaz yapamam. Çantamdam telefonu çıkarıp hiç düşünmeden onu aradım.

" Alo."

" Bu akşam yurt dışına kaçak bilet ayarlarmısın gitmek istiyorum ."

" Eminmisin." Dediğinde ıslak gözlerimi kapadım emin olmak istiyorum oğlumla gitmek istiyorum.

" Eminim."

Bölüm sonu

2 yorum