İçeriğe geç

EVLİ.ASKER ( Düzenleniyor)

Bölüm 32 · 5 dk okuma

EVLİ.ASKER ( Düzenleniyor)

Bölüm 32

Saklananlar part 1

Bir miktar parayı komidin üzerine koyunca sinirle evden ayrıldı. Geride bıraktığı oğlunu ve karısına ihtiyaçları olur diye bırakmıştı parayı kendisi lüks arabasına bindiğinde kışlaya sürdü. Eve geldiğinde gördüğü manzaraya hayret etmişti.

Balık tutarken gelen görev haberiyle eve gelmişti. Üstü başı çamur içindeydi. Ama iyi zaman geçirmişti küçük oğluyla. Kışlaya kısa sürede vardığında odasına gitti hızla orada üzerini değiştirip formasını giymişti generallerinde olduğu toplantı odasına girince asker selamı verdi.

Daha sonra ondan alt seviyede olan askerlerin selamını aldığında kafasının içindeki düşünceleri sadece bu opersyona ayırmak istedi.

" Saat yirmide akşam operasyonu için ıraka gidiyorsunuz. Oradaki mehmetçiklerimizin kanını temizleyeceksiniz." Derken onunda dahil olmasıyla yarım saat sona ermişti . Akşam sekiz olmasına iki saat vardı. Günün yorgunluğuyla odasındaki koltuğa oturdu.

Yamanın " Göreve gidiyorum ne zaman gelirim belli değil." Dediği cümleden sonra kapıyı sertçe çektiğinde irkilmişti. Veda sarılması öpücüğü yoktu.

Pişmandı Arası eve aldığına. Yamanın sinirini bildiğini neden böyle bir şey yaptığını sordu kendine. Sadece arkadaş.. Zeynebin arkadaş dediği Aras aslında firuzenin adamı olması şaşırtıcıydı.. Yamanın binadan çıktığını görünce geri eve geldi. Kapıyı çaldı.. çaldı..

Zeynep ilk Yaman diye koşarak baktı kapı deliğinden ama gelen o değilde kocasıyla arasını açan adam olduğunu gördüğünde kapıdan çekildi. Küçük oğlunun çığlığıyla salona koştuğunda yere düşen yamacı hemen kolları arasına aldı yerden kalktığında ikisininde gözlerinden yaşlar süzüldü.

" Özür dilerim birtanem kıyamam sana ."

Ard arda sıraladığı kelimelerden sonra sakinleştirmeye çalıştı anlı kızaran küçük beyi. Tombik yanaklarındam tek tek akan yaşları annesinin öpücüğü siliyordu. Anne sevgisi yarıyordu çocuğa. İyileşiyordu yaralar evlatlarını sonsuz seven annelerin ilgisi vazgeçilmez bir hazine. Oğluna görmediği hazineyi veriyordu.

Annesi Zehra bu kadar iyi kalpli bir kız doğuracağını bilmezdi. Kendisinin kalbi kirliydi aklı gibi. Sevgilisinin mezarına gelip mezar taşına dudaklarını bastırdı. Biraz su döktü kuru toprağa. Cenazede gelmemişti ama uzun zaman sonra ilk kez ziyarete geldi.

Nede olsa bebeğinin babasıydı.

Görünüşü mide bulandırıcıydı ama bu onun umrumda bile değildi. kocasını toprağa verdiğinde gram üzülmedi sevgisi bitmişti Zeynebin babasına ama Zeynebin görünüş olan eski kocasının mezarında göz yaşı akıttı.

Kızının canına kıydığı adamla birlikteliği vardı. Zeynebi saplantılı şekilde taktığını biliyordu. Buna rağmen kızını çekip kurtarmak yerine dahada itip kendisinide dahil ediyordu.

Bazı anneler vardır evladı için canını veriri. Korur kollar sahip çıkar hastalandığında yanından ayrılmaz . Ama bazılarıda vardır ki.

Kızı depo köşesinde doğum yaptığı gece kocasıyla birlikte olur. Aşşalar hor görür.

Ama garip tarafı özlenirler vermedikleri sevgiyi vermiş gibi görürler..

Bazı insanlarda vardır ki iyiyle doğruyu ayırt edemezler. İyi bildikleri yok katliamdır..

Gizlenen Serkan yeni planları için kafa yorar bu durum Zeynep yüzünden oldu. İntikam için bekler..

**

Bir kaç gün sonra

Göğüs kafesimdeki acıyla iç çektim hayat tam mutlu olacağın yerde sana sırt çevirir . Öyle bir umudunu kaybedersinki yol .. ışık bulamazsın..

Sabır edersin beklersin O zaman yolunda ışık görünür..

Sabrın sonu Yamana çıktı ama oda şu an yok o günden beri hiç yok aradım ulaşamıyorum.. içim içimi yiyiyor durmadım kışlaya gittim hayla görevden dönmediklerini söylediler. Günlerdir dualarla bekliyorum. Her gün gelir diye anahtarı kapı arkasından alıyorum.

Asker yolu gözlemek zormuş..Hep bir korku var içinde ne oldu?..neden uzadı?...acaba bir şey olduda haberim mi yok?.. daha bir sürü soru bunlarla baş etmek mümkün değil ama iyi yanı güvendesin insanların hayatları kurtulacak diye sevinirsin. Vatan için olduğunu bildiğinden varsın günlerim heba olsun dersin.

Benimkide o durum.. Kızgınız kırgınız ama biliyorum ya geri gelecek içime su serpiliyor .. pişman olduğum tek şey o günden kalan şeyler değil . Ona sıkıca sarılmamam öpmemem kokusunu solumamam..

Bir kez daha akşam oldu ve uyuyacağım tek yanımda oğlum var ama bir tarafım boş.

Gözlerimi kapadım saat gecenin biriydi ama gözüme uyku girmedi yamacı emizdirip altını değiştirip yatırdım. Bebeksi kokusup buruma gelmesi mayıştırıyordu sadece.

Tam uykuya dalacağımki telefonum titremesiyle uyandım yamac için sesini kısmıştım ama titreme modu açıktı. Baktığımda yabancı bir numaraydı akşamın bu saatinde kim ararki .

Tedirginlikle açıp kulağıma götürdüm ilk aklıma gelen Yamandı lütfen kötü bir şey olmasın.

" Alo.."

" Merhaba Yaman Ulubeyin eşi Zeynep Hanımlamı konuşuyorum."

Kekeleyerek " Evet "dediğimde ayağa kalktım. Yamanın ismini duyar duymaz elim ayağım boşaldı. Dikkatimi kadına verdim.

" Zeynep hanım Yaman yüzbaşı görevden döndüğünde yaralıydı durumu ciddi ameliyathanede gelirseniz iyi olur."

Cümleyi idrak etmem zamanımı almıştı..telefonun elimden kayıp düşmesiyle kendime gelmeye çalıştım. Titreyen ellerimle eğilip hızla telefonu aldığında bir o tarafa bir bu tarafa gidip geldim. Ne yapacağım şimdi. Ne yapmam gerekiyor.

Hemen hastaneyi öğrendiğimde korkuyla üzerime gri bol paça eşortman ve beyaz yarım hırka aldım. Yamaç peki tanıdığım kimse yok kime bırakacağım. hemen dolaptan kanguru ve pattaniye çıkardım bebeğimi içerisine koyarken ellerim korkuyla titriyordu . Çoktan dolan göz yaşlarım akarken dua ediyordum.

"Allahım lütfen iyi olsun lütfen." Kol çantama bez ve kimlik koyduğumda evden çıktım. Taxi çağırdığımda bina önünde sabırsızca ağlaya ağlaya beklemeye çalıştım. Neredeydi bu taxi.

Kangurya koyduğum oğlumu sıkıca tuttum. Oda ağrıyordu. Onu susturmaya çalışırken daha çok ağlıyordum taxi geldiğinde binip hızla hasteneyi söyledim. On beş dakika içerisinde orada olduk. Bu on beş dakika bana bir ömür gibiydi. Danışmaya gelip Yamanın simini söylediğimde sesim titriyordu. 4. Katta ameliyathanede olduğunu söylediklerinde hızla oraya gittim. Koridorda birden fazla asker vardı. İçlerinden sadece Selimi tanıyordum beni görür görmez yanıma gelmişti. " Zeynep sakin ol ilk önce." " Nasıl sakin kalayım nasıl oldu... Ne zaman." Nefesim kesildi sanki kalbim çok ağrıyordu. Göz yaşlarım bir saniye dinmezken söylediklerini anlamaya çalıştım "Vuruldu.." " ne.." " Ama korkulacak birşey yok gayet iyi sadece ameliyathanede şu an ." Vurludu.. Ama iyii .. Ameliyathanede şu an.. bunlar nasıl kelimeler bir cümlede toplanamaz . Oğlumuzu sakinleştirirken ameliyat yazılan kapıya geldim. Çıt yoktu. Benim sesim kesilmişti yamaç kıpransada susmuştu.. Askerlerin yüzü eğikti.. Ciddi bir şey olmasa böyle olurmuydu. Elimden bir şey gelmiyordu.. Selime doktorlar ne diyor dediğimde henüz bilgi vermediklerini söyledi. Başımın dönmesiyle arkamdaki hastane bankına oturdum kafamı duvara yasladığım gözlerimi kapadım.. Kocam.. sevdiğim adam.. ailem.. herşeyim şu an can çekişiyordu. O kadar pişmanım ki keşke gitmeseydi. O gün olmasaydı gitmezdi. Benim salak kafam ne diye arkadaş edinirsin. O orada ben ve oğlumuz kapı önünde can çekişirken. Ölüp bitiyordum aradan saatler geçti ne burdaki askerler nede ben kıpırdadım. Elimden geldiğince dua ediyorum.. Otomatik kapının açılmasıyla ayağa kalktım hızla. Yamac hayla bana sarılıydı...

Bölüm sonu

3 yorum