Sarp "
" Sarp uyan "
Elimle dürttüğümde kımıldamadımıyordu bile. Yutkunup geri geri gidip sırtımı duvara verdim kanlı ellerimi üstüme sürterek temizleye çalıştığımda titredim.
Ben naptım tamam ondan nefret ediyordum , hayatımı karartmıştı , ama ben birini öldüremezdim. Ben anneydim benim oğlum var , ben hapse giremem olmaz.
Korkuyordum ne yapacağımı bilmiyorum ve bu beni çıkmaza sürüklüyordu.
Ne kadar vakit geçti bilmiyorum ama bu odada kan kokusu midemi bulandırıyordu. Kalkıp kapıyı açmaya çalıştım ama kitliydi.
" Kimse yok mu? "
" Yardım edin lütfen"
Ayağa kalkıp sendeleyerek sarpın yanına geldim yada cesedinmi demeliydim. Kanla bulanmış üstünü çekiştirirken kan kokusunu solumamla midem ağzıma geldi.
Yanına kustuğumda öksürdüm. Dayanacak gücüm kalmamıştı. Yorgun bedenimi yere sererken nefes almaya çalıştım. Sanırım sondu.Bu sefer yolun sonuydu..ben..ben bu sefer gerçekten herşeyimi kaybettim.. acıyan ruhumla yeşillerim kapandı.. sonsuzluğa.
***Yazar'dan***
Gözlerini kapadığında odayı kan kokusu sarmıştı. Evin daha önce yanmış odasındaydı siyah saçları kana bulanırken güçsüz düşmüş bedeni ile küçüktü.. zayıflıktan kemikleri sayılıyorşu ne boğazındane geçtiği su şu idi nede yediği yemek tad verdi ruhsuzşu Zeynep.. dünyasına doğan yıldızıydı oğlu şimdi onuda kaybettiğini düşündü hiç göremeyeceğini öyle bir yumdu ki gözlerini hiç açılmayacakmış gibi..ama unuttuğu bir şey vardı...o ruhsuz kadın başka bir evin ruhuydu.. hayatıydı kolay kolay vaz geçilecek değildi elbet hak ettiği sevgiyi bulacak yada çoktan bulmuştur bile..
Evin içerisine giren kara timi dağılıp evi ararken kullanılmış eşyalar vardı sadece en alt katta dolabın arkasında gizli bölmede olan Sarpın cesedi ve Zeynep için önemliydi..
" Ev temiz Komutanım."
Dimdik ayakta durmaya çalışan adam duyduğu sözlerle parçalandı . Göğsü sıkışıyor nefes almakta zorlanıyordu. yere çöktüğünde yıkıldı. Emindi burada olduğuna bulacağına söz vermişti..
Selim'in yanına gelipde destek vermesi dışında yapılacak bir şey yoktu.. " Yaman bulacağız burada olmassa başka yerde bulacağız topla kendini."
Kafa sallayıp kalktığında sert sesiyle konuştu.
" Tekrar arayın her yeri bakılmayacak yer kalmasın hadi ."
" Emredersiniz komutanım"
"Emredersiniz komutanım"
Timden çıkan seslerle askerler tekrar aramaya koyulurken Yüzbaşı ise bir alt kata daha girdi. Her yeri didik didik aradı, bunca yıllık askerdi gözünden bir şey kaçmazdı. Kapıların arkasına masaların altına bile...
En son yorulduğunda dizleri üzerine çökerken sırtı dolabı buldu.. parmakları arasından düşen silah ile derin bir nefes aldı....
Bulamadığı için kızgındı kendine, yutkunup yukarı çıkacakken gözüne bir şey takıldı, bir kapı kolu gibi bir şeydi. Dolabın yanında hızla gelip incelerken çekti kendine doğru kafasında çoktan bir şeyler oluşmuştu..dolabın açılmasıyla burnuna dolan kan kokusuna afallarken korktu.
İçeri adımını attığında yerde gördüğü kişiyle bedeni karıncalandı gözleri döndü.., nefesi kesildi kımıldamadı , taki Selim gelip sarsana dek.
" Yaman kendine gel!"
Gözlerini yerdeki kandan aldığında sevdiği kadına deydirmeye korktu.. bunu düşünmedi ihtimal bile vermek istemedi.
" Ölmüş"
Ali'nin söylediğiyle yıkıldı Zeynep sandı ama Sarptı arkasından tek bir iyi duası olmayan Sarp ölmüştü.
" Komutanım Zeynep hanım yaşıyor, şahıs ölü bulundu.."
Kara gözleri sevdiği kadını bulunca derince yutkundu yavaşça yaklaşıp emin olmak adına kontrol ederken derin bir soluk verdi.. yaşıyordu.. kolları arasına alırken sıkıca sardı kanlı ince bedeni öyle hafiftiki kavramaktan satmaktan korktu bir an..
Kendine gelirken bu kan kokan odadan çıkmak için ayaklandı.. kapıdan çıkarken üst kata merdivenlere yöneldi.. Aklındaki düşünceler susmazken karaları aşık olduğu çehresini buldu.. 'Zamanında gelseydim böyle olmazdı düşmezdi bu hallere yanımda olurdu'kendini suçlayan cümleleri çoktu..
Oysa bilmez kader böyledir bilmez yukarıdaki yazar biz yaşarız...
Önceden çağrılan ambulansla bindirilirken ilk tedaviyi burada yapmışlardı yarası mikrop kalmıştı..dahası vücudundaki tüm yaralar iyileşecekti ama ruhundaki..onlar kalıcıydı..
Olay inceleme geldiğinde ölü cesedi otopsi için kaldırırken. Ambulans helikopter sahasına doğru yol alıyordu..
Yüzünün bir tarafını silerken sıkıca elinden tuttu.. yeşil gözleri yavaşça aralanırken karnına giren ağrıların haddi hesabı yoktu.. herşey üst üstetdi yaşadığı bu şey onu korkuturken bir şey yapamadı..
" Zeynep.."
Yeşil gözleri kızarıktı göz altları morarmıştı.. şu an nerede olduğunu kestiremiyordu yani başında ona seslenen adamı bile duyamazdı.. anlına deyen dudakları ile tekrar gözleri kapanırken yutkundu..
"Zeynep bir şey de ."
" Hasta şok geçiriyor sadece, kendine gelmesi zaman alacaktır. "
" Ne zaman kendine gelir."
Gözlerini ayırmadan söylediği soruya cevap bekledi. " Bilmiyoruz"
Kafasını olumlu anlamda salladığında dudaklarını ince parmaklara bastırdı. Sevinmişti bulduğu için , sağ sağlim yanında olduğu için, oğluna verdiği sözü tutmuştu.
" Yaman " titrek gelen sese kulak verirken içi acıdı. Sevdiği kadın haketmiyordu böyle yaşamayı . " Söyle güzelim söyle canımın içi"
" Korkuyorum.." yaralı çıkan sesi ile kara gözleri doldu bir an..eline bastırdığı dudakları ile sıkıca kavrarken parmakları gözleri önüne gelen saçlarını geriye doğru attı..
" Geçti..merak etme Zeynebim.."
Yeşil gözlerinden akan yaş ile derince yutkundu..
" Birlikte oglumuzun yanına gidiyoruz..seni çok özledi..."
****
Zeynep'ten
Hayat.. kitap gibi her sayfada bambaşka bir konu her an macera heyecan mutluluk korku dolu..her kitabın ayrı kahramanları olurdu herkes farkı yaşayıp kendi hikâyesini yazardı..benim hikayemin sonu nasıl olacak bilmiyorum ama ben hikayemi yazamadım..bana böyle bir şans verilmedi...ama yazabilseydim her şey farklı olacaktı bambaşka bir Zeynep olacaktım.. hayallerimi gerçekleştiren bir kadın olacaktım..
Doktor olacaktım.. cerrah olurdum yada veteriner..ama katil olmayacağım kesindi.. işte bana hayatımı yazma yetkisi vermedikleri için şu an burada suçluydum...
Karşımdaki doktorlar sağlık raporumu çıkarırkarken yutkunamadım.. canım acıyordu ama bağıramıyordum...
Bileğimdeki morluklara deydi yeşillerim.. aralık dudaklarımdan nefes aldığımda üzerimdeki tanıdık gözler ile yeşillerim karaları ile buluştu..
Gelmişti tekrar kurtarmıştı beni dizleri üzerine çökerken ellerime dudaklarını bastırdı..
" Akıtma incilerini buda geçecek.." yanıma otururken belime dolanan kolları ile kafamı göğsüne yasladım..
Kokusu etrafımı sararken gözlerim doldu tekrar öylece ağlamak istiyorum...beni sarıp sarmalayacağını bildiğimden ağlamak istiyorum.. yaşlarımı sileceğini bildiğimden akıtmak istiyorum...
Kollarımı ona sararken dudaklarımı araladım..
" Korkuyorum.." saatlerdir söylediğim bir kaç kelimeden biri.. korkuyorum.. herşeyden..
" Ne olacak ben hapsemi gireceğim." Kafamı kaldırıp gözlerine baktığımda yeşillerim en derinlerine indi.. Yüzündeki burukluk yutkunmamı sağlarken anlıma dudaklarını bastırdı..
" Düşünme bunları.. Zeynep.. ömrüm.. ağlama artık bak düşünme sabret sadece ,gözünü aç ve kapa her şey geçecek inan.." uyandığım ilk zaman beni kurtardığını düşünemedim öyle ki rüya sanmıştım..kendime gelirkende inanamadım nasıl inanayımki...
Şu an geçecek diyor ama oda biliyorki çok uzun zaman sonra normale döneceğimizi.. kafamı tekrar göğsüne yaslarken gözlerim kapandı..
" Peki oğlumu görecekmiyim.." saçlarımda dolandığı parmakları rahatlatıyordu ruhumu..
" Birazdan burda olur Sevdiğim.." Öyleki söylediği güzel bir cümle bile beni suçlu hissettiriyordu nedensizce..
Dakikalar sonra uzaklardan gelen oğlumun sesi kapalı gözlerimi açmıştı.. ayağa kalkıp bir kaç adım ilerlediğimde tanımadığım bir adamın kucağındaydı oğlum..titreyen ellerimle onu kavrarken gözlerimden akan yaş yanağıma düştü..bebek kokusunu kendisini çok özlemiştim kalbimde yanıp kavrulan özlem sonuna yaklaşırken sıkıca sardım onu bir daha bırakmamaya yemin edercesine.. saçlarına yanaklarına ellerine dudaklarımı bastırırken bedenindeki zayıflığı hissetmiştim..benim suçumdu.. küçük bedeni zayıflamıştı kızarmış kara gözleri beni bulduğunda hislerimizin karşılıklı olduğunu hissetmek tarif edilemezdi..nefesimdi oğlum herşeyim..
" Bebeğimm.." dediğimde gülüşündeki yorgunluğu gördüm.. göğsüme yaslayıp sıkıca sarılırken yeşillerim onu buldu..
" Dikkat et.." karnıma giren küçük ağrı ile kaşlarım çatılırken yavaşça sandaliyeye oturdum..
" Annem... oğlum benim.." kokusunu içime çektiğim sıra derince yutkundum..benim oğlum hiç mama yemedi hiç benden ayrı uyumadı.. çok ağlamışmıdır.. acı çekmişmidir..
Peki bundan sonra ne olacaktı.. ayrılacakmıydık ..bu düşünce öylesine kötüydüki nefesimi kesiyordu.. boğuluyordum..ben onsuz yapamam ölürüm..
" Şimdi ben...ha..hapse girdiğimde oğlum benden ayrımı kalacak.." yeşillerim kara gözleri bulduğunda şevkatle saçlarıma dudaklarını bastırdı... gözlerindeki o duygu bana güven hissettiriyordu.. bilmiyorum ama bana benimde yanımda biri var hissini söylüyordu..
" Komutanım adliye'ye geçiş yapmamız gerek." Duyduğum cümle ile kasılırken kalbim deli atıyordu..
" Zeynep..kurban olduğum..birazdan istemedigimiz şeyler olabilir..ama bu sen ve oğlumuzun ayrı kalacağı anlamına gelmiyor bu bizimde ayrı kalacağımız anlamına gelmez ben her zaman yanındayım her iç çekişinde her inci taneleri akıttığında ben senin yanında olacağım..evet geç kaldım seni koruyamadım ama sana yemin olsunki bundan sonra kanımın son damlasına kadar seni koruyacağım..." Sözleri birer ok misali kalbime saplanırken sıkıca sarıldım ona.. sımsıkı..
" Göz altına alacaklar seni ifade vereceksin her şeyi anlat her şeyi baştan aşağıya, ben her zaman yanındayım eğer sorgu odasında yanında değilsem bilki o siyah camın arkasında olduğumu , neden diye soracaksan ben senin yaşadığın acıları kaldıramam Zeynebim.. "
***
Oy ve yorumlarınızı bekliyorum canlarımm ��🐣





