İçeriğe geç

EVLİ.ASKER ( Düzenleniyor)

Bölüm 13 · 5 dk okuma

EVLİ.ASKER ( Düzenleniyor)

Bölüm 13

Geçmiş

Merhabalarr ❣️

Önceki bölüm yarıda kalmış ya oysaki tamamlayıp yayınladım. Kötü oldu..

Neyse

İyi okumalar dilerim 😊🫠

14 ay önce..

Odaya dolmuş olan kokuyu derin bir nefesle ciğerlerime hapsetmek istedim..bu lacivert oda bana iyi gelmişti en azından öyle hissediyorum.. yaklaşık yarım saat önce uyandım tanımadığım bilmediğim bu şehirde yanlızdım..annem yoktu Sarp yoktu özgürlük hissini hissediyorum ve bu çok güzeldi kalbim rahatlamıştı korku yoktu tedirginlik stres yoktu..

Hayatta bir çok yanlış yapmış olabilirim ama doğruyu bulup ona göre hareket etmek en büyük istediğim..bu yanlışların içinde bir tane dahamı yanlış yaptım bilmiyorum doğru yaptığımıda bilmiyorum ama şu an iyiydim kalbim heyecanlıydı yüzümün güldüğünü hissediyordum..

Şu an saçlarımı arasında nefesini hissettiğim adam güldürmüştü yüzümü..

Birbirimizi tanımıyoruz ama ben gülüyordum.. herşeye rağmen iyiydim...

Yavaşça ona döndüğümde gülümsedim sanki hayatındaki en huzurlu uykusunu uyuyormuş gibiydi kara gözleri kaşları daha önce bilmediğim bir insandı.. şu an burada onunla olmam doğru değildi ama ondan bir yanlış gelmezdi o Yüzbaşıydı askerdi. Korurdu hem ne bileyim işte çıkış yolum olurdu belki...

Yalan yok yüzbaşı durmuş kalbimin hızlandırıyordu ama korkuyordum... Kafamı göğsüne yasladığımda geniş omzuna yerleştirdim elimi.. yeşillerimi yavaşça kapatırken kolları ile sarmıştı beni... hiç birileri tarafından bu kadar umursanmadım kimsenin gözleri bunlar sahi değildi parlak değildi bana karşı.. cümleleri kalbime dokunmamıştı bilmiyorum ilk kez yaşadığım için mi yoksa başka bir şey mi zaman gösterecekti tabi o zamana kadar nefes alıyorsam... Dakikalar sonra saçlarım arasında dudaklarını hissettiğimde yüzbaşının sesini duymuştum. Ona neden devamlı yüzbaşı diyorum bilmiyorum ama içimden öyle demek geliyordu..

" Ne zamandan beri uyanıksın..." Dediğinde kafamı yavaşça kaldırıp gözlerine baktım..

" Çok olmadı." Derken kafamı tekrar göğsüne yatırdım kalbi çok hızlı atıyordu benimkinden bile daha hızlıydı... gülümsediğim sıra sesi kulaklarımı doldurmuştu...

" Ben kararımı verdim Zeynep." Kaşlarım çatılırken geri çekilip sırtımı yatak başlığına dayadım.

" Neye karar verdin." Kalbimde oluşan kırıklık neydi bilmiyorum.. gözlerine bakarken söylediği cümle ile afalladım.

" Senle evleneceğim Zeynep karım olacaksın.." Yüzbaşının böyle bir şey diyeceğini beklemiyordum... Nereden çıktı diyeceğim ama kendisi fazlaca sahipleyici duruyordu hem kendisi öyle eğlencesine böyle bir şey yapacak biri gibi durmuyordu tabi bilmiyorum..

" Daha yani tanıştığın benlemi." Dediğimde kafasını karnıma yatırıp gülümsememi sağladı.

" Güzelsin, kalbimi dolduracak kişisin, birbirimize yakışıyoruz her anlamda..hem zaman hızlı geçiyor mutlu olmak benimde hakkım." Mutlu olmak her iyi insanın haklıydı..

Aslında insanlar birbirini tanıdıkça uzaklaşır..bu cümleyi önceden anlamazdın ama şu an çok iyi anlıyordum...

" Düğün günü tüm altınları alıp kaçarım haberin olsun.." dalgasına aldığım şeye gülerken kafasını kaldırıp omzuma dudaklarını bastırmıştı..bu yaptığı başımı döndürmeye yetmişti...

" Ben sana altınların hepsini veririm yanımda olma şartı ile ki kaçsan bile yakalanman uzun sürmez bulurum seni." Güven dolu sesi ile kıkırdadığımda uzanıp yanağına dudaklarımı bastırdım.. yanaklarım kızarırken gözlerim önüne gelen saçlarımı kulağımın arkasına sıkıştırdım.. gözlerime öyle bakıyorduki hiç bırakmayacakmış gibi sevgiye güvenle aşkla...

** Şimdiki Zaman**

Zaman geçmek bilmiyordu resmen sürekli yamanla olduğum günler gözümün önüne geliyor du .

Geldiğimiz günün üstünden bir gün geçmişti. Koskoca yirmi dört saat ..

Yamacın ateşi düşmeden yükseliyor , beni çok korkutuyor bu durum.

Elimin altında ki küçük bedenin ıslanmış saçlarını yana ittirince fısıldadım kulağına.

" Baba gelicek bebeğim "

Gelmesine hayla ihtimal veriyordum . Son umut ışığımdı...odaya giren sarpla doğrulup yandaki ıslak havluyu soğuk suya batırıp sıktım birazını.

" İnmedimi ateşi '

Bıkkın bir nefes verip kafamı hayır anlamında sağa sola salladım.

İnmemişti ... ağlamaktam şişmiş gözlerim ağırlık yapıyordu .

Dün akşam hiç uyumamıştım neredeyse , Yamaçta hiç süt içmemişti .

Stres yapmak istemiyorum çünkü yaparsam sütüm kesilirdi. Buda buradaki şartlar altında en kötü şey olurdu.

Sarp gelip yanımdaki tahta yere oturunca başını dizlerime koydu. Hareket etmeden bekledim. Gücüme gitti sustum canım acıdı sustum ..

Ağlama sesini duyunca kucağıma minik oğlumu alıp salladım.

" Sarp , kalkarmısın."

Söylemimle doğruluğunda bende ayağa kalktım, yanağını omzuma koyup ağlamaya başlayınca sırtını okşayıp piş pişliyordum..

O an aklıma babamın beni nasıl uyuttuğu geldi . Buruk bir gülümseme sunup sarpa baktım uykulu gözlerle yaslandığı duvardan bana bakıyordu.

" Sarp ceketini verirmisin."

İlk başta anlamasada kafa sallayıp üzerindeki ceketi çıkardı.Tahta yatağa oturduğumda sırtımı soğuk duvara dayadım. Sarpın verdiği çeketi katlayıp uzattığım ayağıma koydum .

Yavaşca ağlayan oğlumu ayağıma yatırıp üstünü sıkıca örttüm ellerimi küçük bedenin üzerine yerleştirip dudaklarımı arakadim..

" Al babası al babası...Yağlımı sar babası

Oğlunu mektebe hazırla .Kitap alda sal babası "..

Babam hasta olduğum geceler en çok bunu söylerdi.. güven kokusu içinde uydurdum..ama ondan sonra güveni tadamadım...ama huzuru tattım en çok oğlumla tattım..onun bebek kokusunda gülüşünde tattım..derin bir nefes aldığımda bir kaç kez tekrarladım bana iyi geldiği gibi onada iyi gelmişti uzun zaman sonra gözleri kapanmıştı bir kaç kez sallayıp yavaşça kucağıma alıp giydiğim hırkanın içine yerleştirip göğsüme yasladım.. .Burukça gülümsereken dudaklarım anlını buldu düşmüştü ateşi. Kafamı geriye yaslayıp yutkunurken gözlerim dolmuştu..

Güneş gün yüzüne yavaşça çıkarken biraz uyumaya çalıştım ama çok olmadan Yamacın sesi ile uyanmıştım.. üzerimi kıvırıp ona süt vermeye çalışırken yeşillerim etrafta gezindi.. Sarp ve Serkan ortalıkta yoktu Sarp burada bir gün kalacağımızı söylemişti belki saatler sonra buradan çıkacaktık belki bir daha hiç Türkiye'ye gelmeyecektim yada hiç mutlu olmayacaktım..

Yamacın doyduğundan emin olduğumdan anlamı anlına yasladım. Kızarmış yanakları minik eli benim bebeğim olduğu için mi bilmiyorum ama çok seviyordum çok.. ağlasa acı çekiyorum gülse ondan daha mutlu oluyorum annelik çok farklı bir şeymiş..

Yavaşça yanağına dudaklarımı bastırıp ayaklandım.odadan çıktığımda kapıya doğru ilerledim yavaşça.. uçuşan saçlarımı gözlerim önünden çekerken yeşillerim etrafta gezindi... Ne zaman geldiğini bilmediğimi korumaları vardı evin etrafında kaşlarım çatılırken derince yutkundum..kalbim sanki şu an teklemişti ne için bilmiyorum ne olacak onuda bilmiyorum.. kaçmak için çok mu erken yada geç mi?

" Günaydın." Sağ taraftan gelen Serkan ile dudaklarımı birbirine bastırdım..

" İyimisin." Derin bir nefes aldığımda yeşillerim onu buldu." Nasıl iyi olabilirim ki." Dediğimde gözleri kucağımdaki oğlumu buldu.

" Neden bu kadar koruma burada yerimizi kimsenin bilmediği söylemiştiniz." Kuşku ile bakan gözleri ile yutkundum..o an Sarpın arkadaki yüksek sesi ile irkilirken konuşamadım..

" Sen birilerini aramadıysan kimse bilmiyordur Sevgili karım." Yavaşça ona doğdu dönerken ne diyeceğimi bilemedim gözlerimi kaçırıp içeri geçerken kulaklarıma dolan sesle bedenim korkuyla titredi.. duyduğum ikinci silah sesi ile çığlık atarken oğlumu sıkıca sarıp dış kapının içeri bölümündeki kolonun yanına çöktüğünde gözlerim dolmuştu..

Ateş sesleri yükselince önüme düşen kanlı adamla çığlık atıp geri gittim kucağımdaki bedenle oturarak geri geri gittim gözlerimden akan yaşlar durmazken korkudan kalbim ağzımda atıyordu..etraftaki silah sesleri artarken kurallarımın duyduğu ses ile nutkum tutulmuştu

" Zeynep"

Oy ve yorumlarınızı bekliyorum canlarımm 🙈 🤍 😘

Bölüm sonu

6 yorum