İçeriğe geç

Ev Sahibim Asker

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Ev Sahibim Asker

Bölüm 1

°01° Adana

Herkese merhaba, watty den tanıyanlar, bilenler ve ilk defa başlayanlar hoşgeldiniz.

Her insanın hayatında olduğu gibi benim hayatımda da bir dönüm noktası olmuştu. Sıcak bir ağustos gününde aldığım haber, yeni hayatımın başlangıç sinyalleriydi.

İhtisasımı tamamlayıp Şırnak'ta ki bir askeri hastaneye atanmıştım. Kimisinin üzüldüğü kimisinin sevindiği Şark bölgesinde çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı yani çocuk doktoru olarak ilk görevime başlayacaktım. Atandığım hastane, eskiden askeri bir hastane olarak işlev görürken şimdilerde yerel halkın hizmetinde bir hastaneye dönüşmüş ve bende çocuk bölümüne ilk atanan doktorlar arasında yer alıyordum.

Şu an ise son kez odama bakıp unuttuğum bir şey olup olmadığını kontrol ediyorum. Evde ayrılığın getirdiği hüzün bulutları kol geziyorken odamdan çıkıp kapının önünde beni bekleyen ailemin yanına ilerledim. Annem, babam ve kardeşlerim hüzün bulutlarına teslim olmuşlardı. Her biri Şırnak'a gitmeme razı gelmese de ben mutlu ve heyecanlıydım. Fakat bu ilk ayrılışım olduğu için kendimde en sevmediğim özelliğim iş başındaydı.

Duygusallığım.

Evdeki herkes gibi dokunsalar ağlayacaktım fakat eğer ben şimdi ağlarsam, ailemin benim için daha da çok endişeleneceğini bildiğimden kendimi tutuyor ve iyi bir görünüm çizmeye çalışıyordum. Annemi eksik bir şeyimin olmadığına ikna ettikten sonra daha fazla beklememek adına kapıyı açtım. Ayakkabılarımı giyerken erkek kardeşim ve babam da valizleri arabaya yerleştirmek için aşağı indirmişlerdi.

Hepimiz arabanın önünde toplandığımızda sırasıyla anneme, babama, ablama ve en son kız ve erkek kardeşime sarıldım.

"Hadi uçağı kaçıracaksın. Binin arabaya." Demişti babam arabaya binmeden hemen önce.

"Tamam baba, hadi gidelim." Babamı onaylarken annem kaşlarını çatmıştı.

"Ne acelesi var? Sen de ne meraklıymışsın kızı göndermeye!"

"Ne alakası var Mehtap? Senden daha çok özleyeceğim ben kızımızı."

"Tabi tabi."

"Hadi sonra tartışırsınız. Gidelim." Deyip ön koltuğa kuruldum. Bizimkiler tuhaf bir bakış attıp yerlerini aldıktan sonra havalimanına doğru yol aldık. Kırk beş dakikalık yolculuktan sonra varabilmiştik.

İç hatları heyecan ve telaşla turlarken uçağın havalanma saatini haber eden anons sesi, tüylerimi diken diken yapmıştı. Adımlarımızı hızlandırıp bineceğim bölüme ulaştık. Gözüyaşlı ama belli etmemeye çalışan aileme dönüp bir kez daha vedalaştım. Daha sonra ise kimliğimi görevliye gösterdim ve uçağa ilerlemeye başladım.

Bu Şırnak'a ilk gidişim değildi. İlk önce hep beraber gidip hastaneye yakın ev tutmuştuk. Ama yinede kalbim göğüs kafesimi delecekmiş gibi atmaya devam ediyordu. Hayatımdan üç yılımı vereceğim şehire doğru her attığım adımda bu atış daha da şiddetleniyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.