İçeriğe geç

EV ARKADAŞIM

Bölüm 6 · 4 dk okuma

EV ARKADAŞIM

Bölüm 6

Kimsin Sen

Kim olduğunu bilmediğim bir yabancının telefon numarasını silmek ve silmemek arasında kalmıştım. Bir yandan içimdeki ses o bizim aradığımız kişi olabilir diyor bir diğer yandan da isim benzerliği olabilir diyor. Hangisine inanmam gerekiyor bilmiyorum...

Bilinmeyen Numara arıyor...

Telefonumdan gelen yüksek sesle irkildim. Ekrana bakıp telefonu ters çevirdim kapatmak yerine neden böyle bir şey yaptım bilmiyorum ama tekrar ekranı çevirip telefonu açtım.

+ Buyrun kimsiniz?

- Asıl size sormak gerekir bu soruyu

+ Pardon beyefendi ne demek istediğinizi tam olarak anlayamadım.

- Siz bence benim ne demek istediğimi çok iyi bir şekilde anladınız.

+ Sorumu tekrarlıyorum siz kimsiniz?

- Ben Aras Ege Korhan...

Daha devamını getirmeden telefonu yüzüne kapattım. Direkt numarayı engelledim. Başıma tahmin ettiğimden daha büyük bir iş almıştım bu benim çalıştığım şirket sahibinin oğluydu Korhan Holding'in asıl sahibi... Hayır yani anlayamıyorum insanlardaki bu Ege takıntısı nereden geliyor özellikle mi seçiyorlar acaba diye düşünüyorum ama hayır hiç sanmıyorum Miran Ege, Aras Ege bunların planlı olarak yapılması büyük bir mucize olurdu herhalde of yeter ya benim nedir bu Ege'lerden çektiğim.

Elimi yüzümü yıkamak için lavaboya yöneldim biraz su sakinleşmeme yardımcı olacaktır diye düşünmüştüm fakat hiç de düşündüğüm gibi olmadı. Lavabonun içine girdiğimde yerde kanlar içinde yatan bir kız vardı bunun da gördüğüm sanrılardan birisi olduğunu biliyordum ama o kadar gerçekçi bir an zihnime düştüğü için kılımı bile kıpırdatamıyordum. Banyoda bir kız daha vardı yerde kanlar içinde yatan kızdan daha küçüktü gözleri korkuyla doluydu ağlıyordu ama sesini çıkartamıyordu ya da çıkartmaktan korkuyordu yaralı kızın bacaklarında ve kollarında darp izleri vardı görünür de başka bir yara izi yoktu bir oyuk ya da başka bir şey...

Küçük kız duvara sinmiş ablasına korku dolu gözlerle bakıyordu. "Abla ne olur bana öyle bakma korkuyorum." Dedi en son küçük kız. Ablasının eli küçük kıza uzandığında garip bir inleme döküldü dudaklarından kız yine korktu ve ablasından uzaklaşmak için duvara biraz daha sindi. Korkma diye mi ablası yardım et diyemedi sadece acı bir şekilde inleyip son nefesini verdi. Bense hiçbir şey yapılmadan öylece izliyordum bütün olan biteni donmuştum tıpkı o günkü gibi ablamın ölümünde olduğu gibi...

Evet o küçük kız çocuğu bendim ablamdan kaçtım çünkü çok korkmuştum ölümün ne olduğunu bilmiyordum daha 6 yaşındaydım onu kurtarabilir miydim hâlâ bilmiyorum benden sadece 5 yaş büyüktü 11 yaşındaydı evimize düzenlenen baskın sonucu hayatını kaybetmişti beni ve kendini banyoya kitlemişti kilit sesini duyan adamlar direkt banyoya yönelip kapıyı kırmışlardı orada tam olarak ne oldu bilmiyorum beni bulamayacakları bir yere saklanmaya çalıştım daha doğrusu bir yere saklanmamı ablam söylemişti. Şans eseri görmediler ya da başka bir şey oldu bilmiyorum en son hatırladığım şey ablamın kanlar içerisinde yerde yattığıydı... Annemler evdeydi fakat saatler sonra banyodan çıktığımda annemleri evde bulamadım her yerde aradım seslendim hatta bir çocuğun yapacağı bir şekilde dolaplara çekmecelere her yere baktım. "Anne ablamın bir yeri uf olmuş bakman gerekiyor, yer çok kırmızı lütfen anne gel ve ablama bak galiba canı acıyor." Gelmedi hiçbiri gelmedi holde oturup sırtını duvara yaslayıp ağlamaya başladım. Sonra polis sirenleri duydum polisler gelmişti artık ablamı kurtaracak birileri var diye düşünmüştüm ya da annemleri getirmişlerdi diye sevinmiştim. Meğersem ikisi de değilmiş kırık olan dış kapıdan içeriye girdiklerinde karşılaştıkları ilk manzara benim ağlayan ve titreyen bedenim oldu.

Hıçkırıklarımın arasında lavaboyu gösterdim. "Ablam orada her tarafı uf olmuş ama annem ve babam hiçbir yerde yok aradım ama bulamıyorum bana yardım edin..." Bedenim oradaydı her şeyi görüyor, biliyor ve izliyordum ama ruhum o zamandaydı gözlerim dolmuştu ve artık kalbim acıyordu bunun durmasını istedim durması için elimden geleni yaptım kendimi tokatladım kendime gelmek için bir şeyler yaptım fakat sanki bir film izliyormuşum gibi öylece kalakaldım tek farkla ne ileri sarabiliyordum ne geri... Polisler evi ararken ambulansı da aradılar önce lavaboya gittiler ablamı orada yerde yatarken gördüler öldüğünden eminlerdi belki de ama onlar yine de ambulansı aradılar. Bir polis memuru bana doğru yaklaştı. "Anneni ve babanı en son nerede gördün küçük kız?" Diye sordu. "Benim adım küçük kız değil Lâlin!" Diye çıkıştım. "Ve onları en son yatak odasında görmüştüm oraya baktığımda yoklardı ama yastıklar kırmızıydı kirlenmişlerdi. Annem kirli şeyleri sevmez."

O benim her tarafı aradılar en son duyduğum ses " komiserim buraya bir bakmanız gerekiyor." Diyen adamın sesi oldu. O gün keşke o polis memuru ile birlikte oraya gidip de bakmasaydım gösterdiği yer çatı katıydı aslında çatı katı bile değildi çatı katının girişinde yani kapısında asılı olan anne ve babamın cansız bedeniydi...

Gözlerimi açtığımda hastanedeydim. ne oldu ne bitti bilmiyordum ama o günden sonra bir daha evime göndermediler beni. Başka bir yere götürdüler. "Burada senin gibi küçük çocuklar var eğleneceğine eminiz bir süre burada kalacaksın." Dediler defalarca annemi, babamı, ablamı istiyorum diye ağladım. Burada benim yaşlarımda ve benden büyük çocuklar vardı. Kimseye yaklaşmıyor kimseyi kendime de yaklaştırmıyordum. Korkuyordum ve kimseyi tanımıyordum. Bir çocuk geldi yanıma benden yaşça büyüktü kaç yaşındaydı bilmiyorum... Bir şeyler söyledi beni mutlu etti yer yer benimle oynadı. Orada tek arkadaşım oydu.

Bir daha gözüm karardı bütün her şey bitmişti o çocuğun kim olduğunu hiçbir zaman öğrenememiştim. Ama mutluydum ailem yokken bana çok güzel bir çocukluk yaşatmıştı. Herkes bana ailemin öldüğünü söylerken o bana ailemin yaşadığını ama aslında burada olmadıklarını artık kalbimde olduklarını söylemişti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.