İçeriğe geç

EV ARKADAŞIM

Bölüm 2 · 2 dk okuma

EV ARKADAŞIM

Bölüm 2

Gözlemci

Gecenin bir yarısı oturup kahvemi yudumluyordum. Gözlerim kan çanağını andıracak derecede kıpkırmızıydı. Saatlerce ağlamış en sonunda kendimi burada bulmuştum. Bir kafenin önündeydim saatlerce boşluğu seyretmiştim. Kimse yoktu yanımda beni teselli edecek hiç kimsem yoktu. Kahve fincanını sanki değerli bir kristalmiş gibi narince tutmaya çalışıyordum. Şahsen benim olsaydı tuzla buz olmuştu...

Kahvemin sonunu içtikten sonra ayaklandım son kez saatin kaç olduğuna baktım 04.38 olduğunu gördüm tam kafeye adımlayıp bir kahve daha alacaktım ki ilk adımımı atar atmaz yan sokaktan gelen arabanın farı tam gözlerimin içine girince elimi gözlerim ve araba arasında koyarak bir duvar oluşturdum.

Parmaklarımın arasından sızan ışık kesilince elimi indirdim ve arkvabaya baktım. Beyaz bir BMW'ydi karşımda duran araba, içinden üç tane adam çıktı ardından kafeye doğru ilerlemeye başladılar fazla önemsemedim kim olduklarını dahi bilmiyordum. içimden neyse diyerek kafeye girdim. Kasada garson kızı göremedim ve kasanın arkasında bulunan personel odasının aralık kapısından içeriyi görmeye çalıştım.

Burnuma yavas yavaş süzülen ağır bir koku midemin bulanmasına sebep oluyordu. Yanlış giden bir şeyler vardı. Neden yaptım bilmoyorum ama kokunun kaynağını bulmaya çalıştım. Koku dakikalar geçtikçe daha da artıyordu. personel odasından sızan kırmızı koyu renkli bir sıvı dikkatimi çekti kasa bölümüne geçerek bu kokunun kaynağının o olup olmadığını anlamak için birkaç adım gerisinde eğildim ve koklamaya başladım.

Evet, bu koku tam olarak bu şeyden geliyordu. Direkt personel odasının kapısını tamamıyla açtım ve içeriye göz gezdirdim. içeriden neredeyse hiçbir şey yoktur fakat gözlerim yerde kanlar içinde yatan kızın başucundaki adama takıldığında küçük bir duraksama yaşadım. yaklaşık 40'lı yaşlarının başında bir adam gibi görünüyordu ama tek farkı gözlerinin olması gereken kısımda iki çukur olmasıydı ve ellerinde olmakla birlikte neredeyse bütün vücudunu kaplayan büyük yaralara sahip olmasıydı. Bunun bir insan olmadığını kolaylıkla seçebiliyordum.

Evden çıkarken ilaçlarımı almayı unutmuştum ve bu unutkanlığının bedelini de çekmek zorundaydım. adam yerde yatan kızdaki bakışlarını aniden bana çevirdi. "Hâlâ şans var ona yardım et!" sadece öylece kalakalmıştım hiçbir şey yapamıyordum ellerim hareket etmiyor, gözlerim adamdan başka hiçbir yere bakamıyordu. Korktuğum için kasılmıştım adam defalarca aynı cümleleri kuruyor başka hiçbir şey söylemiyordu.

Sonunda kendime geldiğimde ileri doğru atıldım adam tek bir adım atmamla birlikte sanki buhar olup uçtu, kızın yanına gittim, nabzını kontrol ettim, nabzının olmadığını neredeyse söyleyebilirdim çok yavaştı kurtulamayacak sanıyordum ki büyük ihtimal de öyle olacaktı.

İlk aklıma gelen şey telefonumu alıp yetkililere haber vermekti. koşar adımlarla personel odasından çıktım ve direkt masama yönelmek için kafenin kapısını açtım oturma yerlerine baktığımda daha önceden gelmiş olduğunu bildiğim o üç adamı aradı gözlerim onları hiçbir yerde bulamadım bütün oturma yerlerine baktım fakat görünürde hiç kimse yoktu. Gitmişlerdir diyerek doğruca masama ilerledim telefonumu aldım yetkililere haber verdim tam arkamı dönüp kafeye geri döneceğim sırada sert bir cismin kafama çarptığını hissettim ve bilincim ağır ağır kapanmaya başladı...

Bölüm sonu

1 yorum