Yavaş adımlarla indik. Her adımda sesler artıyor ve netleşiyordu. Birkaç gıcırtı sesinin ardından nihayet merdivenlerin sonuna ulaştık. Sarışın Feneri önümüze tuttu. Önümüzde boş bir koridor vardı. Yukarıdaki koridorun aynısıydı. Tek fark, pencerelerin tahtalarla kapatılmış olmasıydı.
Yumruk sesleri durdu ve ikimizde kaskatı kesildik.
Sarışın sesin *muhtemelen* geldiği yere tuttu. Önümüzdeki koridorun sağ tarafında bir kapı vardı. O kapı kesinlikle sesin geldiği yerdi. Ve bizden sadece birkaç metre uzaktaydı.
Kapı açıldı.
"Napıyonuz lan, veletler."
Bir adam koridora girdi. Bize bakarak sırıtıyordu. İri yarı, sert bakışlı kısa kirli sakallı ve siyah saçlıydı. Işık yüzünden suratında oluşan gölgeler onu daha korkutucu kılıyordu.
Kapıyı arkasından yavaşça kapattı. Koridorun ortasına sakin adımlarla geldi. Bu yaparken hala bize bakıyordu.
"Eminim şuan şaşkınsınız. Çok normal. Ve bir o kadar da sinir bozucu."
Hayır. Bu adam o adam değildi. Sesleri hiç ama hiç benzemiyordu. Aynı zamanda...Nasıl tanımlayacağımı bilmiyorum ama aynı kişi değildi işte.
O zaman... bu kimdi?
Bize doğru hızlı adımlarla atmaya başladı.
Kendime engel olamadan çığlığı bastım. Dönüp panikli adımlarla geriye doğru giderken göz ucuyla Sarışın'a baktım.
Kolunu kaldırmıştı. Eline baktığımda feneri adama atacağını anladım.
Ardından fenerin tam adamın kafasına isabet etmesini izledim.
Sarışının arkamdan geleceğini düşünerek dönüp hızla merdivenleri çıkmaya başladım ama bir çığlık beni durdurdu.
Başımı çevirdiğimde gördüm. Adam öfkeyle Sarışı'nın saçlarını sertçe tuttuğunu ve onu kendine çektiğini gördüm. İçime bir panik dalgası vurdu.
"Pislik herif! Bırak beni! Bırak"
Sarışın kulaklarımı inleten bir çığlık attı.
Aynı anda adam onun saçlarını bıraktı ve yüzüne sert bir tokat attı. Sarışın yere yapıştı.
Yerden kalkmaya çalışırken kafasını çevirip bana 'bir şey yap' dercesine bir bakış attı.
Bir şey yapmam gerekiyordu. Peki yapacak mıydım?
Evet
İçime nefes çektiğim gibi yanlarına koştum. Bir elimle yüzüme düşen saçları kenara ittim.
Adam başını bana çevirdiğinde korktum ama kendimi cesaretlendirip adama tokat attım.
Evet, tokat attım.
Pek bir etki edeceğini düşünmesem bile bu onu sersemletebilirdi.
Adamın birkaç saniyelik donakalmasını fırsat bilerek Sarışı'nın yanına eğildim. Kolunu tutup kalkmasına yardım ettim.
"Kaçmalıyız," dedim panikle.
Aniden arkamdan bir el saçımı sertçe kavramını gibi beni yana savurdu. Sarışı'nın çığlığını duydum.
Yüzüm sertçe duvara çarptı. Yere düştüm.
Adam kolumu kavramını gibi beni kaldırdı. Çenemi tuttu. Adama korkuyla baktım.
"Bırak onu!" Sarışın bağırarak adamın sırtına atladı. Adama vurmaya, saçını çekiştirmeye çalıştı.
O sırada yere metal bir şeyin düştüğünü duydum. Adam Sarışı'na karşılıklı vermek için ellerini üzerimden çektiğinde kenara kaçtım. Yere baktım.
Yerde bir anahtar vardı. Belki çıkışın anahtarıydı. Ne olursa olsun işime yarayacak bir şeydi.
"Oyala onu!" diye bağırarak anahtara koştum. Eğilip yerden kaptığım gibi adama baktım.
Adam Sarışı'nı alt etmeye çalışırken bir yandan bana ulaşmaya çalışıyordu.
Anahtarı bir bırakmış gibi tuttum. Adama hızla koşup anahtarın sivri tarafını böbreğini olduğu tarafa sertçe geçirdim. Düşünmeden yaptım.
Adam acıyla bağırarak küfretti. Sarışı'nı bıraktı.
"Fener!" diye bağırdı kız.
Fener. Fenerle adama vurarak onu belki bayıltabilirdim.
Sarışın geriye gitti. Şansına fener tam onun yanında yerdeydi.
Feneri aldı ama kendisi adama koştum.
"Durun lan!" Adamın kafasına feneri geçirdi. Aynı anda bacağıyla adamın özel bölgesine bir tekme attı.
Adam acıyla bağırarak yere düştü.
Sarışın eğildiği gibi metal fenerle adamın kafasına ard arda vurmaya başladı. Sadece bakmakla bile sert vurduğu anlaşılıyordu. Sanırım sert bir eli vardı.
Bir süre sonra adam bayıldı.
Nihayet. Rahat bir nefes aldım.
"Şimdi ne yapacağız?" Aynı anda birbirimize bakarak sorduk.
Sonra ikimizde sustuk.
Adamın koridora girdiği kapıdan yine ses gelince donduk. Birisi yine kapıya vuruyordu. Bu sefer sanki çaresizce vuruyordu. Hissedebiliyordum.
"Adam burdaysa..." devamını getiremedim. Yutkundum.
"İçerideki kim?" Sarışın cümlemi tamamladı. İkimizde tedirginlikle, hatta korkuyla birbirimize baktık.