İçeriğe geç

ESKİ BİR YARANIN İZLERİ.

Bölüm 4 · 1 dk okuma

ESKİ BİR YARANIN İZLERİ.

Bölüm 4

KÜLLERİN ARDINDAKI GERÇEK.

Darcy, yanan zarfın küllerine bakarken, sanki içindeki bir şeyi de o ateşle birlikte yakmış gibi görünüyordu. Ben ise şaşkınlık ve öfkeyle doluyken, bir anda içgüdüsel bir hareketle elimi alevlerin arasına attım. Darcy’nin "Yapma!" diye bağırmasına aldırmadan, yanmış kağıdın henüz kül olmamış, üzerinde sadece birkaç kelime yazılı olan küçük bir parçasını yakaladım.

Parmaklarım sızlarken, kağıt parçasını avucumda sıktım. Darcy, yanıma gelip bileğimi tuttuğunda, gözlerindeki o buzdan duvarın ilk çatlaklarını gördüm. "Kendini yakacaksın!" dedi, sesi şimdi gerçek bir endişeyle titriyordu.

"Gördüm!" diye bağırdım, gözlerimdeki yaşlarla. "Kağıtta babamın imzası değil, senin ailenin mührü vardı. Sen babamı suçlamaya gelmedin, sen babamın bir zamanlar elinden aldığı bir şeyi geri almaya geldin!"

Darcy’nin yüzü bembeyaz kesildi. Sessizliği, cevabın ta kendisiydi. Artık Astara’nın o kibirli yabancısı değildi; o, kendi geçmişinin enkazı altında ezilen bir adamdı.

"Bu sadece bir başlangıç, Gül," dedi, sesini alçaltarak. "O zarfta yazanlar, sadece geçmiş bir borç değil. O zarfta, babanın yıllar önce işlediği ve bu kasabanın temelini üzerine kurduğu o günahın hikayesi var."

O gece, limandan ayrılırken artık bir yabancı değil, suç ortağı gibiydik. Kasabanın sokaklarında yürürken, arkamızda bizi izleyen o gizli gölgelerin farkındaydım. Artık sadece babamın geçmişini değil, kendi geleceğimi de korumak zorundaydım.

Darcy durdu, bana baktı. "Eğer yarın sabah, babanın çalışma odasındaki o gizli çekmeceyi açmazsan, bu sırlar ikimizi de yok edecek."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.