İçeriğe geç

Eşk-i Çeşm

Bölüm 8 · 1 dk okuma

Eşk-i Çeşm

Bölüm 8

Yan yana yürürken aramızdaki sessizlik, az önceki konuşmanın ağırlığını taşıyordu. O, hayatındaki en savunmasız anlardan birini benimle paylaşmıştı ve şimdi bu anın ne anlama geldiğini düşünüyorduk. Benim için o, hayatıma giren en özel insandı. Kalbim, onun sözlerinin yankısıyla doluydu.

"Bana kimse böyle bakmamıştı daha önce," dedi, yürümeyi bırakıp bir an durdu. Sesi o kadar kısıktı ki, rüzgar olmasa duyamazdım. "Herkes benden bir şey isterdi, ya kafa tutmamı ya da dertlerini dinlememi. Ama sen sadece varsın."

O an, onun yükünün ne kadar ağır olduğunu hissettim. O yaramazlık maskesi, aslında tüm o yükü taşımaktan yorulan bir ruhun son sığınağıydı. Benden bir şey istememesi, onun aslında en büyük isteğiydi; sadece anlaşılmak istiyordu.

Konuşmadan bir süre daha yürüdük. O an, onun yalnızlığı benim yalnızlığımın aynası oldu. Onun gözlerinden süzülen her bir damla yaş, benim kalbimden akıyordu. O an, Eşk-i Çeşm'in sadece benim için değil, onun için de var olduğunu anladım. Benim için dertlerinin kendisi olan Emir, aslında kendisinin bile görmediği gözyaşlarını taşıyordu.

Sonra aniden durdu, bana döndü. O anki kırılganlığını bir anda yok etti. Yüzündeki maskeyi tekrar takmıştı. "Neyse," dedi. "Benim gitmem lazım. Görüşürüz."

Benim içinse o an, ne kadar acı olsa da, sonsuza dek orada kalacaktı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.