Fakülteden çıkmış yurda doğru hızlı adımlarla gidiyordum. Asil gelmeden gitmeliydim.
Siyah lüks aracı görmemle oflayıp şapkamı kapattım ve yüzümü eğdim. Adımlarımı daha da hızlandırdım. Gelmişti işte!
Kolumdan tutulmamla korkuyla kafamı kaldırdım. Asil'di. "Seni böyle tanımayacağımı mı düşünüyorsun bebeğim? Ben seni kokundan bile bulurum." Yutkunup kaşlarımı çattım. "Git buradan Asil! İstemiyorum seni." Çenesi kasıldı ve elimi tutup hızla yürütmeye başladı. "Bırak beni!" Diye söyleniyordum ama çok güçlüydü.
"Yardım edin!" Diye bağırmamla hızla bana dönüp kucağına aldı. Korumaları da etraftaki insanların yanına gitmişti bile.
Gözlerim doldu ve hıçkırdım. Bıktım!
Arabaya bindik. Fakat beni kucağından indirmemişti. Onu ittirip yumruklar atmaya başladım. Fakat bir etki etmiyordu. "Bırak beni artık! Bıktım senden!" Bana sıkıca sarıldı ve saçlarımı okşamaya başladı. "Şşt, sakin ol Devin. Ağlama."
Ama ben ağlamaya devam ediyordum. Hemde hıçkıra hıçkıra. Nereye götürüyordu beni? Genelde bir kafeye ya da yurt odasına çeker konuşurdu. Ama şuan daha farklıydı.
"Nereye götürüyorsun beni? Korkuyorum! Bırak!" Çırpınmaya başlamıştım ki tutuşları sertleşti ve sıkmaya başladı. "Sana sakin ol dedim değil mi? Bir şey olduğu yok. Rahat dur ve uyu." Çırpınmayı bırakıp daha sakin sordum. "Nereye götürüyorsun beni?" Ağlamaya devam ediyordum. Bana bakıp saçlarımı yüzümden çekti. "Evime gidiyoruz bebeğim." Dehşetle baktım. Korkuyla yutkundum. "Evine mi?" Başını salladı ve alnımı öptü.
Evine mi!
Çığlık atıp boşluğuna getirdim ve cama yaklaşıp yumruk atmaya başladım. "Yardım edin! Kaçırılıyorum yardım edin!" Ben bağırırken koruma arabaya bindi ve hareket etmeye başladık. Bu sırada Asil öne eğilip torpidodan bir şey almıştı ama ne olduğunu görememiştim. Son nefesimle hıçkırırken boynumda bir batma hissettim.
İnledim ve koltuğa oturdum. Asil beni kendine doğru çekip göğsüne kafamı koydu. Kaslarım gevşemeye başlamıştı. "Ne yaptın bana?" Dedim mırıltıyla. İç çekti. "Kas gevşetici yaptım bebeğim. Sakinleşmen için." Ağzımı açıp laf edecektim ki dilim dönmedi. Gevşemiş hissediyordum.
Beni daha rahat bir pozisyona getirip saçlarımla oynamaya başladı. Karşı çıkmak istiyordum ama bir şey yapamıyordum. Konuşmaya gücüm zor yetiyordu. "Ne-neden evine gidiyoruz?" (Kekelemeye gıcık olacaksınız ama zor konuştuğu için öyle)
"Ufak bir sorun yaşıyorum. Senin yanına daha az gelebileceğim için yanıma alıyorum seni. Özür dilerim seni üzdüğüm için. Ama mecburum be yavrum." Ağlamaklı bir ses çıkardım. Gözümden akan yaşı silip acıyla kaşlarını çattı. "Akıtma incilerini artık. Yapma bunu bana."
Yahu bu adam benden 8 yaş büyüktü! Ben 21 yaşında, o 29 yaşındaydı.
Psikopat pedofilli!
Gözlerim kayıyordu ama açık tutmaya çalışıyordum. Saçımla oynadığı için mayışmıştım ama uyumamam gerekti.
"Uykun varsa uyu bebeğim, zorlama kendini." Yanağımı öptü. Uzaklaşmaya çalıştım ama ufacık bir şey uzaklaşabildim. "Yapma." Dedim kısıkca. Derin bir nefes alıp kafasını geriye yasladı. "Evime sür." Dedi korumaya. Koruma onayladı.
Ağlamaya devam ettim. İstemiyordum!
Sıkıntıyla ofladı. "Ağlama artık Devin!" Dedi. İçli içli hıçkırdım. "Bırak beni o zaman." Dedim. Beni anlamak için yakın duruyordu. Ve ben bundan da rahatsız oluyordum. "Uzaklaş biraz. Bunaldım." Sinirle soludu. Ve ben bildiğiniz yükselip indim. Göğsünde yatıyordum ve o, bayağı kaslıydı. Bildiğiniz kas işte. Çok olanından.
Gözlerimi artık zor açıyordum. İyice mayışmıştım. Kendimi karanlığa bırakırken boynumu ve alnımı öptüğünü hissetmiştim.
Asil Çelik'ten
Bebeğim kucağımda yatıyordu. Çok tatlıydı. Uyuması için çok uğraşmıştım. Çünkü ağlayıp duruyordu.
Tam bir bebekti.
Yaklaşık 2 yıldır aşıktım ona. Ama 1 yıldır karşısına çıkıyordum. Normal bir ilişki yaşarız diye düşünmüştüm. Ama Devin zorluk çıkartmıştı.
Onu düşünmeden duramıyordum. Bu yüzden o beni kapıdan kovsa da bacadan giriyordum. Polise gitmeyi elbette denemişti ama halletmiştim.
O benimdi. Sadece benim. Başka kimsenin olamazdı.
Kıpırdanması ile ona baktım. Uyurken deli gibi uyuyordu. Normaldeki sakinliğinin aksine uyurken çok hareketliydi.
30 dakika sonra, Devin'den
Gözlerimi yavaş yavaş araladım. Gözümün önünde Asil'i görmemle kendime geldim. Soğukluk hissetmemle doğrulup etrafa baktım. Asil beni içeriye taşıyordu.
"Uyandın mı? Eve giriyoruz yavrum, yatağa taşıyorum seni. İstersen uyumaya devam et." Kaşlarımı çatıp hayır anlamında başını salladım.
Ellerimi ondan kurtardım ve kucağından inecektim ki daha sert tuttu. "Rahat dur Devin." Sert bakıyordu. Korkmadım değildi açıkçası. Oflayıp başımı omzuna koydum ve etrafa baktım.
Beni yine zorla alıp buraya getirildiği olmuştu. Biliyordum az çok buraları.
Eve girdiğimizde sıcağa girmemle rahatladım. Üşümüştüm. Ha birde, uyumadan önceki halimden daha iyi hissediyordum. En azından başımı ve ellerimi hareket ettirebiliyordum.
"Ne zaman bırakacaksın beni?" Bir odaya girdiğimizi gördüm. "Bu konuyu açma, sinirleniyorum." Ondan korkuyordum.
Çünkü bir kere fazla damarına basmıştım ve önümde adam öldürmüştü.
O günden beri kandan ve silahtan korkuyordum. Birde Asil'den.
Gerçekten sustum. Beni yatağa oturttu ve ellerini yanaklarıma koyup ona bakmamı sağladı. "Artık benlesin. Pijama vereyim sana, giy onları. Yorgunsurdur. Uyu biraz." Ayağa kalkacaktım ki sendeleyip yatağa düştüm. "Güzelim bacakların hâlâ kendine gelmemiş olabilir. Basma üstüne. Ben sana getireceğim pijama." Gözlerim dolsa da başımı salladım ve oturdum. Giyinme odasına gidip rahat pijamalar getirdi. "Sen giyin, ben hemen geliyorum." Dedi ve odadan çıktı.
Gelmese de olurdu. Üstümü değiştirdim ve üstümden çıkarttığım şeyleri kenardaki şeye koydum. Bu sırada Asil de gelmişti. Gülümsedi ve yanıma geldi. "Çok tatlı olmuşsun bebeğim." Ofladım. "Odadan çıkar mısın? Uyuyacağım." Güldü. "Beraber uyuyacağız zaten güzelim."
Başımı hızla hayır anlamında salladım. "Ne alaka ya? Git, istemiyorum!" İç çekip sakinleşmeye çalıştı. Bunaldı heralde beyefendi.
"Sinirlendirme beni Devin'im. Sınırdayım. Yapma." Omuz silktim. "Ölsem de seninle yatmam ben! Defol!" Diye bağırdım. En sonunda bağırdı ve yatağa tekme attı. "Sus! Senin benden başka yolun yok tsmam mı? Yok! Şimdi sus, ve uyu! Sana bağırmayayım, kizmayayım diyorum, ama zorluyorsun Devin!" Nefeslendi ve daha normal konuştu. "Ela'nın tehlikeye girmesini istemezsin değil mi?" Korkuyla yutkundum. Gözlerim ağlamak için hazırlandı.
Ofladı ve beni koltuk altlarımdan tutup kucağına aldı. Tek eliyle beni tutarken tek eliyle yatağı açtı. Açtıktan sonra beni yatağa yatırıp üstümü örttü. Saçlarımı öpüp bana baktı. "Üstümü değiştirip geliyorum." Dedi ve giyinme odasına gitti.
Onunla yatmak istemiyordum! Olmazdı!
Ben ona doğru olan tarafa arkamı dönmüş sessizce göz yaşı dökerken belime sarılan kollarla korkuyla irkildim. Beni gövdesine çekti. "Korkma yavrum." Dedi yatıştırıcı bir sesle.
Ona dönüp alttan alttan ona baktım. Ağlamaklı bir sesle konuştum. "Asil bırak beni. Lütfen. Yaşayamam ben seninle. Boğulurum! Lütfen bırak beni." Derin bir nefes alıp beni göğsüne yapıştırdı ve kafasını kafama yasladı. "Uyu bebeğim. İyi geceler."
Zaten yorgun olan bedenim, ksa süre sonra uykuya daldı.