Salona geçip onu koltuğa oturttuğum da yaralandığını gördüm.
"İlk yardım çantası var bakmamı ister misin?" Diyerek endişe ile sordum. Kafasını hayır anlamında iki yana salladı. Gözlerini kapatıp ağzından bir şeyler mırıldandığın da yaraları iyileşmişti.
Pekala hazmetmem gereken çok şey vardı.
"Onlar Shade mıydı?" Biliyordum ama yine de gerçekleri birinden duymaya ihtiyacım vardı.
Yavaşça kafasını salladı. Sıkıntıyla iç çektim.
"Bu kadar erken olması imkansız. İzini bu kadar çabuk bulmuş olmaları mantıksız geliyor."
Tüm bu olanlar neden benim başıma geliyordu ki? Dünya da başka kimse kalmamış gibi
"Burda kalamayız çok tehlikeli. Yerimizi biliyorlar ve saldırı için hazırlanıyorlardır."
"Ben gidemem. Sizi tanımıyorum-" Bu kabulleniş canımı sıksa da devam ettim.
"İşim dostlarım burda benim bir yaşamım var o sizin kahrolası tanrınız için de hiç bir şey yapmak zorunda değilim! Eseretmiş! Onun ki insanları esir etmek...Efendiniz kurtarsam ne olur ? Hem demek ki onu esir almaları daha iyidir çünkü hayatımı mahvett!" Dediğim de içimde ne kadar çok şey tuttuğumu anladım.
Lakin dediklerim de dürüsttüm.
O... böyle biriydi.
Kız kafasını iki yana sallayıp omuzlarını silkti. "Ölebilirsin."
"Onlar ne olacak onlar benim hayatım burada ki yaşamım ya ben yokken buraya o yaratıklar geri gelirse... bunların hepsini hiçe sayarak kaçmamı mı bekliyorsun?"
Gözlerime baktı. "Hayır geri döneceksin sadece özellikle şuan canın tehlike de. Arkadaşların için efendim bir şeyler mutlaka yapacaktır. Sen onun kurtuluşusun."
"Ancak onlar güvende olursa seninle gelirim."
•••
Bavulumu hazırlıyordum. Yasemine iş için tatile çıkıcağamı söylemiştim. İnanmıştı. Yanımdaki kızı da iş arkadaşım diye tanıtınca ikna olmuştu. Farklı adliyeler de ve bürolar da çalışmak yalanımı pekiştirmişti.
O gece de mesaiye kaldığımı ve kızla birlikte otobüsü kaçırdığımı söyledim.
Ailem ise hiç bir şeyi bilmiyordu. Bilmelerine gerek yoktu. Onlar benim için artık yoklardı kalbim de değillerdi...ben ise onların bir şeyi değildim.
Bavulumu merdivenlerden aşağı indirip kapının önünde durdum. Yasemin kocaman gülümsemeyle beni kucaklayıp yüzlerimizi sabitledi.
"Kendine dikkat et ve çabuk dön çünkü Toprakla geçen ki konuyu konuşmamız gerekiyor. Seni cadı sanıyor."
Diyip güldü. Haklıydı hayatım hiç normal değildi. Cadı olma ihtimalim bile vardı.
Yasemin onu korkutmak için öyle yaptığımı söylediğim de dehşete düşmüştü. Korkudan onun da kalbine indiğini söyleyip iki gün benle konuşmamıştı ama bu dargınlık geçtiğinde dalga geçmeye başlamıştık.
"Haklısın mutlaka konuşacağız onu unutmadım. Sende kendine dikkat et ve hayatına bak seni seviyorum ailem arkadaşım ve bana daha nicesi olduğun için." Bir bir veda konuşması olmak zorun da değildi.
"Kızım alt tarafı iş için tatile gidiyorsun ölmeyeceksin sakin ol." Dedi omuz silkerek.
Dudaklarım bişey söylemek için açıldığında sarılışı beni durdurdu.
Sarıldığı an içim de bir şeyin son olduğunu fısıldıyordu.
Benden ayrıldığın da gözlerini aramdaki arabaya dikerek "Hadi git geç kalma."
Ona son kez gülümseyip beni daha neyin beklediğini bilmediğim arabaya bindiğim de son kez evime baktım belki de hiç bir zaman geri dönmeyecektim.
Emek vererek yazıyorum destek olur musun 🌌 🌀