İçeriğe geç

Erlik

Bölüm 10 · 4 dk okuma

Erlik

Bölüm 10

10. Bölüm

Sabah oturma odasından gelen seslerle uyandım ve odaya gidip kim olduklarına baktım. Ayşeler bizim evdeydi ve ben odaya girince bir anda sessizlik oluştu.

Kayra: "Günaydın, erken gelmişsiniz."

Ayşe: "Evet, aslında seni aradık ama açmayınca biz de dedik size gelelim. Geldiğimizde annen açtı kapıyı."

Kayra: "Annem şimdi nerede?"

Affan: "Komşuya gitti sanırım oturmaya."

Kayra: "Tamam, ben de kendime yiyecek bir şeyler hazırlayayım. Siz de aç mısınız, size de hazırlayayım?"

Affan: "Yeni yedim ama tekrar yiyebilirim."

Ayşe: "Ben de sana yardım edeyim."

Eymen: "Biz de mutfakta bekleyelim sizi. Hem şu konu hakkında konuşuruz."

Kayra: "Tamam, siz geçin mutfağa, ben de yüzümü yıkayıp geleceğim yanınıza."

Eymen: "Tamam."

Yanlarından ayrılıp lavaboya gittim, elimi yüzümü yıkayıp odama geçtim. Üstümü değiştirip telefonumu alıp mutfağa döndüm. Ayşe çayı koymuştu bile. Bense ocağın başına geçip yumurta kırmaya başladım. Affan ve Alp'e domates, patates falan verdim ve kesmelerini istedim. İtiraz etseler de çareleri kalmayıp tamam dediler. Sofrayı kurduk, oturup yemek yedik ve konuşmaya başladık.

Affan: "Sizce ne yapmalıyız, adam bizimle buluşacak mı?"

Ayşe: "Ya buluşmak istemezse ne olacak?"

Eymen: "Buluşmak zorunda, başka şansı yok. Ama eğer buluşmazsa bizim ona güvenmemiz gerekecek."

Kayra: "Sizce ona güvenebilecek miyiz?"

Affan: "Bence ona güvenmeliyiz. Tek çaremiz bu, başka şansımız yok."

Eymen: "Ama onun da tek çaresi bu. Yani bakalım kim pes edecek."

Alp: "Hadi artık çıkmamız gerek."

Kayra: "Haklısın, burayı toplayalım, çıkalım."

Affan: "Tamam, siz ikiniz toplayın, biz de arabada bekleyelim."

Kayra: "Hayır, siz de yardım edeceksiniz. Hadi!"

Masayı toplayıp hepimiz aşağıya indik ve arabaya binip bir parka gittik. Kadının bizi aramasını beklerken marketten bir şeyler alıp yedik. Bir süre sonra telefon çaldı. Kadın, bir adres vererek orada buluşmak istediğini söyledi.

Buluşma saatine daha vardı. O sırada Kayra cebindeki eski defteri çıkardı.

Kayra: "Bu defterden bahsetmiştim ya. İlk bulduğumda sıradan bir günlük sandım. Ama içinde isimler, tarihler ve garip semboller var. Üstelik bazı ölüm tarihleri dikkatimi çekti. Hep belirli yerlere işaret edilmişti."

Ayşe, defteri inceleyerek sayfalarını karıştırdı. "Bu yerler önemli olabilir mi?"

Kayra başını salladı. "Kesinlikle. O yüzden o işaretli yerleri gezdim ve sizi buldum."

Affan, Eymen ve Alp birbirlerine baktılar. "Peki, bu yerlerden biri neresiydi?" diye sordu Eymen.

Kayra, bir süre sessiz kaldı ve defterin arasından eski bir harita çıkardı. "İşte burası. Terkedilmiş yetimhane. Bu yer defterde sürekli geçiyor. Oraya gitmeliyiz."

Grup, buluşmadan önce yetimhaneye uğramaya karar verdi. İçeri girdiklerinde her şey harabe haldeydi. Ancak Kayra'nın bulduğu defterle eşleşen semboller, bazı duvarlarda ve eski masalarda da vardı. Bir masanın içinde ise çok eski belgeler buldular.

"Erlik bir tarikattır. Ve biz asla kaybolmayız."

Bu cümle, defterde de aynen yazıyordu. Grup, buranın tarikata bağlı bir yer olduğunu fark etti. Peki ya burası neden terk edilmişti?

Daha fazla vakit kaybetmeden buluşma noktasına geçtiler.

Bir süre bekledikten sonra kadın yanlarına geldi. Ama yalnız değildi. Yanında biri daha vardı—eski bir dedektif. Adam, sanki birilerinden saklanıyormuş gibi sürekli etrafını kontrol ediyordu. Yanlarına oturdu ve hemen konuşmaya başladı.

> "Sadece benim kaçabildiğimi sanıyordum ama siz de mi tarikattaydınız?"

Affan başını salladı. "Evet. Ve bu da bizim bildiğimiz bir şey: Tarikatı terk eden herkes öldürüldü."

Dedektif duraksadı. "Peki neden? Bunu hiç çözememiştim."

Alp derin bir nefes aldı. "Çünkü onlar tarikatın sırlarını öğrendiler. Çok fazla şey bildikleri için öldürüldüler."

Dedektif şaşkındı ama bu bilgi onu daha da temkinli hale getirdi. Kayra’nın bulduğu defteri görmek istedi ama Eymen ona şüpheyle yaklaştı.

> "Bence biz yeterince risk aldık. Eğer bize güven istiyorsan, önce sen bir risk al."

Dedektif gözlerini kıstı. "Size başka bir şey daha söyleyebilirim ama emin değilim..."

Eymen, Affan ve Kayra birbirlerine baktılar. Eğer dedektifin sakladığı şey, tarikatın sırlarını daha da aydınlatacaksa, bu büyük bir adım olabilirdi.

Harika! Hikayeye devam edelim.

Eymen gözlerini kıstı. "Sakladığın şey ne? Söyle ya da defteri unut."

Dedektif etrafına bir kez daha göz gezdirdi. "Tamam. Ama bunu duyduktan sonra geri dönüş yok."

Herkes sessizleşti. Dedektif derin bir nefes aldı ve kısık sesle konuşmaya başladı:

> "Ben hâlâ tarikata üyeyim."

Saniyeler içinde ortam gerildi. Eymen yerinden kalktı, Affan ellerini yumruk yaptı, Kayra hızla defteri geri çekti.

Ayşe, sesi titreyerek sordu. "Ne… ne demek istiyorsun?"

Dedektif, başını eğerek devam etti. "Beni dinleyin. Onlar beni öldü sanıyor. Ama aslında içlerindeydim. Tarikatı içerden araştırıyordum. Ama işler karışınca kaçmak zorunda kaldım. Şimdi peşimdeler."

Eymen kaşlarını çattı. "Neden şimdi bize yardım ediyorsun?"

Dedektif sessizce cebinden buruşmuş bir kâğıt çıkardı. Kayra hemen aldı ve açtı. Kağıtta tanıdık semboller vardı. Yetimhanede bulunanlarla aynıydı.

> "Bu, tarikata ait en eski belgelerden biri. Uzun süredir saklanan bir sırrı içeriyor. Siz bu işin içindesiniz, farkında bile olmadan tehlikedesiniz."

Alp sabırsızlandı. "Ne sırrı?"

Dedektif derin bir nefes aldı. "Erlik Tarikatı'nın asıl amacı, geçmişi değiştirebilmek. Onlar, tarihte istedikleri gibi değişiklik yapabilecekleri bir yöntem keşfetti. Ve bu sır, yetimhanede saklı."

Affan ve Eymen aynı anda konuştu. "Ne?!"

Dedektif, elindeki kâğıdı masaya koydu. Üzerinde tuhaf çizgiler, semboller ve… bir isim listesi vardı.

Kayra kağıdı dikkatle inceledi. "Bu isimler ne anlama geliyor?"

Dedektif gözlerini ona dikti. "Bu isimler… öldürülenlerin listesi. Ve en altta… sizin isimleriniz de var."

Bölüm sonu

2 yorum