O gitti. Beni tecavüz edip gitti... Dizlerime sarılıp ağladım. Bacaklarımın arası sızlıyordu. O adama güvendiğim için kendimden nefret ettim. Vücudumun normalden fazla titremeye başladığını farkettikten sonra havanın karardığını ve soğuduğunu anladım. Kendimi toparlamaya çalışarak ayağa kalktım. Biraz yürüdükten sonra bir bankta yalnız başına ağlayan, benim yaşlarıma yakın bir kız gördüm. Yanına giderek,
"Ne oldu sana?" diye sordum. Kız başını kaldırarak gözlerimin içine baktı. Kendi acımı bastırarak onun hakkında endişelenmeye kendimi zorladım.
"Erkek arkadaşım beni aldattı... Ama ben iyiyim." dedi kız elinin arkasıyla gözyaşlarını silerken. Onun güçlü durmaya çalıştığını hemen anladım ve omuzunu okşadım.
"Sen de üzgün duruyorsun. Bir sorun mu var?" diye ekledi kız.
"Biri beni tecavüz etti..." dediğim anda kızın gözleri öfke ve endişeyle doldu.
"Ne!?" diye bağırdı. Yanına oturarak başımı salladım. Kız bana sıkıca sarıldı. Onunla iken kendimi güvende hissettim.
"Ah, bu erkekler..." dedi öfkesini kontrol etmeye çalışırken. Bu konuyu uzatırsam yanlış yerlere sapacağını tahmin edebiliyordum.
"Hadi tanışalım. Benim adım Yıldız. 18 yaşındayım. Peki sen?" diyerek konuyu değiştirdim. Kız ellerini sırtımdan çekerek biraz uzağa kaydı. Sakinleşmeye başladığını farkettim.
"Ben Ada, yaşıtız." dedi kız. Ona evden kaçtığımı anlattım. Beni anlayışla, sözümü hiç kesmeden dinledi. Hafif bir kahkaha attı. Bu hayatımda duyup duyabileceğim en çekici sesti.
"Bu delilik, kızım! Neden hiç para almadan kaçtın ki?" dedi kahkahasını durdurmaya çalışırken. Onun gülüşü benim de gülümsememi sağladı. Kahkahası dinince ekledi,
"Aslında ben de 17 yaşındayken evden kaçtım, ama parayla. İlk işim kendime küçük bir ev almak oldu. Sonra bir iş buldum ve kendi paramla daha büyük bir ev aldım."
"Bu cidden etkileyici." dedim hayranlıkla. Kız özgüven patlaması ile sırıttı.
Ve işte arkadaşlığımız onun bu cümlesiyle başladı...
"İstersen evimde kalabilirsin. Yalnız olmaktan sıkıldım."