Sokaklarda yalnız başıma yürüyordum. Gözlerim ağlamaktan kanlanmış, üstüm başım dağınık ve kirli... Babam fazla alkol aldığı için annem sinirlenip kavga çıkarmıştı. Kardeşlerim ise odalarına çekilmiş, sessizce ağlıyorlardı. Bir abla olarak onlara destek vermem gerekirken ben evden kaçmayı seçtim. Yanımda ne telefonum vardı, ne iki kuruş param ne de yedek kıyafetim. İnsanlar beni dilenci bile sanmıştı...
Şimdi, 19 Aralık 2021.
Evden kaçtıktan hemen sonra. Bir banka oturmuş sessizce gözyaşlarımda boğuluyorum. Hem eski evimin sıcaklığına olan özlemim, hem de babamın bu bağımlılığı yüzünden dağılan ailemiz için babama olan ökem içerisinde titriyorum. İnsanlar bana küçümseyici bakışlar atıp aralarında fısıldaşıyorlar. Kendime sarılıp vücudumu ısıtmaya çalıştım ama işe yaramadı. Bir adamın sesini duydum. Yukarı baktığımda uzun boylu, kaslı bir adam gördüm.
"Kötü bir durumda mısınız, hanımefendi?" diye sordu adam.
"Evet... Evden kaçtım." dedim sessizce. Bunu söylemeye utanırcasına.
Bunu söyledikten sonra adamın gözlerinde gördüğüm tek şey samimiyet, dudaklarında ise sıcak bir gülümsemeydi. Anlayışlı bir şekilde başını salladı.
"Bu gencecik yaşında neden evden kaçtın?"
Adamın fazla yakın olduğunu farkedince yavaşça bankın diğer köşesine kaydım. Bunu farkeden adam sırıttı.
"Utanmayın, genç hanımefendi. Yardım edebilirim. Bu soğukta üstünüzdeki ince kıyafetlerle dolaşmak zor olacak." dedi yanıma otururken.
"Ne yapabilirsin ki?" diye sordum.
Adam gülümsedi. Yavaşça ayağa kalkıp bana elini uzattı. Elini tutarak ben de ayağa kalktım. Hiçbir şey söylemeden bir köşeye yürümeye başladı. Onu takip etsem mi diye tereddüt ettim ama herhangi birşey bu soğukta yalnız başıma donmamdan daha iyi olurdu diye düşünüp peşinden gittim. Adam beni tenha bir sokağa götürünce kalp atışımın sebepsizce hızlanmaya başladığını farkettim. Ona doğru dönüp,
"Neden buraya geldik?" diye sordum.
"Bana değil, arkana bak. Evim orada." diye fısıldadı.
Gergin bir şekilde arkama döndüm. Ama gördüğüm tek şey duvardı. Ben ona bakmaya vakit bulamadan beni sertçe duvara itti ve vücudunu benimkine bastırdı.
"Ne yapıyorsun be, manyak!?" diye çığlık attım ama duyan tek kişi ben ve oydu.
Kendimi koruma umuduyla rastgele yumruklar atmaya başladım ve avazım çıktığı kadar bağırdım.
"Şimdi uslu bir kız ol ve çeneni kapa." dedi.
Hayır, herhangi birşey donmaktan daha iyi olamazdı...