İçeriğe geç

Enkazdan Kalanlar

Bölüm 6 · 5 dk okuma

Enkazdan Kalanlar

Bölüm 6

Gün Işığı

"Ama bütün dumanların altında ateş vardır."

- Franz Kafka

"Aramak boşuna bulunmak istemeyeni"

-William Shakespeare

⚡

Biticekti biliyordum hepsi geçecekti, artık birşeyleri anlıyordum doğru kişinin Çağrı olmadığını, o kızla savaşın içine nasıl kendimi attığımı yanlışlarımı, gözünün önünde tepinmelerime karşın beni görmeyişini, çabalamayışını, gitmekle keşke duygularımız da o yerde kalsa bizimle gelmese, uzaklaşmak çözüm olsaydı keşke insanın kalbi bedenine ihanet etmese,

-Nil... Nil kızım ne düşünüyon kaç saattir tiyatro salonuna inmen gerekiyor.

Kolumu sallayan Bade'ye baktın

-o kadar oldu mu

Montunu giyen Mert Bi yandan bana laf yetiştiriyordu

-ohoo oldu tabi biz çıkıyoruz sen de çok geç saate kalma eve dön, akşama sağanak yağış var

Tamam deyip ayağa kalktım nasıl olsa daha burdayım diye montumu elime aldım.

Bade kolumdan tutup bana derin derin baktı

-bak Nil bişeylerin farkındasın ve bu farkındalık seni hem güçlü yapıyor, rahatlatıyor hemde üzüyor ama en azından farkındasın birşeyleri düzelt artık istemiyorsan yapma çıkışta bekleyelim vazgeçtim de beraber gideriz

Bade'nin de Mert'in de yanımda oluşları beni duygulandırmıştı ama yine de bunu yapamazdım evet artık çabalamayacak beni görsün diye çırpınmıcaktım ama bu son tiyatro oyununa katılacaktım.

Bade'nin kolumdaki elini tuttum

İyiki varsınız dedim gözlerim her ikisinin de gözlerinde dolaşırken evet vazgeçtim ama tiyatro oyununa katılmak istiyorum.

-peki o zaman dikkatli ol

Deyip çantasını sırtına aldıktan sonra çıktılar ben de sallana sallana tiyatro salonuna indim.

Çantamı ve montumu koltuklardan birine bırakıp sahneye çıktım ve oturdum.

Derya Hocamız bu oyunda bize yardımcı olacak hocaymış ve rolleri seçmiş bile ben cüce olmak için kendimi hazırlamış beklerken

-Nil sen pamukprenses ol yüzün yumuşak ve doğal dedi

Sevinsem mi üzülsem mi Bilemedim ama Defne'nin bakışlarından sonra sevindim yalandan da olsa. Ozan yanıma gelip beni tebrik ederken Çağrı ile göz göze geldik ama umursamadım.

Derya hoca:prens için de Çağrı sen ol dedi

Kalp krizinden gitmek üzereyken Defne'nin morarmış suratını gördüm

Sadece "Ne" çıktı aynı anda Çağrı ve benden

Göz göze geldik ve itiraza başladk tabii

Defne de durur mu o da bişeyler diyordu da onu takan yoktu

'naneyi yedik kızım'

Hem de nasıl iç ses

Cüceleri hızlıca seçen Derya Hoca cadı seçiminde doğru kararı verip Defne'yi seçti, şöyle ki kıza ayrı Bi gıcık oluyordum kimseyle alakası yoktu Defne renkten renge girerken Çağrı kıs kıs gülüyordu hayır anlamıyorum şu kızı niye yanında tutuyorsa...

Tamam profesyonel olmamız lazım sonuçta bu sadece bir çocuk oyunu. Nazlı hikayeyi okurken bizde dinledik, bugün sadece bir kez prova yapıcakmışız.

...

Ülkeleri kralların yönettiği bir zamanda iyi yürekli bir kral yaşarmış bu kralın güzeller güzeli eşi kızını dünyaya getirirken ölmuş, kız o kadar masum o kadar güzelmiş ki ona pamuk prenses demeye karar vermişler. Yıllar geçmiş ve pamuk prenses kocaman kız olmuş babası yalnızlığa dayanamayıp genç ve güzel bir kadınla evlenmiş, güzel olduğu kadar da kötü kalpli olan kraliçe aynaya her gün "ayna ayna söyle bana varmış benden güzeli" diye soruyormuş ayna da "yok kraliçem, dünyanın en güzel kadını sizsiniz diyormuş" Zaman geçtikçe Pamuk Prensesin güzelliği bütün dünya ülkelerine yayılmaya başlamış ve yine bir gün kötü kalpli kraliçe "ayna ayna söyle bana varmış benden güzeli bu dünyada" diye sormuş ayna çekinerek kraliceye" üvey kızınızin güzelliği dillere destan kraliçem "demiş. Bu sırada güzel ve iyi kalpli Pamuk Prenses babasının yokluğunda kaçıp sığındığı ormanda tanışıp arkadaş olduğu 7 cuceyle çok güzel vakit geçiriyormuş. Bir gün cüceler ormana yemek ve odun toplamaya gitmiş onlari ugurlayan Pamuk Prenses de şarkılar söyleyip evin önünü temizliyormuş. Yoldan geçen garip bir kadın Pamuk Prensese yaklaşıp taze bir elma uzatmış "al kızım bak ormandan yeni topladım bir tadına bak" demiş

O an Defne'nin gözlerinde o yok etme arzusunu gördüm yakıcıydı ama bana etki etmedi umursamadan söze girdim.

Pamuk Prenses kocaman içten gülümsemiş ve "teşekkür ederim teyzeciğim almayayim" demiş

Yabancı daha da yaklaşmış ve "aa bu yaşlı kadını üzme kızım hiç değilse bir ısırık al" diye ısrar edince Pamuk Prenses kadını kırmak istememiş.

Elmayi eline alıp bir ısırık almış ve oraciga yığılıp kalmış. Kötü kalpli kraliçe aslında onun güzelliğini alıp tekrardan dünyanın en güzel kadını olmak için onu zehirlemiş. Kötü kahkahasi ormanın derinliklerinden bile duyuluyormus. Saatler sonra eve dönen 7 cüce Pamuk Prenses'in yerde yattığını görünce onu öldü sanmışlar başında aglarlarken oralardan geçen bir prens ağlama seslerin duymuş ve atını o yöne sürmüş. Altından inip 7 cucenin yanına yaklaşmış, orada taşın üzerinde yatan güzeller güzeli kızı görünce yanına yaklaşmış.

O an Çağrı'nin nefesini boynumda hissettim ve titredim yanağıma yaklaştı ve kızaran yanağımı öptü o an kulağıma fısıldadigi şeyle kalbim duracak gibi hissettim "kalbin benim için hızlı atıyor Nil"

Büyü bozulmuş ve Pamuk Prenses iyileşmiş prensle evlenip sonsuza kadar mutlu yaşamışlar.

Ben Çağrı'nın gözlerine kilitlenip kalmıştım o ise bana bakıp derin nefesler alıyordu.

Gülümseyip kalktı ve elini uzattı, elinden tuttum ve bende kalktım.

Evet çocuklar diyen tiyatro hocamıza odaklanmaya çalıştım

İlke göre çok iyiydiniz Defne mesela sen kötü cadı olmak için doğmuş gibiydin canım.

Yarın prova yapmayalım senaryoyu çalışmaya devam edin. Diyerek çıktı ben kikirdiyordum ki

Defne zıplayarak geldi Çağri' nin boynuna atladı.

"çok iyiydim değil mi" diyerek Bi anda Çağrı'yi öptü. Neye uğradığımı bilemez bir halde koltuğun üzerindeki montumu ve çantamı alıp çıktım.

Neden hala umut vardı içimde ışığımı yok etmişlerdi ve ben hala çabalıyordum. Arkamdan bağıran Çagri' ya ve deli gibi yağan yağmura aldırmadan koşuyordum. Çağrı'da koşarak geldi ve kolumdan yakaladı.

Kolumu çekip onu ittim.

"bırak" diyebildim sadece "bırak"

-Allah kahtetsin seni Çağrı Korkmaz. Çantayı yere atıp bağırmaya başladım delirmiş gibiydim ve beni kimse susturamazdi bu saatten sonra.

-ya ben sana deliler gibi aşıktım

Şaşırmıştı ve suratına tokatı basmak istedim

-niye şaşırıyorsun ki apaçık belliydi be sende başka herkez anladı, bir sen malmışsın, ilk günden beri benden nefret ediyorsun, bazen çok ilgilisin. Ruh halin sürekli değişiyor anlamıyorum ya seni

Saç tutamlarimi cekistirdigim ellerimi tuttu, güldüm.

-Ne o zoruna mı gidiyor kendime zarar vermem.

O kız seni gözümün önünde öptü

-Nil aniden oldu görmedin mi

-bana açıklama yapmak zorunda değilsin çünkü sen dedim parmağımı sallayarak benim hiçbişeyim değilsin Çağrı Korkmaz

Çantamı yerden aldım ve gidiyordum ki

Ha dedim Bi adım atıp durdum

Ben de istediğimle öp-

Kolumdan tutup beni kendine çekti

-sakın o kelimenin devamını getirme Nil Akın

Sana hesap veririm çünkü sen de bana vericeksin çünkü Nil Akın seni gördüğüm ilk günden beri seviyorum. Gözlerime odaklandı ve beni kendine çekip öptü. Çanta elimden kayıp düştü yağmur dudaklarimizdan akıp gitti. Kafamın içinde tek bir şarkı "Mert Demir - Ateşe Düştüm"

Ve ben ilk defa yaşadığımı hissettim.

Sonunda beklenen an geldi yaaa

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.