İçeriğe geç

En Kötü Ne Olabilir Ki?

Bölüm 13 · 2 dk okuma

En Kötü Ne Olabilir Ki?

Bölüm 13

Yol boyunca adının 'Karan' olduğunu öğrendiğim adamın somuzundaki yarasına arabada bulduğum havluyu bastırarak geçirdim.

En büyük çabam ise yaraya bakmamaktı.

Artık başıma gelenlere ben bile inanamıyordum.

Düşüne biliyor musunuz krema almaya çıkıyorsunuz sonra 3 kere kaçırılıyorsunuz tabi bu sırada sizi bıçakla yaralıyorlar ilaç falan veriyorlar. Ardından 3. kez sözde kaçırılmayışınızda sizi kaçırmayan o adam vuruluyor ve siz onun yarasına havlu basıyorsunuz. Ve sizi kan tutuyor!

İnanılacak şey değil.

Lan bir krema almaya çıktım başıma gelmeyen kalmadı ya!!

Araba durduğunda içimi bir korku sarmaya başladı.

Arabanın kapısı açıldığında 2 tane adam Karanın oluna girdiler.

Ardından Karanın kollarını boyunlarına attılar ve ilerlemeye başladılar.

"Lavin aşağıya in" dedi arabayı süren adam.

"Peki" dedim ve aşağıya indim.

Çünkü şuanda isyan edebilecek durumda değildim.

Canım acıyordu.

Bacağımın acısını fark ettirmeden yürümeye çalıştım.

Üç katlı bir villa tam karşımdaydı.

Bunlar en fazla 2 katı olmuyor muydu????

İçerisi dışarısından da güzeldi!

Çok ferah bir salondu. Daha çok beyaz renler hakimdi.

Arabayı süren adam önüme geçti ve salonun az ilerisindeki bir kapıyı açtı.

Açılan kapıdan içeriye girdiğimde bembeyaz çarşafın üzerinde üstsüz yatan Karanı gördüm.

Kaslı bir vücudu vardı.

Lakin bu vücut yara izleriyle süslenmişti.

Onun üstünü çıkartan adamlar onu çevirerek sırtının ortaya çıkmasını sağladılar.

Vurulduğu bölge tuhaf bir şekilde yemyeşil olmuştu.

Bu sırada evin kapısı gürültüyle açıldı.

"Karan nerde?" diye bir ses duyuldu.

Bu az önce telefonda konuştuğum o kadındı.

Yani Laçindi.

Odadan dışarı çıkarak Laçinle karşı karşıya geldim.

Kadının inanılmaz bir güzelliği vardı.

Hafif dalgalı kızıl saçları turuncuya kayıyordu, Yemyeşil gözleri ise korku yayacak kadar sertti, fakat beyaz tenine renk katan silik çilleri ona tehlikeli ama tatlı bir hava veriyordu.

"Laçin Karan burada" dedim odayı işaret ederek.

"Teşekkürler Lavin" dedi ve odaya girdi.

Tabi bende arkasından girdim.

Hızla Karanın yanına gitti ve yaraya baktı.

"Siktir! Zehirli kurşun! Şerefsiz Demir! Onun dışında kimse kullanmaz bunu!" ardından telefonuna uzandı ve birini aradı.

"Bana Demiri bul ve panzehiri al!!! Yoksa seni öldürürüm ve kimsenin bulamayacağı bir yere gömerim!" dedi ve karşı tarafı dinledi.

"Arel sinirimi bozma o 'Turuncu' diyen dilini keserim!!" tekrar karşı tarafı dinledi.

"Sana sinirli falan değilim sus artık biraz daha o kadından bahsedersen seni onun yanına gönderirim!!!" dedi ve tele fonu kapattı.

Bu kadından biraz korkmaya başlamıştım.

Laçin Karanın yarasıyla ilgilenirken ben odadan çıktım.

Aklımı dağıtmalıydım.

Yani yemek yapacaktım....

Bölüm sonu

3 yorum