İçeriğe geç

En Kötü Ne Olabilir Ki?

Bölüm 12 · 2 dk okuma

En Kötü Ne Olabilir Ki?

Bölüm 12

"Bende seni arıyordum Aşçı Lavin"

Neden daha kötüsü olamaz derken bin kat beterini yaşıyordum?

"Romanova değilsen git hatta Romanovaysanda SİKTİR GİT!!!!"

"Çok ayıp"

"Ne ayıbı be 3 günde 2 kez kaçırıldım şimdi ise 3. kez kaçırılacam!!"

"Seni kaçırmayacağım"

"Ne yapacan misafir mi edecen yemezler!!"

Dediklerimi bir gram bile umursamadan yanıma geldi ve bileklerimdeki ipleri çözdü.

"Haydi gidiyoruz" oflayarak yerimden kalktım.

Guinnes Rekorlar kitabına 'En çok kaçırılan kişi' olarak geçecektim!!

Yan yana yürüyerek kapıya geldiğimizde kafasını dışarıya uzattı.

Sonra dışarı çıktık.

En sonunda burnuma ulaşan oksijenle yüzüme renk geldiğine emindim.

Ama hala çatışma sesleri geliyordu.

"Sen kimsin?" dedim önümdeki sarışın mavi gözlü boylu poslu adama.

Acaba bütün mafyalar mı bu kadar yakışıklıydı?

Bende abimi mafya mı yapsam?

"Ben- Lavin kenara geç!" derken ne olduğunu anlayamadan kolu kolumu kavradı ve vücudunu önüme siper etti.

Vücudunu delen kurşunların sesi duyuluyordu.

3 kurşun vücuduna saplanmıştı!

Ohaa adam- adam vurulmuştu!

Hem-hemde benim yüzümden!

Acıyla buruşan yüzüne baktım.

Ağzında bir küfür mırıldandı.

Eli beline gitti ve silahına uzandı.

Ardından bir dakika bir beklemeden onu vuran adamı 2 kaşının arasından vurdu.

Adam yere yığıldığında gözlerimi adamdan alamadım.

"Lavin beni dinle. Hey! bana bak!" çenemden tutarak başımı yüzene çevirdi.

"Az sonra buruk bir ihtimalle bilincim kapanacak. Telefonumu al Laçini ara Acilen eve gelmesini söyle. Tamam mı?"

"T-tamam"

"Ve asla yarama bakma"

"Neden?"

"Seni kan tutuyor"

İyide bunu nereden ve nasıl biliyordu ki?

Beni yönlendirdiği yöne doğru yürümeye başladık.

Bacağım öyle acıyorduki anlatamam!

En sonunda gizemli adamın arabasına ulaştığımızda kendimizi içeri attık.

"Sen iyi misin?" dedim utana sıkıla

Pek iyi olduğu söylenemezdi.

Neredeyse bayılacaktı.

Son gücünü bana cevap vermek yerine telefonunu uzatmak oldu.

"Şifre:190581-" dedi ve kafası yan tarafa düştü.

Bayılmıştı.

Lan hayatımda bu kadar aksiyon yaşamamıştım!

Hepsi Romanovanın suçuydu!

Dediği gibi telefonu aldım ve şifreyi girdim.

sonra Laçin denen kadını aradım.

Telefon çaldı çaldı ve en sonunda açıldı.

"Efendim Karan?" demek adı Karandı.

"Şey ben Karan değilim o vuruldu ve sizi aramamı söyledi eve gelmenizi istiyormuş."

dediğimde cidden endişelenmeye başlamıştım.

Çünkü kolay kolay bayılacak bir adama benzemiyordu.

"Sen kimsin?"

"Lavin"

"Tamam Lavin siz hemen gidin bende geliyorum"

"Peki" dediğimde başka bir şey demedim, deyemedim çünkü telefon kapandı.

Bu sırada arabaya mavi gözlü simsiyah saçlı bir adam bindi ve hiç bir şey demeden arabayı çalıştırdı....

Bölüm sonu

2 yorum