İçeriğe geç

En güzel rüyam

Bölüm 2 · 3 dk okuma

En güzel rüyam

Bölüm 2

2. Tek mermi

Kulübenin tavanından akan sular kovalara doldukça çıkan şıp şıp sesleri, dışarıdaki rüzgarın uğultusuna karışıyordu. Ama bizi asıl korkutan bu soğuk değil, az önce ormanın derinliklerinde patlayan o tek el silah sesiydi.

​İlayda kulübenin köşesindeki eski kanepede büzülmüş, titriyordu. Dudakları morarmaya başlamıştı ve kuru bir öksürük krizine tutulmuştu.

​"İyi değilim..." dedi İlayda, sesi neredeyse fısıltı gibi çıkıyordu. "Çok soğuk Rüya... Gerçekten dondum."

​Deniz kaşlarını çatıp dışarıyı süzdü. "Böyle olmayacak," dedi kararlı bir sesle. "Kız burada donup ölecek. Yakacak bir şeyler bulmamız lazım. Dışarı çıkıp kuru odun, çalı çırpı toplayacağız."

​"Deniz, saçmalama!" dedim panikle önüne geçerek. "Silah sesini duymadınız mı? Dışarıda biri var! Ya o gazı... yani ya o tehlikeli insanlardan biriyse?"

​Cesur omzuma hafifçe dokundu. "Rüya, başka şansımız yok. İlayda’nın ateşi yükseliyor. Çok uzaklaşmayacağız, hemen kulübenin arka tarafındaki ağaçlara bakıp döneceğiz. Siz kapıyı arkadan sürgüleyin ve sakın açmayın."

​Çaresizce kafamı salladım. Deniz ve Cesur fenerlerini yakıp ormanın karanlığına doğru gözden kaybolduklarında, içimdeki o kötü his katlanarak büyüyordu. O silahı sıkan adamın, sinema salonuna o zehirli gazı salan adam olduğundan neredeyse emindim.

​Aradan henüz beş dakika bile geçmemişti ki, kulübenin ahşap kapısına sert bir darbe vuruldu.

​GÜM!

İlayda yerinden sıçradı. İkimiz de nefesimizi tuttuk. Kapının kolu hırsla zorlandı. Dışarıdan ağır, ürkütücü bir ayak sesi geliyordu.

​İlayda titreyen elleriyle hemen cebinden telefonunu çıkardı ve Deniz’i aradı. Telefon ikinci çalışta açıldı.

"Deniz!" diye fısıldadı İlayda ağlamaklı bir sesle. "Gelin... Çabuk gelin! Biri kapıda, kapıyı kıracak!"

​Telefondan Deniz’in panik dolu sesi yükseldi: "İlayda! Kapıyı sakın açmayın! Geliyoruz, çok az uzaktayız ama koşuyoruz, sakın çıkmayın!"

​Ama adam kapının ahşap panelini zorlamaya başlamıştı bile. Birkaç saniye sonra o kapı kırılacaktı. Denizlerin yetişmesine imkan yoktu.

​"Başka şansımız yok," dedim fısıltıyla. Çantamın ön gözünü açıp annemin bana geçen ay aldığı biber gazını çıkardım. "Ben kapıyı aniden açacağım. Sen arkamda kal."

​İlayda halsizce başını salladı. Akciğerlerimi soğuk havayla doldurup derin bir nefes aldım. Sürgüyü tek bir hamlede çekip kapıyı ardına kadar açtım!

​Karşımda, kapüşonunu yüzüne kadar çekmiş, gözlerinde gözü dönmüş bir nefret taşıyan o adam duruyordu. Beni gördüğü an elindeki silahı doğrultmaya çalıştı ama fırsat vermedim. Elimi öne fırlatıp biber gazını tam gözlerinin ortasına boşalttım!

​"Aaaaghh!"

​Adam acı içinde bir çığlık atıp geriledi. Biber gazının yakıcı etkisiyle gözlerini tutarak küfürler savurmaya başladı. Görüşünü tamamen kaybettiği için panikle elindeki silahı sağa sola, körlemesine ateşlemeye başladı!

​PAT! PAT! PAT!

Mermiler kulübenin ahşap duvarlarına saplanırken İlayda ve ben yere kapandık. Adam acıyla bağırıyor, silahı rastgele etrafa savuruyordu. O sırada hasta ve halsiz olan İlayda, inanılmaz bir refleksle yerden fırladı ve adamın eline var gücüyle vurdu!

​Silah çamurlu toprağa düştü.

​Tam o anda ormanın içinden Deniz ve Cesur fırladı. Deniz, çamurun içindeki silahı gördüğü gibi ileri atılıp yeri kapıştı. Silahı adama doğrultup emniyetini çekti.

​"Kımıldama!" diye bağırdı Deniz, nefes nefese. "Kımıldama yoksa vururum!"

​Fakat Deniz silahın şarjörüne göz ucuyla baktığında yüzündeki ifade bir anda dondu. Adam az önce körlemesine ateş ederken neredeyse tüm şarjörü bitirmişti.

​Silahın içinde sadece tek bir mermi kalmıştı.

​Gözleri hala biber gazından yanan adam, hafifçe sırıttı. Yüzündeki acı ifadesi yerini karanlık bir özgüvene bıraktı. Yavaşça beline uzandı ve ikinci bir silah çıkardı.

​İkinci silahın namlusunu doğrudan bana doğrulttu.

​"O oyun bitti çocuk," dedi adam, soğuk ve ruhsuz bir sesle. Namlunun ucu tam alnımı gösteriyordu. "Şimdi beni iyi dinleyin. O kızı... Rüya’yı bana vereceksiniz. Onu rehin alacağım. Başka hiçbirinizin canı umurumda değil. Ama o kız benimle geliyor."

​Deniz’in elindeki silah titredi. Elinde tek bir mermi vardı, adamın elinde ise doludizgin ikinci bir silah... Ve adamın hedefinde doğrudan ben vardım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.