İçeriğe geç

Elveda asker

Bölüm 8 · 4 dk okuma

Elveda asker

Bölüm 8

7.Bölüm - Büyüp Gelişiyor

7.Bölüm

Büyüp Gelişiyor

-Hakkari 2005-

Alp aynı rüyadan tekrar uyandı. Tekrar tekrar ailesin öldüğü rüyalar nefes alması zordu sol elini annesin ve kardeşin bilekliği sıktı ve nefes almaya çalıştı künyesini üstün altından çıkardı babasın kuş düdüğü tam on yapında bileğine büyük gelen tahta düdük artık küçük geliyordu hafifçe üfledi ona terapi gibi geliyordu. Fülütsel bir tını ile aldırma gönül çalmaya başladı tam on beş yıl ona her bir yıl tırlanma gibi geliyordu artık sevmeyi bırakmışlık severse sevindiğini öldürür diye korkar olmuştu Kaan abisi yedi yıl olmuştu en son değer verdi kişi oydu Alp künyeyi asker üstün içine koydu aya kalktı ve aynaya baktı. Epey büyümüştü yüzü sertleşmiş beyaz teni soğmuştu hep saçlarını sıfır vuruyordu yüzü askerlin verdiği barut ve köz izleri ile doluydu gözlerinde o eskisıcak çocuksu his yoktu asker olmuştu ama askerlik güzeldi ama ölen arkadaşları gördü patlamalr hep nefret eti eşkiyalar herkesi hayatından almıştı ailesini Kaan’ı askerde tanıdı gencecik çocuklardı komidin üstündeki resim günlüğüne baktım onu hiç kaybetmemişti Kaan yurda geldi zamanlardan resimleri bile vardı ilk asker oldu zamanlar. Resimler onun için çok geğerliydi bu yüzden her zaman içeri Şahin daldı

“Günaydın Komutanım kusura bakmayın Kasıganın odası sandım”

Alp uzun uzun Şahine baktı. Şahin hep böyle komikti zaten yaşıda yirmi yaşında yüzü çok tatlı ve komikti kehribar ışıl ışıl gözleri daha yeni asker olmuştu. Alp ona bakınca askerliği ilk istediği ve olduğu zamanları görüyordu o çocuksu heves. Kıvırcık kahve rengi şaçlları askeri tıraştan sonra bıraktı yeni saçlar.

“Salakmısın Şahin siz kışlada kaliyorsunuz asıl karıştırmış olabilirsin”

Şahin başını eydi

“Özür dilerim komutanım”

Alp onayladı gibi Şahin odadan çıktı. Alp hala bu çocuğun nasıl keskin nişancı oldunu sorguluyordu odasından çıktı. Sarp tüm gölge timini askeri sıraya dizmişti. Oda Alp kadar görmüştü askerliği yirmi dört yaşındaydı kumral saç kendini hep silahtan uzak tutuyordu askerlikte yaşadığı bir olaydan dolayı silahtan uzak duruyordu genelde yakın dövüşçüydü buna rağmer onbaşı olmuştu. Alp bölüğünü inceledi çok kişi sevmedi için Çavuş olmuştu askerlerine baktı Mayın timin üçüncü en büyüdü yirmi üç yaşındaydı sesiz bir adamdı kahve rengi saçları kahve gözleri vardı ekibin bobacısıydı adam gerçekten her şey için bomba kulaniyordu er rütbesine sahipti Kasırga yirmi iki yaşındaydı enrjik deli dolu bir adamdı açık teni kumral siyaha yakın saçları vardı. Kasırga fakir bir aileden geliyordu kardeşlerine hep o bakmıştı teknik ustasıydı bilgisiyardan telefondan daha çok polarlı fotoğraf makinesinden anlardı asker olmasa çok iyi teknisyen olurdu. Yaban en disiplimleriydi en sesiz en ümit vadeden askerlerdendi siyah saçları siyah soğuk gözleri iz sürücüydü

“Asker mutfa bu gün patates soycaksınız”

“Komutanım hayır! Yarına kadar sürüyor o” dedi Şahin

“Sus Şahin” dedi Yaban

“Sende biliyorsun haklı oldunu Yaban” diye Kasırga

“Lak lak yok hadi asker” dedi

Alp ve mutfağa doğru yürüdüler iki çuval patates vardı Alp hafifçe bir sandalyeye oturdu

“Komutanım bu resmen kölelik” dedi Şahin

“Şahin bunlar cerezz sen benim askerlimi yapsan keniklerin kırılırdı” diye Alp

Şahin böbürlendi

“Acıyın bari komutanım” Şahin

“Tamam Şahin bu gün bir çuval soy” dedi Alp

Şahin'in yüzü bir anda güldü.

"Yaşasın! Komutanım bugün vicdanlı uyandı."

Kasırga elindeki patatesi havaya atıp tuttu.

"Bir idaya girelim Şahin kim en fazla patates soyar"

Şahin hemen sandalyeyi çekti.

"Yok öyle! Kim daha hızlı soyacak görelim."

Kasırga göz kırptı.

"İddia?"

"İddia."

Sarp ikisine de sertçe baktı.

"Bu yarış değil. Patates soyuyorsunuz." dedi Sarp

İkisi de aynı anda,

"Tamam onbaşı." dediler.

Yaklaşık on saniye sessizlik oldu. Sonra ikisinin de elleri yıldırım gibi çalışmaya başladı. Şahin nefes nefese soyarken,

"Geçiyorum seni!" diye bağırdı.

Kasırga hiç cevap vermedi. Sadece sırıttı. Bir ara Şahin su içmek için arkasını döndü.Kasırga fırsatı kaçırmadı. Şahin'in kovasındaki birkaç patatesi usulca kendi kovasına attı. Hiçbir şey olmamış gibi yeniden yerine geçti. Şahin dönüp kovasına baktı. Bir anda kaşları çatıldı.

"Komutanım!"

Alp çayından bir yudum aldı.

"Ne var?"

"Ben az önce daha fazlaydım!"

Kasırga şaşkın numarası yaptı.

"Patates yürümüştür."

Şahin ayağa kalktı.

"Patates yürür mü?"

Kasırga omuz silkti.

"Bu kışlada her şey olur."

Sarp elindeki patatesi masaya bıraktı.

"Kasırga." diye

"Efendim?" dedi Kasırga

"Çaldığın patatesleri geri koy" diye Sarp

Kasırga birkaç saniye dondu.

"Nereden anladın?"

Sarp derin bir nefes verdi.

"Ben gördüm."

Mutfakta bir anda kahkahalar yükseldi. Kasırga gülerek patatesleri geri bıraktı. Şahin zafer kazanmış gibi kollarını bağladı.

"Gördün mü?"

Tam o sırada sessizce çalışan Mayın elindeki son patatesi de soydu. Bıçağı masaya bıraktı.

"Ben bitirdim."

Herkes dönüp ona baktı. Kasırga'nın elinde hâlâ yarım patates vardı. Şahin'in önünde ise koca bir yığın duruyordu. Şahin'in ağzı açık kaldı.

"Ne ara?"

Mayın omuz silkti.

"Konuşmadım."

Yaban başını bile kaldırmadan,

"Konuşacağınıza çalışın." dedi.

Şahin iç çekti.

"Bu adam robot."

Kasırga güldü.

"Bence geceleri şarj oluyor."

Mayın ilk defa hafifçe gülümsedi. Alp ise sandalyede oturmuş çayını yudumluyordu. Beşini de tek tek izledi. Şahin'in sürekli söylenmesi... Kasırga'nın yaramazlıkları... Sarp'ın her şeye düzen getirmeye çalışması... Mayın'ın sessizliği... Yaban'ın disiplini...

İçinden hafifçe gülümsedi. Başını iki yana salladı.

"Beş çocuk..."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.