14.Bölüm
Aramızdaki Elektrik
Sabah olduğunda malikâne yavaş yavaş hareketlenmeye başlamıştı. Herkes kendi işine hazırlanıyordu. Diana odasında bilgisayarının başındaydı. Masasının üzerinde kitaplar, notlar ve birkaç dosya vardı. Bir yandan okuluyla ilgili çalışmalarını yapıyor, bir yandan da dayısının bazı işlerine yardımcı oluyordu. Diana hiçbir zaman boş durmayı sevmemişti. Başarılı olmak onun için sadece iyi notlar almak değildi. Kendi ayakları üzerinde durmak, yaptığı işin arkasında durmak ve kimseye muhtaç olmamak istiyordu. Kapı hafifçe çaldı.
“Gel.”
Alberto içeri girdi. Elinde iki fincan kahve vardı.
“Çalışkan kızım yine bilgisayarın başında.”
Diana gülümsedi.
“Bitirmem gereken bir şey var dayı.”
Alberto kahveyi masasına bıraktı.
“Önce bunu iç. Sonra çalışırsın.”
“Sen de hep beni düşünüyorsun.”
“Sen benim yeğenimsin. Seni düşünmeyeceğim de kimi düşüneceğim?”
Diana gülümsedi.
“Teşekkür ederim.”
Alberto onun saçlarını hafifçe okşadı.
“Başarılı olman güzel ama kendini de unutma.”
“Unutmam.”
Alberto kapıya doğru yürüdü.
“Akşam birlikte yemek yiyeceğiz. Kaçış yok.”
Diana gülerek başını salladı.
“Tamam.”
Alberto odadan çıktı. Diana bir süre daha bilgisayarın başında kaldı. Önündeki yazıyı tamamladıktan sonra dosyayı kaydetti. Saatine baktığında okul için hazırlanması gerektiğini fark etti.
“Of... Geç kalacağım.”
Sandalyeden kalktı. Kitaplarını çantasına yerleştirip bilgisayarını kapattı. Son kez odasına baktıktan sonra kapıyı çekip koridora çıktı. Merdivenlerden inerken karşıdan Arti geliyordu. Elinde birkaç dosya vardı.
“Günaydın.”
“Günaydın.”
Arti Diana'nın çantasına baktı.
“Okul?”
“Evet.”
“Bugün erken dön.”
Diana kaşlarını kaldırdı.
“Niye?”
“Dayının bugün işi yoğun. Akşam burada olman iyi olur.”
Diana başını salladı.
“Tamam. Zaten fazla kalmam.”
Arti birkaç saniye onu süzdü.
“Ödevlerini yaptın mı?”
Diana gözlerini devirdi.
“Arti... Ben çocuk değilim.”
“Biliyorum.”
“Bazen öyle davranıyorsun.”
“Çocukluğundan beri böyleyim.”
Diana istemeden güldü.
“Değişmemişsin.”
Arti'nin yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.
“Sen de.”
Diana kapıya doğru yürüdü.
“Akşam görüşürüz.”
“Görüşürüz.”
Diana dışarı çıktı. Malikanenin önünde hava serindi. Çantasını omzuna geçirip kapıya doğru ilerlerken biraz ileride tanıdık sesler duydu.
“Diana!”
Diana başını çevirdi. Lara, Asya, Selin, Elif ve Deniz ona doğru geliyordu.
“Sonunda çıktın!” dedi Deniz.
Diana gülümsedi.
“Beş dakika daha bekleseydiniz beni evden çıkaramayacaktınız.”
Lara güldü.
“Bugün hepimiz erken çıkalım dedik ama Deniz yine geç kaldı.”
Deniz hemen itiraz etti.
“Ben geç kalmadım. Siz erken geldiniz.”
Asya başını salladı.
“Tabii.”
Diana kızların yanına geldi. Tam o sırada Arti malikânenin kapısından çıktı. Elindeki dosyaları Alberto'nun çalışma odasına götürüyordu. Kızlar onu görünce bir anda birbirlerine baktılar. Deniz'in yüzünde hafif bir gülümseme belirdi.
“Arti de burada.”
Diana ona baktı.
“Evet, burada çalışıyor.”
Selin kaşlarını kaldırdı.
“Çocukluk arkadaşın olan Arti mi?”
“Evet.”
Lara Diana'ya doğru eğildi.
“Bize hiç böyle anlatmamıştın.”
Diana şaşkın şaşkın baktı.
“Neyi?”
Deniz kısık sesle konuştu.
“Çocukluk arkadaşın yakışıklıymış.”
Diana'nın yüzü bir anda değişti.
“Deniz!”
Arti uzaktan onlara baktı. Ne konuştuklarını anlamamıştı ama kızların Diana'ya bakışından bir şeyler olduğunu fark etmişti. Diana eliyle kızları susturmaya çalıştı.
“Kesin şunu.”
Deniz gülerek Arti'ye el salladı.
“Günaydın Arti!”
Arti kısa bir süre durdu, sonra başıyla selam verdi.
“Günaydın.”
Deniz hemen Diana'ya döndü.
“Bak, sana karşı bile ciddi.”
“Arti zaten öyle.”
Arti uzaktan seslendi.
“Duyuyorum.”
Kızların hepsi bir anda gülmeye başladı. Diana yüzünü ellerinin arasına aldı.
“Allah'ım... Daha sabahın köründe başladınız.”
Arti hafifçe gülümsedi ve tekrar içeri yöneldi. Deniz Diana'nın koluna girdi.
“Tamam, şimdi anlatıyorsun.”
“Neyi anlatacağım?”
“Arti'yi.”
“Anlatacak bir şey yok.”
“Kesin vardır.”
Diana başını iki yana sallayıp kızlarla birlikte yürümeye başladı. Malikânenin kapısında kalan Arti ise arkalarından baktı. Diana'nın yıllar sonra yeniden böyle gülmesi hoşuna gitmişti. Ama onun bilmediği bir şey vardı. Diana'nın hayatında geçmişten kalan tek kişi Arti değildi. On dokuz yıl önce kaybettiğini sandığı Azul, şimdi birkaç metre uzağında, bambaşka bir isimle onu koruyordu.
༺♥༻
Diana 'ı okuldan bitti diğer kızlar ve Alp bahçede bekliyordu kızlardan. Asya olan hemen sarıldı
"Kızım bu gece pijama partisi yapıyor muyuz"
"Yaparız kızlar ama ödevlerimi bitirmem lazım"
"Ödevler ödevler kötü şeyler Sonra yaparsın Diana" dedi Deniz. Kızlar güldü
“Yine ödevlerden kaçıyorsun Deniz.”
“Ben kaçmıyorum, sadece önceliklerimi belirliyorum.”
Selin kaşını kaldırdı.
“Senin önceliklerin ne?”
“Uyumak.”
Lara güldü.
“En azından dürüstsün.”
O sırada Sarp arabanın yanından seslendi.
“Ödevlerini yapmalısın Kızıl Tilki.”
Deniz anında ona döndü.
“Sana ne oluyor be?”
Sarp gülümseyerek omuz silkti.
“Ben sadece görevimi yapıyorum.”
“Senin görevin benim ödevlerim değil.”
“Artık emin değilim.”
Deniz gözlerini devirdi.
“Şu lakabı da bırak artık.”
Sarp hiç düşünmeden cevap verdi.
“Bırakmam.”
“Kafanı kırarım.”
“Tehditler de başladı.”
Diana ve diğer kızlar gülmeye başladı.
Alp ise birkaç adım geride onları izliyordu. Yüzünde belli belirsiz bir gülümseme vardı. Şahin'in bitmeyen konuşmalarına alışmıştı ama Sarp'ın Deniz'le bu kadar kısa sürede atışmaya başlaması da ayrı bir olaydı.
“Tamam kızlar,” dedi Alp. “Arabaya binin.”
Deniz söylenerek arabaya yöneldi.
Sarp kapıyı açtı.
“Ben kabul ettim bile.”
“Sen gerçekten sinir bozucusun.”
“Teşekkür ederim.”
Diana gülerek başını salladı. Kızlar arabaya bindi. Kısa süre sonra malikâneye doğru yola çıktılar.
Malikâneye geldiklerinde kapıda Alberto ve Arti onları karşılıyordu.
Alberto gülümseyerek kızlara baktı.
“Hoş geldiniz kızlar.”
“Elif öne çıktı.
“Hoş bulduk abi.”
Arti de kapının yanında durmuş onları izliyordu.
“Hoş geldiniz.”
Deniz hemen Diana'nın kulağına eğildi.
“Bak, seninki yine ciddi ciddi duruyor.”
Diana ona dirseğiyle hafifçe dokundu.
“Kes.”
Arti ikisini de duydu.
“Ne konuşuyorsunuz?”
“Hiçbir şey.”
Diana'nın hızlı cevabı Arti'nin kaşını kaldırmasına neden oldu.
“Şüpheli.”
Diana ona baktı.
“Sen her şeye şüpheli diyorsun.”
“Çünkü sen her şeyi saklıyorsun.”
“Benden ne sakladığımı düşünüyorsun?”
Arti birkaç saniye düşündü.
“Bilmiyorum.”
Diana güldü.
“Çok zekisin.”
“Biliyorum.”
Deniz arkadan fısıldadı.
“Bunlar böyle konuşmaya devam ederse biz akşama kadar burada kalırız.”
Lara gülmemek için ağzını kapattı.
Alberto kızlara bakıp başını salladı.
“Siz yine başladınız.”
Asya gülerek,
“Biz bir şey yapmadık,” dedi.
“Daha içeri gireli iki dakika oldu.”
Herkes salona geçti.
Diana çantasını koltuğun üzerine bıraktı.
“Ben yukarı çıkıyorum. Ödevleri bitirmem lazım.”
Deniz hemen arkasından seslendi.
“Diana!”
Diana döndü.
“Ne?”
“Pijama partisini unutma.”
“Unutmam.”
“Ve ödevleri çok uzatma.”
Diana güldü.
“Tamam anne.”
Kızlar salonda kalırken Diana odasına çıktı.
༺♥༻
Malikâne sessizleşmişti. Diana masasının başında oturmuş, önündeki ödeve dikkatlice bakıyordu. Bilgisayarında birkaç belge açıktı. Bir yandan notlarını kontrol ediyor, bir yandan eksiklerini tamamlıyordu.
“Son iki sayfa...” diye mırıldandı.
Tam çalışmasının en önemli yerindeyken ekran bir anda karardı.
Diana birkaç saniye hareketsiz kaldı.
Sonra odanın ışıkları da söndü.
“Hayır...”
Bilgisayara baktı.
“Hayır, hayır, hayır...”
Dosyasını kaydetmemişti.
Diana sandalyesinden kalktı.
“Şaka yapıyorsunuz herhalde!”
Koridora çıktı.
“Dayı!”
Aşağıdan Alberto'nun sesi geldi.
“Ne oldu?”
“Elektrikler gitti!”
Alberto yukarı baktı.
“Fark ettim.”
“Ben çalışıyordum!”
“Tamam, hallederiz.”
Diana sinirle merdivenlerden indi.
“Tam da ödevimi bitirecektim.”
Alberto sakinliğini koruyarak telefonunu çıkardı.
"Mert'i çağırayım. O bakar.”
Diana derin bir nefes aldı.
“Lütfen.”
Alberto telefonu açtı.
“Mert, müsait misin?”
Karşıdan kısa bir cevap geldi.
Alberto başını salladı.
“Tamam. Bekliyoruz.”
Yaklaşık bir süre sonra kapı çaldı.
Kasırga elinde alet çantasıyla içeri girdi.
“Elektrikçi geldi.”
Diana ona baktı.
“Çabuk yapabilir misin?”
Kasırga gülerek,
“Emir vermek kolay tabii.”
“Benim bütün çalışmam gitti!”
“Tamam, tamam. Önce bir bakayım.”
Kasırga elektrik panosunun bulunduğu tarafa geçti. Birkaç dakika boyunca kabloları ve bağlantıları kontrol etti.
“Şurada bir bağlantı gevşemiş.”
Diana uzaktan izliyordu.
“Ne kadar sürer?”
“Beş dakika.”
“Gerçekten mi?”
“Gerçekten.”
Kasırga eğilip bağlantıyı düzelti ve elektrikler geldi bir anda elini geri çekti.
“Ah!”
Diana hemen yanına geldi.
“Ne oldu?”
Kasırga eline baktı.
“Bir şey yok.”
Elinin parmağında küçük bir kesik oluşmuştu.
Tam o sırada Elif de salondan geldi.
“Ne oldu?”
Diana,
“Parmağını kesti,” dedi.
Elif hemen çantasını aldı.
“Gel bakayım.”
Kasırga elini geri çekti.
“Gerek yok.”
Elif kaşlarını çattı.
“Doktor olan benim, sen değil.”
“Kesik bu.”
“Evet. O yüzden temizleyip saracağım.”
Elif elini tuttu.
Kasırga bir an sustu.
Elif dikkatlice parmağını temizlerken Kasırga ona baktı.
“Bunu da mı yapıyorsun?”
“Evet.”
“Her yaralanana böyle mi davranıyorsun?”
“İşimi yapıyorum.”
Kasırga hafifçe gülümsedi.
“Çok ciddi konuşuyorsun.”
Elif başını kaldırdı.
“Çünkü sen ciddiye almıyorsun.”
“Ben iyiyim.”
“Şimdilik.”
Elif bandajı sardı.
“Tamam. Bitti.”
Kasırga eline baktı.
“Güzel olmuş.”
Elif kollarını bağladı.
“Bir de özür dile.”
Kasırga şaşkın şaşkın baktı.
“Ne için?”
“Dün için”
“Ne yaptım dün?”
Elif kaşlarını çattı.
“Çarpıştık ya.”
Kasırga hemen karşılık verdi.
“Niye özür dileyeyim? Sen bana çarptın.”
“Ben mi?”
“Evet.”
“Sen önümden çıktın.”
“Sen önüne bakmıyordun.”
Elif gözlerini devirdi.
“Bir de üste çıkıyor.”
Kasırga güldü.
“Çünkü haklıyım.”
“Değilsin.”
“Öyle düşünmeye devam et.”
Elif ona sertçe baktı.
“Sinir bozucusun.”
Kasırga alet çantasını kapattı.
“Bunu bugün ikinci kez duyuyorum.”
“Demek ki sorun sende.”
Kasırga gülerek ayağa kalktı.
“Bir daha elini kesme.”
Kasırga dönüp bandajlı parmağını gösterdi.
“Emredersiniz doktor hanım.”
Elif sinirle baktı.
Diana ise ikisini uzaktan izlerken istemeden gülümsedi.
“Elektrikler geldiğine göre gidebilirsin artık.”
Mert kaşını kaldırdı.
“Ne güzel. Kovuldum.”
“İşin bitti.”
“Doğru.”
Mert kapıya yöneldi. Tam çıkarken bandajlı parmağına baktı.
“Bu arada doktor hanım…”
Elif uzaktan baktı.
“Ne?”
“Güzel sardın.”
Elif birkaç saniye sustu.
“Git.”
Mert gülerek kapıdan çıktı.
Diana başını iki yana salladı.
“Bunlar daha ilk günden başladı.”
Elif hemen döndü.
“Ne başladı?”
“Hiç.”
“Diana.”
“Gerçekten hiçbir şey.”
Elif şüpheyle baktı ama üstelemedi.
Diana tekrar odasına çıktı. Bilgisayarının başına oturdu. Ekranı açtığında dosyasının hâlâ açık olduğunu görünce rahat bir nefes verdi.
“Şükür…”
Son sayfaya baktı.
“Bir sayfa kalmış.”
Kalemini eline aldı ve çalışmaya devam etti. Birkaç dakika içinde eksik kısmı da tamamladı. Yazdıklarını baştan sona kontrol etti, birkaç küçük düzeltme yaptı ve sonunda dosyayı kaydetti.
Kaydedildi.
Diana arkasına yaslandı.
“Sonunda.”
Bilgisayarı kapattı. Tam ayağa kalkacakken kapısı açıldı.
Deniz kafasını içeri uzattı.
“Bitti mi?”
Diana gülümsedi.
“Bitti.”
Deniz kapıyı tamamen açtı.
“Pijama partisi?”
“Pijama partisi.”
Deniz sevinçle koridora çıktı.
“Kızlar! Diana ödevini bitirdi!”
Aşağıdan Asya'nın sesi geldi.
“Sonunda!”
Lara güldü.
“Bir insanın ödev bitirmesi neden kutlama gibi?”
Deniz cevap verdi.
“Çünkü Diana'yı bu masadan kaldırmak için savaş verdik.”
Diana odasından çıktı.
“Abartmayın.”
Selin merdivenlerden çıkarken elindeki yastığı gösterdi.
“Ben hazırlıkları yaptım.”
Elif de arkasından geldi.
“Ben de atıştırmalıkları getirdim.”
Diana şaşkın şaşkın baktı.
“Siz bunu ben daha bitirmeden mi planladınız?”
Asya omuz silkti.
“Tabii.”
Lara gülümsedi.
“Senin bitirmene güvenimiz yoktu.”
Diana kahkaha attı.
“Çok ayıp.”
Kızlar Diana'nın odasına doluştu. Yatakların üzerine yastıklar atıldı, battaniyeler açıldı. Masanın üzerine atıştırmalıklar, meyveler ve içecekler yerleştirildi.
Deniz yatağın üzerine oturup rahatça arkasına yaslandı.
“Şimdi asıl gece başladı.”
Diana gülerek yanına oturdu.
“Ne yapıyoruz?”
Asya hemen cevap verdi.
“Önce film.”
Selin başını salladı.
“Sonra birbirimize okulda olanları anlatıyoruz.”
Lara ekledi:
“Sonra da Deniz'in kesinlikle anlatmak istemeyeceği şeyleri anlatıyoruz.”
Deniz kaşlarını çattı.
“Benim hakkımda konuşmak yok.”
Elif güldü.
“Daha başlamadan korktu.”
“Ben korkmadım.”
Diana yastığı Deniz'e attı.
“Tabii.”
Deniz yastığı yakalayıp Diana'ya geri fırlattı.
“Sen başlattın!”
“Deniz şöför ile aranıza ne var herkes kolay kolay lakap takmaz”dedi Selin
“Ne alaka adam kendi kenine bana lakap taktı”
“He He tabi Deniz” dedi Diana
“Gerçekten öyle!”
Lara kahkaha attı.
“Peki neden sana Kızıl Tilki diyor?”
“Bilmiyorum!”
Asya merakla araya girdi.
“Bence senden hoşlanıyor.”
Deniz'in gözleri büyüdü.
“Ne?!”
Kızların hepsi gülmeye başladı.
“Kesinlikle!” dedi Selin.
“Hayır!”
“Bence de,” dedi Elif.
Deniz şaşkınlıkla Elif'e baktı.
“Sen de mi?”
Elif omuz silkti.
“Dışarıdan bakınca biraz öyle görünüyor.”
“Ya siz kafayı yemişsiniz.”
Diana yastığını kucağına çekti.
“Tamam, tamam. Konuyu değiştirelim.”
Deniz şüpheyle ona baktı.
“Sen niye bu kadar sessizsin?”
“Ben ne yaptım?”
“Sen de gülüyorsun.”
“Çünkü komiksiniz.”
Deniz eline bir yastık aldı.
“Öyle mi?”
Diana'nın yüzündeki gülümseme bir anda kayboldu.
“Deniz... Sakın.”
Deniz yastığı kaldırdı.
“Geç kaldın.”
Yastık Diana'nın omzuna çarptı.
Bir saniyelik sessizliğin ardından Diana yastığını kaptı.
“Sen istedin.”
Bu kez yastık Deniz'e geldi.
“Hey!”
Deniz hemen karşılık verdi.
“Başladınız mı?”
Asya da yastığı kaptı.
“Ben tarafımı seçtim!”
Lara kahkaha atarak ayağa kalktı.
“Ben de!”
Bir anda odanın içi yastıklarla doldu.
“Durun!”
“Diana, kafama geldi!”
“Deniz sen başlattın!”
“Ben sadece bir tane attım!”
“Bir tane yeter zaten!”
Selin yatağın arkasına saklanırken Elif ona yastık fırlattı.
“Çık oradan!”
“Hayır!”
“Kaçamazsın!”
Diana gülmekten kendini zor tutuyordu.
“Tamam, tamam! Sakin olun!”
Tam o sırada Deniz ona bir yastık daha fırlattı.
Diana eğildi ve yastık arkasındaki duvara çarptı.
Diana yavaşça Deniz'e döndü.
“Sen bittin.”
Deniz geri geri gitmeye başladı.
“Diana... Konuşarak halledebiliriz.”
“Hayır.”
“Diana.”
“Hayır.”
“Arkadaşız.”
“Şu an değiliz.”
Deniz kahkahayla kaçmaya başladı.
“YAKALAYAMAZSIN!”
Diana peşinden koştu.
Kızların kahkahaları tüm kata yayıldı.
Birkaç dakika sonra herkes yatağın üzerine dağılmış, nefes nefese kalmıştı.
Asya saçlarını düzeltmeye çalışırken güldü.
“Biz gerçekten çocuk gibiyiz.”
Lara başını yastığa bıraktı.
“En güzel geceler zaten böyle oluyor.”
Diana etrafındaki arkadaşlarına baktı. Birkaç saat önce ödevleriyle uğraşırken böyle bir gece geçireceğini düşünmemişti.
Gülümsedi.
“İyi ki geldiniz.”
Bir anlığına odada sessizlik oldu.
Deniz hemen Diana'nın omzuna yaslandı.
“Biz her zaman geliriz.”
Selin de gülümsedi.
“Ne olursa olsun.”
Diana başını salladı.
“Biliyorum.”
Kızlar tekrar gülmeye başladı.
Koridorun diğer tarafında ise Arti, odasının kapısından gelen sesleri duyup başını kaldırdı.
Alberto yanından geçerken gülümsedi.
“Bırak eğlensinler.”
Arti hafifçe gülümsedi.
“Uzun zamandır böyle güldüğünü duymamıştım.”
Alberto birkaç saniye sustu.
“Bazen insanın ihtiyacı olan tek şey yanında güvendiği insanların olmasıdır.”
Arti başını salladı.
“Doğru.”
Yukarıdan tekrar büyük bir kahkaha sesi geldi.
Arti istemeden gülümsedi.
“En azından bugü n mutlu.”
Alberto ona baktı.
“Bugün mü?”
Arti bir an durdu.
“Umarım bundan sonra da.”
Kamera yavaşça Diana'nın odasına döner.
Kızlar battaniyelerin altında filme hazırlanırken Deniz son bir kez yastığını kaldırır.
“Bu arada... Sarp konusunu daha bitirmedik.”
Diana ve diğer kızlar aynı anda Deniz'e döner.
“DENİZ!”
Deniz kahkahalarla yastığını yüzüne kapatır.
“Tamam, tamam!”
Kızların kahkahaları odada yankılanırken kamera yavaşça uzaklaşır.