İçeriğe geç

Element Kraliçesi

Bölüm 7 · 4 dk okuma

Element Kraliçesi

Bölüm 7

7.Bölüm

Addison Pearl

L-len! L-len ö-öz-zür d-dil-ler-rim!

Lena tuvalette ağlarken kapısını tıklatıyordum.Sonra zihnimden

—Özür dilerim Lena!Bir anlığına Alex’i duyunca sinirlendim.Lütfen aç kapıyı!

Sonra Lena kapının kilidini açtı ve kızarmış gözleriyle bana bakıp

—Özür dilerim,hakkınızda konuşmamamız lazımdı.

dediğinde ona sıkıca sarıldım ve

—Şşşşşşş. A-ağl-lam-ma.

dedim.Bana baktı ve gülümsedi.Sonra

—Yanlış anlama ama Alex’le çok tatlı bir çifttiniz.

dediğinde ona zihnimden

—Ama onun yaptıkları numaradanmış.İnan bana aklına bile gelmiyorumdur.

dediğimde bana

—Kesinlikle.O yüzden ayaklarına kapandı.

dedi.Ona onaylamaz bakışlar attım ve güldük.

David geldi ve Lena’ya sarıldı.Sonra

— Elf formumuza dönüşelim!

dedi,zihnimden

—Tamam ama ormana ulaşana kadar yüzümüzü görmemeleri lazım.En azından kulaklarımızı.

İkisi de başıyla beni onayladığında gözlerimi kapattım ve düşüncelerimi bir kenara attım.Odaklanmaya çakıştım.Zihnimin en derinlerine,toprak elementine gittim.Göz kapaklarımın altından yeşil bir ışık girerken gülümsedim ve gözlerimi araladım.

Karşımda Lena vardı ve,çok güzel olmuştu.Kahve tonu gözlerinin içine yeşil hareler eklenmişti.Saçları açılmış ve tan kısmında küçük bir örgü vardı.Saçlarının iki yanında yaprağı andıran tokalar vardı.Sonra David görüş alanıma girdi.Saçları lacivert olmuştu,aralarında yeşiller vardı. Ve üstü değişen bir tek oydu.Üstünde kolsuz bir tulum vardı.Az kalsın en önemli detayı unutuyodum,Vücudunun her yanında beyaz çizgiler vardı,tıpkı dövmeler gibi.Yanda ona hayranlıkla bakan Lena beni gülümsetirken David ona döndü,ikisi de büyülenmiş gibi bakarken Alex ile ben aklıma geldi. Eğer burda olsaydı nasıl bakardı bana,ya da ben nasıl bakardım ona?

Onları yalnız bırakmak için tuvalate gittim.Kendime baktığımda şok oldum.Gözlerimden yeşil olanı normalde açık yeşilken şimdi yeşilin her tonunu barındırıyordu.Mavi olan ise açık mavi iken içine yeşiller serpiştirilmiş ve hafif su yeşiline çalıyordu. Saçlarım ise her zamankine zıt dümdüzdü.Saçlarım kıvırcık olduğu için göğsümün biraz altındaydı ama saçlarım düzleşince saçlarım belime kadar geliyordu.Bu saç değişikliği beni şaşırtırken Lena

—Addie,hadi gel de sana bakalım!

diye seslendiğinde banyodan çıktım ve karşılarına dikilince David ve Lena aynı anda

—OHA!

diye bağırdılar.Sonra Lena koşarak

—Maşallah benim arkadaşıma!Çok güzel olmuşsun!

diyerek saçlarımı incelemeye başladı.David

—Saçların çok uzun Addie,kıvırcıkken hiç böyle değildi.

dediğinde zihnimden

—Kıvırcık olduğundan daha kısa gözükmüştür.Ben de çok şaşırdım.

dedim.Bana gülümsediler,sonra ineceğimize dair anons edilince hızla yerlerimize geçip kemerlerimizi bağladık.İndiğimizde gece olmuştu.Kapüşonlarımızı geçirdik ve hızla bize ayarlanan arabaya doğru ilerlemeye başladık.

İndiğimizde araba birden yok olunca hepimiz şaşkınlıkla arabanın olduğu yere bakakalmıştık.Bu sessizliği bozan ben oldum

— Hadi gidelim bakalım,dikkatli olun.

dedim zihnimden ve elimde bir ateş küresi oluşturup ormanın derinliklerine daldık.

—Addie azıcık dinlensek mi kuzum?Ayaklarım koptu!

Lena’nın dediğiyle ona döndüm.Haklıydı,David’e dayanmış ilerliyordu.David’in de ondan aşağı kalır yanı yoktu.Onlarım bu tatlı yarı uykulu hallerine gülümseyip zihnimden

—Tamamdır burası kamp için iyidir.Ben çadırları kurayım.

dedim ve çantama tam elimi atmışken Lena’nın acı çığlığı ormanda yankılandı.Telaşla Lena’ya döndüğümde David

—Güzelim!İyi misin ne oldu?

dedi telaşla.Lena’nın gözlerinden yaşlar geliyordu.Ağlarken

—Y-yılan soktu!

dediğinde üstümdeki pelerini hızla çıkarttım ve Lena’nın yanına koşup pelerini yılanın soktuğu yerin biraz üstüne sıkıca bağlayarak zehirli olmasına karşın zehrin vücuda yayılmasını önledim.David’e zihnimden

—David zehirli olmasına karşın yaradaki kanı emip dışarı tükür.

dedim.David kafasını onayladı ve tıpkı istediğim gibi zehri yere tükürdü.Aynı işlemi birkaç kez daha tekrarladıktan sonra ona ağzını çalkalaması için su verdim.Ağzını çalkalayıp yere tükürdü.Lena hala ağlıyordu,David ona sarılıp sakinleştirmeye çalışıyordu.David'e zihnimden

—Lena'ya göz kulak ol,ben de çadırları hazırlayayım.

dediğimde başını olumlu anlamda sallayarak Lena'ya daha sıkı sarıldı.Lena da ona sıkı sıkıya sarılırken onlara gülümsedim.Çok tatlılardı,umarım sonları Alex ve ben gibi olmaz.David ile Lena'nın çadırını kurdum.David Lena'yı kucaklayıp çadıra girdi ve Lena'yı bırakıp bana

—İyi geceler fıstık.

dediğinde gülümseyip

—İ-iy-yi g-gec-cel-ler.

dedim ve kendi çadırımı kurmaya başladım.

Çadırımı kurduktan sonra içine girip uzandım.Büyükannem bize Elf Krallığını bulmamızı söylemişti lakin nasıl bulacağımızı bilmiyoruz.Oflayarak gözlerimi kapadım.Ve her akşam yaptığım gibi geçmişim ve geleceğim ile ilgili düşünmeye başladım.Lena dediklerinde haklıydı,ileride bir krala ihtiyaç duyacaktım.Kraliçenin krala ihtiyacı olur.Peki ben Alex’den sonra nasıl birine güvenebilecektim,nasıl tekrar sevebilecektim?Neden yaptın bana bunu Alex?Neden daha yeni sardığım yaralarımı açtın,kapatılamaz yaralar açtın kalbime?Kendime itiraf etmek istemiyorum ama seni sanırım özlüyorum…

Alex Jones

Kafamı kaldırdığımda tahminimce saat sabahın beşiydi.Uyuya mı kalmıştım ben?”Yok canım saçmalama sen de,gözlerinin kapanmaması için direnirken gözlerin kapanmış sadece.Ne uykusu?”diyerek dalga geçen iç sesimi aldırış etmeden ruhsuz gibi aşağı indim.İndiğim gibi ne göreyim?Addison ve Chris öpüşüyordu.

—Ne oluyor burda!Meleğim ne yapıyorsun?

dedim.Gözlerim dolmuştu.Midem bulanıyordu.Addison dudaklarını Chris’ten ayırdı ve bana sinirle dönüp

—S-sev-vgil-lim-mle ö-öp-püş-şüy-yor-rum.N-ne v-var!

dediğinde ağlamaya başladım ve

—Saçmalama sen onu sevmiyorsun!Sen benim sevgilimsin,benim!

dedim,ellerim titriyordu.Bu sefer Chris

—Hatırladığım kadarıyla onu hiçbir zaman sevmediğini söyleyip ondan ayrılmıştın,yanılıyor muyum bebeğim?

diyip Addison’a döndüğünde Addison başını olumlu anlamda salladı.Sinirle

—Onun aklını sen çeldin seni şeytan!Ben onu çok seviyorum!Anladın mı beni,hatta sevmek bile az kalır!O benim nefesim!O benim ruhum!Onsuz hayata tutunamıyorum!

dediklerime alayla gülerken Addison’ın kaşları çatılmıştı,sorguluyordu.Onun yanına ilerledim ve kendime çekip sarıldım,ardından

—Çok özür dilerim meleğim,ben seni kıskandığım için demiştim onca şeyi.Sensiz olmuyor meleğim,lütfen affet beni.Yaralarını sarmama izin ver.

dedim.Ama Chris meleğimi kollarımın arasından çekti ve

—O benim olamayacaksa kimsenin olmayacak!

diyip meleğimin kalbine hançer sapladığında evi meleğimin acı çığlığı kapladı,ardından Chris kendine bıçağı sapladı ve ortadan kayboldu.Hızla meleğimin yanına gidip yüzünü avuçladım.Zihninden

—Neden bunu bize yaptın Alex?Neden daha yeni sardığım yaralarımı açtın,kapatılamaz yaralar açtın kalbime?

dedi.Başında

—Özür dilerim meleğim,ne olur bırakma beni burda yalnız başıma.Benden o güzel gözlerini mahrum etme.Beni kokundan mahrum bırakma!Meleğim!

dedim ve gözleri sonsuz uyku için kapandı meleğimin…

Yazar Anlatımıyla

Uyudukları yerden sıçradı iki aşık,gördükleri rüya onları bir hayli korkuttu,gözyaşlarına boğuldu ikisi de.Güzel kızın içine bir kurt düştü.Acaba sevdiği adam onu seviyor muydu?Delikanlı gözyaşlarında boğulurken korkuyordu içten içe,ya başka birini bulduysa bu güzel kız?Ne yapar,nerelere giderdi delikanlı?Ondan önemlisi ya tehlikedeyse güzel kız?Onlar anlamasa da kral ve kraliçe yukardan seyrederken anlamışlardı;Onlar artık o olmuştu,iki ruh birbirine bağlanmış ve tek,güçlü bir ruh olmuştu.Bunun sevinciyle birbirlerine bakıp gülümsedi kral ve kraliçe,gelecekte olacaklardan habersiz…

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.