📍On ikinci bölümün devamı.
Kabinden çıkmamla hepsinin bakışları bana döndü. Etrafımda bir tur attım. "Nasılım efendim?"
"Benim güzel kızım" sevgi dolu sesiyle konuşan anneme hayali öpücük attım.
"Bir elbise bu kadar yakışabilirdi" diyen Hacer teyzeye de hayali öpücük attım.
"Güzel olmuş yavrum" Hatice teyzeme de hayali öpücüğümü attığım vakit, kucağında ki Eyüp ile "Maşaallah pek güzel yakışmış" dedi Gamze abla.
Alçicek yanıma geldi. "Sen benim arkadaşım mısın ya?" Güldüm. "Ta kendisiyim" kulağıma eğildi. "Abimi boşver kız, ben alayım seni" dediğinde omzumla omzuna vurdum.
Gülerek yanımdan ayrılıp askılıktan bir elbise aldı eline. Yeşil bir elbiseydi. "Ben de bunu deneyeyim bir" diyerek diğer kabine girdi. Alçicek'in kabine girmesiyle annem konuştu. "Bunu kına da mı giyeceksin?" Kafamı olumlu anlamda salladım. "Evet, düğün için de etekli takımımı giyerim diye düşündüm" dediğimde hepsi bana bıraktıklarını söylemişlerdi. Onlara teşekkür ederek, kabine geri girdim ve üzerimi değiştirdim.
İşim bitince elimde ki elbiseyle çıktım ve görevli kıza teslim ettim.
Bu sırada diğer kabinden Alçiçek çıktı.
Güzel olduğunun farkındaydım fakat bir elbiseyle bu kadar değişeceğini ve daha çok güzelleşeceğini düşünememiştim.
Yeşil renkli bir elbise olup kalın askılıklı elbiseydi. Askılıkların yanlarından şık bir süsü inerken, arka kısmı da sırt bitimine kadar açıktı. Elbisenin boyu uzun hatta yere de sürünüyordu. Bir de gösterişli, önden yırtmacı vardı.
"Öhöm öhöm, bakışlarınızdan güzel olduğumu anlıyorum ve bu elbiseyi kınaya alıyorum, teşekkürler" demiş ardından abiye yerinden başka bir elbiseyi alarak kabine girmişti. İlk şoku atlatan Gamze abla kahkahayı basmış ardından da biz gülmüştük.
Diğer elbiseyi giymiş halde çıkmıştı. Of, of ama ya! Bu kız yakıyor. Abim kaçırmasa iyi diyeceğim ama çoktan kaçmış gibiydi.
Şimdi ki elbisesi ise diz kapağının üzerinde biten bir boyu, kolları ve elbisenin kendisi tüllüyken ayrıca tüllerin üzerinde beyaz ışıltılar hakimdi. Ve bu elbisenin rengi gece mavisi olmakla birlikte acayip güzel duruyordu.
"Anladım efendim, anladım. Yine ben ve yine gözlerinizi alan güzelliğim" diyerek kendini öven Alçiçek'e, Hatice teyze konuştu. "Çiçek, pek bir çiçek gibi olmuşsun" Alçiçek, yüzünü şekilden şekile sokarak, "Ne yani teyzecim, güzel mi olmuşum?" Dediğinde onunla dalga geçtiğini anlayan Hatice teyze ayağında ki ayakkabısını gösterdi. "Bana bak Çiçek, almayayım ayağımın altına"
Alçiçek gülerek, "Tamam kız sakin ol, şakaydı sadece" demişti. "Yakışmış, yakışmış" diyen de Hacer teyzeydi.
Herkes tek tek övgülerini yağdırmış, Alçiçek'i tekrar kabine postalamıştık.
Beğendiklerimizi almış, ihtiyacımız olan diğer eşyaları da almış ve Mevlana meydanında ki banklara oturmuştuk.
Bugün sadece sabah elime almış bulunduğum telefonumu elime alarak gelen bildirimlere baktım.
Alparslandan mesajlar vardı.
Alparslan: Eyüp'ün bu kadar etkisi olduğunu bilmiyordum. Gelince bir de ben gireyim şu etki alanına. (13.06)
Alparslan: Normalde takma adları sevmem ben. Fakat bize takmış olduğum, senin ise devam ettirdiğin bu takma adları sevdim hem de ayrı bir sevdim (13.07)
Alparslan: Uğur Böceği 🐞 (13.07)
Alparslan: Sesin soluğun yine çıkmıyor ama ya, bu sefer de neyin içerisinde kaybolup gittin de bakmıyorsun şu telefona. (14.45)
Alparslan: Ben anlayamadım gitti. Benim müsait olduğum zamanda sen müsait değilsin, senin olduğun zaman da ise ben müsait değilim (14.50)
Gökçen Almila: Çarşıya çıktık. Düğüne elbise bakmak için (16.30)
Alparslan: Halledebildiniz mi ya?
Telefon başında mı bekliyordun yiğidim?
Gökçen Almila: Hallettik.
Alparslan: Ne aldın peki? Sormam da sakınca var mı?
Gökçen Almila: Hayır ne sakıncası olacak. Kına da giyeceğimi aldım sadece, düğüne giyeceğim vardı.
Gökçen Almila: *fotoğraf (16.35)
Alparslan: Güzelmiş (16.40)
Gökçen Almila: Teşekkür ederim
Alparslan: Düğünde hangi renk tercih ettin? Giyeceğin kıyafet hangi renk?
Gökçen Almila: Siyah
Gökçen Almila: Düğünde giyeceğimin rengi siyah
Alparslan: Tamamdır
Gökçen Almila: Hayırdır?
Alparslan: Hiçç
Gökçen Almila: Gelebilecek misin düğüne?
Alparslan: Geleyim mi?
Alparslan: Düğüne
Gökçen Almila: Gel
Gökçen Almila: Düğüne
Alparslan: Geleceğim inşaallah
Alparslan: Düğüne :)
Gökçen Almila: :)
Yüzümde ki şapşal gülümsemeyle telefondan aldım bakışlarımı. Mevlana'nın gözüken türbesine baktım. Yeşil kubbeye.
Rabbim bu içimde ki değişik ama bir o kadar da güzel duygular ne bilmiyorum ama senden hayırlısını, afiyetlisini ve en güzelini istiyorum. İkimiz için de hayırlısını nasip et.
Hayırlı iş kapılarını aç, babam ve abim gibi Vatanıma ve dinime hizmet edebilmeyi nasip et.
Yolumu, ufkumu aç.
Atalarımın yolundan ilerleyebilmeyi nasip et, Rabbim.
Hakkımda hayırlısını ve bir o kadar da güzelini ver Rabbim.
Amin.