Kendimi konaktan dışarı attıktan sonra ne kadar kötü şeyler söylediğimi, düşününce belkide onun kabuk bağlamış yarasını, tekrar kanatmistim, eşi doğumda ölen birine nasıl "Görmemişin çocuğu olmuş derim kendimi bunun için suclasamda o da suçlu demekten kendimi alıkoyamiyordum.
Eve gidiyordum , telefonum çaldı arayan Narin di. Neden ona haber vermeden gittiğimi sordu.
Ne diyeceğimi bilemedim,ben abine söylenmeyecek şeyler söyledim ve beni evden kovdu mu demeliydim, "kendimi iyi hissetmiyorum sonra konuşuruz diyip kapattım.
Eve gelmiştim, annem kapıyı açtı."Hani patlıcanlar nerde diye sordu" aklımdan tamamen çıkmıştı.
"Unuttum dedim. "Zaten sadece bunları unutursun, gezmeyi unutmazsin ,kendini de unutsaydin kızım "diye söyleniyordu. Odama geçtim bugün yaşananları uyuyarak geçiştireceğim galiba.
....
"Nazlı hadi kalk yemek hazır"
"Yemek yemeyeceğim Asya"
"Ne oldu , annem geldiğinden beri uyuyor dedi
"Asya sonra anlatırım lütfen beni yalnız bırak"
"Amaa... Peki nasıl istersen "
Deyip gitti, neden bu kadar üzgündüm bende anlamıyorum, kalbim kırılmış gibi hissediyordum. Hiç kimse ile konuşmak bile istemiyordum.
Sabah olmuştu hazırlanıp, dershaneye gitmem gerekiyor ama başım ağrıyor ve ders kaldırıcak gibi değildim, kahvaltıya indim.
"Niye hazırlanmadın?
"Öğleden sonra gideceğim baba"
"Ne demek öğleden sonra, aksatmadan gideceğini söylemiştin"
"Aksatmıyorum zaten"
"Dün gitmedin, bugün gitmek istemiyorsun , neden"
"Kendimi iyi hissetmiyorum"
" Tamam böyle devam et!!
Sanki her zaman böyle şeyler yapıyormuşum gibi davranıyor, beni çok sıktığının farkında bile değil...
Banyo yaptıktan sonra, hazırlanmaya başladım.
Narin arıyordu, telefonu açtım.
"Nazlı konuşabilir miyiz"
" Tabi dinliyorum seni"
" Yüzyüze konuşsak daha iyi olur aslında"
" Tamam,ben dershaneye gidiyorum oranın yakınında bir cafee var orada buluşalım mı?
" Olur "diyip telefonu kapattı.
Buzdağı acaba dün olanları Narin'e anlatmış mıydı, Narin'in sesi çok soğuk ve mesafeliydi nedense. Bu sorulara boğuşurken cafeye gelmiştim. Boş bir masaya oturdum. Narin'i bekliyordum .
" Bir siparişiniz var mı efendim?
"Arkadaşımi bekliyorum , gelince"
" Peki efendim" diyip gitti. Narin de o sırada içeri girdi.
"Hoşgeldin Narin"
Asık bir suratla "dün neden haber vermeden kaçıp gittin "diye sordu direkt, böyle sorduğuna göre dün olanları biliyordu, gizlemenin bir manası yok diyerek dün olan herşeyi anlattım.
"Sana inanamıyorum dedi Şok olmuştu, "gerçekten böyle mi dedin abime yaşadığı şeyleri bilmiyormuş gibi"
"Narin ben çok üzgünüm, kızgınlıkla ne dediğimi bile bilemedim ama abinde çok üzerime geldi ,bir kabahatim varsa bana söyleyebilirdi ama o teyzemi azarladı".
"Umarım bu sözleri kabahatini bilmeden söylemiş olursun, aksi takdirde seninle arkadaşlık etmek istemiyorum"dedi hayal kırıklığına uğramış gibiydi.
" Narin ben ne yaptım, tek suçum yeğenini eğlendirmek için terasa çıkarmaktı, abin bu kadar mı takıntılı "
" Abim hakkında düzgün konuş lütfen bence sen hatani bilmiyorsun dedi kızgınlıkla.
"Söyle o zaman"
"Meleğin elinde boncuk varmış, böyle şeyler çok tehlikeli onu yutabilirdi abim bunun için delirdi bende Sultan Teyzeden öğrendim. O boncuklar senin kolyenin di değil mi?
Duyduklarım karşısında şok oldum, ben elinde boncuk olduğunu bile farketmedim.
"Narin ben çok üzgünüm ben o sırada elinde ne var diye hiç bakmadım ben çok özür dilerim"
"Artık bir önemi yok, bunu öğrenince abimden senin adına özür diledim ama sana çok kızgındı, seni bir daha evimizde görmek istemediğini bile söyledi"
"Narin ben bu korkunç hatadan sonra istesende gelemem artık " dedim yaptığım hatanın üstüne birde söylediklerimi düşündüm.
"Abinden ve senden çok özür dilerim Narin bu konuyu burada kapatsak olur mu"
" Tamam ama belki de abimden kendi ağzınla özür dilersen daha iyi hissedderimm "
"Narin ben çok üzgünüm ama yapabileceğimi sanmıyorum, abinle yüzyüze gelmek yerine telefon edip özür dilesem " dedim mahçup bir ses tonuyla
" Tamam, öyle yap sana numarasıni atarım şimdi gitsem daha iyi olacak deyip kalktı.
"Narin beni affet lütfen böyle olsun istemezdim, biz hala arkadaşız değil mi"
"Hala arkadaşız, abimden özür dileyip , olanları telafi edersen deyip gitti.
Olanlar için çok pişmandım , sanırım abisi Narin'in benimle görüşmesine izin vermeyecek artık o yüzden Narinde bu kadar kaygılı davrandı.
Oturdum ve nasıl özür diliyeceğimi düşündüm, tamam onu çok sevmesemde bana iyiliği dokunmuş birine böyle yapmamalıyım,ona bir özür borçluyum diye düşünerek dershaneye gittim , telefonu uçak moduna alıyordum ders çalışırken hiç bir şeyin rahatsız etmesini istemiyordum.
.... Dershaneden çıkmıştım.
Narin den mesaj gelmişti, abisinin numarasıni atmıştı, tekrar cafeye gidip oturdum bir kahve sipariş ettim,beş dakikalık bir telkinden sonra aramaya karar verdim.
Çalıyordu...
"Alo diyip telefonu açtı"
"Merhaba Hazar abi" sesimi duyunca tepki vermedi , tanımadığını düşünüp " benim "Narin'in arkadaşı Nazlı" dedim.
Bir cevap vermesini bekledim.
" Söyle" dedi seert ve emir verir gibi, söyleyeceklerim sanki dilimin ucunda da kalmış gibi hissediyorum.
"Ben dünkü yanlış anlaşılmadan dolayı özür dilerim"
"Yanlış anlaşılmadan kastın nedir?
"Ben kızınızın elinde boncuk olduğu için ve buna sinirlendiğinizi bilmiyordum ve sizi yanlış anlayarak söylemem gereken şeyler söylediğim için çok üzgünüm .
"Özre gerek yok, bence sen beni gayet doğru anladın ,sadece bilmediğin şeyi öğrendin bende senin gibi bir patavatsızın sözlerine aldırış etmedim.
Duyduklarım karşısında şok geçirdim, oysaki ben neler düşünmüştüm, beni yanıltmadı o kibirli, buzdağı!!
" Tamam o zaman bu özrü hiç dinlemedim varsayın hatta hiç arama...
Dııtttt....
Telefonu yüzüme kapat
mıştı ben daha cümlemi bitirmeden, şaşkınlıkla telefona bakıyordum.
********
Kabalığı karşısında şok olmuştum, ama uzatmamak için bunu umursamamaya çalıştım, Narin benden özür dilememi istemişti ve onu kırmadım, böyle davranmış olması onun kendi tercihiydi, ben üstüme düşeni yapmıştım.
.....
Zaman geçtikçe daha da stres olmuştum sınav sonuçları açıklanacaktı yarın, üniversiteye gitmek yeni insanlar tanımak ve yeni arkadaşlar edinmek istiyordum, ama ben abim gibi burada okumayacağim başka bir şehre gitmek istiyorum. Telefonum çaldı Narin arıyordu. Narin'le eskisi gibi devam ediyorduk dışarda buluşuyor çok sık konuşuyorduk, bana ailesinin abisini yani o Buzdağını evlendirmek istediğini söylemişti." Hayırlısı olsun deyip geçmiştim, onu kim alıp başına bela edecekse diye düşünmüştüm.
Telefonu açtım. Mutlu bir kahkaha atarak:
"Yarın sonuçlar açıklanıyor heyecanlı mısın "
"Evet biraz stres oldum hatta bu gece uyuyamam , sen sen heyecanlı mısın peki "
"Yok ya ne heyecanı , bir şey beklemiyorum ki sınava doğu dürüst hiç çalışmadım bile"
" Olsun ya insan yine de heyecan yapıyor "
"Evet, ben senin sonuçlarıni, nereye gideceğini çok merak ediyorum "
"Hahah benden daha çok heyecanlısın sen"
"Sen üniversiteye gidince beni unutmazssın değil mi?
"Yaa Narin daha ortada bir şey yok,ama seni asla unutmam tabikii sen benim en yakın arkadaşımsın dedim gülerek
"Sende benim en yakın arkadaşımsın dedi ve biraz daha sohbet edip kapattık.
....
Heyecanla uyandım zaten uyku da tutmamıştı. Sınav sonuçları açıklandı babamla beraber sonucuma bakıyorduk.
"Sevinçle kalktım puanım çok iyi dedim gülerek.
Babam gülmüyordu hatta hiç sevinmemişti .
"Baba ,sevinmedin mi puanım gayet iyi değil mi?
"Sıralaman kötü bune , bu sıralamayla nasıl tıp fakültesine gideceksin "
"Baba Tıp istemediğimi söylemiştim sana "
"Yeter bende , Tıp dediysem tıp okuyacaksın , doktor olacaksın "
"İstemiyorum doktor olmak !!
"Yeter sus,sana kalsa boş beleş bir bölüm istiyorsun, senin geleceğini düşünüyorum "
"Babaaa"
"Yeter bu sene tercih yapmayacaksın seneye , tekrar sınava girecek ve tıp fakültesini kazanacaksın!!
Benim tercihlerime bile saygı duymuyordu, tıp okumak istemiyordum, resime, sanata ve modaya ilgi duyuyordum, moda tasarımı yada Görsel sanatlar okumak istiyordum, ama istediğim şeylerin bana hiç bir şey kazandırmayacağını ,söyleyip duruyordu. Odama geçtim aylarımı verdim ben, şimdi arkadaşlarımın üniversiteye teker, teker gittiklerini mi seyredecektim. Göz yaşlarım istemsizce gözlerimden akıyordu. Uyuyamıyordum nedense içim acıyordu... Telefonumu sessize aldım kimseyle konuşmak istemiyordum.
....NARİN' den....
" Sultan Teyze Nazlı yi arıyorum açmıyor ne oldu sen biliyormusun?
"Ben Süreyya ile konuştum puanı istediği bölüme yetmiyormuş, ağlamış tüm gün Yavrucak bir sene dile kolay"
"Amaa çok çalışıyordu nasıl böyle oldu ki "
"Ne bileyim evladım "
" Tamam, sağol Sultan abla diyip çıktım mutfaktan çok üzüldüm böyle olmasına. Murat gelmişti.
"Eee sınavın sonucu nasıl gelmiş konuştun mu Nazlı ile?
"Nazlı telefonu açmadı, ama Sultan abla puanı düşük dedi.
"Hadi yaa , nasıl oldu ki "
"Bende bilmiyorum dedim üzgün bir şekilde.
"Başkasına üzüleceğine kendine bak Narin, eğer puanın iyi olsaydı seni okutmak için elimden geleni yapardım dedi Hazar abim ciddi ve kızgın bir şekilde.
Hiç bir şey söyleyemedim odama gittim, zaten iyi hissedince beni arar diye düşündüm.
.....
Narin defalarca aramıştı, onu arayıp konuştum olanlar ve babamin tepkisini anlattım,beni telkin etmeye çalışıyordu, hayırlısı neyse o olsun dedi ve telefonu kapattık. Aynı sıkıntıları ve stresi nasıl tekrar yaşayacağımı düşünüp üzülüyordum .
....
Zaman geçiyordu tekrar ders çalışıyordum , bu sene Asya da sınava girecek.
Kardeşimle ikimizin dershane masrafını karşılayamaz diye babam bu sene sadece Asya' yi dershaneye gönderdi. Bende evde çalışıyordum.
Üniversiteye giden arkadaşlarımın storylerini izliyordum bu beni kahrediyordu, daha tembel olanları bile gitmişti üniversiteye.
Daha sıkı çalışıyordum bu sene bende kesinlikle gidecektim üniversiteye....
.... NARİN'den...
"Murat, senden şey isteyecem"
"Tabbi söyle Narin"
"Nazlı'nin doğum günü yaklaşıyor, sen gitmeden önce, bir kutlama yapsak hem morali şu sıralar çok bozuk, ona da iyi gelir ne dersin?
" Tamam da nerde kutlayacaksın , bizim evde mi?
"Yok bizim eve gelmez ki?
"Niye , hep geliyordu , önceden "
"Boşver, sen tamamsin değill, ben ayarlayacam birşeyler, o vakit "
"İyi ben tamamım "
Nazlı için bir şey yapmak istiyorum, şu sıralar pek mutsuz, bu sürpriz onu mutlu edecek hem Muratla da yakınlaşmış olacak. " Bende iyice çöpçatan oldum yaa"
....
Ona sürpriz yapmak için herşeyi hazırlamıştım hediyeyi sona bıraktım, bugün Muratla beraber hediye almaya gidecektik.
"Murat abii" diyerek salona gittim .
Kadir abim ve Murat oturmuş sohbet ediyorlardı.
"Efendim Narin "
"Ben hazırım hadi çıkalım"
Kadir abim bir yere mi gideceksiniz siz dedi.
"Aslında evet ama biz senle çıkalım abi , Hazar abim zaten evde o götürür Narin'i dedi Murat.
Murat'a baktım öylece biz çıkacaktık der gibi. Murat ayağa kalktı, ben söylerim abime hadi gel dedi .
Hazar abim çalışma odasındaydı.
Murat'la birlikte içeri girdik,
"Abi "
"Efendim Murat"
"Narinn bugün dışarı çıkıp bir şeyler alacaktı sen götürür müsün abi"
"Olur, nereye gideceksen ben götürürüm deyip ayağa kalktı "
Birlikte arabaya bindik , ben Muratla beraber gitmek istiyordum çünkü hediye almak için birbirimize yardımcı olurduk.
"Abi bir mağazaya gidelim "dedim .
Tamam diyip sürmeye devam etti.
Bir mağazaya girdik , Nazlı' nın hoşuna gidecek bir şey almayı düşünüyordum , elime bir çanta aldım abime gösterdim abi nasıl güzel mi diye sordum.
"Sen böyle şeyler pek kullanmazsın Narin dedi , "ama alicaksan al deyip telefonuna baktı.
Beyaz Nazlı'nin en sevdiğin renkti beyaz bir çanta aldım elime çok güzeldi tam onun beğenebileceği bir çantaydı ,bunu alacaktım.
Murat hediye almaya vakit bulamaz diye onun yerine de bir hediye almaya karar verdim. Bir parfüm alacaktım, parfümlerin olduğu kısma yöneldim, bir teeserı kokladım, güzel parfümler vardı.
Hazar abim yanıma gelmişti, sıktığım bir parfüm çok şekerli kokuyordu, yüzünü ekşitti.
Sen bir tane beğen o zaman abi dedim gülerek.
Bir parfüm beğendi abim ,kokusu gerçekten çok güzeldi temiz ferah, bahar kokuyordu parfüm.
Tamam o zaman bunu alıyorum dedim gülümseyerek.
Alışveriş bitmişti bir çay bahçesine gittik, abi kardeş sohbet edip, vakit geçirdik. En sevdiğim ve anlaştığım abimdi, görünüşünün aksine çok anlayışlı ve merhametlidir abim. Yaşadığı şeyler onu bu hale getirmişti.
"Narin alışverişin bitti ama bunları kendine aldığına emin misin? Pek senlik değil gibi dedi sandalyedeki poşetlere bakarken.
Yok kendime almadım bir arkadaşıma hediye aldım, onları abi
Bakışları sertleşmişti , " kim bu arkadaşın"
Neden böyle davrandığını, bilmiyorum arkadaşım diyince kim olduğunu anlamıştı zaten, Nazlı nın adını duyunca bile sinirleniyor.
" Nazlı abi"
"Ne gerek var buna peki Narin?
"Doğum günü var onun için abi sürpriz yapacağız "
""Yapacağız"" kimlerle
" Murat ben ve bir kaç kişi var başka kimse yok"
"Nerede yapacaksınız, bizim evde mi?
"Yok abi başka bı yerde kutlayacağız "
"Tamam ama o kızla fazla içli dışlı oluyorsun Narin, üstüne birde Murat'ı dahil ediyorsun, senin amacın ne Narin o kızı sürekli burnunuzun dibine getirmeye çalışıyorsun"
"Bir amacım yok abi, yakın arkadaşım o sadece, şu sıralar üzgün ben de moral olsun diye
Tamam Narin, başka bir şey demene gerek yok, hadi kalkalım diyip ayağı kalktı.
Nazlı haklı mıydı neden adını duyunca bile öfkeleniyor, başka şeyler mi olmuştu bilmediğim.
......
/Narin'in aldığı hediyeler