Hareketsiz bir şekilde adamın söyleyeceği ismi bekliyordum. Ellerim indirdim ve arkamı döndüm. Eliv ve ateş lordu bana bakıyordu. Adam derin derin soluklandı. Hafifçe doğruydu ve yüzüme baktı .
"Kardeşiniz bunu yapan Kraliçe Elena benden bunu istiyen sizin Anneniz! "diye bağırdı. Elim ayağım boşandı ve yere düştüm . Kafamı eğdim ve istemsizce gözlerimden akan yaşları sildim. Bunu neden yaptı. Ya Mare ölseydi. Bunu hiç düşünmeden nasıl yapar. Sessizce
"Neden, neden "dedim ve ayağa kalktım. Eliv
"Yalan söylüyor buda bir oyun onu öldürün" dedi muhafızlara
"Durun doğru söylüyor , yani Olabilir! " dedim sinirle yukarı çıktım. Kafamı toplayıp öyle annemle konuşmalıyıdım. Kafamı dağıtmak için bir şeyler aradım . O sırada bahçeye gözlerim takıldı. Luca ve bir adam dövüşüyordu. Büyük ihtimalle Luca 'nın dövüş dersiydi. Onları izledim. Dışarda ki yemek masasından bir sandalye aldım ve oturdum . O sırada Luca yere yıkıldı . Derslerde karşındaki yere düşene kadar dövüşe devam edilirdi. Luca yerde kaşı patlamış bir şekilde yatıyordu. Kan gözüne doğru ilerlerken yavaşça koluna sildi . Ayağa kalktı ve adama gel işareti yaptı . Bir şeyler söyledi ve adam kafa salladı. Bunları izlerken bir an olanları unutmuştum tekrar aklıma gelince ayağa kalktım. Onların yanına gittim . Luca'yı kolundan tuttum.
"Bende varım bana karşı sen"
"Ben sana vuramam "
"Peki sen "dedim arkamdaki kişiye Luca'ya baktı . Luca kafasını salladı. Adam yerine geçti . Bende geçtim ve hazırlandım . O ilk atağı yaptığında ufak bir sendeledim. Bende ikinci atağı yaptım. Yüzüme yumruk yediğim an kendime geldim. Bu sefer daha hızlı atakta bulundum son atagımı yüzünü yumruk atarak yaptım. Hafif başı döndü gibi oldu . Tam sırası diyerek . O üç noktaya atış yaptım. Bir tekrar yüzüne arkamı döndüm ve yapacağı ataktan kurtuldum. İkinci karın boşluğuna oraya vurup kolunun altından geçtim . Şuan arkasındaydım tekmemi malum yerine geçirdim ve tam on ikiden ufak bir inleme ile yere düştü. Kolumu alnıma sildim . O sırada dudağımın kenarının kanadığını fark edip koluma sildim. Luca aceleyle adamın yanına gitti. Bana bir bakış attı . Adamı yerden kaldırdı. Onu içeriye götürürken ben Mare'in odasına gittim. Hala uyuyordu. Ona biraz daha baktım ve üstümu değiştirmeye gittim. Mavi ve altın renkleri kullanılmış elbisede hem zariflik hemde savaşçı tarzı vardı.

Koridorda ilerledim . Eliv'i arıyordum ama yoktu. Aşağı kata indim . Belki oradadır diye . Ama oradada yoktu o sırada arkası dönük biri vardı . Yanında ki kişi de arkası dönüktü.
"Peki şimdi ne yapıcak? "dedi ateş lordu peki yanındaki kimdi ve kimden bahsediyordu.
"Bilmiyorum sorsamda söylemez zaten her şeyi beklerdim ama Elena teyzemin böyle bir şey yapıcağı ne bilim yani sonuçta kızı "dedi Eliv ve bahsettikleri kişi bendim
"Peki sen yani , sana iftira atıldı ve sen ölebilirdin ayrıcalıkla bu yani, tabiki de mira benim kuzenim ama annesinin yaptığı bir savaş başlangıcı sayılır iftiranın bizim diyarda ölümle bile cezalandırılabilecegini biliyorsun yani sen böyle bir şey yapıcak mısın? " dedi Eliv tedirgin bir sesle sesi titriyordu.
"Hayır ama ilerde bunun karşılığı olarak bir şey istiyeceğim"dedi ateş lordu
"Ne olduğunu sorsam söylemezsin"
"Söylemem "dedi sert bir sesle . O sırada nefesimi tuttuğumu fark ettim . Bir anda bırakınca sessizlikte nefes sesim duyuldu. Gitmeli miydim? Kalıp onların dediklerinin haklılığı ile yüzleşmeli miyim? Her şeyle yüzleşmekten korkan ben annemin gerçek kötülüğü ile yüzleşmekten korktum . Gittim onların ne diyeceğini dinlemeden koştum .
"Mira ! Mira ! Mira ! Dur dursana bak ben offff Mira! "Eliv bağırarak arkamdan geldi. Hızla merdivenleri çıktım . Çıkarken sert bir şekilde yere düştüm ama tekrar kalktım. Dışarı çıktım ,bahçeye doğru gittim . Göle doğru hızlı adımlarla gittim. Göle geldim ve golün içine girdim . Sütü kullanarak kendimi suyun üzerinde tuttum ve suyu ilerlettim. Saraydan uzaklaştığımı düşünerek durdum ve suyun içine oturdum. Sonra gözyaşlarımı daha fazla tutamayarak ağlamaya başladım. Ağlarken suya vurdum ve yüzüme gelen su ile daha fazla ağladım. Hayatım gözlerimin önünden geçerken hatıralar yüreğimin içinde bir yangına dönüştü. O yangını dahada körükleyen Mare 'e öyle gördüğüm an oldu. Tek dostum benim gölgelerimdi. Ama ben o gölgelerede güvenemiyorum. O zaman başkasına nasıl güveneceğim. Herkes annem bile bana ihanet ederken . Gözlerimi kapattım ve kendimi bıraktım. Suyun üzerindeyok olan göz yaşlarım tek tek kaybolurlarken. Ellerime tırnaklarımı geçirdim. İçimde biriken öfke dahada fazla batırmama neden oldu. O sırada suyun yükseldiğini hissettim. Gözlerimi açtım ve ellerime baktım kızarmıştı. O sırada kendimi çok yüksekte hissettim ve oturduğum yerden kalktım suyun üzerindeydim ama yukarıda, bir an gözlerime inanamadım. Göldeki tüm su şuan benim ayaklarımın altındaydı. Göldeki suyun hepsini almıştım. Ne kadar yüksekte olduğuma bakmak için kafamı kaldırdım ve sarayın hatta tüm vadinin ayaklarımın altında olduğunu fark ettim. O sırada saraydanda yukarıda olduğumu fark ettim. Aşağı baktığımda Eliv ,Luca bir sürü insan bana bakıyordu. Eliv bağırarak bir şeyler söylüyor ama anlamıyordum. Tamam bu oldu ama nasıl düzelicek. Luca havayı kullanarak yanıma gelmeye çalıştı ama olmadı. Hava ile belirli bir yere çıkıyor daha sonra dengesini kaybedip geri dönüyordu. O sırada hafif beyaz ve sarı saçlı bir kız geldi . Üstünde beyaz bir elbise vardı. Hava varisi olmalıydı. Luca'ya bir şeyler dedi . O sırada yan yana gelip bir daha denediler. Yavaş yavaş onlar yukarı çıkarken yanıma ulaşmaya az kalmıştı. Ama daha fazla çıkamadılar. Luca bağırarak gine bir şeyler dedi . Anladığım tek şey "oradan in biz gelemiyoruz "dediğiydi . Kendimi topladım ve ayağa kalktım ama başım döndü ve dengemi kaybettim. O sırada düştüğümü fark ettim . Harekete geçtim boğazıma hafif su kaçsada toparlandım. Su sarayın ve ordakilerin üstüne gidiyordu. Bunu nasıl yaptığımı bilmiyordum ama bunu nasıl yaptıysam geri düzeltmeliydim. Biraz suyu aldım ve ayaklarımın altına koydum geri kalan suyu yakalayıp aynı şekilde yine aynı şekilde yüksek şu kulesi yaptım . Ellerimi yavaşça aşağı indirdim. Su yavaşça göletteki yerine geri dönüyordu. Suyun üstünde yavaşça hareket ediyordum. Suyu ileri ittim . Su yerine yerleşti. Göleti tamamen doldurdum ve yavaşça kendimi karaya bıraktım. Su hafifçe arkamda bir dal gibi birikti. Elimi uzattım ve ona dokundum. Ona teşekkür eder gibiydim. Elimi çektiğim an su yere doğru yol aldı ve toprak alana düştü. Suyun düştüğü yerdeki otlar hızla uzadı ve küçük bir açmak üzere olan papatya kocaman oldu. İnsanlardan biri "o aynı zamanda bir su şifacısı"
başka biri"elinin değdiği su çok değerli "başka biri "su şifacıları yıllar önce yok olmuştular "dedi. Kimseye bakmadan saraya doğru yürüdü. Luca kolumu tutup beni kendine çevirirdi. Ona boş bir ifadeyle baktım.
"İyi misin? "dedi ama cevap vermedim
"Onu nasıl yaptın "cevap vermedim
"Tamam gel içeri geçelim "dedi beni götürürken. Eliv'i gördüm ağlıyordu. Bir şey demeden Luca'yı bırakıp hızlı adımlarla saraya girdim. Boş bir odaya çıkıp. Bir havlu aldım. Üstümu değiştirip saçımı kurulayın. O sırada kapı hızla açıldı. İçeriye Luca girdi.
"Ne yaptığının farkında mısın? Sen -sen bir su şifacısısın "
"Evet "dedim saçımı tararken
"Neye sinirlisin "dediği an gözlerimi kapattım
"Ben bilmiyorum. Neden böyle şeyler yapıyor. Anneler böyle yapar mı? Luca bir anne kızlarını sevmez mi ? Neden bizi sevmiyor. Neden beni sevmiyor. "dedim .
"Seviyor neden sevmesin"
"Bana yalan söyleme "dedim dişlerimin arasından.
"Eliv ile noldu yani aranızda bak karışmam ama aranızı düzeltin "
"Onu çağırır mısın? "
"Pekii. Ağlama çok çirkin oluyorsun! " dedi odadan çıkarken. Birkaç dakika sonra kapı çaldı. Sonra Eliv içeri girdi. Ben koltukta oturmuş ona bakarken o kapıda kaldı.
"Girebilir miyim? "
"Gelsene "
"Özür dilerim annen hakkında konuşmamamılıydım"
"Sorun değil "
"Sorun çünkü kim bilir sen gine neyi hatırladın da bunlar oldu "
"Seninle ilgisi yok sadece geçmiş ne kadar geçmişte densede asla geçmiyor "
"Öyle demesen artık geçti ve önümüzde gelecek var"
"Eğer geçmişi peşini bırakmaz ise ileride bir gelecek olmaz "
"Orda ölebilirdin "
"Ama ölmedim hem beni herkes her şey öldürür ama su asla!"
"Ben seni öldürmem "dedi bağırarak ve sinirli bir suratla
"Herkes herkese herşeyi yapabilir "
"Saçma sapan konuşup durma aşağı gel işimiz var "
"Peki "dedim peşinden ilerlerken . Merdivenleri indik. Aşağıda babamı gördüm. Koştum ve ona sarıldım. Babam beni sıcak kollarıyla karşıladı. Babam yüzüme baktı ve alnımdan öptü.
"Kızım saol Mare'yi buldun. Ah Mare uyandı . Ama annen onu eve götürdü. Seni girecek vakti olmadığını söyledi ve gitti ama ben seni görmeden gitmiyim dedim . Tebrikler sen bir su şifacısıymışsın ama ben zaten bunu biliyordum o yüzden bunu iyi kullanmanı söylüyeceğim bunun ile elinde bir cennetde olabilir bir cehennemde iyiye kullan. Sen eve gelmicek misin?" güldüm .
"Baba sakin ol . Mare'yi görmeye gelirim. Ama ben burda kalıcam yani bir süreliğine. "
"Kızım bunu kim yapmış buldun mu?"
"Buldum baba. Bunu , bunu bir adam yapmış . Sana daha sonra anlatırım ama merak etme cezasını çekti. "
"Peki kızım ben gideyim annen kızmasın"kahkaha attım.
"Koskoca krala bak be kraliçeye gelince mum gibi eriyor "dedim
"Mira ayıp ben bir kralım nasıl konuşuyorsun sen öyle "
"Peki kralım "dedim gülmeye devam ederken . Babam giderken arkasından el salladım. Burda kalırken . Ders olmuyordu. En iyisi annem yoktu. Salona geçtim . O sırada acıktığımı fark ettim. Mutfağa gidip bir sandviç istedim. Sandviç ve çayımı hazırlanıp önüme konuldu. Onları yedim ve teşekkür edip bahçeye geçtim. Akşamdan sabaha kadar uyumadığımı fark ettim . Nerdeyse öğlen olmuştu ama daha ben uyumamıştım. Mare'nın kaldığı odasına çıktım. Yatağa uzandım ve düşünceler içinde uykuya daldım. O siyah boşlukta bir şeyler canlandı. Benim küçüklüğüm galiba 8 yada 9 yaşında gibiyim . Yanımda sihir öğretmenim var . Sihir yapıyoruz. O sırada ben suyu kontroledemiyorum ve toprağa dökülüyor. Bu sefer ellerimi toprağa koyuyorum toprakta çiçek açıyor bir anda kayalar havaya kalkıyor. Arkamı dönüyorum. Elimi havada hareket ettirirken rüzgarda elimde dans eder gibi bir o yana bir bu yana gidiyor. Sihir öğretmenim bana şaşkınlıkla bakıyor. İleride yanan ateşi görüyorum. Elimi kullanıyorum ve ateş bir anda hızla havaya kalkıyor. Hocam beni kolumdan tutup hızla annneme götürüyor. Ilk başta annem hocanın anlattıklarına şaşırıyor ama bana kızıyor. Sonra tekrar ceza yapmak için sürüklüyor. Gine "Hayır! Hayır! Yapma anne ! Annecim lütfen "diyorum. Boşluk kaybolurlarken adımı duyuyorum.
"Mira kalk! Mira "
Gözlerimi açmak üzere iken bir su dökme sesi geliyor. Eliv'in suratıma su döktüğünü anlayıp . Elimi kaldırıp suyu havada tutuyorum. Gözlerimi açıyorum ve Eliv'in bana bakışını görüyorum.
"Beni suyla uyandırmak yanlış bir seçim "
"Fark ettim hadi akşam yemeği yicez "
"O kadar uyudum mu ?"
"Evet bende buna şaşırdım sen bu kadar fazla uyumazdın . Ama iyi yoruldun kızım bir zahmet yani hatta az daha uyu "dedi aklıma gördüğüm rüya geldi
"Garip keşke öyle birşey olsa "dedim fısıldayarak
"Ne dedin anlamadım "
"Bir şey yok hadi elimi yüzümü yıkayıp geliyorum. "
"Peki acele et"
Banyoya doğru yürüdüm. Elimi yüzümü yıkayıp dışarı çıktım. O sırada içeride oturan birini gördüm. Bana bakıp gülümsuyordu.
"Sen daha gitmedin mi?"
"Gitmemi bu kadar çok istiyor musun? " dedi dudağını büzerek.
"Ever ama senin hiçte öyle bir niyetin yok gibiii"dedim göz devirerek
"Yok gittim ama sabah olanları duydum tebrike geldim"dedi
"İyi tamam şimdi git hadi "dedim
"Daha tebrik etmedim ki "dedi
"Gerek yok hadi ateş lordu dışarı "
"Orda her şeyi duydun mu ?"
"Bilmem başka dedikodumu yaptınız mı?"dedim sinirle
"Hayır! Bak annenden yada ailenizden birşey istemiyorum ama ileride isticem ve eğer yapmazsan annen yada ailen cezasını çeker "
"Hayır ailem olmaz bana yap ne yapıcaksan "
"Peki eğer kabul etmezsen yapıcağım şey ölümüne dahi sebep olursa "
"Kabul acaba ne istiyeceksin fırsatçı ateş , etrafı yakmak için fırsat kolluyorsun"
"Sevdim bunu ...fırsatçı ateş "
"Tamam çık dışarı daha fazla seni duymak istemiyorum "
"Ah , bak çok üzüldüm "dedi . Odadan çıktı . Masanın üzerinde makyaj eşyaları gördüm ve hafif bir makyaj yaptım. Aşağı inip yemek odasına girdim. Masaya geçtiğimde amcam
"Tebrikler kızım "ardından
"Tebrikler Mira "dedi teyzem
"Saolun "dedim . Yemeği yedik biraz sohbet ettik . Sofradan kalktık ve bahçeye geçtik. Eliv arkadan Luca'ya bir şeyler diyordu.
"Hadi abi lütfen sadece bir kaç saat hadi ya "
"Hayır dedim küçük prenses hadi yürü git "
"Yaa Mira birşey desene "
"Ne diyebilirim "
"İzin versin abim sen diyince abim izin verir. "
"Abisi izin ver "
"Hayır işte aaa sus Elivya "
"Ya abi sen Mira ben darun başka kimse olmuyacak "
"Waooww büyük bir izin meselesi "dedim tebessüm ederek
"Evet hadi Mira yardım "dedi Eliv üzgün bir halde
"Pekii, Luca hadi biraz kafa dağıtırız izin ver çıkalım "
"Hımm peki "dedi Luca sert bir ses tonuyla
"Yaşasın "dedi Eliv.
Herkes kapıda buluştu. Arabaya bindik ve bizim en sevdiğimiz mekana geldik . Deniz yavaş yavaş süzülür gibi görünüyordu. Her zamanki masaya oturduğumuzda . Darun masaya doğru geldi ama arkasında biri daha vardı. Su lordu :Sky! Yanımıza geldiler Masanın bir tarafında en başta Luca yanında Eliv yanında Darun vardı . Öbür tarafta en başta ben sonra Sky öbür sandalye boştu. Luca ayağa kalktı. Darun ve Eliv'in arasına girdi. Oturdu ve sırıttı. Sonra tekrar ayağa kalktı. Sky 'a yana kaymasını söyledi. Beni de yana kaydırdı. Tekrar yerine oturdu. Sky ve Darun karşı karşıya. Ben ve Luca karşı karşıya Eliv'in karşısı boştu.
"Yani buna gerek var mıydı? " dedi Darun ters bir sesle
"Olmasa yapmazdım darun "dedi Luca sırıtırken
"Tamam ne yapalım "dedi Eliv
"Mira bize marifetlerini göstersin bizde onu saatlerce izleyelim hazır denizde varken"dedi Sky
"Çok meraklıysan sen izle "dedi Eliv gülerek
"Hadi ne içiyoruz "dediğinde Luca garson gelmişti.
"Herkese alkolsüz içecek asitli "dedi Luca
"Peki efendim "dedi garson
"Bu arada tebrikler Mira "dedi Sky
"Evet tebrikler Mira "Darun
"Teşekkür ederim "dedim . Hepsi birlikte koyu sohbete dalmış konuşuyorlardı. Ben ise onları dinliyor. Kafa sallıyordum. Onlar gülerken gülümsüyordum.
"Bizde küçükken onu yapardık yaa"dedi Eliv bir anda bana baktı.
"Ya küçüklük işte "dedi Darun gülerken
"Sen iyisin değil mi? "
"Evet iyiyim "dedim tebessüm ederek
"Yapmayı en sevdiğiniz şey ne ?"dedi Sky
"Şiir yazmak "dedi Darun
"Galiba kılıçlar ile uğraşmak "dedi Luca
"Şarkı söylemek "dedi Eliv. Evet şarkı söylemeyi severdi ve sesi harikaydı.
"Benimde yüzmek "dedi Sky
"Aaa çok beklenmedik bir şey ya "dedi Luca
"Sen Mira "
"Dans etmek "dedim Eliv'e bakarken. Eliv güldü
"Evet o kadar güzel dans ediyor ki heleki suda ise suyun üstündeki dansı daha ayrı bir güzel "dedi Eliv. O sırada Darun sandalyeden kalktı. Elini uzattı ama Eliv'e uzattı. Eliv kalktı ve elini tuttu. Onlar dans etmeye kalktı. Bizde masada üçümüz kaldık.
"Varisim yarın benimle ormanda gezmeye gelir misiniz? " dedi Sky
"Elbette lordum "dedim ayağa kalkarken.
"Nereye "dedi Luca
"Lavaboya birazdan gelirim "dedim . Lavabo kısmına yürürken etrafı inceledim. Burada neredeyse hiç ışık yoktu. Karanlıkta ilerlerken bir ses geldi.
"Bırak beni lütfen bak , borcumu ödücem. Lütfen bir hafta sonra para elinde "bir kız sesi
"Yürü dedim bir hafta seni bekleyemem zaten getiremezsin o kadar parayı "dedi erkek . Sessiz ama hızla ilerledim . Sesin geldiği yöne doğru ilerledim.
"Hey kızı bırak "
"Sen kimsin ne işin var burada "
"Eğer kızı bırakmazsan kim olduğumu anlıyacaksın "
"Bak bak sen küçük kıza "sesim geldiği taraf döndüm ve elimi yüzünün olduğu yeri düşündüğüm yere geçirdim. Adamdan ses gelince .
"Aptal sen ne yaptığını zannediyorsun "
"Yürü hadi gel benimle "
"Peki bu taraftan gel "dedi kız elimi tutarken. Birlikte koşuyorduk ama nereye koştuğumuzu bilmiyordum. İleride bir ışık göründü o zaman dahada hızlandık. Kız hafifçe yere doğru eğildi.
"Koş koş peşimizden geliyorlar "
"Tamam ama nereye "
"Beni takip et "dedi kolumu çekerek . Hızla ışığı geçtik ve ormanlık alana çıktık . Arkamızdan adım sesleri gelirken . Sağa saptık. O sırada kız yere düştü.
"Hadi geldiler 'demeye kalmadan adamın biri koluma yapıştı. Ellerimi kullanarak adama su kılıçlarını gönderdim. Arkamda bir nefes hissettim ve elimi yumruk yaptım. Sağa sola daha sonra orta yerine tekme geçirdim. Elimi biri tuttuğunda elimdeki su onun bileğine doğru yol aldı. Su vücudunu sararken onu boğdum. Arkamı döndügüm an kafama bir darbe aldım . O sırada gördüğüm son şey kızı yakaladıkları oldu . Bilincim kapandı ve büyük bir boşluğa düştüm.
