İçeriğe geç

Eksik Kraliçe

Bölüm 3 · 10 dk okuma

Eksik Kraliçe

Bölüm 3

Davetteki HAİN kim?

Masasına oturdu ve bana bir bakış attı. Bu oydu bizi kurtaran adam o bir prens mi? Hem de ateş prensi dedim. Ben Luca 'nın elini bırakıp . Tekrar masaya doğru yürüdüm. Luca arkamdan gelirken . Bir arkadaşı onu durdurdu. Ben masaya geçmiş . Etrafı izlerken biri bana doğru geldi. Mavi giyimli "benim lordum". Bana ciddiyetle yaklaştı

"Sonunda sizi gördüm varisim"

"Bende sizi lordum "

"Sizin suyun en acımasız varisi olduğunuz söylendi ama siz suyun perisi gibisiniz "

"Saolun"dedim gülerken

"Şey izninizle sizinle dans etmek isterim "dedi elini uzatıp bana kısık gözlerle bakarken

"Elbette lordum "dedim uzattığı elini tutarken . Dans edilen yere kadar yürüdük geldiğimiz an hemen dansa başladık. Dans etmeye devam ederken eteğime takılmamaya dikkat ediyordum. Biz dans ederken kulağıma eğildi.

"Acaba şurada duran iki kişi neden beni öldürücek gibi bakıyorlar "dedi baktığı yere doğru kafamı çevirdim ve ilk Luca'yı gördüm.

"Ah , hava lordu Luca abim gibidir zaten kuzenim ve abim gibi sever ama ikinci kişi olarak kimden bahsediyorsunuz "

"Hım, ateş lordu dedikleri suratsız insan ayrıcalıkla bence hiçde bir prens gibi değil daha çok serseriler gibi "dedi somurturken bense büyük bir kahkaha attım. Sonra ona baktım ve sağ elimi ensesine koydum ve kendime çektim .

"Bende prens olduğuna inanıyorum bence asıl prens çok çirkin bu yüzden onu saklıyorlar. Bize prens diye bunu yutturmaya çalışıyorlar "dedim fısıldayarak. Bu sefer o büyük bir kahkaha patlattgında bende ona katıldım . Müzik sona ererken elini yavaşça kaldırdı ve müzik tekrar çaldı.

"Bana bir dans daha katlanmalısınız varisim"

"Elbette lordum "dedim.

Müzik devam ederken bizde sohbete devam ediyorduk. Müzik sona yaklaştığında ritmi düştü. Biz daha yavaş dans ederken . Elleri benim yüzümü buldu. Yüzümü ona çevirdi ve yanağıma sonra alnıma öpücük kondurdu . Eğer bu danstan sonra yapılırsa. O kişiye ona her zaman sevgi ve saygı duyacağına dair bir söz işaretidir. Yani beni varis olarak kabul ettiğini gösterdi. Eğer evlilikten sonra yapılırsa onu canından öte sevdiğini ve hayatını ona adadıgı anlamına gelir . Yani şimdi bana bunları demek istedi. Ben ona bakarken yavaşça elimi tuttu . Herkesin bizi izlediklerine eminim ama etrafa bakıcak gücü bulamıyorum.

"Sizin gibi birinin lordu olmaktan şeref duyuyorum "ben emin değilim onun varisi olmak istiyor muyum? İstemiyor muyum?

"Saolun lordum "dedim onun suratı asılırken ben dik bir şekilde durmaya devam ettim. Masaya geçtiğimde

"Özür dilerim ama emin olmadan bir şey diyemezdim"dedim

"Sorun değil haklısın ama emin ol her zaman yanındayım "

"Saol bu arada ben ismini bilmiyorum "

"Adım Sky tamam senin adında Mira değil mi?"

"Evet adım Mira "derken Luca yanımıza geldi .

"Mira benimle gelir misin Eliv çağırıyor "

"Peki geliyorum görüşürüz lordum"dedim selam verirken .

"Mutlaka görüşelim varisim "dedi masadan uzaklaşırken

"Noldu Luca niye çağırıyor Eliv "

"Çağırmıyor sadece seninle vakit geçirmek için öyle dedim "

"Peki napıyoruz "dedim gözlerim Eliv 'i ararken. Bahçenin çıkışında gözleri birini arıyordu. Daha hızlı yürüyerek. Luca 'yı arkada bıraktım . Eliv 'in kadrajına girdiğim an bana doğru yürüdü. İkimiz de aynı anda

"Seni arıyordum "diyince gülüştük. Arkamda bir el hissettiğimde Luca 'nın yanımıza geldiğini anladım. Luca Eliv ' in arkasınada elini koydu ve bizi yürüttü.

"Nereye gidiyoruz "dedi Eliv

"Terasa gidiyoruz size anlatmam gereken şeyler var "dedi Luca sert bir ses tonuyla

"Ne oldu "dedim duraksarken

"Şuan olmaz "durdum ve sesimi yükselterek

"Sana ne oldu dedim cevap ver " Eliv koluma girdi ve sert bir sesle

"Abi ne oldu söylesene "

"Mare "dedi durdu .

"Ne oldu Mare'ye ne oldu "

"Yok Mare yok ,partiye gelmiş ama son bir saattir ortalıkta yokmuş sen az önce Eliv'in yanına giderken muhafızlardan biri söyledi bana daha yeni haberim oluyor "dedi hızlı bir şekilde . Hafif baş dönmesi hissettim ama ayakta durup kendimi topladım.

"Annem babam nerde ?"

"Hala davetteler ortadan kaybolurlarsa biliyorsun insanlar bir şey olduğundan şüphelenirler "

"Tamam zaten bir bok yapmazlardı adamlarına iş verirlerdi. Ben bulucam !"muhafızları çağırdım ve onlara kameraları incelemeleri için gönderdim.

"Eliv benimle gel , Luca sen sarayı arat , ben bahçeye bakıcam Eliv sende alt kata bakar mısın " Eliv ben der demez koşmaya başladı ve alt kata doğru ilerlerledi. Luca gitmişti. Bahçeye yürüdüm annem ve babamı görür görmez ters bir bakış atıp yoluma devam ettim. Mare ile ilgili tek bir iz yoktu . O sırada Mare 'nın saçına taktıgı tokayı gördüm. Yerde duruyordu bahçenin arka kapısının o taraftaydı. Hemen koşarak o tarafa koştum ve kapıyı açıp çıktım . Ormana çıkan yolda ışığa ihtiyacım vardı. Karanlık yolda yürürken

"Mare burda mısın? Ses ver Mare lütfen beni korkutma Mare burdaysan bir işaret ver "dedim ama ses yoktu . İlerledim ağaçlar daha da artarken ağaçların arasına baktım . Tam adım attığım sırada ayağım boşluğa düştü ve kendimi suyun içinde buldum. Derin değildi . Bunu Mare'e ben öğretmiştim tehlike anında iz bırakması için küçük su gölcükleri. Kendi adı şeklinde su çukuru. Suya baktığım an suyun M şeklinde olduğunu anladım ve koşarak devam ettim . İleride büyük bir göl vardı .Suyun üzerinde yatan biri vardı . Ellerim titredi gözümden yaşlar akarken ilerledim ilerledim ve golün yanına gittim. Suyu kontrol ederek bedeni karaya çıkardım. Uzun siyah örgülü saçları fark eder etmez bedenim yere çöktü. Ellerim titredi bacaklarım kitlendi. Bu kardeşimdi orada yatan . Elinde bir küçük bez parçası gördüm. Aldım ve kalktım. Kardeşimi kucaklayarak bahçenin arka kapısına doğru ilerledim. Yavaştım dahada hızlandım. Aklımdan geçen düşüncelerle takıldım düşecekken toparlandım. Devam ettim ama beynim Öldü mü? Daha çok genç . Ölemez, ölmemeli yaşamalı. Dahada hızlandım kapıyı suyla kırdım ve içeri geçtim. Herkes bana bakarken ben koşarak devam ettim . Herkesten bir ses yükseliyordu. Annem ve babam koşarak yanıma geldiler. Elimin birini yukarı kaldırdım ve onları durdurdum. Gözyaşlarımın arasında

"Eğer , eğer ona bir şey olursa bunun en büyüksuçlusu sizsiniz işte o zaman benden korkun duydunuz mu? Ayrıcalıkla bunu yapanı bulucam ve emin olun onu öldürmekten beter edicem kim olursa olsun gerekirse annem ve babam olsun fark etmez . Eğer kardeşime bir şey olursa eğer ,eğer o -o ölür-se işte o zaman benden korkun! " dedim bağırarak. Annem ve babam yerlerinde kalırken hızla içeriye koştum ve Eliv 'in odasına çıktım . Mare'ye yatağa yatırdım. Hemen muhafızlara doktoru çağırmalarını emrettim. Elimdeki notu açtım ve notta yazan yazıyı okudum (kendi gücünüzde boğularak ölüceksiniz hepiniz...)yazıyordu. Notu kokladım ve kul kokuyordu. Notun sarılı olduğu bezi aldım ve kırmızı renk olduğunu fark ettim ve ateş mührü vardı bunu sadece ateş krallığından biri yapabilirdi . Acele ile aşağı indim . Eliv ve Luca koşarak bana geldiler. Onlara bakmadan bahçeye yürüdüm. Onlar arkamdan bağırırken bahçeye çıktım. Sakin kalmaya çalışarak ateş krallığının masasına doğru gittim . Ateş lordu ayaklanırken onun önünde durdum . Kağıdı ve bezi önüne fırlattım.

"Bu ne demek oluyor ateş lordu "

"Neyden bahsediyorsun"

"Herşey açık kardeşime siz zarar verdiniz "dedim ailesine bakarak.

"Saçmalıyorsun sakinleş kardeşine zarar verenleri bulmana bizde yardım ederiz "sinirle yakasına yapıştım

"Benimle dalga mı geçiyorsun sen "dedim

"Dalga geçilecek bir konu değil o yüzden hayır"

"O zaman bune "dedim kağıdı göstererek.

"Bizim yaptığımız ne malum "dediği an kendimi tutamadım ve arkamda büyük bir su dalgası belirdi . Onu boğmak için hazırdım. Masadaki herkes ayağa kalktı ve beni hedef aldılar.

"Biz yapmadık diyorum "

"Bu ne lan o zaman daha kaç defa göstericem " o sırada bir ses duydum. Eliv

"Haklı bunu sadece ateş krallığından olan biri yapar" dedi bezdeki mührü ellerken

"Evet ateş lordu bunu sende biliyorsun "dedi Luca ,Eliv ile yanımda dururken.

"Biliyorum ama biz yapmadık "dedi

"Kim o zaman size bir iftira atıcak kadar canına kim susadı"dedim bağırarak.

"Bilmiyorum ama bulucam sana söz bunu yapanı bulucam "

"Bana söz değil icraat lazım lord bozuntusu "

"Sadece bir saat ver bulamazsam o zaman ne yapıcaksan yap "işaret parmağımı ona sallayarak

"Bulamazsan emin ol seni öldürürüm duydun mu öldürürüm ve kimse engel olamaz "dedim dalgayı dizginleyip yok ederken. Arkamı döndüm ve elimi havaya kaldırıp.

"Eğer kardeşime zarar veren burda ve cevap vermiyorsa o zaman onu herkesin içinde öldürürüm ama eğer burdan biriyse ve şuan bana kim olduğunu söylerse ona daha az acılı ölüm veririm . " dediğim an gözlerim etrafı izledi ama kimsede bir belirti yoktu. Bahçeden çıkarken Luca 'nın

"Davet sona erdi herkes dışarı "dediğini duydum. Mare'in yanına giderken doktoru aşağı inerken gördüm.

"Ne oldu Mare iyi mi?"derken sesim titredi

"Merak etmeyin prensesimiz iyi sadece kafasına ağır bir darbe almış bugün akşam uyur ama yarın kalkar merak etmeyin su normalde boğar ama su prensesimizi korumuş. "

"Peki "dedim merdivenleri çıkmaya devam ederken arkamda Eliv 'in sesini duydum ve durdum.

"Şey Mare iyi mi?"

"İyi "

"Özür dilerim daha korunaklı bir parti vermeliydik "

"Senin suçun değil "

"Mira yapma "

"Ne yapıyorum Eliv "

"Gine içine kapanıp kendini suçlucak ve kimseyle konuşmayarak kendini dahada derslere verip kendini yorucaksın insanlarla iletişimi kesiceksin "dediği an tamda aklımdan bunları geçiriyordum. Hiçbir şey demeden yukarı çıktım. Mare'yi kontrol ettim ve üstümu değiştirdim. Daha sonra üstüme ceket alarak aşağı indim. Arka kapıdan çıkıp bahçeye geçtim . Bahçede davetten kalma masa ve sandalyeler vardı. Bahçenin arka kapısından yürüdüm. Göle geldiğimde şu alıştırmalarına başladım. İlk önce suyun içine girdim ve kendimi suyla yukarı kaldırdım. Kollarımı serbest bırakıp. Suyun beni sakinleştirmesine izin verdim ellerimi hareket ettirmek için kollarımı kaldırdım. Suyu kontrol ederken aklıma Mare geldi . Bir an kontrolu kaybettim ve suyun içine düştüm. Su yatak gibi düşüşümü yavaşlattı . Suyun üzerinde tekrar ayağa kalktım ve Mare olanlar aklıma gelince sinirlendim ve ayağımın altımdaki su hırçınlaştı suyu kontrol edip bu hırçın dalgayı büyük büyük su kütleleri yaptım . Onları fırlattım ve havada bir kılıç şekli verip . Ağaçları hedef aldım. Arkamda bir sıcaklık hissettim arkamı dönmeden geriye kalan 3 tane su kılıcını arkamdaki kişiye yani ateş lorduna doğrulttum . Yüzümü ona çevirdim. Suyun üzerinde bir kaç adım atıp ona yaklaştım karaya doğru adımımı attım.

"Napıyorsun burda "dedi ağaca yaşlanmış bir şekilde bana bakarken.

"Seni öldürmek için hazırlık yapıyordum hazır sende burdayken üstünde deneyelim mi? "

"Sana daha önce de demiştim o biraz zor "

"Evet sen neden orda ateş lordu olduğunu söylemedin hem orada ne işin vardı ? Bizi neden kurtardın ? Yoksa benide mi öldürmeye çalışacaktın. "

"Lord olduğumu söylemek istemedim. Oraya yemek yemeye gittim çünkü orası en sevdiğim yer. Sizi yardıma ihtiyacınız olduğu için kurtardım ama şimdi keşke arkadaşını alıp ordan gitseydim diye düşünüyorum iyi fikirmiş. Hayır seni öldürmeye çalışmadım. Oldu mu? "

"Senin gibi birinin orayı sevmesi garip"

"Sende orada olduğuna göre seninde sevdiğin bir yer "

"Seni öldürmemem için vakit mi kazanıyorsun "

"Evet nerden anladın "

"Dalga geçme buldun mu ? Bulamadın mı? "

"Bulamadım "dedi sakin bir sesle

"Ah çok üzüldüm peki o zaman seni öldürücem "dediğim an su kılıçlarını ona yönelttim arkamdaki dalgayı büyütüp hepsini ona yönelttim o ise kaçmadı hareket dahi etmedi. Sular vücuduna ulaştığında şu kılıçlarını etrafında çevirdim dalgayı etrafına doladım kılıçların birini suratına attığım an vücudundan buhar çıkıyordu. O su ile onu boğarken vücuduna sardığım su ile onu sıktım . O sırada zar zor elini kaldırdı ve ağzını oynatarak "buldum dur"dedi. O sırada ona işkence ettiğim suları geri çekip arkama aldım. Durduğum an biraz öksürüp kendine geldi vücudundan hala dumanlar çıkıyordu.

"Yalan söyledin dimi durmam için "

"Hayır buldum "dedi zar zor konuşurken

"Neden başta söylemedin o zaman"

"Cidden beni öldürebilecegini düşünmemiştim "

"Sana dedim ama seni öldürürüm dedim"

"Dedin ve yaptın az kalsın ölüyordum"

"Keşke ölseydin"

"Cidden bunu istiyor musun? "

"Buldum dedin hani kim"

"İçeri geçelim gel sana orda anlatırım "dedi . Hızla içeriye doğru yürüdüm. İçeriye girdiğimiz an Eliv bana doğru geldi . Koluma girdi ve bana destek olmak ister gibi baktı . Yürümeye devam ettik . Karşımızda siyahlar içinde biri vardı. Ateş lordu birine eliyle işaret verdi .

"Efendim bu adam bizim muhafızlarımızdan biri daha 2 hafta önce işe alındı . Bu sayede buraya girdi ve mührümüzü kullandı . Fakat kardeşinizi neden hedef aldı onu öğrenemiyoruz ."

"Peki bundan sonrası bende Eliv alt katı hazırlatır mısınız? "

"A-Ama sen ona ah peki izlemesi zevkli olucak"dedi Eliv

"Saol ateş lordu şimdi onu alabilir miyim?"

"Tabii fakat bir şartla bende gelicem izlemeye yani"

"Tamam "dedim adamı peşimde sürüklerken. Alt kata indik . Ateş lorduda peşimden gelirken . Adamı yere fırlatırcasına attım. Suyla işkence yaparken bir anda . Elini sallayarak durmamı istedi. Durduğum da

"Tamam söylüyeceğim"dedi bağırarak.

"Doğru söylediğini nerden bilicem"

"Emin ol , hayatım üzerine yemin ederim neden yalan söyleyeyim eğer yalan söylersem beni ölmekten beter edicegininizi biliyorum "

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.