İçeriğe geç

ejderha savaşçısı

Bölüm 9 · 7 dk okuma

ejderha savaşçısı

Bölüm 9

Argus Ve Krondor Krallığı

Bethy çok yorulmuştu sonuçta zorbat ve adamlarından kaçmak oldukça yorucuydu hava kararmak üzereydi şimdi ne yapacaktı yanında ne parası nede ateş yakmasını biliyordu keşke abisi eric'ten ateş yakmasını öğrenseydi, yapacak bir şey yoktu yola devam etmeliydi buna mecburdu ani bir ses ile irkildi ve bir anda bir kafesin içinde atıyla birlikte buldu kendini, şimdi iyice korkuyordu uzaktan sesler geliyordu

"hey tuzak harekete geçti sence bir geyik yakalamış olabilir miyiz ha viktor"

Diğer ses ötekine biraz sinirlenerek

"kes sesini anton en son geyik yakaladığımızda geyiğini yarıdan fazlasını sen yemiştin" dedi.

Adımlar yaklaştıkça dahada korkmaya başladı çünkü kendisi gibi bir kıza neler yapabileceğin farkındaydı bu yüzden elini çabuk tutmalıydı attan hemen indi ve kilit tarzı birşey aramaya başladı ama bulamadı ve adamlar kafese yaklaştı sanki bir ganimet bulmuş gibilerdi bethy iki adamada baktı birisi keldi ve gözünün bir tanesinde göz bandı vardı ve iriyapılıydı,diğeri ise domuz gibi bir surata sahipti ve neredeyse öteki adam kadar keldi sadece kafasını iki yanında bir miktar vardı ve olabildiğine gür bir sakalı vardı domuz suratlı adam kel olana dönerek

"güzel bir ganimet bulduk ha viktor"

Kel olan kafasını salladı sonra viktor kafesi açar açmaz bethy hamle yaparak koşmaya çalıştı ve koşmaya başladı domuz suratlı adam arkasından koştu ve en sonunda bethy'nin saçından yakaladı bethy 'nin canı yanıyordu son bir çaba ile hançer' e uzamaya çalıştı ama domuz suratlı adam bethy 'nin elini tuttu ve bethy nin elinden hançeri zorla bırakırdı ve saçından tutarak onu yerde sürünmeye başladı bethy debelenerek kurtulmaya çalışıyordu ama yapmıyordu adam sonra onu bir ağaca fırlattı ve bethy kafasını ağaca çarparak baygınlık geçirdi bethy kendine geldiğinde elleri ayakları bağlıydı etrafına bakındı ve o iki adamın atını yemesini sessizce izledi ama yüzünden süzülen bir damla yaş ne kadar üzüldüğünü göstergesiydi. Adamlar geğirdi kel olan domuz suratlı olana

"ben su dökmeye gidiyorum kıza sakın dokunma onu yarın zengin bir tüccara altın karşılarında sayabiliriz anladın mı beni anton" dedi viktor. Anton üfleyerek sıkın bir şekilde kafasını salladı. Viktor ağır ağır doğruldu ve hızlı adımlarla oradan uzaklaştı anton o gidene kadar bekledi gözden uzaklaştığında anton ayağa kalktı ve doğruca bethy 'ye yürüdü bethy korkudan kıvranmaya başladı ama anton onu boğazından tuttu

"hey güzelim debelenme sadece seninle oyun oynayacağım" dedi ve adamın sağ eli bethy'nin göğüsüne mıncırmaya başladı bethy var gücüyle bağırdı ama anton ona sağlam bir tokat attı bethy'nin ağzının kenarından kan damları süzülmeye başladı ardından adam cebindeki hanceri çıkardı ve bethy nin elbisesini yırtmaya çalıştı, ama aniden bir gürültü koptu adam bethy yi bıraktı ve elindeki hançeri sallayarak

"kim var orada elimdeki hançeri kullanmaktan çekinmem" dedi ani bir ışık hüzmesi gelerek antonun hançer tutan elini yok etti anton çığlık atmaya başladı ağaçların arasından bir Krondor yada Krondor 'a benzeyen bir şey indi anton bağırarak

"sende kimsin lanet olası" adam tek kelime etmedi ve antonu boğazından tuttu öteki elindende pençeye benzeyen bir aparat çıkardı ve karnına sapladı ve omurgasını tutarak kafasını gövdesinden ayırdı. Bu arada viktor işini bitirmiş bir şekilde döndü ve o şeyin antonun kopan kafasını tuttuğunu görünce

"seni it yoldaşıma ne yaptın dedi" o gene birşey söylemedi viktor kılıcını çekti o şey ise antonun kafasını belindeki kemere taktı ve pençeye benzeyen şeyleri çıkarttı bethy olanlar konusunda şaşkın bir şekilde sadece izliyordu viktor kılıcını ardı ardına savuruyordu o şey ise kılıç darbelerini hem blokluyor hem de kaçınıyordu, viktor yavaş yavaş enerjisinin tükendiğini hissediyordu ama son bir kez savurdu ve o şey yara almıştı bethy çok şaşırmıştı Krondor kanın yeşil olması gerekiyordu ama dökülen kan kırmızı bir renkteydi viktor tükenmiş bir şekilde gülüyordu

"hah huh hah nasılmış ucube dedi ve bir kez daha savurdu ve bu sefer maske kırılarak yere düştü bethy bir kez daha şok geçirdi bu bir insandı ve yapılıydı örgülü bir saça ve kirli bir sakalı vardı viktor adama bir tekme savurdu adam bethy nin yanına savruldu bir kez öksürdü yerde ufak bir kan birikintisi belirdi adam bethy ye baktı, masmavi gözleri vardı, elinin tersiyle ağzındaki kanı sildi. Viktor onu sırtından tutarak karşıdaki ağaca fırlattı adama bakarak

"nasılmış ha şerefsiz" bethy ona doğru bağırarak

"onu rahat bırak seni aptal" adam bu söz karşısında sinirlenerek bethy'e yöneldi bu arada adamın omzundaki birşey hareket etti ve bir ışık hüzmesi patladı viktor un kafası olmayan bedeni yere ağır bir şekilde düştü ve adam bethy e doğru yöneldi bethy paniklemeye başladı adam ona yaklaştı ve elindeki pençemsi şeyleri savurdu ipleri kesti elini uzattı bethy baktı

"iyi misin" dedi bethy zar zor nefes aldığını sezdi ve aniden bayıldı.

Bethy hala baygındı ama bir şey hissediyordu sanki biri onun saçları okşadığını anladı gözlerini hafiçe araladı ve ormanda gördüğü o adamı gördü ve masmavi gözleri ona bakıyordu

"hey iyi misin" dedi bethy kafasını salladı yavaşça doğruldu ve adamı inceledi aslında tamda adam sayılır mıydı sadece kendisinden üç yaş büyük duruyordu bethy etrafına bakındı

"burası neresi" dedi adam ciddi bir şekilde

"burası krenderix şu an benim odamdasın dedi

Bethy yavaşça doğruldu adam yanına oturdu

" adın ne " bethy başını tutarak

" bethy alvador kralının kızıyım , peki senin adın ne "

" adım argus kral groldenin oğluyum "

Bethy şaşırarak

" nasıl yani ama sen insansın"

"yarı insan diyelim" dedi argus

"nasıl yani" dedi Beth tek kaşını kaldırarak

"şey korkmayacaksan göstereyim" dedi argus

Bethy kafasını salladı

"pekala bu biraz ürkünç olabilir" diyerek uyardı aniden argus'un çenesi ayrıldı ve dil ayrık çeneden ucu ile gözüktü

Bethy nin midesi bulanmıştı ama onun içinde endişeleniyor gibi bir hali vardı o yüzden boğazına kadar gelen kusmuğu yuttu ve

"hiç canın yanmıyor mu"

Hızlıca argusun çenesi birleşerek

"hayır pek değil sadece birleştirilen birazcık yanma hissi veriyor" dedi ardından ekleyerek

"pekala giyecek bir şey bakmaya gidiyorum sen burada kal" dedi

Ve oturduğu yerden doğruldu kapıya doğru yürüdü kapıyı arkasından kapattı

Bethy bedenini güzelce gererek yataktan yavaşça kalktı ve pencereye doğru yürüdü dışarıya şöyle bir baktı kalenin aşağısında hendek hendeğin biraz ilerisinde iki asker nöbet tutuyorlardı biraz daha baktı kalenin ilerisinde ufacık ve orta boyutlu evler yatay bir şekilde sıralanıyordu aniden kapı çaldı bethy hızlıca arkasına döndü ve

"kimsiniz" dedi

"benim argus kıyafet getirdim dedi"

"tamam gir" dedi kapıyı açtı elinde renkli kıyafetler vardı ama hepsi de kraliyet kıyafeti olmak için fazla kısa gözüküyordu argus içeri yürüdü ve arkasından gelen iki hizmetçi paravanı sürükleyerek içeri girdiler ve paravanı hızalayıp kapıdan dışarı çıktılar argus kıyafetleri bethy 'ye uzattı

"bunları bir dene bunlar anneme aitti"

Bethy kıyafetleri geri vererek

" ben bunları giymem" dedi

argus bir kez daha uzattı

"hadi ama bir kez olsun dene"

Bethy birkez daha daha hayır diyince

"iyi pekala o zaman bu yıpranmış elbise ile kendini babamın karşısında küçük düşürürsün" dedi argus

Bethy bunu duyunca panikledi ve kıyafetleri argusun elinden aldı ve doğruca paravanın arkasına girdi ve kıyafetleri denemeye başladı bu arada argus onu paravanın önünde bekliyordu birkaç dakika sonra argus sabırsızlanmaya başladı.

"hadi birkaç kıyafeti denemek neden bu kadar sürer ki" dedi paravanın önüne gidip paravanı tıklattı

"hey çık artık" dedi

"hayır olmaz" dedi bethy

"neden" dedi argus

"çünkü utanıyorum" dedi bethy

" hadi ama o kadar da kötü olamaz" dedi ve paravanı kenara çekti

Paravanı araladığında bir kadın için yapılmış çelik sentetik bir göğüslük

Yine aynı bir maddeden yapılma bir şort

Deri eldiven ve deri bot giymişti ve bethy öyle kızarmıştı ki bu haliyle suratı bir nevi bir domates 'e benziyordu kısık bir sesle

"kesin çok komik görünüyorum" dedi bethy

Argus onu omuzlarından kavradı

"saçmalama güzel görünüyorsun hem babamda beğenecek inan bana" dedi

Bethy biraz daha sakinleşti argus ona elini uzattı ve ikisi birlikte taht odasına doğru yürüdüler uzunca koridor değişik hayvan ve yaratık kafası ile doluydu bethy birazcık argus 'un yanına büzüldü ve yavaş adımlarla taht odasına ilerlediler kapı açıldı ve iki maskeli Krondor tahtın yanındaydı ve tahtın üzerinde beyaz bir Krondor duyordu bethy bunun grolden olduğunu düşündü ve eğilerek selam verdi grolden konuşmaya başladı tabi buna konuşmak denirse argusta groldenin söylediklerini çeviriyordu

"welcon"

"hoşgeldin" diye çevirdi argus

"wa naat ane une"

"birşey e ihtiyacın varmı" diye çevirdi argus

Bethy düşündündü ve

"abimi storma kalesi den kurtara bilirmisiniz" dedi

Argus bethy nin söylediklerini çevirdi

"ma broth stor ma kastel recused pkaze"

Grolden boynunu kaşındı ve

"ya recused yu broth naw Ga ta sqaut stor ma kastel" dedi

Argus bethy ye çevirdi

"evet abini kurtara biliriz hemen storma kalesine bir ekip göndereceğim" dedi bethy gülümsedi grolden de gülümsedi ardından argus a baktı

"San yu tolk sematinh"

Argus kafasını salladı ve bethy ye dönerek

"sen gidebilirsin artık"

Bethy argus a baktı

"sen gelmiyor musun"

"ben sana yetişirim tamam mı" dedi ve bethy çıktı

Grolden tahttan inerek

"san hes görl waeklas her yu raspansibcla enderşithn"

"ya deda enderşithn" dedi argus

"ell ragth ga naw" dedi grolden argus eğildi ve taht odasından çıktı

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.