Souren sabah kalktı pencereden baktı pazarcıların bağırmaları duyuluyordu amazonlar antrenman yapıyor baytarlar atları besliyordu souren pencereden yavaşça ayrıldı üstündekileri değiştirdi köşede bulunan masaya oturdu bir parça kağıt aldı tüy kalemle yazmaya başladı
(sevgili anneciğim
İyisindir inşallah şu anda luger topraklarındayım ve çok iyiyim çiftlikte durumlar nasıl toro sana zorluk çıkartmıyordur umarım seni çok özledim oğlun
Souren)
Souren kağıdı katladı kendisine tahsis edilen haberci kartalın ayağına bağladı ve uçurdu kartal pencereden çıktı ve süzülerek gözden kayboldu
Kapı çaldı souren seslendi
"kim o"
Alexander ın sesi duyuldu
"hey aşk kuşu benim kapıyı aç yanımda kimler var bak bakalım" dedi
Souren içten içe heycanlanmıştı hemen kapıyı açtı açar açmaz hector'un üzerine atlaması bir oldu
Hector souren 'in yüzünü yalamaya başladı souren huylanarak
"yapma Hector tamam bende seni özledim" dedi ve Hector un kafasını sevdi sonra doğruldu karşısında Bull' u gördü hemen ilk dikkat çeken şey göz bandı oldu Bull 'a bakarak
"hey Bull gözüne ne oldu" dedi Bull göz bandını tutarak
"o obur pislikleri bull' un gözüne ok sapladılar Bull oku çıkardı ama artık Bull 'un tek gözü var" dedi
Souren biraz ürktü ama elden ne gelirdi ki birden hizmetçinin bir tanesi belirdi souren ve Alexander' a bakarak
"Kraliçe sizi yemek salonunda bekliyor savaşçılar" dedi
Souren ve Alexander hizmetçinin arkasından gittiler yemek salonuna girdiklerinde kraliçe onları baş köşede bekliyordu kraliçe sakin bir şekilde
"Buyurun oturun şöyle" dedi
Souren boş bir sandalyeye oturdu Alexander da aynısını yaptı sonra kraliçe elini çırptı kapı açıldı ve hizmetkarlar çok sayıda yiyeceği masa koyup çıktılar masaya konulan yiyecekler arasında but (muhtemelen keçi budu),üzüm,elma ,karpuz ve mor domates vb. Yiyecekler. kraliçe yiyecekleri göstererek
"hadi buyurun başlayın" dedi
Souren ve Alexander hemen önündeki yiyecekleri yemeğe başladılar bir zaman sonra souren müsaade istedi ve gitti o gördü aile ağacını tekrar bakmak istiyordu hemen aile ağacının bulunduğu yere bir daha gitti ve inceleme başladı annesinin isminin solunda kraliçenin ismi yer alıyordu bu onu dahada şaşırmıştı hemen tekrar yemek salonuna koştu ve direk bodoslama içeri daldı kraliçe sinirlenerek
"bu ne saygısızlık içeriye bu şekilde mi giriyorsun " dedi
Souren burnundan soluyarak
"annem hakkında ne biliyorsun anlat"
Kraliçe şaşırarak
"senin annen kim" dedi
"sen daha iyi bilirsin" dedi ve annesinin bumerang 'ını masaya fırlattı
Kraliçe şaşırarak
"bu kuzenime ait onu nereden buldun" dedi
"Kendisi bana verdi" dedi souren
"ne demek istiyorsun sen" dedi kraliçe
Souren sinirlenerek
"bu bumerang ı annem bizzat kendisi verdi yardımı olması için bir zamanlar öldürmeye çaldığın kuzenine ait olan bir bumerang"
Kraliçe duraksadı ve yavaş ve sakin bir tonla
"kuzenimi ben öldürmeye çalışmadım yanlışın var o sarayı terk etti"
Souren kaşlarını çattı sesindeki tonu arttırdı
"yalancı! Sana inanıyorum"
Kraliçe kendisi masum olduğunu ispatlarcasına
"eğer istiyorsan arşivlere göz gezdir oraya sadece kalemdarlar ve muhafızlar dışında kimse girmiyor ama, bununla dedi ve elindeki kağıdı uzatarak arşive kolayca girebilirsin" dedi
Souren kağıdı hışımla aldı kraliçeyi tehdit edercesine
"eğer yalan söylüyorsan buna pişman olursun" dedi ve odadan çıktı
Souren arşivlere doğru indi kapının önünde askerler bekliyordu
Askerler souren i durdurdu ve
"hey sen nereye gittiğini sanıyorsun"
Souren emin bir şekilde
"arşive gireceğim" dedi souren
Askerlerden biri sourene bakarak
"yetkin bir kişinin izni gerekiyor" dedi
Souren kraliçenin verdiği kağıdı gösterdi askerler şaşırarak kenara çekildiler ve souren arşive giriş yaptı
***
Tanya soureni merak ederek camdan bakıyordu
"acaba neler yapıyorsun souren " dedi içinden aniden bir ses duydu hemen camın önünden çekilelerek aşağıya indi aşağıya indiğinde Elliot ve diğer iki kişi yemek yiyordu tanya bunlardan birini tanıdı bu uzak diyarda ki prenses anuri idi ama diğerini bilemedi tanya Elliot 'a dönerek
"hoşgeldiniz yüce Elliot" dedi tanya
Elliot başıyla selam verdi tanya göz ucu ile babasını aradı ama göremedi Elliot a bakarak
"babam nerede yüce Elliot" dedi tanya
Elliot bir kaşık aldı ve tanya ya bakarak
"dışarıda anlaşılan souren in kuzenlerini inceliyor dedi"
Tanya bunu duyduğuna sevindi ardından dışarı çıkarak babasına doğru koştu babası do nun koluna şırınga ile bir sıvı enjekte ediyordu do ya bakarak
"işte bu kopan parmağını yeniden çıkartır"
"saol Neil" dedi do ve işine geri dönmek için ahıra döndü
Neil tanya yı arkasında fark edince
"nasılsın kızım gözlerin nasıl oldu"
Tanya babasına baktı ama hiç birşey söylemedi Neil bir hata mı yapmıştı bunu anlamamıştı tanya ya bakarak
"sorun ne tanya" dedi
Tanya nın gözleri doldu ve Neil e sarıldı
Neil de ona sarılarak
"tamam ben artık burdayım" dedi ardından tanya nın yüzüne bakarak
"hadi eve yürüyelim" dedi
Eve girdiler Misafirler yemeklerini yemiş bekliyorlardı aşağıya biri indi bu argus tu zırhını giymiş ve aşağıya hazır bir şekilde iniyordu
"ben hazırım yüce Elliot" dedi
Elliot asasını havada bir iki kez çevirdi ve yere vurdu etrafı duman kapladı ve ortadan kayboldular.
***
Souren arşivde bakmadığı el yazması ve kitap kalmamıştı ama neredeyse hepside annesi ile ilgili aynı şey vardı
Annesi kaleden kaçmış ve bir daha geri dönmemiş olarak kayda geçmişti
Birden içeriye bir muhafız girdi
"ejderha savaşçısı kraliçe sizi bekliyor" dedi
Souren doğruldu ve yürümeye başladı... taht odasını gideceğini sanıyordu ama orayı geçmişlerdi souren muhafıza sorarak
"beni nereye götürüyorsun taht odasını geçtik" dedi
Muhafız sesini dahi çıkarmadı bir müddet sonra devasa altın bir kapının önüne geldiler kapı açıldı muhafız souren i tanıttı ve souren içeri adımını attı içerisi altı pencere tarafından aydınlatılıyordu oda büyüktü duvarda krallıkların haritası bulunuyordu odanın ortasında büyükçe bir masa ve etrafında sandalyeler vardı kraliçe souren e baktı
"hoş geldin ejderha savaşçısı buyur otur diğerleri de gelir" dedi
Bir müddet sonra Alexander salona girdi ve kraliçenin öteki yanına oturdu sonra muhafız kapıyı açarak
"karşınızda gökvadinin yegane hükümdarı akçayın kralı kral II. Albert" dedi
Albert içeri girdi souren kral Albert ı inceledi uzun grileşmiş saçları hafif kırışmış bir yüzü uzun kemerli bir burna sahipti ve oda gelerek bir sandalyeye oturdu aradan bir kaç saat geçmişti ardından muhafız kapıyı açtı hızlıca
"yüce Elliot geldi yanında ise krenderix prensi argus Byblon prensesi anuri grimorlan kralı tarokorn alvador prensi Eric ve prensesi bethy geldi saygı değer kraliçem" dedi muhafız
Hepsi içeri girdi souren önce anuri'ye baktı
Güzel yüzlü mavi gözleri uzun esmer saçları vardı teni beyazdı ve uzun kulakları vardı mavimsi ve beyaz bir elbise giymişti sonra tarokorn a baktı tarokorn bir cüceydi kaba bir sakalı metal bir zırhı oldukçada uzun kahverengi saçları vardı sırtında dev bir balta taşıyordu herkes masanın etrafına oturdu kraliçe ayağa kalkarak
" abantalis toplantısını başlatıyorum" dedi