İçeriğe geç

EFSUNLU AŞK

Bölüm 42 · 7 dk okuma

EFSUNLU AŞK

Bölüm 42

42

-"Yok aslında hiç istemiyorum. Duş alsam daha iyi olur sen yat ben gelirim."

Kucağından kurtulup konuşmasına izin vermeden banyoya kaçtım. Kapıyı kapatmama olanak tanımadan eliyle iterek içeri girdi.

-"Kaçmasana kızım." diyip arkamdan sarıldı.

-"Kaçmadım ki." dedim tedirginlikle.

Karnımın üzerindeki ellerine ellerimi koyup güç almak istedim. Fazla endişeliyim. Hiç bir fikrim olmadığı konuyu daha önce kimseyle konuşmadım.

-"Duş alalım." diyince kaşlarım havalandı.

Yani bir kere daha aldık ama bu sefer farklı bir atmosfer var.

-"B-bilmem." dedim kekeleyerek.

Arkamdan çekilmeden boynuma ıslak bir öpücük bırakıp nefesini kulağıma doğru üfledi.

-"Korkma." diye fısıldadı.

Aslında korku değil utanç da vardı.

Daha bir şey söylemek istemedim. Onun yönetmesine izin verdim diyebilirim.

-"Gelinliğini üzerinde çok sevdim fakat çıkarmamız gerekiyor." Arkadan fermuarını yavaş yavaş indirirken aldığım nefesle göğsüm şişti. Gözlerim eş zamanlı olarak usulca kapandı.

-"Titriyorsun , tıpkı sana ilk günlerde dokunduğumda ki gibi." Beni rahatlatmak için konuştuğunu biliyordum. Ama işe yaradığı söylenebilir.

Yalnızca başımı sallayıp gözlerimi araladım. Aynadan yansımamıza baktığımda aşağıya doğru düşen gelinliğim çıplak göğüslerimin yarısına kadar inmişti. Atahan da benden farksız sayılmazdı o kadar sık nefes alıp veriyordu ki. Kendini sıkar gibi hali gözümden kaçmadı. Çok yavaş hareket ediyor.

-"Bana dönmek ister misin ?" diye sorunca düşünmeden başımı salladım. Dönerken bedenimin hareketinden dolayı üzerimde zor duran gelinliğim ayaklarıma düştü.

Göğüslerim oldukça dik sertleşmiş uçlarıyla Atahan'ın bakışlarına takıldı. Sesli iç çekişiyle dudaklarıma uzanıp sertçe öpmeye başladı. Parmakları belimi , sırtımı okşayarak hafif baskılarla aşağı yukarı durmadan inip çıkıyorlardı.

İki yanıma astığım kollarımı sonunda boynuna dolayınca ince ipli iç çamaşırın açıkta bıraktığı kalçamı kavrayıp havaya kaldırdı. Ne yapacağımı bilemez halde kasıklarıma uyguladığı baskı sonucu ağzının içine doğru inledim.

Geri çekildiğinde nefes nefese alnımı omzuna yasladım.

-"Sabretmem lazım." Kendi kendine konuşmasını duyunca gülümseyip kucağından inmek istediğimi kıpırdanmalarımla belli ettim.

Bu gecelik utanmayı bir kenara bırakmalıyım diye kendime hatırlattım. Artık evliydik ve alışmam gerekliydi.

Atahan'dan uzaklaşmadan göğsüne yapışık ayakta dururken beni banyonun ortasındaki pufa sırt üstü bırakınca ayaklarım yere asılı oraya düştüm. Vakit kaybetmeden üzerime gelip beni öpeceğini düşünürken dudakları göğüslerime değdi.

Kesinlikle dudaklarımı ısırmasam zevk çığlığı atardım. İkisini de aynı oranda dudaklarının arasında ezip iz bırakacak derecede durmadan ısırdı. Tek bir şeyle bu kadar uyuştuysam devamını hayal etmek istemedim.

Geriye attığım başımı kaldırıp ona baktığımda dizlerinin üstünde doğrulmuş gömleğinin düğmelerini açıyordu. Üstü tamamen çıplak kaldığında ayağa kalktı.

Karşısında yarı çıplak yatmak şuanda biraz utandırıcı olunca dikleşip kalktım ve topuklu ayakkabılarımı çıkarttım. Atahan'a gözüm kaydığı an çırıl çıplak oluşundan dolayı çığlık atarken ellerimi gözüme getirdim.

Ne gördüm az önce ben ?

Tanrım !

-"Atahan ne yapıyorsun ya ?! Utanmıyor musun sen ?!" diye kızdım ona.

-"Sana yardımcı olmaya çalışıyordum olmamış mı ?"

Bir de dalga geçiyor uyuz.

-"Bir şey giyin." diye mırıldandım.

-"Sen soyun." Havaya kaldırılınca ellerimi yüzümden çektim. Çıplak göğsüne başımı yaslarken kolumu boynuna attım.

Duşakabine girdikten hemen sonra sıcak suyu açtı. Oturmak için yapılmış mermere oturup benide kendine döndürdü. Onu düşünmemek için en iyi yol başka bir şeyle uğraşmak olucaktı.

Saçımdaki tokaları tek tek çıkartıp kenara bıraktım. Takma kirpikleri de kolaylıkla alıp tokaların yanına koydum. Ben bunları yaparken o sürekli beni izlemişti.

Köşede tel raflara dizilmiş şişelerin arasından makyaj temizleme jelimi aldım.

-"Hadi acele et."

Biraz daha yavaş mı olsam ki ?

-"Tamam." dedim ama hızlanmadım. Islanan yüzüme jeli sürüp köpürttüğümde gözlerim kapalı olduğundan onu göremiyordum. Akıp giden su kolaylıkla temizlemişti.

-"Yeter mi bu kadar suyun altında kalman ?" sabırsızlanan sesi beni iyice tedirgin ediyor.

-"Saçlarımı daha yıkamadım hep sprey !" diye itiraz edip şampuanımı kaptım.

Oflayı başını duvara yasladı. Gülmemi gizleyip saçlarımı köpürttükten sonra ona kucağından kalktım ama ona arkamı döndüm. Su direk tepeden aktığı için önünde saçlarımı duruladım. Elleri sürekli kalçamda geziniyordu. Külodumu çekince ona dönmeden elini ittim.

-"Yapmasana." diye uyardım.

Son kez durulanmış saçlarımdan parmaklarımı geçirdiğimde elini önüme atıp beni kucağına düşürdü. Tam şey oraya oturuverdim. Dudaklarından tuhaf bir ses çıkarken eli göğsümü buldu. Sıkmasıyla belimin gerilmesi bir oldu. Başım direk olarak Atahan'ın omzuna geriye doğru düştü.

-"Yeterince bekledim artık yatağımıza gidelim sevgilim değil mi ?"

İkimizide kaldırıp suyun altından çıkardı. Kurulanmak için aldığı havluyla kenarda dururken bende bir havluyu bedenime sardım. Daha küçüğüyle saçlarımın nemini alıp Atahan'ın özellikle yüzüne baktım.

-"Sen geçsene gelirim ben." dedim kabul etmesini umarak.

Gözleri isteksiz baksa da banyodan çıkarken -"Hemen gel." diye bağırdı.

Islak külotu havlunun altından çıkarıp kirliye attım. Çabucak dişlerimi fırçalayıp banyodan çıktım.

Odaya girdiğimde buraya benim için aldığımız makyaj masasına ilerledim. Boynuma taktığı kolyeyi oraya koyarken Atahan yatağın içinde beline kadar çektiği örtüyle uzanmıştı. Işık açık değildi ama bitkilerin arasında olan dekor ışıkları odayı hafif aydınlatıyordu.

Üzerime bir şey giyinmek için tam dolaba yürüyordum ki sesiyle durdurdu.

-"Giyinme gel."

Sarsak adımlarla yatağa ilerledim. Havlum düşmesin diye sıkıca tutup yanına uzandım ve titreyen dudağımı sertçe ısırdım.

Kendi tarafında olan komodine uzanıp bir şeye bastığında oda karanlığa gömüldü. Ardından havluyu zorlanmadan yere atıp örtüyle bedenimi örttü. Karanlık oluşundan dolayı bir tık rahatladım. Kolunu boynumun altından geçirdi ve göğsüne çekti. Göğüslerim ilk kez tenine değmenin hissiyle karıncalandılar. Beni sıkıca bastırdı.

-"Bak şimdi çok korktuğunun farkındayım. Ama bu gece bunu kabullenmezsen daha fazla endişe duyacaksın. Seni ne kadar istediğimi biliyorsun , uzun zamandır..daha doğrusu hayatıma girdiğinden beri kimseyle birlikte olmadım. Beni doyurabilmen için şimdiden başlamalıyız. Çünkü senin kocan doyumsuz bir adam."

Son cümlelerini gülümseyerek kurmuş hemen ardından üzerime abanmıştı.

Onu tüm çıplaklığıyla tenime değerken düşünmek bacaklarımı uyuşturuyor. Altında kıpırdanıp ilk hamleyi bir cesaretle yaptım. Heyecandan buz tutmuş parmaklarımı ensesine koyup dudaklarına uzandım.

Kendi deyimiyle doyumsuz kocamı ilk defa bu denli vahşi görüyordum.

'

Bir ay boyunca haftaların çoğu günü yatakta yorgunlukla son buluyordu. Atahan yaşadığım acıyı bir an önce geçirip alışmam için biraz fazla deneme yaptı. Vücudum ilk gecenin acısından sonra üç dört birlikteliğimizde de baya acı çekmişti. Bir kez yaşanmıyordu yani.

Diğer konulara değinecek olursak Atahan ilk iki hafta çalışmadı. Hep evdeydik. Evet hiç sıkılmadan evde durduk. Bana balayına gitmek isteyip istemediğimi sormuştu fakat ben istemedim. Onunla evimizde vakit geçirmek açıkçası daha zevkli geldi. Bazen dağdaki evde bazen burada romantik günler geçirdik.

Evliliğimiz ikinci ayına yaklaşırken arkadaşlarımızı bugün kahvaltıya davet etmiştim. Geçen haftasonu da annemle Akın abi gelmişti.

-"Güzelim nerdesin ?"

Atahan'ın sesini duyunca yemek masasına son kez göz atıp salondan geçip girişe gittim. Merdivenlerden inen jilet takımını giyinmiş kocamı gördüm.

-"Buradayım." diyip beline sarıldım.

Düzleştirdiğim saçlarımın arasına öpücükler kondurup yanağımı okşadı.

-"Bir işim vardı halledip geleceğim."

Yüzüm asılırken geri adım atıp ona baktım.

-"Ama gelecekler şimdi." dedim üzüntüyle.

-"Bir şey olmaz bende hemen gelirim. Siz başlarsınız." diyip evden çıktı.

Arkasından oflaya puflaya mutfağa indim. Hasibe teyze son anda istediğim Eylül'ün sevdiği yumurtalı ekmeği yapıyordu.

-"Bunlarda bitti kızım." dedi ocağın başında.

Servis tabağına dizdiğinde elime aldım.

-"Ellerine sağlık ben götüreyim." dedim.

Tabağı masaya koyduktan iki dakika sonra zil çaldı. Gidip açtığımda Serhan , Aydan ve Ulaş gelmişti.

-"Günaydın , hoşgeldiniz." dedim kenara çekilirken.

Aydan'la Serhan yanaklarımı öperlerken Ulaş hafifçe gülümseyip başıyla selamlamıştı.

-"Günaydın." dediler hep bir ağızdan.

-"Salona geçelim." dedim önden ilerleyip.

-"Bizim patron yok mu ?" diye soran Serhan'dı.

Aydan'la yan yana oturup ona bakışlarımı çevirdim.

-"Bir işi varmış gelir birazdan."

-"Haftasonu ne işi varmış ?"

-"Bilmiyorum ki." dedim dudağımı büküp.

Zil tekrar çalınca bu defa Hasibe teyzenin yeğeni Elif açmaya gitti. Gelenler Eylül ve Talia'ydı. Yerimden kalkıp onlara sarıldım.

-"İsterseniz masaya geçelim Atahan beklemeyin demişti."

-"Olur vallahi yenge kurt gibi acıktım."

Masaya ilk oturan Serhan oldu. Ona gülümseyip bende oturdum. Baş köşede daima Atahan otururdu. Değişmez yer.

-"Evlilik nasıl gidiyor ?" Ulaş'ın sorusuyla başımı kaldırdım. Ağzımdaki lokmayı yutup gülümsedim.

-"Atahan'ın içinde olduğu bir şeyin kötü olma ihtimali yok ki." diyince hepsinin yüzünde gülümseme oluştu.

Ondan bahsedince bile gözlerim mutlulukla doluyor. Kalbimde hissettiğim aşkın büyüklüğü kelimelerle dile dökülemez.

-"Kendine haksızlık ediyorsun. " Ruhumu büyüleyen sesini duymamla geniş bedenini süzdüm.

-"Hoşgeldiniz." dedi herkese hitaben. Yerine oturmadan dudağıma minik bir buse kondurmuştu.

-"Enişte bey evlilik yaramış sana. Yüzün gözün aydınlanmış sanki."

Her zaman ki Eylül işte.

Yüksek sesle kıkırdayıp çayımdan yudum aldım.

-"Senide evlendirelim istersen." diyen Atahan artık Eylül'ün bu tarz konuşmalarına alışmıştı.

-"Daha aşık olucak bir adam bulamadım maalesef." İçli içli iç çekişiyle Talia omzuna vurup güldü.

-"Çok var ya seçmekte zorlanırsın tabi." diye dalga geçti.

Büyük tebessümümü gizlemek için başımı eğerken Atahan sağ eliyle yanağımı okşayıp çekildi.

-"Herkesin içinde öyle güzel gülünmez hatun."

•••

Evet bir bölümün daha sonuna gelmiş bulunmaktayız. Atahan ve Liya karakterlerini yazarken onlarla birlikte gülümsemek çok hoşuma gidiyor. İnşallah sizinde gidiyordur.

Bir sonraki bölümde görüşmek üzere. Sevgiyle kalın ❤

Bölüm sonu

7 yorum