Alışveriş merkezinde Atahan'la buluştuğumuzda üç gün sonrasında olucak olan nikahımız için organizasyon şirketi evi iki gündür hazırlıyorlardı. Bugün büyük gün ! Büyük günde heyecandan bayılmazsam daha bana bir şey olmaz.
Nikahımız evde konuklar arasında kıyılacaktı. Sonrasında bahçeye hazırlanmış masalarda yemek verilecekti.
-"Atahan'ı gördünüz mü acaba ?" Geçerken kolunu tuttuğum görevli irkilip durdu.
-"Yukarıda hazırlanacağı odaya çıkıyorlardı Akın beyle."
Ah doğru ya ilk oraya bakmalıydım. Stresten akıl kalmadı ki. Odamda kızlardan zorla kaçmıştım o yüzden fazla vaktim yoktu. Tekrar yukarı koşup odamın yanındaki odaya girdim. Arkadaşlarıyla dolup taşmıştı. Yaklaşık on beş kişinin yarısı sandalyelere yarısı da yatağa oturmuştu.
Beni gördüklerinde ellerindeki içkiyi indirip baş selamı verdiler.
Gözlerimi camın önünde duran Atahan'a çevirdim. Beni gördüğü gibi gürültülü odada kapıya geldi.
-"Buyur yenge biz çıkalım." dedi içlerinden birisi.
-"Yok , gerek yok teşekkürler. Biraz gelir misin ?" dedim Atahan'a. Viski bardağını Serhan'a verip odadan çıkarken kapıyı kapattı.
-"Ne oldu güzelim ? Senin şuan şu saçma şekilde sarılmış saçlarını yaptırman gerekmiyor mu ?" diyince ellerim tokalarla tutturulmuş maşalı saçlarıma gitti. İndirip elini tuttuktan sonra evde tek boş yer olan banyoya girdim.
Girdiğimizde kapattığım kapının ardından ona sarıldım. O kadar insanla konuşup sürekli bir şeylere cevap vermekten yorulmuştum. Yeterince stresli ve gerginim. Gülümseyemiyorum bile.
-"İyi misin sen ? Bir bak bakayım bana." Başımı göğsünden uzaklaştırıp ellerinin arasında tuttu ve eğilip dudağımı öptü.
Başımı iki yana salladım.
-"Çok gerginim. Şuan evden kaçıp gidebilirim."
Bir anda üst üste herşey geldiğinden fazla yoruldum. Evlenelim dedikten iki hafta sonra evlenmeye bedenimle beraber ruhum da kendini hazırlamamıştı.
-"Güzelim , aşkım biraz sakinleş. Herşey iyi ilerliyor. Hiç bir sorun yok. Bak sırf rica ettin diye ailemi davet ettik. Bir kaç saat sonra evlenip evimize gideceğiz." Konuşurken yüzümün her yanını öpmeyi ihmal etmeden teselli verdi. Sıkıca sarılınca göz makyajıma dikkat ederek ona sokuldum.
-"Bu kadar kalabalık olmak zorunda mıydı ? Gerginliğim git gide artıyor." dedim umutsuzlukla.
Belimi kavrayıp banyo lavabosunun kenarına oturttu. Bacaklarımın arasına girdikten sonra askılı atletimden açıkta kalan omzumu boynumu defalarca öptü.
-"Sen surat asan bir gelin gördün mü hiç ? Misafirlerimiz zorla evlendiğini düşünecek , hemde benim gibi bir adamla !" dedi böbürlenerek.
Küstahlığına gülmeden edemedim. Kalktığımdan beri ilk kez gülüyordum.
-"Ne yapabilirim ama heyecandan her yanım titriyor." dedim.
-"Gidip biraz keyfini çıkarmaya bak. Bütün herkes etrafında dönüyor. Bir kere evleniyoruz ufaklık sonradan pişman olmanı istemiyorum. Bu yüzden kaldıralım o güzel poponu ve sende hazırlanmana devam et."
Tezgahtan kalkmama yardım ettikten sonra kalçamı okşayıp öyle bıraktı. Banyodan çıkmadan küçük bir şamar atmıştı.
Onunla konuşmak biraz olsun rahatlattı. Odaya girdiğim an kızlar üzerime üşüştü.
-"Nere kayboldun sen ya ?"
-"Sanki biz evleniyoruz hale bak ?"
-"Çabuk gelinliğini giy saçın yapılacak. " En son Talia beni giyinme kabinin ardına sürükleyip kendi yardımıyla bana gelinliğimi giydirdi. Tabi giyinmeden önce içime şiddetle beyaz jartiyer takımı giydirtmişlerdi.
-"Ayy."
-"Yaa ama."
-"Büyüleyicisin."
Kızların üçü omuz omuza yaslanmış kenetledikleri elleri çenelerinde bana periymişim gibi dolu gözlerle baktılar.
(Buyrunuz gelinliği)
Onların tepkilerine bende oldukça duygusal moda bağladım. Hepsine birer birer sarıldım. Bir kaç damla yaşı anında sildik ki makyajlarımız bozulmasın.
Benim salaş ensede topuzuma başlarlarken kızlar da kıyafetlerini giyinmeye gittiler. Diğer bir yardımcı eğilmiş topuklularımı ayağıma giydiriyordu.
Topuzumun son spreyleri sıkılırken odanın kapısı açılıp kapanınca kuaförün izin verdiğince dönüp baktığımda annem , anneannem ve Melike teyzemi gördüm.
-"Hoşgeldiniz." dedim kocaman bir gülümsemeyle.
-"Güzel torunum benim Allah nazarlardan korusun. Çok güzel olmuşsun." dedi anneannem. Gözlerini silip gelinliğime baktı.
-"Sağol anneannem. Sende çok güzel olmuşsun."
-"Annecim , ne kadar yakışmış sana gelin olmak." Annem yanımda eğilip iki yanağımı da öptü. Ağlamasını durdurabilmek ve benide ağlatmamak için odada çok durmadan çıkınca içim burkuldu.
-"Ten makyajınızı tamamlayalım. Yaslanın lütfen." Makyöz başımı arkaya yaslayınca onları göremez oldum.
-"Yavrum Allah mutlu mesut etsin. Bir yastıkta kocamayı nasip etsin inşallah. Bir ömür mutlu olun." Melike teyze yakınıma gelince elimi uzatıp tuttuğum elini öptüm.
-"Çok teşekkür ederim. Üstümde çok emeğin var senin sayende bu güne kadar ayakta kaldım." dedim minnet duygusuyla.
-"Öyle söz mü olur sende benim kızımsın. Kızımı vermenin hüznü var içimde inan bana kuzum. Ağlama sakın aşağıya inelim biz Neşe hanımla."
Gözlerimi yumup onayladım. Az daha konuşursak kesinlikle hüngür hüngür ağlardım.
Kızlar gelince eğlence başlamış oldu. Sırayla saç yaptırdıkları için boşta duran Eylül'le Aydan telefondan oyun havası açıp küçük hoparlöre bağlamışlardı. Odanın içinde karşılıklı oynamalarına makyajım tamamlanınca dayanamayıp eşlik etmek için kalktım.
-"Yanıyorum yanıyorum yanıyorum hele !" Birbirilerine sürtünüp parmaklarını şıklatırlarken gülmekten oynayamıyordum bile. Bütün elitliğiyle annemin hazırlattığı evde oyun havasını duyanlar eminim şaşırmışlardır. Çünkü aşağıda klasik müzik çalmaya gelen bir ekip var !
-"Oo kızlar aşk olsun bensiz olur mu ?" Odaya dalan Serhan ortamıza geçip dirseklerini kırıp karizmatik havasını bozmadan oynamaya başladı.
Saçım bozulmasın diye kenara çekilmeye karar verdim. Talia'nın yapılan sarı saçlarına biraz bakındıktan sonra aynada gelinliğimin yakasını düzelttim. Bu sefer Eylül oturunca yerini Talia aldı.
Onları izlerken odadan içeriye Atahan girdi.
Nefes kesici.
Çok ama çok yakışıklı olmuş. Hatta fazla olmuş. Kısalttığı sakallarını görünce değişen havasına gülümsedim. Ne şekilde olursa olsun çok seksi.
Durgun yüzüne , tepkisiz donuk bakışlarına anlam katmaya çalışırken kızların bizi videoya çekmesiyle jetonum düştü. Doğru ya Atahan ilk defa gelinliğimi gördü.
-"Çok...çok güzelsin." En sonunda konuştu. Bir kaç adımla daha da yaklaşıp ellerimi kavradı ve ikisine de dudaklarını değdirdi.
Küt küt atan kalbim konuşmama olanak tanımayınca sadece gülümsemekle yetindim.
-"Buyur patron."
Arkasından gelen birisi kadife siyah kutuyu ona uzattı. Ellerini çekip aldıktan sonra açtı ve içinden çıkarttığı parıldayan taşlı kolyeyi boynuma taktı.
-"Teşekkür ederim." dedim kolyenin ucunda parmaklarımı gezdirip.
-"Bu kadar görmek yeter damat bey sizi dışarı alalım." Kızlar aramıza girince görüş alanım kapandı. Atahan da arkadaşlarıyla odadan çıkmıştı.
Nikaha yarım saat kala Atahan pek hoşlanmasa da önce cam serada ardından bahçede yeşilliklerle ve evin süslenmiş merdivenlerinde bir kaç poz çekildik. Geniş bir albüme gerek yoktu bence. Sürekli fotoğrafımız çekilecekti zaten.
Ben tekrar odaya döndüğümde bu defa yalnızdım. Aşağıda bütün konuklar vardı. En son yanıma Akın abi geldi. Onunla da oldukça duygu yüklü bir konuşma yaptık. Koluna girdikten sonra merdivenlerden inerken bütün gücümü babamdan daha iyi bana destek olan insandan almak mutluluk vericiydi.
İlk dansımızı herkesin arasında yaptık ama çok uzun sürmedi. Yemeğe geçerken bahçeye evden değilde evin yan tarafından geçilmesi için yerlere beyaz halılar atılmıştı. Bizde bahçenin giriş kısmında yan yana durduk. Sırayla herkes tebrik edip elimizi sıkıyordu. Bir ara annemde yanımızda yer alınca daha rahat hissettim. Sonuçta onun ve Atahan'ın tanıdıklarıydı.
-"Tebrik ederim evlat davetiyen geldiğinde iyice yaşlanıp yanlış gördüğümü düşünmüştüm." Atahan karşımızda duran yaşlı adama ufak bir tebessümle bakıp sarıldı.
-"Geldiğin için sağol. Sizde hoşgeldiniz." dedi sonra adamın yanında eşi olarak tahmin ettiğim kadına.
Kadınla beraber gülümseyip uzaklaştılar. Atahan'ın çağırdığı her insanın ona büyük bir sevgiyle saygı duyduklarını gördüm. Gencinden yaşlısına.
Herkesin sonunda gelenlere baktım.
Ailesi.
-"Merhaba, hoşgeldiniz." dedim içten bir gülümsemeyle. Atahan'ın arkasını dönüp gideceğini hissettiğim anda elini tutup ona anlamlı anlamlı baktım ve ailesine tekrar döndüm. Bana onların içinde oflamasını umursamadım.
-"Hoş bulduk , davet ettiğiniz için teşekkür ederiz. Ben Mehmet Atay. Eşim Tülin ." Önce babasının uzattığı elini sıktım. Ardından eşi soğuk tavırla uzattı.
-"Memnun oldum Liya bende."
-"Bende Asil. Sizin adınıza mutlu oldum tebrik ederim." Kardeşine ön yargılı olmama rağmen pişman olduklarına inanıyorum. Bu yüzden mesafeli olmadım.
-"Bizde teşekkür ederiz değil mi Atahan ?" dedim tuttuğum elini sıkıp.
-"Abi bu da bizim hediyemiz." Takı kutularının göründüğü karton çantayı Atahan'a uzattı ama sadece ters bakışlarla baktı.
-"Gerek yoktu ama teşekkür ederiz." dedim ve aldım.
-"Tebrik ederim. Bende Hale , en küçük kardeş." Abisinden çekindiği çok belli oluyordu. Elini bile uzatamadı.
Gülümsemekle yetindim.
-"Yemeğe buyrun bu taraftan." dedim elimle bahçeyi gösterip.
-"Biz daha rahatsızlık vermeyelim , gidelim. "
Israr etmemek için
-"Siz bilirsiniz." dedim.
Mutlu olmuşlardı. Bu Atahan için olumlu olmasa bile ailesi çok memnun olup öyle gitmişlerdi .
'
-"Kollarım sızladı." diye yakındım getirilen takıları ard arda çıkarınca tenim kızardı.
Kızlar siyah ipli çantalara hepsini doldurup Atahan'ın şoförüne verdiler. Evdeki kasaya götürecekmiş.
Nikah törenimiz ve yemek faslı gece yarısı sona ermişti. Yorucu bir şey olmadığı için kendimi bitkin hissetmiyorum.
-"Ee bir eğlence yapmıyor muyuz ?" diyen Aydan oldu.
-"Sonra yapsak ?" dedim yalvaran bakışlarımla. Beden olarak olmasa da ruh olarak yorgunluğum var.
-"Tamam o zaman birader tekrardan mutluluklar dileriz." Atahan'ın bütün arkadaşları uzaktan el sallayıp gittiler. Aydan'da sevgilisi Ulaş'la gitmeden beni öpmüş öyle veda etmişti. Talia ailesiyle ayrılalı yarım saat oldu.
Eylül'ler de kalkınca bizde oturduğum sandalyelerden kalktık. Etrafın temizliğine başlanmıştı. Bir tek annemle ayrılmamız ağlaşmalı oldu. Yan eve gidiyor olmak bile ikimiz içinde zor. Birbirimizi sonradan bulduğumuz için doyamadık diyebiliriz.
Burada kalan bir kaç eşyamı da Hasibe teyze eve götürmüş gitmişti. Atahan kapıyı , ardından ışığı açtı.
-"Su alıp geliyorum. " dediğinde ona tamam diyip eteklerimi kaldırdım. Merdivenleri birer birer tırmandıktan sonra odaya gelmiştim.
Sadece nikah telaşıyla gerginliğini yaşamaktan şuan bakıştığımız yatak asla aklımın ucundan geçmedi.
Yaşanması gerekenleri hiç düşünemedim. Şaka gibi nasıl olurda bu ayrıntıyı atlarım ?!
-"Ayakta mı uyudun ?"
Aniden konuşunca irkilip sıçradım.
-"Dalmışım." dedim.
-"Bence sen bir an önce yatağa girmek istiyor gibisin." demesiyle beni kucağına alması bir oldu.
•••

